Arzu Pınar Demirel

arzudemirel@headlinebpr.com

Suriyeli Çocuk

Leave a Comment

Bugün metrobüsle Asya tarafına geçerken; küçük, kumral bir çocuğun ağlamasıyla içine gömüldüğüm iş-güçle ilgili düşüncelerden kafamı kaldırdım. Tıkış pıkış olan metrobüsün içinde mendil satmaya çalışan çocuk bir grubun ortasında kalmış, üstünde güvenlik görevlisi kıyafeti olan bir adam elinden mendilleri almıştı. Kendini yere atan çocuk ağlamaya, anlamadığımız diliyle isyan etmeye başladı. Yanımda duran bir  kadın kızdı gruba, çocuğu rahat bırakmalarını söyledi. Bir süre sonra yine çocuğun üstüne gitmeye başlayınca bu sefer de ben kızdım. ''Şikayet ediyorsunuz bunları'' dedi üniformalı adım. ''Hayır şikayet etmiyoruz. Yazık çocuk korktu görmüyor musunuz? Kimbilir neler yaşadı, rahat bırakın onu'' diyince herkes sustu. Çocuğa gel sen benim yanımda dur dedim, anlamadı ama sakinleşti. Sonra çocuğun yanında duran, o da dilimizi konuşmayan gençle üniformalı adam indi metrobüsten. Çocuk tek başına metrobüste kaldı. Kapıya dayadı başını, dışarıya baktı, bir kaç durak daha. Sonra yine bir kadın merak etti, tek başına duran bu küçücük çocuğu, ilgilendi. Ben de para mı versem, imkan olsa eve mi almalı diye düşünürken, çocuk iniverdi bir durakta, onca kalabalık içinde hızla gözden kayboldu.

Hali bana o kadar dokundu ki... Bazıları mültecilerden rahatsız. Huzurumuzu bozacaklar, işsiz-güçsüz onca insan şimdi bizimle, burada Türkiye'de. Avrupa duyarsız. Hangi politik oyunlar sonucu geldi tüm bunlar başlarına, orası da belirsiz. Ancak ben onları burada istemeyenlere katılmıyorum. Bu çocuklar için hiç bir şey yapamıyoruz, ona üzülüyorum.
Next PostSonraki Kayıt Previous PostÖnceki Kayıt Ana Sayfa

0 yorum: