Güzel bir gün ve gecenin ardından, keyif kaçıracak en ufak bir olay yaşanmamış ve ertesi güne stres yaratacak tek bir unsur olmadan, huzurlu bir halde yatağa uzanan insan ne yapar? Büyük ihtimalle uyur değil mi? Tabi seçenekler sadece uyumakla sınırlı değil, kitap okuyabilir, televizyon seyredebilir, insan bedeni üzerinde araştırma geliştirme faaliyetlerinde bulunabilir vs. vs. vs. Uyuyanlar da; kesintisiz uyuyanlar, arada bir uyanıp sonra yine dalanlar, rüya görenler diye segmentlere ayrılabilir. Rüyaları da, etliye sütlüye dokunmayanlar, mesaj verenler, geleceği gösterenler, kabuslar, görülür görülmez unutulacak olanlar şeklinde çeşitlendirebiliriz.Güzel bir gün ve gecenin ardından, televizyonda herhangi bir korku filmi izlememiş, hatta televizyonu hiç açmamış, kedisi ani bir dellenmeyle kafasına atlamamış, sorunsuz, arı duru dönemden geçen birinin gece boyunca uyku diye nitelendirdiğimiz bir alemde gerilmesi, kavga etmesi, sonu gelmeyen sorunlara dalmasının izahı ne olabilir?
Uyandığımda "oh rüyaymış" dedirten, geçmişin en zorlayıcı dönemlerine götürüveren bir geceydi. Hatta bütün hafta böyle geçti diyebilirim. Kah sevdiğim birisi ölmüş, ama aslında ölmemiş "eyvah ya ölseydi, ne yapardım" diyorum, sonra sabah uyandığımda bir an gerçekten kopup, yaşayıp yaşamadığı arasında gidip geliyorum. Kah dolandırıcılara bağırıp çağırıyor, dava açmakla tehdit ediyorum. Akıl sağlığı yerinde olmayan birinin kucağına yeni verilmiş bebeği, elinden boynu kırılmadan almaya çalışıyor, hemşireye nasıl böyle bir şey yapabildi diye kızıyorum. Girmek istemediğim bir toplantıya geç kalıyor, sonra aslında oradan ayrıldığım ve o toplantıya da beklenmediğimi anlıyorum.
Yine böyle bi geceydi işte. Üstün açık kalmış dedirten. Bazı konuları bilinçaltıma gömdüm de, şimdi rüyalarda mı boy gösteriyor, korku filmlerinde "çöz beni çöz, beni çöz" diye, ince bir sesle şarkı söyleyen küçük kız misali sinirimi bozuyorlar bugünlerde? Yeteri kadar yaşamadım ve üzülmedim mi, hala tekrar tekrar karşıma çıkıyorlar? Ya da paralel evrenler var da, ben rüyalarda oralara mı dalıyorum?
National Geographic'in rüyalarla ilgili bir Cd'si vardır kesin, ya da google da rüya ve uykuyu anlatan binlerce site. Hayatın üçte birini geçirdiğimiz ve çoğumuzun üzerinde hiç düşünmediğimiz uyku...Sadece yorulan beden ve zihinlerimizin dinlenmediği kesin uykuda. Bazı kaynaklarda insanın her gece öldüğü ve sabah yeniden doğduğu söylenir. Kimilerinde uyumayan insanın öleceği.Yani hava kadar, su kadar mecburuz uykuya.
Çok eskiden kabusların nedeni demonlar, yani kötü yaratıklar, iblisler, cinler vb olak gösterilirmiş. Yüzyılımıza yaklaşıldığında örneğin Household Cyclopedia of 1881'de kabus görmemek için diyete önem verilmesi gerektiği belirtilmiş, özellikle kötü şarabın etkisi üzerinde durulmuş. (Aklımda bulundurayım. ) Günümüzde psikolojik sebeplerden kaynaklandığı düşünülüyor.
