twitter
    "Birisi güzel bir söz söylüyorsa bu, dinleyenin dinlemesinden, anlamasından ileri gelir." Mevlana.

İsteğiniz?

Ben bir entellektüel değilim. Hayatı biraz yaşayarak, popüler filmleri izleyerek ve romantik kitapları okuyarak öğrenmeye çalıştım. Ardından kendini bilme seminerleri, farkındalık çalışmaları da geldi ama bilimde derinleşmek kısmet olmadı.

Beni en çok düşündüren söz ne Sokrat'tan, ne de Kant'tan.Son Samuray filmindeki "Kendin için ne istiyorsun?" sorusuydu. Kalakaldığım, cevabı bulamadığım.

Ezbere yaşıyorduk çünkü. Okula gitmemiz gerekiyordu, ders çalışmamız, üniversiteyi kazanmamız tabi bu belli bir kesim için geçerli. Kimilerininse büyümeden evlenmesi, kocasına hizmet etmesi...Kaderler farklılık gösterse de, insan hamuru benziyordu birbirine. Yine de görünürde ayrılıklar vardı. Bazılarında enellektül bilgi vardı, bazılarında ise anlayış. Hiçbir şeyi olmayan insanlar da yaşar mıydı bu yeryüzünde? Ya da ona yaşamak denir miydi? Yaşamak neydi? Nefes alıp, bedeninde varlığını sürdürmek mi? Kendini gerçekleştirmek mi? Bu da ezbere bir alıntı oldu. Hoş laf ama kendini gerçekleştirmek.Sanki herşeye cevap gibi. Peki kendim kimdi, nerede bulunurdu, nasıl gerçek olurdu?

Delphi Tapınağı'nın girişinde yazıyordu "Kendini Bil". Binlerce yıldır bilgeler bu sözle başlıyorlardı çömezlerine verdikleri derslere. Herşey kendinde başlıyor, kendinde bitiyordu. Yine popüler filmlerden "Vanilya Gökyüzü" nden de çok şey öğrenmiştim bu konuda. Sanki keyfe keder geçer hayatlarda derin bir uykudaydı insan, uyanmak istemesi ancak yoğun acılardan sonra oluyordu. "Hatırla" deniyordu o zaman. "Sen buranın Tanrısı'sın. Herkes senin için var. İnanmıyor musun? Sus de onlara". Ve herkes susar.

Ve insan yavaş yavaş kendini bilmeye başlar.Ne isterse olacağını, herkesin emrine amade olduğunu. Peki istediği ne?

Hayallerini gerçekleştirmiş, az biraz para kazanmış herkes bilir ki; o çok istediği bileziği taktıktan beş dakika sonra ona karşı olan tüm ilgisi sönecek. Bunu arabaya, villaya, karı ve kocaya da uyarlayabiliriz. Tabi partnerleri nesnelerle bir tutmam ne derece insancıl? Sevginin kalplerden cımbızla çekilip alınıverdiği kişilerin evlilikleri diye uzun uzun açıklamalı mı yoksa?

Hamuru benzer olan insan hep daha yükseğe çıkmak ister. Hiç bir şey daimi olarak huzur vermez. Yaşamdaki mutlu ve mutsuz anlar karşılaştırıldığında, en talihli kişilerde bile mutsuzluk ağır basar. Çünkü zihin meşguliyet ister, egoysa problem çözen özel kişi olmak. Bu takıntılar da huzuru kovar hayatlardan. Yani yine açmak gerekirse ortalama hayatlardan.

Şimdi bu bilgilerin de ışığında sorumuza geri dönersek: İnsan ne ister? Hadi geçtim insandan ben ne isterim?

Tüm ezbere repliklerden sıyrılarak, bir bilsem cevabı.

17 yorum:

Brajeshwari dedi ki...

Aynı ilahi mesaj banada bir gazete köşesinde gelmişti.."Neyin olmasını iple çekiyorsun"...O gün düşündüm..Tüm hafta düşündüm..Bulamadım..İpsiz isteklerim geldi sonra aklıma..Sanırım, birşeyi çok isteyince, onu çekecek ip geliyor beraberinde..Gerçek sorunda belki de burada...Ve çok sevdiğim bir sözü paylaşmak isterim seninle..Beni hep sakinleştirir..

"...Cevapları şimdi arama. Şu anda cevaplar sana verilemez, çünkü sen henüz onlarla yaşayamazsın. Bu, her şeyi yaşama meselesidir. Şu anda, soruyu yaşaman gerekiyor. Belki daha ileride, farkına bile varmadan, günün birinde kendini cevabı yaşarken bulacaksın."- Rainer Maria Rilke

beenmaya dedi ki...

yeni dünya/amerika'nın keşfi filminde ki kadın adama "kimsin sen" diye soruyor ve ekliyor sonra "ne hayalin var" işte ben hala burada takılıp kalmış biriyim hatta bir yazım var henüz tamamlayamadığım bu sorulardan oluşan...

No More Virgilius dedi ki...

sufilerin mottosu neydi?

"kendini bilen, rabbini bilir"

(sanırım orijinali de 'men arafe nefsehu, fekat arafe rabbehu' idi...)

arzu pinar dedi ki...

kendini bilmek, herşeyin sanal olduğunu görmek gibi bir şey olacak gibime geliyor. o kendim dediğimiz farkında da, biz işte o istek senin, öteki ötekinin koşturup duruyoruz sanki.

Vladimir dedi ki...

Kendin için ne istiyorsun?

O filmi izlemediğim için bu soru bana değmemiş ama yazının o bölümünde takıldım kaldım.

Kendim için ne istiyorum?

