Arzu Pınar Demirel

arzudemirel@headlinebpr.com

Şam Kayısılarından Bana Ne, Gerçek Yetenekler Dururken

Leave a Comment


Günce Gözütok, New York Moda Haftası'nda, takip edilecek yeni modeller arasında gösterildi.

-------

Bundan iyisi Şam'da kayısı diye pek kullanmadığım ama bildiğim bir söz vardır. İltifat etmek,  işin ne kadar iyi yapıldığını belirtmek ya da karşımızdakinin ne kadar güzel, yakışıklı, uzman, becerikli vb. hangi alanda sivriliyorsa onu vurgulamak amacıyla söylenir. Herhalde vakti zamanında Şam kayısıları pek meşhurdu, bulunması zordu, söz de oradan türedi. Şam kayısısı günümüzde o zamanki şanını koruyamamış olsa da, bu söz kaldı geriye. Ve büyük bir çoğunluk Şam kayısılarının peşinde olmaya devam ediyor. Kayısının en iyisini, Şam'dan gelenini istiyor kendisi için. En iyi iş yerinde çalışmak, en iyi adayı işe almak, en iyi evliliği yapmak, kendisini kanıtlamış, kitapları çok satanlar listesine girmiş, bir bakışta karşısındakini hemen çözüverecek koçla çalışmak...Yalnız bu koç öyle saatine milyarlar falan da istemeyecek, ucuz olacak. İş başvurularında bulunan adaylar için de geçerli bu.Eş de müthiş olacak, ancak fazla bir beklentisi olmayacak; sizin öyle sıkıntıya gelemeyeceğinizi hemen anlayacak. Patron da üstüne düşen tüm vazifeleri yerine getirecek, sonuçta değerli zaman ve emeğinizi veriyorsunuz. Bunu anlayan, çalışanlarına değer veren, yatırım yapan, onları geliştirecek birisi olacak. Aslında böyle birisini bulursanız, kaçırmamak lazım. Bana da haber verirseniz sevinirim. Yalnız eğer o da Şam kayısılarına meraklıysa ve siz Anadolu topraklarında yetişmişseniz ne olacak? Malatya kayısısı bile değil, öyle herhangi bir yerinden. Gerçi fena değilsiniz, yani vasat sayılmazsınız, ama nasıl anlatsam; meşhur da değilsiniz. Sizi kim alacak? Alanı siz isteyecek misiniz, hani en iyilerini kendinize layık görüyordunuz ya.

Hürriyet Gazetesi'nde Günce Gözütok'un haberini okuyunca, güldüm kendi kendime. Şam kayısısı peşinde olanlar tarafından çok kara kuru bulunmuş. ''Burnunu yaptır, öyle gel'' denmiş. Model olmak istemiş Günce. Ama Türkiye'de çok zorlanmış. Ne de olsa Türkiye'deki moda haftalarında da, defilelerde de genelde aynı isimlerle çalışılıyor. Aynı botokslu yüzler, kısılmış gözlerle, derin bakışlar...Günce bizim anlayışımıza göre en iyisi olamayacak bir model adayıymış. O da ''O zaman New York'a gideyim ben'' demiş ve daha adım atar atmaz keşfedilmiş. Çünkü Günce dünya standartlarında.

Biz modellikle, güzellik kraliçeliğini birbirine karıştırıyor olabiliriz. Geçende bir genç kızla sosyal medya üzerinden çok kötü dalga geçilmişti. O da dünya standartlarında. Güzel sayılmasa da, yüzünün uzunluğu, gözleri ve stiliyle dünyada hemen dikkat çekebilir. Ama bizde olmaz, ilerleyemez, güzel bulunmaz. Çünkü biz Şam kayısılarına layığız. En iyisini isteriz. Dünyada modaya yön verenler arasında yer almasak da; New York, Paris moda haftaları konuşulurken, ben bile Instagram'dan neredeyse her anlarından haberdar olmuşken; İstanbul'da düzenlenenle hiç ilgilenmemişken; ''sen iyisin'', ''sen bizimle değilsin'' demeyi kendimize hak görebiliriz. Beğenmeyip, onca genci, yeteneği kolayca harcayabiliriz, değil mi? Ve bu sadece moda sektöründe geçerli değil.

Sormak istiyorum böylelerine: Şam kayısısı kaldı mı?

Siz Şam kayısısı peşinde koşarken, çoktan demode oldunuz. En iyileriyle çalıştığınızı düşünüyor olabilirsiniz; ancak ne siz, ne de onlar en iyiler arasında değilsiniz. En iyiler, yani dünyada sektörlerinde standartları belirleyenler, sizin beğenmediklerinizi baş tacı yapıyorsa; bir dönüp kendinize bakın derim. Günce Gözütok gibiler var olabilmek için New York veya başka yabancı şehirlere gitmek zorunda kalıyorsa; dünyada kültürün başkenti olmaya aday güzelim İstanbul'un Şam yani Suriye'nin başkentine dönmesine az kalmasın da!


Next PostSonraki Kayıt Previous PostÖnceki Kayıt Ana Sayfa

0 yorum: