<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633</id><updated>2012-02-01T01:01:00.656-08:00</updated><category term='liderlik'/><category term='istanbul'/><category term='kitap'/><category term='tweet'/><category term='ders notlari'/><category term='gezi'/><category term='isimiletisim'/><category term='gen Y'/><category term='sanat'/><category term='yasam'/><category term='film'/><category term='mistik'/><category term='new york'/><category term='insan'/><category term='kedi'/><title type='text'>Birden Bire</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>99</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-2227723467323223384</id><published>2012-01-29T13:37:00.000-08:00</published><updated>2012-01-29T14:21:45.028-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yasam'/><title type='text'>30 Yıldaki Değişim</title><content type='html'>Gözlemlediğim değişimi küçük bir örneklem grubu üzerinden anlatacağım.Doğduğumdan beri oturduğum apartman üzerinden.Hatta burada oturmaya doğmadan önce başlamışım. Annem bana hamileyken satın almışlar daireyi.Daha önce bir kaç kere düşük yapması yüzünden çok riskli bir hamilelikmiş anneminki, ikinci ayından itibaren yatması gerekmiş.Tam o zaman taşınmışlar bu eve.Annem yatak odasına geçip yatmaya başlamış, evi de arkadaşları yerleştirmişler.Ben de annemin karnından başlayarak, bu apartmanda oturuyorum. İstanbul'da, Suadiye semtinde...&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Çocukluğuma dair önemli yer ediyor komşular. Okumayı yan komşuda söktüm mesela. Her gün gider, şakalar yapar, oyunlar oynardım. Evimiz sürekli kalabalıktı.Bizde toplanılmasa, komşularda bir araya gelinirdi. Annemin bayanlarla sabahlara kadar sohbet ettiğini hatırlıyorum, babamın da eşleriyle yılbaşları, siyah beyaz televizon başında dansözün çıkmasını beklediğini.Birinin derdi olursa herkes ilgilenirdi. Hatta okulu bitirip, iş aramaya başladığımda bir kaç komşu sayesinde bazı görüşmelere gitmiştim. Bir komşunun damadı gazeteciydi, beni bir halkla ilişkiler ajansıyla görüştürmüştü. Bir başkası bir şirketin insan kaynakları müdürünü tanıyordu, ona yollamıştı. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hayatın boyunca hiç taşınmamış olmak; aynı apartmanda oturmak değişik bir durum. Böyle kaç kişi tanıyorsunuz, bilmiyorum.Bizim apartmanda benim gibi eskilerden bir kaç kişi daha var. Ancak hiçbir şey eskisi gibi değil, çok şey değişti. Artık komşu ziyaretleri yok, ayak üstü laflamalar yok, birbirinin derdine koşmalar yok.Özetle artık komşular sayesinde iş görüşmelerine gidemiyorum.Bu bir geçmişe özlem değil, durum tespiti. Bu değişim sadece bizim apartmanda değil, büyük şehirlerin genelinde var. Çok çalışılıyor, arda kalan zamanlar alışveriş merkezlerinde geçiriliyor, kimse kimseye güvenmiyor.Komşular birbirini tanımıyor.Hatta tanışıklıktan öte, ilişkiler gergin ve sıkıntılı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Geçenlerde apartmanda bir sorun oldu ve sık sık toplandık. Yeni komşularla tanışma fırsatımız oldu.Hatta birisinden makinesiz ekmek yapmayı öğrendim. Diğeri bir yerine basıp kapadığım ve bir daha açamadığım televizyonu hayata döndürdü.Başkası evlenmeyi düşünüp düşünmediğim, bir sevdiğim olup olmadığı konusunda ağzımı aradı. Yine de eski ortam oluşmadı. Selamlaşıyoruz o kadar. Herkes apartmanla ilgili sorununu bana anlatıyor, çözmemi bekliyor, ara ara da sonucu soruyor. &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Son 30 yıldaki değişim bu yönde.Eski adetler hala devam ediyor. Cenazelerde bir araya geliniyor, dualara gidiliyor.Ancak kişisel ilişkiler azaldı, daha da azalmaya ve insanlar yalnızlaşmaya devam edecek gibi görünüyor. Televizyon zaten hayatımızı çalıyordu, şimdi Internet te ona eklendi. Sosyal ağlarda kolaylıkla saatler geçirilirken, insanlar gerçek hayatta birbirinin yüzüne bakmamaya başladı.Oysa hayat insanların bir arada olması için var. İlişkiler hayatın can damarı.Yemek, içmek, çalışmak gerekli evet, ancak ya ilişkiler olmasaydı? Bir sevdiğiniz, onun size gülümsemesi, sımsıcak bakışları, anlaşıldığını bilmek, anlatabilmek korkusuzca, güvenerek, kendine karşı kullanılmayacağını bilerek sözlerinin.Bunlar olmasa geriye ne kalırdı hayatta? İlişkileri kaybedersek, hayatı kaybederiz.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-2227723467323223384?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/2227723467323223384/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=2227723467323223384' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/2227723467323223384'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/2227723467323223384'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2012/01/30-yldaki-degisim.html' title='30 Yıldaki Değişim'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-1368575715405773439</id><published>2012-01-25T22:40:00.000-08:00</published><updated>2012-01-25T23:26:00.858-08:00</updated><title type='text'>Her Astroloğa İnanmayın, Kendinize İnanın</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Geçenlerde beyaz, kabarık saçlı, uzun tırnaklı, ünlü bir astroloğumuz Jüpiter'in boğa burcunda olmasından bahsetti. Ben de boğa burcuyum, dikkatimi çekti.Jüpiter bolluk ve şansı simgeler astrolojide ve kendi burcunuzda olması bereketli bir döneme işaret eder.Aynı zamanda büyütür, genişletir de Jüpiter. Şans kısmını kısa geçip, Jüpiter'in kanseri, urları da büyütücü etkisi olduğundan uzun uzun bahsedilince, bazı boğa burcu arkadaşlarım kansere kapılmaktan korkmaya başladılar. Maalesef çoğumuzda otorite olarak gördüğümüz kimselerin her dediğine sorgusuz şartsız inanmak gibi kötü bir huy var. Kansere yakalanmak Jüpiter'in Boğa'ya girmesiyle olacak bir şey değil. Şu anda milyonlarca Boğa burcu insanının sağlığı bozulmuyor.Kitleleri nasıl etkileyeceğinin üzerinde durmadan, tek bir veriyi paylaşan birisi, her ne kadar televizyonda sık sık görünse de, sizin otoriteniz olmasın.Dikkatli dinleyin.Eğer astroloji gibi hiç bilmediğiniz bir konuysa ve inanıyorsanız, gerçek bir astroloğa danışarak, haritanızı yorumlatabilirsiniz. Televizyondaki üstün körü, korku salan açıklamalar doğruyu yansıtmıyor.&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Astroloji on beş yıldır ilgilendiğim bir alan ve kimin bu konuda yetkin, kimin olmadığını anlayabilecek düzeydeyim. Çok kısa bir şey denildiğinde, onun neye dayandığını ancak hangi önemli verilerin göz ardı edildiğini görebiliyorum. Yetkin olmadığım pek çok alan da var ve bu konularda televizyonlarda görüşlerini paylaşan çok kişi var.Hatta bazı gazetecilerin, diyetisyenlerin, doktorların televizyon programına katılımlarının ana işleri olduğunu düşünmeye başladım. Çünkü her gün başka bir kanaldalar. İnsan aynı mesajı, belli bir frekansta duyduğunda aşina olmaya, zamanla da inanmaya başlıyor. Dolayısıyla manipüle edilebilen bir varlık. Özellikle de araştırıcı, sorgulayıcı ve belli bir kültür seviyesinde değilse.Bu durumda siyasetten, sağlığa ne kadar çok korku salan ve gerçeğe dayanmayan bilgi alıyorum acaba televizyondan diye düşünmedim değil. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Kendi aklımızı tatile gönderip, televizyondan duyduklarımıza inanarak yaşamımızı kurgularsak kanser de oluruz; kolestrolun bir hafta kötü, diğer hafta iyi olduğuna inanırız, hiç tanımadığımız, bilmediğimiz Mayalar'ın 2012 kehanetlerine de inanırız, secret da yaparız, her şeyi yaparız. Yaşamak dışında.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-1368575715405773439?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/1368575715405773439/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=1368575715405773439' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/1368575715405773439'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/1368575715405773439'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2012/01/her-astrologa-inanmayn-kendinize-inann.html' title='Her Astroloğa İnanmayın, Kendinize İnanın'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-2442411358870034237</id><published>2012-01-23T22:53:00.000-08:00</published><updated>2012-01-23T23:21:32.557-08:00</updated><title type='text'>Geç Kalmanın Psikolojik Açılımı</title><content type='html'>Engin Geçtan'ın ''İnsan Olmak'' isimli kitabını okuyorum. İnsanın psikolojisini, katmanlarını yalın bir dille çok güzel özetlemiş Geçtan.Kitaptan paylaşacak çok şey var, ancak bir kısmını yazsam eksik kalır konu, kitabı okumak gerekiyor. Geç kalmak üzerine yazdığı bir bölümü paylaşacağım sadece.Eskiden ben de zamanı kullanamaz, insanları bekletirdim. Amerika'dan döndükten sonra bu sorunumun ortadan kalkmasına en çok yakın arkadaşım Arzu sevindi.Ancak bu sefer de ben doğru bir şey yapıp yapmadığımı sorgulamaya başladım, çünkü sürekli ya iş görüşmelerinde, ya da arkadaş randevularında bekler buldum kendimi.Kitap okuyorum, dışarıdaysam bir cafeye girip kahve içerken cepten nete bağlanıyorum, ancak sonuçta hep bekliyorum. Belki geçmiş günlerin acısı çıkıyordur benden. Toleransım yüksek, ''istese zamanında gelirdi'' diyip, çekip gittiğim olmadı hala."Önemli değil, İstanbul, trafiği malum'' diyorum genelde. Ancak konu geçiştirilecek kadar basit değil ve ciddi bir insanlık sorununun göstergesi: Özerk olamama.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Psikiyatrist Engin Geçtan'ın yorumuyla:&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;i&gt;''İnsanlar vardır bilirsiniz, bir eyleme geçmeyi son dakikaya ertelerler, sonra bir telaş yaşarlar.Kimiyse zamanının denetimi kendi elinde değilmişçesine her yere geç kalır.Böyle insanlar tıpkı çocukken olduğu gibi, baskı ve tehditle güdülenir, zamanlarını özerk bir biçimde kullanamazlar.Üstlerinde bir baskı olmadıkça hareketsiz kalır, başka bir gücün kendilerini eyleme geçirmesini beklerler.İçinde bulundukları durumu ''üşenme'' sözcüğüyle dile getiren bu insanlar, günlük yaşamlarını başkalarının kendilerine verdiği görev gibi sürdürürler.Özerkliği öğrenememiş olmaları kendi sorumluluklarını üstlenebilmelerini engellediğinden, zaman kullanımını kendi dışlarındaki etmenlere bırakarak sürüklenir, üstelik bundan ötürü çevresel koşulları sorumlu tutarlar.Her yere geç kalma eğiliminde olan insanlar, bunun kendi sorumlulukları olduğunu görmezden gelerek, her defasında gecikmelerini haklı gösterecek bir neden bulurlar.''&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kendi üstünlüğünü göstermek için, karşısındakileri bilerek bekletenler de var tabi. Belki sadizm yatabilir bunun temelinde. Bazı kurumların kültürü bile bekletmek üzerine kurulu. Hiyerarşik olarak kim yukarıdaysa, onun o kadar çok bekletme hakkı var.Otorite kurmak için bilinçli yapıyor olabilirler, ancak bu şekilde saygı kazanılmaz. Bilim ve ticarette ilerlemiş, özetle daha medeni ülkelerde bu durum pek hoş karşılanmıyor.Geç kalmak, zamanını ayarlayamayan, kendini yönetemeyen kişilik göstergesi olarak ele alınıyor.Herşeyden önce karşındakinin zamanına saygısızlık.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bizde çok yaygın. Hindistan'la iş yapan biriyle konuşmuştuk; durum orada daha da betermiş. Kim ne kadar güçlüyse, o kadar çok bekletirmiş karşısındakini. Ne de olsa reerkarnasyona inanıyorlar ve bu yaşamda harcayacak çok zamanları olabilir. Ancak benim yok.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-2442411358870034237?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/2442411358870034237/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=2442411358870034237' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/2442411358870034237'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/2442411358870034237'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2012/01/gec-kalmann-psikolojik-yorumu.html' title='Geç Kalmanın Psikolojik Açılımı'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-8371174047874012919</id><published>2012-01-22T04:31:00.000-08:00</published><updated>2012-01-22T06:46:19.258-08:00</updated><title type='text'>Yaşam Dizaynı</title><content type='html'>Yaşamınız hakkında hiç düşündünüz mü? Güne nasıl başlıyorsunuz örneğin ?Ailenizle güzel bir kahvaltıyla, işe yetişmeye çalışarak, trafikte gerilerek ya da yataktan kalkmak için bir neden bulamayarak? Yarınlarınız için istediğiniz nedir? Çok para kazanıp, dünyayı gezmek mi? Bu mümkün değil mi? Mümkün olan nedir?