Arzu Pınar Demirel

arzudemirel@headlinebpr.com

İtibar Herkesin Harcı Değil

Leave a Comment
Ali Saydam, Marketing Türkiye'deki yazısında Esad için gerçekleştirilen halkla ilişkiler çalışmasına dikkat çekmiş. Dünya basınında her zaman şıklığı ile yer almış olan First Lady Esma Esad geçenlerde,  üstünde 'sen, benim tatlı ülkem' yazan, sade tşörtüyle görüntülenmişti. Yolu PR'la az çok kesişmiş olan herkesin anlayabileceği gibi bu Esad yönetimine sempati kazandırmak amacıyla gerçekleştirilmiş, planlı bir haraketti. Saydam imaja yönelik bu tip çalışmaların devrinin çoktan kapandığını söylüyor. Dikkatimi çeken husus bundan çok Esad'ın, Amerikalı halkla ilişkiler uzmanı Mike Holtzman'dan hizmet almış olması.Ünlü ve başarılı bir iletişimci olan Holtzman detaylı bir kriz iletişimi çalışması hazırlamış ve sunmuş. First Lady ve tşörtleri bu stratejinin sadece bir ayağı.

Halkla ilişkiler camiasında ara ara şu konu tartışılır:'' Halkla ilişkiler uzmanları bir diktatöre hizmet vermeli mi?'' Bu etik tartışması herkesin iletişim hakkı olmasından, halkların manipule edilmeden doğru bilgilendirilme hakkına kadar, geniş bir perspektifte ele alınabilir.

Bir diktatörün halkla ilişkiler hizmeti alma hakkı var mıdır? Ne kadar gaddar olursa olsun, iletişim kuramayan, derdini anlatamayan, destek kazanamayan diktatör yok olmaya mahkumdur.Tıpkı ameliyat edilmeyen bir katil gibi. Sizce bir doktor, onlarca kişiyi öldürmüş, iyileştikten sonra da öldürmeye devam edecek olan piskopat hastasını iyileştirmeli mi? Yoksa ölüme mi terk etmeli? Doktorların görevi yaşam kurtarmak,  yeminleri ve meslek yasaları bu yönde. Sanırım doktorlar da böyle bir durumda psikopatı iyileştirip, konunun adalet kısmını hakim ve yargıçlara bırakıyorlar.Aksi halde kendileri suçlu durumuna düşebilir.

Ancak halkla ilişkilerde halk ve halkın menfaati baz alınıyor.Uluslararası örgütlerin meslek etik kodlarına baktığımızda halka zarar verilmemesinin öne çıktığını görüyoruz. IPRA'nın etik kodu Birleşmiş Milletler'in İnsan Hakları'na dayandırılmış.PRSA'ye göre de halkla ilişkiler uzmanları, müşterileri halkın zararına faaliyet gösteriyorlarsa, iş ilişkisini bitirmeliler. İletişimci demokratik bir toplumda, iletişimin doğru akışından sorumlu. Meslek yasasında ''demokratik toplum'' diye özellikle belirtilmiş.Diktatörlere servis verilmemesi görüşünde olanlar buna dikkat çekiyorlar.

Aksi görüşte olanlar eğer diktatör halkı için faaliyet gösteriyorsa, bilgi akışını sağlamışsa, PR uzmanlarının bu durumda meslek etiğiyle çakışmadan hizmet verebileceğini öne sürüyor. Burada asıl sorun kimin diktatör, kimin devlet başkanı olduğunun tarih içinde ortaya çıkması. Hitler amacında, stratejisinde netti. Propoganda Bakanı Goebbels'in taktikleriyle Almanları, Yahudiler'den nefret ettirmeyi başardı.Ancak tarih kanıtladı ki, Hitler bir diktatördü.

Esad'a hizmet veren Mike Holtzman'ın onu bir diktatör olarak görüp görmediğini bilmiyoruz. Holtzman, Brown Llyod James isimli bir PR şirketinin ortağı. Beş kıtada temsilcilikleri olan bu şirket özellikle uluslararası projelerde öne çıkmış.2008 Çin Olimpiyat Oyunları, 2010 Vancouver Olimpiyatları, FIFA World Cup, Katar Vakfı, Tony Blair Vakfı, Dünya Bankası, Al Jazeera gibi.Çeşitli başkanların ya da siyasetçilerin iletişim danışmanlıklarını üslenmişler.Bu arada Mike Holtzman'ın Amerika Dışişleri Bakanlığı'nın danışmanı olması da çeşitli soruları beraberinde getiriyor. Beyaz Ev'in bu ilişkiyle bir bağı olup olmadığını bilmiyoruz, ancak Saydam'a göre bu iletişim stratejisi beklenen sonuca ulaşmayacak. ''Esad'ı arkaik imaj yönetimi de kurtarmaz'' diyor Saydam ve imaj kelimesinin içinin boşluğuna dikkat çekiyor.Latince'de ''imitari'' yani imitasyondan gelen imaj değil, itibara odaklanılması gerektiğini söylüyor.

''İtibar''... Bir diktatöre itibar kazandırabilir misiniz? Bana göre; profesyonel bir halkla ilişkiler uzmanı bunu başarabilir. Onu dinleyecek ve dediklerini uygulayacak bir diktatör var mı? Hayır.

Halkla ilişkiler; enformasyon verir, diyalog için gereken koşulları oluşturur ve  ilişki kurar. Profesyonel bir halkla ilişkiler uzmanı ile çalışma fırsatı bulanlar; kendilerini en doğru şekilde anlatabilir, daha da önemlisi karşılarındakileri doğru anlayabilirler. Anlamak ve dinlemek iletişimin başlangıcıdır çünkü.En iyi iletişimcilerin çok iyi birer dinleyici de olduklarını görebilirsiniz. Anlayış, ilişki, empati... Bu kelimeleri diktatörlükle bir araya getirmek zor değil mi? Dikkatle dinleyen bir diktatör, kendisinden beklenenleri yapmak için gayret gösteren, sadece alıcı değil, verici de olan...Kaba güçle kalmayıp, ince gücü de kullanan ve böylelikle insanların gönüllerini kazanan. İtibar uzun bir yoldur, incelikle, adım adım ilerlenir. O yüzden diktatörlere, kendi etik anlayışları doğrultusunda imaj çalışması yapanlar olabilir. Ancak itibara kahramanlar laiktir.



Linkler:
Ali Saydam'ın konuyla ilgili yazısı
PRSA, diktatörle çalışmakla ilgili etik kodlar
Diktatörler PR hizmetini hak ediyorlar mı?
IPRA Code of Conduct
Mike Holtzman kimdir?

Next PostSonraki Kayıt Previous PostÖnceki Kayıt Ana Sayfa

0 yorum: