twitter
    "Birisi güzel bir söz söylüyorsa bu, dinleyenin dinlemesinden, anlamasından ileri gelir." Mevlana.

Bilmek mi, bilmemek mi?

Şu ana kadar ciddi bir sağlık sorunu yaşamadığım için kendimi şanslı bulmuşumdur. Hep sol bacağıma denk gelen kas yırtılması, bağ kopması gibi durumlardan yürüyemediğim bir kaç ay olsa da yaşamımda, "sende guatr" var diyenlerin sayısının arttığı dönemler dışında pek doktora gitmişliğim de yok kendim için.

Bazı arkadaşlarım sürekli doktora gidiyor, sonrasında da tonla ilaç alıyorlar. Zaman zaman düşünmüşümdür, ben kendimi sağlıklı sanıyorum, bir de kontrol ettirsem, kimbilir neler çıkacak. Belki de dönem dönem hastalanıyor, ben daha "hafif bir kırıklık hissediyorum bugünlerde" derkene de iyileşiyorumdur, kimbilir.

Pazartesi bir arkadaşım guatır ameliyatı olacak ta, ondan aklıma geldi. Yıllardır kontrol ettirmiyorum, oysa sürekli takip ettirmem gerekiyordu tiroid değerlerimi. Belki alıp başlarını gitmişlerdir. Ve o soru beliriverdi birdenbire aklımda? Bilmek ister miydim?

Cahil cahil yaşanmaz. Nereye kadar yok sayabilirsin? Üstelik ne kadar öncesinden, farkına varırsan sorun büyümeden çözme şansın da artar.

Ancak kesin olan şu ki bilgi sorumluluk demek. Bilinmezlik karşısında cesur olmak demek. Alıştığın huzurdan, konforlu ortamdan olabilirsin. Doğru bildiğin herşey yalan olabilir, hatta yaşamın bile.

Bilmek ister miydin sorusunun kapsamı o kadar geniş ki. Her yere uyarlanabilir. Sağlık söz konusuysa, "evet"; bileyim ki önlemini alalım değil mi?

Ya aşk? Yanılsamaların en büyüğü olan, gözlerini kör eden aşk? Seni seviyor mu? Değer veriyor mu? Yoksa eğleniyor, zaman mı geçiriyor seninle? Gerçeği kaldırabilir miydin? Yoksa sürsün mü bu rüya?

Eşin sadık değilse. Oysa bilmeden önce ne mutlu hayatınız vardı. Onu seviyordun ve o da seni seviyordu. Çocuklarınız da var. Hayatta yan gözle birine bakacak birisi değildi. Çok çalışıyordu, sürekli iş seyahatleri!!! Ve sen yedin.

Aldatılıyorsan eğer; bu durumu bilmemeyi, öğrenmemeyi seçer miydin?

Çalıştığın iş yeri yolsuzluklara karışmışsa? Oysa seviyordun işini; arkadaşlıklar, ortam iyi. Sen de dürüst birisin. O patronların kararı, beni ilgilendirmez diyebilir misin? Ya da hiç bilmemeyi mi seçerdin?

İktidar mertebelerinde neler döndüğünü bilmek ister miydin? Yoksa "ben vergimi ödüyorum, oyumu kullanıyorum; gerisine beni bulaştırmayın" demek midir en kolayı?

Şüphe yok ki bilmemek rahatlık demek. Diğer yandan ottan, barbi bebekten ne farkın kalıyor?

Yaşam da, yasak bahçedeki, bilgi ağacının meyvasını yemekle başlamadı mı?

Sophie'nin seçimi kadar olmasa da, (o iki çocuğunun arasında seçim yapmak zorunda bırakılmıştı) zor bir seçim değil mi? Bilmek ya da bilmemek?
Çoğumuz bilmeye bilmeye yaşamayı seçiyoruz aslında. Biraz deşelesek, altında neler çıkacağını sezsek te, bozmak istemiyoruz düzenimizi. Belki adımız gibi biliyoruz falcıların yalancı olduklarını ve geleceği göremediklerini. Yine de gidiyoruz onlara, güya bilmek uğruna. Aslında tek istediğimiz şimdiye ve geleceğe dair güzel şeyler duymak. Onlar da istediğimizi veriyorlar.
* Görsel: devianart.com / Adam and Eve ~Tokashi-Kimiko

5 yorum:

rehav@ dedi ki...

hoşbulduk.:)

hoşgeldin yazısı süper.
şarkı muhteşem.
daha n'olsun.

arzu pinar dedi ki...

:) şamda kayısı demek geldi içimden, ama çok kötü espri olacak.

hoşgeldin...

beenmaya dedi ki...

aslında çok derin ve cevabı bir o kadar da zor bir soru bu. hani yaşanırken ancak cevabı verilebilen sorular vardır ya öyle birşey. gerçek ve bilmek çoğu zaman bir bıçak gibi keskin ve can acıtıcı olduğundan tercih edilmez. sonuçlarına katlanmak bir yalana inanmaktan, bilgisiz yaşamaktan daha zor sanılır. belki başta öyledir, belki duruma veya yaşanana göre öyledir (dedim ya yaşanırken değişebilecek cevaplar olabilir hani yaşamadan başa gelmeden bilemeyeceğin) ama eğer söz konusu sağlıksa mutlaka bilmeli derim ben...

arzu dedi ki...

can yaksa da, galiba bir şey farkındalık alanımıza girdi mi, zaten biz onu görmeye karar verene kadar sürekli zorluk çıkaracak.

Mehmet dedi ki...

Bilmek yanmakmış der Mevlana Hazretleri... Her konuda bildiğimiz ölçüde sorumluluğumuz artıyor. Bazen bilmemek en güzeli sanırım.