&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yaşam dizaynı, Amerika'da insanların modern zamanla birlikte içine düştükleri bunalımı çözmelerine yardımcı olacak, pahalı metotlardan birisi değil.Dün bir arkadaşımla sohbet ederken, pek de düşünmeden sarf ettiğim bir söz. Tam olarak ifade etmek istediğim herşeyi kapsadı birdenbire bu iki sözcük. Yaşamı kurgulayarak, olasılıkları değerlendirip, elimizdeki imkanlarla hayatı hakkını vererek yaşamayı kast ediyordum. Koşturma içinde değil, bilinçle, istediğimiz hayatı sürdürebilmek.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Her şeyi planlayamayız; hayat her zaman bizim istediğimiz gibi olmayabilir. Aslında hayatı canlandıran asıl sürprizleridir, spontan gelişmelerdir, hiç aklımızda bile olmayan. Ancak az çok yaşadık hepimiz.Bize neyin iyi gelip gelmediğini gözlemledik. Örneğin ben her yerde iskender yiyemiyorum, üstüme iki saat ağırlık çöküyor. Dışarıda, bilmediğim bir restauranttaysam, iskender, hatta et sipariş vermiyorum. Felsefeyi, kişisel gelişimi, sanatı seviyorum ve bana bir şey katan sohbetler hoşuma gidiyor. Ne zaman biri hakkında bir şey desem, birebir başıma gelmiştir.Ondan dolayı dedikodulu sohbetlerden kaçıyorum; arkadaş çevremi de buna göre seçiyorum. .Onları sevmediğimden değil, bana, hayatıma iyi gelmiyor. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Evde çok kitabım var ve bugün onları neden tuttuğumu düşündüm. Tekrar tekrar okuyacaklarımı bırakıp, ki bunlar da sayıca gayet fazlalar; diğerlerini ayırdım. Hafiflemek, geçmişi, bilgiyi, malı taşımamak için. Hayatı hamallıkla yaşamamak için. Sıra giysilerde şimdi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-ufa-BYTRO8M/TxwMnhNNfUI/AAAAAAAAEW0/KHSX7GnsUrE/s400/Photo%2Bon%2B2012-01-22%2Bat%2B05.16%2B%25232.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5700445101412416834" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hayatımda göğsünde kocaman beyaz bir kalp olan bir kedi var.Yaramaz, ısırmayı, tırmalamayı seviyor. Onunla olmak için göze aldığım bir şey ellerimdeki ve ayaklarımdaki çizikler. Onu okşarken guruldayışını, oyunculuğunu seviyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Genelde sorunlar ödenen bedellerde ve yönetilemeyen ilişkilerde ortaya çıkıyor.''Eşimi seviyorum, ancak annesi hayatımı karartıyor.'' İstediğin nedir, annesinin  ölmesi mi? O zaman sevdiğin eşin üzülmeyecek mi?Hayatın onun ölümüyle mi düzelecek? Her şey buna mı bağlı? Yaşam dizaynı o sevilen eşle birlikte, annesini de kabul etmek ve ilişkiyi yönetmeye başlamak demek. Ya da diğer kararlar eşi bırakıp, hayata yalnız devam etmek ya da başka birini bulmak olabilir. Sorun şımarık çocuklar gibi çözüm aramayıp, şikayetle güzelim hayatımızı tüketmemiz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ne istediğimizi çok iyi anlayıp, kimsenin kişiliğinin bizim için değişmek zorunda olmadığını kabul edip, karar alıp, gerekli değişiklikleri yapmak. Güne güzel bir kahvaltıyla başlamak isteyip, hep işten dolayı bunu yapamadığımızdan hayıflanıyorsak, yarım saat erken kalkmak gibi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ya da herkes kahvaltı etmek zorunda değil, diyetisyenler iyi bir öğün olduğunu söyleseler de. Denize beş dakika bakmak iyi gelir kimisine, kimisine de spor yaparken o günü nasıl geçireceği hakkında düşünmek. Yaşamımızı kurgularken, çok dikkatli olmak zorundayız.Kendi yaşamımızı yaşayacağız biz, başkalarınınkini değil. Yaşam dizaynları televizyonlarda gösterildiği gibi olmak zorunda değil. Haftasonları kalabalık alışveriş merkezlerinde geçirilmek zorunda değil.Sevmediğimiz insanlarla kuşatılmak, sıkıcı sohbetlere katılmak, dizilerde gösterilen reklamları izlemek. Zorunlulukları kendimiz kabul ediyoruz. Yaşam dizaynımız hakkında düşünmediğimiz için; yerimize başkaları düşünüyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İşinden sürekli şikayet eden insanlara ayrılabileceklerini söylediğimde ilk söyledikleri ''faturalarımı ödemeliyim'' oluyor.''