8 MART SONRASI


8 Mart sonrasında, kadınlarla ilgili gerçekleştirilen duyarlı kampanyalara ve sosyal medya paylaşımlarına bir süre daha devam edildi. Ardından çoğumuzu üzen uçak kazası haberini aldık. Bekarlığa veda için çıkılan bir yolculuk, gencecik kızlar, pilotlar ve uçuş görevlileri için maalesef hayatlarının sonu olmuştu. Yaşam biçimlerini eleştiren bir kaç kişi karşısında, toplum kenetlense de; bazı yorumlar bizleri insanlığımızdan utandırmıştı. 8 Mart'tan sonra, daha bir hafta bile geçmemişti ki, alanının önde gelen gazetecilerden bir tanesi, kazayla ilgili pilotların kadın olduğunu bir kaç kere vurguladığı, imalı da olsa, zan altında da bıraktığı ''Kokpit Krizi Doğru Yönetti mi?'' başlıklı bir yazı kaleme aldı. Pilotların cinsiyetinin, kazayla ne ilgisi vardı? Üstelik cinsiyetçi söylemlere karşı duyarlı olunmasına, medyanın da bu konuya hassasiyet göstermesi gerektiğine bir kaç gün önce dikket çekilmemiş miydi? Kadın pilotlu yazıyı manşete taşıyan Hürriyet Gazetesi, bir kaç gün önce Vodafone ile bir kampanya başlatmış, #kırmızıçizgi uygulamasıyla, haberlerde kullanılan cinsiyetçi kelimelerin kırmızıyla çizileceğini beyan etmemiş miydi? Ayşe Arman'ın yazısına göre, kadın polis, kadın gazeteci gibi kullanımlar da üstü çizilecekler arasında. İlk çizgiyi, kadın pilotlu yazıya, şahsen çiziyor, ''bu ne perhiz ne lahana turşusu'' demeden de geçemiyorum.

Çeşitliliğin önemine değindiğim, Mavi Seven Kadınlar isimli konuşmalarımın, 8 Mart sonrasındaki haftalarda da devam etmesi beni sevindirdi. Geçen gün, bir konuşmamın ardından, toplu taşımayla evime dönüyordum. Önce aşırı derece koktuğu ve çevresine rahatsızlık verdiği için üst başından Suriyeli olduğu anlaşılan bir kadını indirdiler. Sonra havalanması için açık bırakılan kapıya fazla yaklaştı diye, şoför genç bir kızı azarladı. Kız o kadar kızdı ve öyle şiddetli karşılık verdi ki; konu büyüdü. Sanki gözümün önünde çeşitli farklardan doğabilecek tüm çatışmalar sahneleniyordu. Önce Suriyeli birisi dışlanmış, sonra da kuşaklar arası anlayış ve dil farklılıkları kendisini açık etmişti. Kız da kısa bir süre sonra indi. Çeşitlilik konusunda son derece hazırlıksız olduğumuzu bir kez daha anladım.

Geçende Beyoğlu'nda bir cami imamı, evsizler için banyo açarak, ücretsiz olarak, belirli saatlerde kullanabileceklerine yönelik bir duyuru yayınlamıştı. O kadar önemli bir noktaya çözüm sunuyor ve öylesine alçakgönüllü bir dil kullanarak, teklif ediyordu ki; çok hoşuma gitti. Birisini koktuğu için, onca kişi arasında utandırmak, araçtan indirmek işin kolayı. Oysa bunun gibi sorunlara çözüm bulmak, hepimizin görevi. Birilerinin bir şey yapmasını beklemek, rahatsız olduğundaysa, söylenmek bizi ileriye götürecek, gelişmiş davranışlar değil.

Yaşam biçimleri farklı olan kişilerin başına gelen felaketlere sevinmek insanlık değil.

Elinde net bir kanıt olmadan, ''kadın pilot, sadece teknisyen erkekti, kadın pilotun morali mi bozuktu''
yazmanın ne demek olduğuna da, varın siz karar verin.
8 MART SONRASI 8 MART SONRASI Reviewed by Arzu Pınar on Mart 13, 2018 Rating: 5

Hiç yorum yok