twitter
    "Birisi güzel bir söz söylüyorsa bu, dinleyenin dinlemesinden, anlamasından ileri gelir." Mevlana.

Geceyarısı Notları

Saat bire geliyor. Geceyarısından sonra suların geleceğini sandım, hani bir günlüğüne kesilmişti ya sular İstanbul'da. Hala akmıyor, umarım sabaha gelir. Gerçi depo da var güya. Su tesisatını yenileyen usta, bir güzel, yeni vana da takmıştı. "Şu tarafa çevirince açılıyor, şu tarafa çevirince de kapanıyor" demişti ben sorunca. Her iki tarafa da çevirdim, musluktan gelen ses "tısss". Adam depoya bağlamadı mı bilemedim. Telefonlarımı da açmıyor. Bir arkadaş "Türk işi olmuş senin iş" dedi.Şu Türk işilikten sıkılmaya başladım. Kalitesiz işlerden, yüksek paralardan, usta bozuntularından.

Diğer yanda, dünyanın bazı bölgelerinde su hala çok büyük bir lüks. İnsanlar içecek, temiz su bulamıyorlar. Özellikle de Afrika'da. Bir kaç saattir http://www.pigmelerledans.com/ daki yazıları okuyorum. Afrika'ya yerleşen bir Türk'ün başından geçenler, inanılmaz talihsiz olaylar yaşayan çocukların hikayeleri, birbirinden güzel fotoğraflarla beraber. Somalili Ayaan Hirsi Ali'nin yazdığı "Kafir" kitabında da okumuştum kadınlara nasıl tecavüz edildiğini Afrika'da. Sitede çocuklardan da bahsediliyor. Tecavüz, dayak, hatta kaçırılıp köle olarak satılmak.Bu çocuklar çok büyük zorluklarla karşı karşıya.Hele iki çocuk büyü yaparken kurban edilmek üzere kaçırılmış.Bulunmuşlar sonra, kaçırana da sadece beş yıl hapis cezası verilmiş."O sana yan bakmış, işte bu tepene çıkmış, saçım yamuk kesilmiş, usta telefonu açmamış" gibisinden sorunlardan bulunanlar için çok faydalı bir site. Her ne kadar okuya okuya öğrenilmediğini, en damar hocanın hayatın ta kendisi olduğuna inansam da, yine de az da olsa duyarlılık kazandırıyor. İnsana "gerçek yaşam bu" dedirtiyor.

Benim yaşamımsa pencereden gelen sesleri dinlemekle geçiyor. Dün gece, 3 civarlarında inleyen nağmelerle uyandım. Bir kadın avazı çıktığı kadar inliyor, bağırıyordu. Bayağı da uzun sürdü sevişme. Bizim apartmanda herkes yaşlı, acaba yandakinden mi geliyor, yoksa birinin oğlu eve kız mı attı diye düşündüm. Havalar sıcak, camlar açık, her ses duyuluyor. Sonra rüyamda Keanue Reeves'i gördüm. Çok soğuk duruyordu. Ama sanki melekmiş te, benim dertlerimi dinlemeye gelmiş yüksek boyutlardan. Matrix vari havasındaydı yani. Anlattım da anlattım tüm gece rüyada.Başka bir şey olmadı. Bu gece de aynı seronomoni tekrarlanır mı acaba?
Bu gece de rüyamda Afrika'yı mı görürüm ben?

5 yorum:

Mehmet dedi ki...

Su kesintileri özellikle yazın çekilmez bir hal alıyor. Afrikayla ilgili bahsettiğiniz olayların benzeri tsunami felaketinden sonra endonezyada yaşanmıştı. Çocuk tacirleri sahipsiz kalan çocukları yardım ediyoruz bahanesiyle kaçırmıştı. Muhtemelen o kaçırılan çocuklar fuhuş sektöründe köle olarak kullanılacak. İnsanın midesini bulandıran bişey bu. Ne kadar aşağılık insanlarla aynı dünyada yaşıyoruz böyle. İnleyen Nağmeler şarkısını çok severim. Özelliklede nakaratını. Uçan kuşlar, martılar şeklindeydi galiba. Bende gerçekten bu şarkıyla uyandınız sandım. :) Meğer farklı nağmelermiş :)

beenmaya dedi ki...

tuhaf olan şu ki bizde dün su vardı ve hala var (depomuz yok yani bizde kesilmemiş) ama doğalgaz kesikti sonra akşam 22.00de görevli gelip kullanabileceğimizi söyledi. biz de ters bişiler oluyo sanırsam...

şu ses işine gelince aklıma kadıköyde 1 sene kadar oturduğum eski hani yürürken sallanan cumbalı evim geldi. bir gün arkadaşımla oturuyoruz alk katta oturan komşu hatunun hapşırdığını duydum. çok yaşa diye seslendim oturduğum yerden o da sende gör diye cevapladı beni. tabi arkadaşım hayretler içinde bakakaldı. artık bunun dışında duyulan sesleri var sen tahmin et...

hani bazen çok yükleniyoruz, her sorunu onda arıyoruz kendimize hiç bakmadan diye düşünüyorum ama hayat bazen hiç ama hiç adil değil...

arzu dedi ki...

sevgili mehmet,
gün gelir o insanlar da bir gün vicdan sahibi olur da, yaptıklarından dolayı acı çekerler diye umut ediyorum.

selam beenmaya,

değişik bir durummuş sizinkisi. bizim sular geldi Allahtan. İstanbul'un en pahalı su tesisatçısı (hani depoyu bağlamayan) hala telefonlarıma çıkmıyor.

hayat bence bildiğini okuyor. tamamen duygularımızdan arınsak, ona şapka bile çıkarırız. ama kimsenin gözünün yaşına bakmıyor, zor olanı bu.

Adsız dedi ki...

Merhaba Arzu,bir kaç gün önce Keanue'nin ağır depresyon geçirdiğini okudum,bence bu akşam görürsen sen onu dinle biraz:)Ya işte insanlar ün ve para içinde yüzseler de bu lanet hastalığa yenilebiliyorlar..Afrikadaki insanlar da bu zor yaşam koşullarında depresyonun ne olduğunu bile bilmeden karın tokluğu için mücadele ediyorlar...insanların koşulları iyileştikçe durumlara dayanıklılık azalıyor sanırım...koşullar iyileştikçe korkular da artıyor çünkü...
Özlem

arzu dedi ki...

merhaba özlem,
gerçek hayatta onu çağırıp, evimde konuk etsem? eminim depresyonuna iyi gelirdim. ya da beraber depreşirdik.
bence sadece durumlara dayanıklılıkla ilgili değil, refah içinde olan, karın tokluğu veya güvenlik uğruna tüm güm didinip durmayanlar, eğer içlerinde kötülük taşıyorlarsa ikiyüzlülük ve hırslarını göstermeye daha çok imkan buluyor. dolayısıyla özellikle de başarılı, mutlu, bir şekilde kendilerinden farklı insanları hedef alıp, dengelerini bozmak için ellerinden geleni yapıyor. iş yerlerinde bile mobbing ve bilimum dönme dolap faaliyetlerinden nasibini almış biri olarak, olayın hollywood boyutunu algı kapasitem alamıyor bile.