Arzu Pınar Demirel

arzudemirel@headlinebpr.com

Bloggerlarla İlişkileri Mahvetmenin 10 Etkili Yolu

6 comments

Profesyonel olarak yaptığım iş iletişim danışmanlığı, hobim de blog yazmak. Bazen bir marka için sosyal medya stratejisi hazırlıyor; bazen de sırf keyfine ve benimle aynı ilgi alanına sahip kişilerle bir araya gelmek için bloggerları davet ettikleri etkinliklere katılıyorum. Durum böyle olunca blogger ilişkilerini, iki taraftan da deneyimleme şansım oluyor.

Diğer blogum Usta Giremez daha popüler. Dekorasyon alanında olduğu için, takipçisi de fazla. Davetler de onun üzerinden geliyor genelde. Hatta o tarafta işi daha profesyonelleştirip, 6 dekorasyon bloggerı bir araya gelerek Dekoblogosfer'i kurduk. Birlikte markalarla etkinlikler yapalım, dekorasyon tutkusunu daha çok yayalım diyerek. Ben Instagram'a yeni girdim, ancak gruptaki arkadaşların Instagram takipçileri de çok yüksek sayılarda. Alanlarındaki en popüler bloggerlar diyebilirim. Onların da hesaplarını keyifle takip ediyorum. Aslında son zamanda, özellikle Instagram'da en çok bloggerları takip ettiğimi fark ettim. Hollywood ünlüleri vb. dikkat ve merakımı o kadar çekmiyor. Ancak stilini, hayata bakışını beğendiğim birisinin yaşamına sanal da olsa konuk olmak hoşuma gidiyor. Samimi ve gerçek olması pırıltlı bir dünyadan daha çekici benim için. Bu eğilim sadece bende değil, pek çoğumuzda olmalı ki; blogların takipçileri de her geçen gün artıyor. Bunu fark eden PR ve reklam ajansları, markalar da çalışmalarına bloggerları katmaya başladılar. Ancak binbir ceviz kırarak. Eğer bloggerlarla aranızı mahfetmek istemiyorsanız hem bir iletişimci, hem de blog aleminde 10. yılına girmek üzere olan birisi olarak; aşağıdaki konulara dikkat etmenizi önerebilirim.

İşte bloggerları soğutmanın 10 yolu:

1- Bloggerlarla düzenlediğiniz, fotoğraflarını Instagram ve diğer mecralardan paylaştığınız bir etkinliğe, hem de tam sizin alanınızda en yüksek takipçi sayılarına sahip olanları davet etmeyin. Üstüne üstlük etkinlik sonrasında basın bültenini yayınlamalarını rica ederek onlara gönderin.

2- Sizinle ilgili özel bir içerik hazırlamak veya çeşitli işbirliği talepleriyle, İletişim Bölümünüz veya ajansınıza yazan bloggerları cevapsız bırakın. Asla geri dönmeyin, yok sayın.

3- Davet ettiğiniz bir etkinlik sonrası, sürekli, en az 10 kere ''hadi yazdın mı, ne zaman yazacaksın, hadi yaz'' diye arayın, sorun, nefes aldırmayın.

4- Örneğin anne-çocuk yazarlarını ağırladığınız bir etkinlikte, ekonomi gazetecilerine yaptığınız sunumun aynısını yapın. Grafiklerle satış rakamlarını, pazar analizlerinizi anlatın. Felaket bir konuşmacı bile olsanız, kısa bir açış konuşmasıyla konukları karşılayıp; keyifli bir şekilde hikayenizi anlatacak bir profesyonele yerinizi vermeyin. Sırasıyla Genel Müdür, Pazarlama Direktörü, Ürün Müdürü sunumları yapsın. Bu gibi etkinliklere bloggerlar çocuklarıyla beraber gelebiliyor. Sunumlar o kadar uzun olsun ki, sıkıntıdan patlamayan, yerinde durmayan, ağlamayan çocuk kalmasın.

5-Blog sayfalarınızı hazırlaması veya arada yazılarının yayınlanması için belli bir ücret karşılığında anlaşın. Sonra vazgeçin, ancak haber de vermeyin. Bir şekilde size ulaşmayı başarırsa, ertelediğinizi söyleyin.

6- Tüm bloggerların genç olduklarını varsayarak, kendinizden çok küçük, işi hiç bilmeyen biriyle muhatapmışsınız gibi iletişim kurun. Profesyonel olabileceğini aklınıza hiç getirmeyin.

7- Davetlerde, sizi duyabilecekleri mesafeden haklarında dedikodu yapın. (Bu kötü deneyimi maalesef gazeteciler yaşamış ve basında da yerini bulmuştu. En azından benim çevremdeki bloggerların başına geldiğini duymadım, ama yine de dikkat.)

8- Aralarından tek tük, birkaç tanesini seçin. Onlarla kampanyalar yapın, reklamlar verin ve diğerleriyle hiç bir temasınız olmasın. Hatta blogger diye seçip, lanse ettikleriniz de aslen fotoğrafçı, tasarımcı vb. olsun.

9- Bloglara özel ayrı içerik üretmeyin. Basın bülteninizin aynısını gönderin. Fotoğraf çekimlerine özen göstermeyin. Ne gönderirseniz, yayınlayacaklarını varsayın. Onları üretip, katılabilecekleri, keyif alacakları deneyimlerin parçası yapıp, kendi tarzlarıyla paylaşmalarını sağlamak yerine; ''en iyi biz biliriz, bizim yazdığımızı kopyalayıp, sayfanıza yapıştırın, yayınlamadan önce mutlaka görelim'' tutumunda olun.Ancak değişmesini istemediğiniz içeriği reklam olarak vermeyin, bunları gönüllü yapmasını talep edin.

10- Neden blog yazdıklarını anlamayın. Sayfalarını ziyaret etmeyin, dünyalarını bilmeyin. Sizler için dijital iletişim stratejisinin bir parçası, birkaç kalem ve sayı olarak kalsınlar.
Next PostSonraki Kayıt Previous PostÖnceki Kayıt Ana Sayfa

6 yorum:

Oytunla Hayat dedi ki...

Şahane bir yazı olmuş :)
kaleminize sağlık

Arzu Pınar dedi ki...

Teşekkürler. Çoğumuzun başına gelenler :)

Decoridea tr dedi ki...

Tebriklerrr Arzu en can alici noktalar! ;))

Arzu Pınar dedi ki...

Teşekkürler :) Başka şeyler de gözüme çarpıyor ancak bunlar en öne çıkanları oldu.

Deko Blog Ev Dekorasyon Blogu dedi ki...

Ben birer porsiyon 4 , 5 ve 8 . maddeden alayım lütfen:)
Doğru tespitler- tebrikler Arzucum

Arzu Pınar dedi ki...

5 sana da mı oldu :) Aynı firma sanırım.