Bugün aramıza, şimdilik 4 kilo 340 gram olan Cansu katıldı. Anne ve babasının biricik kızları, kucağa ilk kez teyzesi tarafından alındı. Ben de yakın arkadaşın bir üst oktavına çıkmış biri ve kan bağı olmasa da diğer teyzesi olarak, yüzümde ağlamaklı ve mutlu bir ifadeyle yanlarındaydım.Dünyaya gelip, ilk nefesini aldıktan sonra da ağlamaya devam eden; ancak annesinin kucağına verildikten sonra durulan Cansu bebek ilk gününün geri kalanını uyuyarak geçirdi.
Annesi tüm gün "bu bir mucize olmalı" diyip durdu. Evet bir bebeğe mucizeden başka ne denebilirdi ki?
Ben de gün boyunca, ara ara, acaba ruh bedenine ne zaman girdi, şu anda burada uyurken yukarılarla da ilişkide mi hala, anne babasıyla önceki hayatlardan tanışıyorlar mı gibisinden cevapları hakkında en ufak fikrim olmayan soruları sessizce düşünürken; sesli olarak geyik yaptım.
Ne garip değil mi, bebeklerin ilk nefeslerini, ağlayarak aldıklarını unutmuşum.Oysa bu dünyayla ilk temas nefesle başlıyor. Büyük ustaların nefes üzerinde bu kadar çok durmalarının nedeni bu olsa gerek.
"Ey kör, bu yer, bu gök, bu yıldızlar boştur, boş.
Bırak onu bunu da, gönlünü hoş tut hoş.
Şu durmadan kurulup, dağılan evrende,
Bir nefestir alacağın, o da boştur, boş.”
dememiş miydi Ömer Hayyam? Dünya yaşamını geçici bir rüyaya benzetmemişler miydi? Hayal alemiydi burası, ilüzyonların dünyası. Aldanmamak için sahte algılarımızın ötesine geçmeli, ne geçmişe, ne geleceğe takılmalıydık. Anı yaşamalıydık, nefese tutunarak.
Yine de insan ister istemez, anda kalamıyor bazen. Geçmişte, gelecekte, ya da hayallerde yakalıyveriyor kendini. Hele ki bugün can dost ta aramıza katılmış. "İnsan yaşama ağlayarak başlamıyor, öncesi var.Herşey aşkla başlıyor. Kadın ve erkeğin aşkı can veriyor" derken kendi kendime, aklım yazgısına kayıverdi birden. Dilekler dilemeye başladım. O hep mutlu olsun, güzel ve bollukla dolu bir yaşam sürsün. Acılar ondan uzak dursun.
Peki nasıl büyüyecek, sevginin değerini, güzelliklerin kıymetini nasıl anlayacak? Bu sorular annesinin aklına şimdilik düşmesin. Anne yüreği çocuğunun acı çekmesine kıyabilir mi? Gerekirse tüm acıları kendisi yüklenmek ister. Geleceğin sisleri korkutur onu. Oysa hepimiz düşe kalka ilerliyoruz bu yolda. En dibe bile vursak, biliyoruz ki seviliyoruz. Birlikteyiz.
Herşeyden önemlisi, seviyoruz. Ne olursa olsun, sevgimizden güç alabiliyoruz.
Tamam buldum Cansu bebek için dileğimi; sevsin.
Öylesine güzel bir yürek diliyorum ki onun için; insanların gözlerine baktığında; tüm görüntülerin ardına geçip, gizli güzelliklerini görebilsin. Hiç kırılmayan kalbi ve sevgisi ona hediye olsun.
Hoşgeldin Cansu'cum. Umarım büyüdükçe bana Arzu Teyze demezsin, şimdiden Arzu'da anlaşalım. Hem kilondan belli, sanırım biraz bana da benzeyeceksin. Sen benim kadar çok kendi kendinle konuşma olur mu, anı yaşa.


7 yorum:
dileğin dileğim olsun benimde Cansu bebeğe...hoş gelmiş aramıza ve hep hoş kalsın bu hayatta...
Biraz klasik olacak ama Allah analı babalı büyütsün...
Bebek ilk döllendiğinde ruh, ilk nefesinde de kavramlar başlar. Diye düşünüyorum ben.
Güzeli sevsin ama..
:) teşekkürler.
Arzucum ,Sezen Aksunun ''Deniz yıldızı'' şarkısını dinledin mi?
Orada bir annenin yeni dünyaya gelen bebeği için hissettikleri öyle güzel anlatılmış ki.
blogunuza ilk kez bugun rastladım..ve inanın çok begendim o kadar güzek karşıladıgınız ki beni,çok mutlu oldum dogrusu..
şimdik cansu bebege gelecek olursam..tek kelimeyle çoçuklar dünyanın en etkileyici mucizeleridir..uzun ve saglıklı bir hayat dilerim cansu bebege
:) teşekkür ederim. hem blogla ilgili sözleriniz, hem de iyi dilekleriniz için.
görüşmek üzere.
Yorum Gönder