twitter
    "Birisi güzel bir söz söylüyorsa bu, dinleyenin dinlemesinden, anlamasından ileri gelir." Mevlana.

Pazar Günü Hayal Günü 4

Ekşi sözlükte birisi özgür olmak için "Türkiye'de askerliğini yapmış olmaktır" yazmış. Başka birisi kaybedecek hiçbir şeyi olmamaktır demiş. Tüm şartlardan bağımsız olmadan özgür olunabilir mi? Ya da hayatında eş, iş gibi hiçbir zorunluluğu olmayan biri de özgür müdür? Ya kafadaki parmaklıklar?

Bu pazarın düş konusu özgürlük olsun. Kafamızda hangi sembolle bağdaşıyorsa; yükseklerde, tek başına uçan kuş, birlikte oynayan yunus balıkları, meditasyon yapan budha, hiç bitmeyen benzin ve süper bir araba, boşanma belgesi...Herhangi bir anının, kişinin, reklamın ya da herhangi bir propoganda unsurunun beynimizin bir köşesinde bıraktığı tüm bu izleri bir kenara atıp, özgürce düşlesek, düşleyebilsek.

İlk çağrışım, Mel Gibson'ın Braveheart filminin sonlarındaki işkence sahnesinde, "özgürlük" diye bağırışı. Sonra Zülfü Livaneli'nin sesiyle "ey özgürlüüük" . Nazım Hikmet, üniversite günlerinde dersi kırıp bahçede takılmalar, ilk kez gece çıkmama izin verilmesi. Yazlıkta, hava karardıktan sonra, bisikletle 1 kilometre ilerdeki arkadaşlarımın sitesine gidip, biraz onlarla takılıp geri dönmüştüm.Kaç yaşında olduğumu hatırlamıyorum, ama bisikletten inmediğim günler çok eskilere dayanıyor. Müthiş bir özgürlük hissiydi., onu hatırlıyorum ama.

Kedim için muhtemelen özgürlük, evde takılmak. Onu dışarı çıkarmaya çalışan öcü ben olmadan, bol yemek, mümkünse ıslak mamalardan, sürekli akan su, çünkü kendisi kaba konmuş suları lütfedip içmiyor, deri sandalyelerimi parçalayarak, yalanarak, uyuyarak geçen müthiş özgür günler...

Benim için ne özgürlük? Tüm çağrışımlardan arda ne kalıyor? Sende?


Görsel: http://khavi.deviantart.com/art/Freedom-25808164

9 yorum:

beenmaya dedi ki...

dediğin gibi aslında herşey insanın kafasında ve ruhunda bitiyor aslında. ve özgürlüğü kısıtlayan da aslında ilk olarak insanın kendisi...

zihni örer dedi ki...

Merhaba, Gaykedi'nin mekanından uçtum buraya. Seçtiğiniz konu ve anlatımdaki kadife yumuşaklığındaki akordu hissedince,
Konu ÖZGÜRLÜK olunca,
ayaküstü iz bırakayım dedim. Daha önce birazcık felsefe yapmışlığımız vardı da... o yüzden.

arzu pinar dedi ki...

hoşgeldin zihni. teşekkür ederim :) iç ve dış özgürlükle ilgili sitende yazdıklarını okudum. güzel bir bakış açısı.

beenmayacım, çok doğru. kendi kendimizi niye kısıtlarız ki?

Brajeshwari dedi ki...
Bu kayıt, yazar tarafından kaldırıldı.
Brajeshwari dedi ki...

Özgürlük...Kısıtlanmadan yapabildiklerimi yapmak saniyoruz büyüdükçe..Beynimize ket vuran ise sadece biziz Beenmaya'nın dediği gibi..Neye inanırsak, onu yaşıyoruz sanırım.Ama şu var ki, bedene odaklanan her dünyevi gibi bizi kısıtlayan sadece bedenimiz aslinda bu dünyada ve inançlarımız, sosyal olarak bize yüklenen kısıtlamalar bir de..

kelebeklerözgürdür dedi ki...

özgür olmak, bağımsız olmak..."bağ"larının "bağımlısı" olmamak belki...son kertede, tümden özgürlüğe ve insanın özgür olmayı sahiden istediğine pek inanmasam da, hayatında bağlarını seçme iradesi ve hakkına sahip olmak derdim belki...

Elif dedi ki...

Kediyi tanimlamaniz bana Garfieldi animsatti :)

arzu pinar dedi ki...

çocukluktan gençliğe geçiş dönemimde önemli izleri olmuştur garfieldin.

Elif dedi ki...

Sirin kedi Garfieldd :) Bende seviyorum o yaramaz kediyi. Simdi ise karikaturleriyle idare etmeye calisiyoruz :)