Çocuklarımın geleceğini düşünmeliyim.'' Düşünsen, mutlu olurdun demek geliyor içimden. Düşünsek, mutlu olacağımız bir hayat yaşamak için elimizden geleni yapardık. Bu çalışmamak, başıboş olmak, yarını hiç düşünmeden, nasılsa biri bize bakar diye har vurup harman savurmak değil. Koşulları, yeteneklerimizi, tüm fırsatları değerlendirmek. Bir parça kendimize, yaşam dizaynımıza zaman ayırmak.Hayatımız üzerine düşünsek, ne kaybederiz?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-8371174047874012919?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/8371174047874012919/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=8371174047874012919' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/8371174047874012919'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/8371174047874012919'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2012/01/yasam-dizayn.html' title='Yaşam Dizaynı'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-ufa-BYTRO8M/TxwMnhNNfUI/AAAAAAAAEW0/KHSX7GnsUrE/s72-c/Photo%2Bon%2B2012-01-22%2Bat%2B05.16%2B%25232.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-2956808438832098680</id><published>2012-01-19T01:01:00.001-08:00</published><updated>2012-01-19T01:21:26.782-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='isimiletisim'/><title type='text'>Dış görünüm ve ses başarınızı mı belirliyor?</title><content type='html'>&lt;iframe width="420" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/28_0gXLKLbk" frameborder="0" allowfullscreen=""&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu hafta Demir Leydi ile devam ediyorum. Bana mesaj gönderenler arasından şu ana kadar Thatcher'ı olumlu hatırlayan, politikasını destekleyen  bir kişi bile çıkmadı.Filmin başrol oyuncuları bile pek hoşlanmadıklarını, onu filmle birlikte başka bir bakış açıdan görebildiklerini söylüyorlar. Zaten uzmanlığım politika değil, iletişim. Ben de bu açıdan yaklaşıyorum.Thatcher liderlik kariyerinde ciddi bir değişim geçirdi; hem görünümü hem de hitabetiyle.Filmde de imaj danışmanlığı aldığına yer verilmiş.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Thatcher İngiltere'nin ilk kadın Başbakanı.Aynı zamanda o koltukta kalan en uzun kişi.Bunu kadın kimliğini örterek gerçekleştirdi. Yukarıdaki videoda konuşmasını, sesini nasıl değiştirdiğini çok açık görebilirsiniz.İngilizce bilip bilmemenizin hiç önemi yok, sesini dinleyin. ''Very'' diyişinde insan korkuyor.Aynı zamanda giyiminde tercih ettiği renklerin başında çivit mavisi geliyor, eril bir renk. İlk ropörtajlarında yaşadığı süre boyunca kadın Başbakan görebileceğine inanmayan Thatcher önce fikrini, sonra da sesini ve dış görünümünü değiştirmiş belli ki.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;NYU'daki bir hocam artık iş hayatında kadınların başarılı olmak için erkek gibi sert, didaktik tavırlı olmalarının gerekmediğini söylemişti.Günümüzde de imaj danışmanları çivit mavisi gibi renkleri önermiyorlar. Yine de sesiniz, hitabetiniz, dik ve güçlü duruşunuz, kıyafet seçiminiz kısaca nasıl göründüğünüze dikkat edin. İnsanların ilk gördükleri o.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bıraktığınız izlenim başarıyı garantilemez. Thatcher ard arda üç kere seçildiği Başbakanlık görevinin sonunda başarılı oldu mu? Hala tartışılıyor. Ancak Başbakan oldu mu? Evet. Eski haliyle kalsa olabilecek miydi? Cevabı size bırakıyorum.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-2956808438832098680?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/2956808438832098680/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=2956808438832098680' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/2956808438832098680'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/2956808438832098680'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2012/01/ds-gorunum-ve-ses-basarnz-m-belirliyor.html' title='Dış görünüm ve ses başarınızı mı belirliyor?'