Kendimden geçtim, çevremdekilerin hiç birisi kendisi için bir şey istemiyor. Kendisi için bir şey istemiş olanların istekleri ise, iyi bir eş, çocuk, ev, araba, yazlık.. Zaten o yüzden onlara bye bye bye bye ırak dursunlar benden.

Kendi için bir şey istemeyenlerden oluşan bir çevre yüzünden belki bir yerlere varamamam, ne uzayıp ne kısalmam.

Karamsarlığa düştüm, düşeceğim...

arzu pinar dedi ki...

suçu çevreye yıkmak ta kaçış değil mi? soru çok açık. kendin için ne istiyorsun? herkesin yoluna çıkmış bu soru. bilip hayatımızı değiştirmek, ya da oyalanmak...

korhan dedi ki...

bi konuyu iki kez yormaya gerek var mı?

bak yeri geldi...
ısrar da vardı zaten.
yayından kaldırdığım ilk yazımı
kısa süreliğine yayınlıyorum :)

niye kaldırdıysam? hatırlamıyorum.
burada...

korhan dedi ki...

yanlış anlaşılmasın

aynı şeyleri buraya tekrar yazmaya üşendim.

tam yayınlayacaktım yazıyı
bu konunuz tuz biber oldu arzu hanım :)

arzu pinar dedi ki...

:) teşekkürler korhan bey.

ben de bugün yıllar önce okuduğum bir kitaba yeniden başladım. ben bu kitapları nereme okuduysam? hiç uygulamaya geçirmemişim.

ergun arıkdal ın "yaşamın amacı kendini bilmek" kitabın ismi. tekrar tekrar okuyacağım sanırım. kitapta yaşamın uygulama olduğu üzerinde çok duruluyor. fakat harika örnekler var. benim de yaşadığım, ama açılımını anlayamadığım olaylar yorumlanıyor mesela. bu anlamda farkındalığı artırıyor gibi.

korhan dedi ki...

ya farkındasındır
yada gülhane parkında...

sen değil,kimse
farkına varmaz sonra.

Didem dedi ki...

Kendim için pek bir şey istemiyorum... Başkaları için yaptığım şeyler ya da başkalarının mutlulukları da beni mutlu ediyor zaten. Hem beklentin olmayınca kaybedeğin üzüleceğin bir şey de olmuyor :) Pozitif pozitif dolaşıyorsun işte :)

arzu pinar dedi ki...

doğru diyorsun didem. yine de dediğin az kişiye kısmet olmuştur.

Brc dedi ki...

yazıyı okuduktan sonra yorumumu kafamda toparlamak için uzun bir süre ekrana baktım.
sanırım bu tip soruların cevabını bende çok düşündüm benimde bir filmde, bir kitapta karşıma çıktılar ve üzerine kafa yordum ancak baktım ki kafa yorsanız bile bu düşünceler bile uçup gidiyor insanın kafasından.yaz olsa, kış olsun diyen kış olsa aman üşüdüm yaz gelsin diyen canlılarız sonuçta doğamız değişmiyor.dolayısıyla bu konulara ne kadar kafa yorsamda onları uygulayamadığımı gördüm.

bu hayata sadece istemek için geldik bence.isteyip gerçekleştirmek için,başarınca başka şey istemek için.

beni en çok etkileyen cümle de bir filmden.Yalan olmasın adını hatırlamıyorum sadece cümle beynime kazınmıştı."Ne zaman ne dileyeceğine dikkat et,dilek kapılarının ne zaman açık olucağını asla bilemezsin"
bu kendimizi bulmakla ilgili değil biliyorum ama paylaşmak istedim.o günden sonra dileklerime dikkat etmişimdir mesela ben :))

sevgiler.

kelebeklerözgürdür dedi ki...

"kendin için ne istiyorsun?"

bu soruyu kendime nispeten erken yaşlarda sorduğum ve altını kurcaladığım için kendimi şanslı hissediyorum. ama cevabı bulabildim mi? :) hayır...yine de bu soruyu sormak, beni gerçekten istemediğim bir sürü şeyden kurtardı.

isteklerimiz de, bizimle birlikte değişiyor. insan kendini bilmeye öğrenmeye devam ederse, bırakmazsa bu yoklamayı, sahiden ne istediğini bilebilir belki. bilirse de, yaşar sanırım...

Elif dedi ki...

Blogunuzu gezerken sans eseri gordum. Sayfayi actigimda ilk kendinizi tanittiginiz bolum gozume carpti. O kadar icten yazmissiniz ki cok begendim :)

arzu pinar dedi ki...

:) çok sevindim...hoşgeldin.

Adsız dedi ki...

Bence kendini bilmenin ardından ne istediğini bilmek gelir.Kimse kendi kendini analiz edemez.
Kendinizi tanımak,bilmek mi istiyorsunuz;sadece iç sesinize sorup aylarca yıllarca cevap beklemeyin,yada psikologlara koşturmayın,yada kendini tanıma seyanslarına gitmeyin.ARKADAŞLARINIZA,EŞİNİZE,ESKİ EŞİNİZE,SEVGİLİNİZE Hatta sizden vazgeçen,sizi terkeden,sizinle arkadaş olmamayı seçenlere de sorun . Çünkü anne babanız sizi her koşulda sever,doğa onları sizi sevmesi için programlamıştır. Ama sizi seçen yada seçmeyen arkadaşlarınızın yada birlikte yaşadığınız eş ve sevgilinin sizinle olma yada olmama nedenleri farklıdır,Arkadaşlarınız yada arkadaşınız olmaktan vazgeçenler tamamen sizi siz olduğunuz için seçerler yada terkederler.Belki onlara bazı içten sorular yöneltip,kendinizi tanımaya başlayabilirsiniz.Sonra Hayatta kendin için ne istediğinin cevabını bulmak daha kolay olabilir.