Para da kazanılan bir alan bu. Rüya tabirleri kitaplarını yazanlar, rüyalardan geleceği yorumladığını iddia edenler, bu konuyla ilgili web sitesi açıp, paralı üyelik sistemi başlatanlar...
Bilimde rüyaları inceleyen dala da oneirology adı veriliyormuş. Bir de lucid dreams olayı var ki, bu konu mistiklerin, şamanların ve parapsikologların alanına giriyor daha çok.Rüya gördüğünü anladığında, lucid rüya oluyormuş. Gerçi benim yüklediğim anlam daha farklıydı, anlatm
ası uzun sürer. Olga Kharitidi'nin Gerçek Rüyalar Ustası'ndaki gibi. En sevdiğim kitapların klasik kaderidir. Bir arkadaşıma veririm okuması için, sonra gidip tekrar satın alırım. Bir kere okumak yetmez çünkü. Canım yine okumak istedi beni hayallere sürükleyen bu kitabı. Orjinal adı da Master of Lucid Dreams.
ası uzun sürer. Olga Kharitidi'nin Gerçek Rüyalar Ustası'ndaki gibi. En sevdiğim kitapların klasik kaderidir. Bir arkadaşıma veririm okuması için, sonra gidip tekrar satın alırım. Bir kere okumak yetmez çünkü. Canım yine okumak istedi beni hayallere sürükleyen bu kitabı. Orjinal adı da Master of Lucid Dreams.İşin kötüsü ben böyle masterlar tanıyorum, biriyle daha dün akşam birlikteydik. İyi arkadaş olsak, dertleşsek, sohbet etsek, bana bir şeyler öğretse de; ne ölümün, ne yaşamın de ne rüyaların üstesinden gelmek nerede, ben nerede?
* Gerçek rüyalar ustası: http://birdenbirekitap.blogspot.com/2006/07/gerek-ryalar-ustas.html


7 yorum:
Rüyalar mı gerçek,yaşanan sandığımız anlar mı yalan, yoksa heriki yaşanılmışlık ta mı gerçek? Gözlerimiz uykuda kapalıyken ayan beyan gördüğümüz yaşadıklarımızı hangi gözle görüyor ve yaşıyoruz?Bu soruların ardı arkası kesilmez inan.Kuran diyor ki "Ölülerdir diriler,Dirilerdir ölüler"Yaşadığımızı sanan bizler ölüyüz de habersiz miyiz kendimizden.Kuantumculara sormak lazım."Ne halt biliyoruz"What do bleep do we know?"belgeselini izlemeni tavsiye ederim. sevgilerimle
:) izledim. her anını bizim kurguladığımız gösteriliyordu belgeselde.bir rüyamda da hayatı tvden izler gibi izlemiştim. o kadar mı gerçekliği gerçek hayatın diye sorduğumu hatırlıyorum.
hele bir de kırk yıl düşünsen aklına gelmeyecek anlar yada yaşandığını senin bile unuttuğun zamanların rüyalarda ortaya çıkıp üstüne üstlük bütün gün seni etkisine alması durumu gerçekten çok fena. hayır bazen kendimden şüpheleniyorum yahu :))
Hiç kendini sıkma Arzucum...
Bütün gün canını sıkacak birşey olmadığı için zihnin bilinç altında var olan olaylarla ilgilenmeye başlamış ve sonucu bu.
Kısaca... Ben de zaman zaman keşke deli olsam ve gülsem, kafayı hiçbirşeye takmıyor olsam diye düşünürüm.
Benim için en ilginci..
Hani rüya görürüz sonrada rüyamızda bunun bir rüya olduğunu biliriz ya...
ona lucid rüya deniyormuş işte. rüyanın farkında olmak. bana bu yaşam da öyle gibi geliyor da kanıdını bulamadım daha.
Rüyalar, tanrının insanlara armağanıymış aslında..Cennetten çalınan dakikalarmış onlar..Ama bilinçaltımız buna izin verdiği sürece sanırım..
iyi uykular
Yorum Gönder