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/28_0gXLKLbk/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-4552553448558434296</id><published>2012-01-17T21:55:00.000-08:00</published><updated>2012-01-17T23:44:29.963-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='liderlik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sanat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='film'/><title type='text'>Demir Leydi</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;iframe width="560" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/yDiCFY2zsfc" frameborder="0" allowfullscreen=""&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Meryl Streep'in Margret Thatcher'i canlandırdığı Demir Leydi filmini izledim. Thatcher 1979-1990 yılları arasında İngiltere Başbakanlığı yapmış, işçi sınıfını ortadan kaldırmış, Reagan ve Gorbaçov'la birlikte döneminde dünyayı değiştiren liderlerden birisi olmuştu.Sertliği ve muhafazakarlığıyla tanınmıştı.Kimileri hala ölümünü dört gözle bekliyor, kimileri de erkek egemen bir politik hayata atılabilmesi, zirveye çıkabilmesi ve kararlarından taviz vermemesinden dolayı onu takdir ediyor. Filmde de ne kadar zor kararlar aldığına ve liderlik özelliklerine  vurgu yapılıyor.Ancak en çok yalnızlığı ve insancıl yanlarıyla gösterilmiş Thatcher. 85'lerinde ve demans hastası, kendisini hala Başbakan sanıyor, vefat etmiş eşiyle konuşuyor, geçmişin muhasebesini yapıyor.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Thatcher'in değişik bir konuşma stili var, Streep çok yetenekli, ekranda birebir yansıtıyor onu. Nefret edilen bir politikacının hayatını çalışmaya adamasını, savaşta vefat eden asker ailelerine tek tek kendi eliyle başsağlığı mektupları yazmasını, ailesiyle ilişkilerini gösteriyor film. İçindeki liderlik dersleri ilgimi çekti, demans görüntüleri anılarımı canlandırdı. Bir kadının erkekler dünyasında kendisine biçilmiş roller dışında varolabilmesi ''pes etme'' diye fısıldadı sanki tarihin ve dünyanın bir köşesinden bana. Sonumuz belli; hepimiz  öleceğiz. Yine de bu geçen sürede hayatın bir anlamı olmalı. ''A life must matter.''&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;''Sorun varsa, başa geç, sen çöz'' deniliyor filmde de. Ödeyeceğin bedelleri göze alarak.Filmin doğru mesajları var.Ancak  filmde Thatcher'ın silah kaçakçısı oğlunun sadece bir telefon konuşmasıyla yer alması, Reagan'la olan bağının da bir dansla geçiştirilmesi biraz şüphe doğurmuyor değil. Thatcher'ı Amerikalı bir aktristin canlandırması da eleştirilmiş ve tabi İngiltere'deki madenciler tarafından boykot edilmiş film.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İnsan politikaya neden atılır, bilemeyiz. Kendi iktidar hırsı yüzünden mi, insanlara hizmet etmek için mi? İçini bilemeyiz. Thatcher bir kesime çok büyük acılar verdi. Hala eleştiriliyor. Gücünü kaybetmiş İngiltere'yi diriltmek için bunları yapmak zorunda mıydı, başka çözümler olabilir miydi, bilmiyorum. Hiç bir şey yapmadan, şartları tam olarak bilmeden ''şunu yapmalıydı, böyle hatalı, beceriksiz'' diyip; kendi konfor alanından çıkmayan kibirlilerden hoşlanmadığımı biliyorum sadece.Hayatı harcamak bu olsa gerek.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-4552553448558434296?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/4552553448558434296/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=4552553448558434296' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/4552553448558434296'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/4552553448558434296'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2012/01/demir-leydi.html' title='Demir Leydi'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/yDiCFY2zsfc/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-6297169100465386776</id><published>2012-01-11T03:37:00.000-08:00</published><updated>2012-01-11T07:03:02.704-08:00</updated><title type='text'>İş Görüşmesinin Sonucunu mu Merak Ediyorsunuz? Söyleyeyim.</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-Ce0CYGy75xA/Tw2CAHEPmTI/AAAAAAAAEWE/0G0F39DUr7s/s1600/job-interview-tips.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 267px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-Ce0CYGy75xA/Tw2CAHEPmTI/AAAAAAAAEWE/0G0F39DUr7s/s400/job-interview-tips.