twitter
    "Genelde birbirmizi, bayramdan bayrama da koyunları doğruyoruz.

Erkeksiz Doğum

Pek çok konuda yeniliklere açık olmama rağmen, sperm bankalarını tam olarak sindirebilmiş değilim. Sevgiden doğmanın her çocuğun hakkı olduğuna inanıyorum. Üstelik tek başına çocuk yetiştirmek te fazlasıyla sorumluluk istiyor. Çocuğun hem anne hem baba modellerine ihtiyacı var.

"Senin baban 777669'du çocuğum" deme hakkına sahip miyiz?

Hal böyleyken, ABD'deki bir sperm bankasına spermini bağışlayan da bir Türk çıkmışken, "bir Türk dünyaya bedeldir" sözünü bu yolla mı gerçekleştirecektik diye düşünüyor insan. Nasıl bir yalnızlıktır, erkeklere ne menem bir güvensizliktir ki, kadınlar sperm satın almayı tercih eder duruma gelmiş?

Aslında artık sperme bile gerek kalmamış.Kadının kemiğinden sperm üretilmiş. Yalnız bu yolla doğan tüm çocuklar kız oluyormuş. Y kromozomunun sonu, XX'lerin dünyadaki tek egemen cins olması anlamına mı geliyor bu bilemiyorum.

Belki de herşey, kadının bu kadar baskı altına alınması, evlere hapsedilmesi, erkeğin ilgilenmek istemediği tüm işlerin kadına yüklenmesi, köleleştirilmesi bundan dolayıydı. Eksik akıllı olduğuna inandırılmaya çalışıldı kadın, cinselliği hakkındaki seçim gücü elinden alındı, toplumsal mevkilerden uzak tutuldu. Bunların arkasında yatan "aman ha şu kadınlar bir gün tek başlarına yeterlerse, bize de ihtiyaçları kalmaz" korkusu muydu?

Bana göre hiç bir şeyi red etmemek lazım. Zulüm zulümü doğuruyor. Kadınlara çok çektirildi. Sonuç erkekleri tamamen red etmeye kadar gitti. Bence sperm bankaları erkeklere atılan bir tokattır. "Bana dokunmanı istemiyorum, hayatıma girmeni istemiyorum. Senden hiç bir şey istemiyorum." Bu kadınların çığlığıdır.

Eğer erkekler kadınlara ikinci sınıf muammelesi yapmaya devam ederlerse, sanırım ikinci tokat yıkıcı olabilir. Neslin devamı, kadınlara bağlı. Adem'in kaburga kemiğinden ortaya çıkarıldığı öne sürülen Havva'nın kızları ya üremeye kendi kemiklerinden yapılacak spermlerle devam etmeye karar verirlerse?

8 yorum:

beenmaya dedi ki...

bana da pek yakın değil bu durum. hani ahlaki vb boyutları geçtim benim için en önemli olan şey bir çocuğun babasız büyüyecek olması...

ben bilerek ve isteyerek böyle bir hakka sahip olduğumu sanmıyorum kendi adıma...

Demet dedi ki...

Bencil bir secim, cocuga secme hakki tanimayan... Hos birini dunyaya getirme isi de basli basina boyle bir sey ya... :)

pelince dedi ki...

Aaaa çok enteresan şu kemikten sperm olayı, aslında düşününce nasıl bir güç kadındaki, yinede katılıyorum sperm bankası olayı ıhhhh, çocuğu bencilliğe kurban etmemek gerek....

aida dedi ki...

Ben de sperm bankası olayına olumlu bakmıyorum.Kendisi cocugunun babasını secme hakkına sahipken,neden bir bilinmeyeni seçerler.

Vladimir dedi ki...

Sperm bankaları sanırım iktidarsızlığı olan ya da erkeğin kısır olduğu evli çiftlerin çocuk sahibi olması için ilk başta düşünülmüştü. AMa sonradan bekar annelerin de tercih ettiği yerler oldu. Çağımızın hastalığı sorumsuzluk, sorumsuz bir babadan olmuş ve terkedilmeye mahkum bir çocuktan daha vicdanlıca gelmiyor bana sperm bankasından bekar annelerin çocuk sahibi olması.
Babanızın kim olduğun ubilmiyorsunuz. Sizi terketmiş olsa nefret edeceksiniz belki ama duygularınızı somutlaştırabileceğiniz bir sorumlu olacak. AMa ortada bir anne var ve babanın kimliği asla bilinemeyecek. Çocuğa doldurulması ne kadar büyük bir boşluk ve bir ömür boyu sürecek merak yükleniyor. Anneden nefret eder kesin. Şahsi düşüncem tabii. Bu kararı alan kadınlar iyi düşünmeli. O çocuğa anne-baba sahibi çocuktan daha fazla ihtimam göstermeleri gerektiğini bilmeliler.

Adsız dedi ki...

Gözünüzü kapatıp kendinizi sperm bankasından satın alınmış o çocuk yerine koyun...Nasıl ? travmadan travma seç...kimsenin kimseyi (sırf kendi egosu için )bu duruma düşürmeye hakkı yok...
özlem

Goddess Artemis dedi ki...

Erkekle ya da erkeksiz, bırakın doğumu üreme fikri, yaşamdaki (filmlerdekilerden zaten korkmuyorum) herhangi bir korku öğesinden (yılan, boğulma, yanma vs.) çok daha fazla ürkütüyor beni. Diyebilirim ki, kendime yeni yeni katlanabiliyorum, bir de genlerinin %50'si benden gelecek bir yaratığa hiç katlanamam.

Anne ve bebeğin simbiyotik yaşamı ise eeeeee... Bu konudaki fikrim çok daha katı/kötü ve dile getirdiğimde insanlar "bu nasıl bir kadın/insan?" gibilerden yüzüme bakıyor. Susayım en güzeli.

Arzu Pınar dedi ki...

susma... bloglarda da susarsak, işimiz çok zor. kınayan kınasın...