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5696352042102004018" /&gt;&lt;/a&gt;İş takımlarınızı giydiniz, görüşmeye gittiniz, soruları dikkatle cevapladınız. Bir yandan da eğer işe girerseniz nasıl insanlarla birlikte olacağınızı anlamaya, kurum kültürünü tanımaya çalıştınız.Belki küçük ipuçları yol gösterdi size; güvenlik görevlisinden itibaren herkes güler yüzlüydü ya da her görüşme öncesi en az birer saat bekletildiniz. Stresle nasıl baş edildiğini ölçmek için insan kaynakları uzmanlarının bazen iyi polis-kötü polis taktiğini kullandıklarını duymuştunuz, ancak görüştüğünüz kişilerin  Amerikan polisiyelerinin fazla etkisinde kalıp kalmadıklarından mı şüphe duydunuz? Görüşme sizde merak, heyecan uyandırdı mı? Oraya bir daha gitmek istiyor musunuz? Bir işe ihtiyacınız var, ancak o iş sizin için en doğru iş mi? Peki ya onlar, onlar sizi beğendi mi? Teknik özellikleriniz uyduğu için görüşmeye çağrıldınız, son iki-üç adaydan birisiniz, ancak en iyisi misiniz?&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bazen iş görüşmeleri aylarca süren uzun bir zamana yayılabiliyor. Heyecanınızı yatıştırmak için size en sonunda olumlu mu olumsuz mu yanıt alacağınızla ilgili iki küçük ipucu vereyim. İki sihirli soru:&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;1- Siz kendinizi işe alır mıydınız?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;2- Görüştüğünüz kişileri işe alır mıydınız?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İki soruya da ''evet'' cevabını verdiyseniz, o iş olmuş demektir.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Her konuda başarılı olmak için istekli, hatta tutkulu, amaca ulaşmak için gereken çaba ve özveriyi göstermeye hazır, kendini geliştiren bir kişilik yapısı çok önemli. Sadece yetkinliklerinizi geliştirmekle kalmamalı, kendinizde sevmediğiniz özellikleri de, ''ben böyleyim'' diyerek tembelliğe sığınmayıp dönüştürmelisiniz. Önceki işlerinizde otoriteyle mi sorununuz oldu? İşe geç mi kalıyordunuz? Hevesle başlayıp sonra sıkılıyor muydunuz? Siz böyle biriyle çalışır mıydınız? Neler ilerlemenizi yavaşlatmış ya da engellemişse, artık size hizmet etmiyor demektir ve hayatınızdan çıkarılma vakti gelmiştir. Yeni alışkanlıklar 21 gün düzenli uygulamayla kazanılır. 21 kere vaktinde gitmeye, geç kalmamaya çalışın. 21 kere ağzınıza gelen, karşınızdakini kıracağını bildiğiniz sözü yutun, söylemeyin. Bir şey kaybetmezsiniz. 21 gün rejim yapın, gerisi gelir. Olmak istediğiniz kişi olun, kendinizden hoşnut olun, her iş sizin.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;''Benzer benzeri çeker''. Bu kadar net.Bizim kültürümüzde de bununla ilgili sözler vardır. ''Aklı pazara çıkarmışlar, herkes kendi aklını beğenmiş'' derler örneğin.İş görüşmesi yapanların kendilerine en çok benzeyen adayı seçtikleri bilinir. Hemşeri, aynı okuldan mezun ya da aynı spor takımını tutmaktan bahsetmiyorum, kendileriyle aynı frekansta olanları seçiyorlar. Stefano D'Anna'ya göre adayların bulunması için seçme yerleştirme firmalarıyla çalışılması şirketteki enerjiyi değiştirmek amacıyla başvurulan bir yöntem. Özellikle yenilenmek isteyen şirketlere yeni çalışanların katabileceği çok şey var. Ancak onlar da orada çalışanlar gibilerse, istenilen yenilik gerçekleşemeyebiliyor. Herkes benzeriyle memnun,  hissedarlar veya patron dışında.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Benzerlik meselesi en iyi adayları şirkete çekmek için kurumsal iletişim stratejisi olarak ta kullanılıyor. Amerika'da buna kısaca ''so me'' ''benim gibi'' deniliyor.İyi polis - kötü polis taktiklerini geride bıraktıkları gibi, bir de adaylara şeker ikram ediyorlar. Rahat hissedecekleri, kendilerine benzer insanlarla birlikte çalışacakları mesajını veriyorlar adaylara. Milyonlarca işsiz olmasına rağmen üstelik. Çünkü çok yetenekli adayları etkileyemezlerse rekabette geri kalacaklarının farkındalar.Şirketi çalışılmak istenilen firmalar arasına sokmak sadece kurumsal iletişimcilerin görevi değil, insan kaynakları uzmanları da eğitimden geçiyor. Asla karşıdakini rencide edici sorular sormadıkları gibi, nazik davranıyor, iş görüşmesine geldikleri için adaylara teşekkür ediyorlar. Şirket hakkında bırakılan izlenim çok önemli. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İş görüşmesi süreci profesyonel olarak yürütüldü ya da yürütülmedi diyelim. Yine de sizde oluşturduğu bir izlenim oldu. İşte cevabı merak ediyorsanız, intibanız üzerinde biraz durun. Görüştüğünüz kişilerden hoşlandınız ya da hoşlanmadınız.Ortak noktalar yakaladınız ya da yakalamadınız. Onları işe alırdınız ya da almazdınız. Cevabınız onlarınkinden çok farklı değil.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-6297169100465386776?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/6297169100465386776/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=6297169100465386776' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/6297169100465386776'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/6297169100465386776'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2012/01/is-gorusmesinin-sonucunu-mu-merak.html' title='İş Görüşmesinin Sonucunu mu Merak Ediyorsunuz? Söyleyeyim.'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-Ce0CYGy75xA/Tw2CAHEPmTI/AAAAAAAAEWE/0G0F39DUr7s/s72-c/job-interview-tips.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-2908342309711100967</id><published>2012-01-07T01:34:00.000-08:00</published><updated>2012-01-13T05:37:35.425-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yasam'/><title type='text'>Zamanla</title><content type='html'>Babamı 84 yaşındayken kaybettim.Uzun ve güzel yaşadığı tesellileriyle, Allah'ın hep böyle sıralı ölüm vermesi dilekleriyle geçen günleri, yalnız kaldığınız ve inancınızın sınandığı geceler takip ediyordu. Eğer dindar biriyseniz, bu günleri sağlıcakla geçirmeniz daha kolay.Herşey Allah'ın takdiri, öte alem buradan daha güzel, bir gün bizler de oraya gideceğiz ve sevdiklerimizle buluşacağız, birer ruh olarak.Eğer dindar değilseniz, yaşamınızı akılcı bir yaklaşımla geçirdiyseniz, kendinizi kitapların ve Internet'in başında bulabilir, filozofların ölümü nasıl ele aldıklarını araştırabilirsiniz. Ya da kanal mesajlarını okumak, medyumlar aracılığıyla öte alemle iletişime geçmek, inanç ve inançsızlık arasındaki gelgitlerde uyuya kalmak ve rüyalardan medet ummak. Herşeyi olumsuzlamak? En zoru buydu.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;''Gerçek bir usta tam bir olumsuzlamadır'' der Metin Bobaroğlu. Yasımı yadsıdığım ve kendimi deli gibi çalışmaya verdiğim ancak olmadık yerde öfkelendiğim ya da Kemal Sunal filmlerinde ağlamaya başladığım günler geride kalıp, daha akl-ı selim hale geldiğimde Anadolu Aydınlanma Vakfı seminerlerine başladım. Metin Bey bahsediyordu olumsuzlamadan. ''Ben şu değilim, bu değilim'' demek, tüm kimliklerden arınmak.'' Ben şehirli değilim, iş kadını değilim diye tek tek hepsinden sıyrılıyorsunuz. En zoru da adınızı bırakmakmış. Bir deneyin isterseniz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Metin Bey'e göre çektiğiniz tüm acılar nimet. ''Dert arardım derdime, derdim bana derman imiş''  sözünü de bu seminerlerde öğrendim. Allah'ın size lütfuymuş dertler, sizden yüzünü çevirmemesi, umudunu kesmemesi. Derdi tasayı seçer miydim ben, bilmiyorum. Hayat 30'umdan sonra değişik bir rotaya girdi ve bana A şıkkı- herşeyin şimdi olduğu gibi devam etmesini mi istersin, B şıkkı- neye bağlandıysan elinden alınsın mı istersin diye sormadı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Şanslı bir hayat yaşadım, tutkulu ve hayal peresttim.  Fazla hassas ve duygusaldım ancak olumlu düşünmekten olsa gerek, kötülüklerden hep sıyrıldım. Hayallerim gerçekleşti. Sonra herşey tepetaklak oldu.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Babam Alzheimer'a yakalandı. Daha önce ailemde ya da çevremde görmemiştim, hastalığın gelişimi uzun zaman alıyor, bizim anlamamız daha da uzun sürdü. Aklın baştan gittiğini kabul edemiyorsunuz, gittikçe çocuklaştığını.Bu dönemde tüm sorumluluğu annem aldı.Ben işe gidiyor, duygusal olarak güçlü kalmaya çalışıyor, günlük sorunları çözüyor, oyalanıyordum. Babam sokağa çıkıyor, kayboluyor, dolandırılıyor, gözleri gittikçe daha bulanıklaşıyor, annemse sürekli zayıflıyordu. Annemi babamdan daha önce kaybettim.Birdenbire, beklemediğim bir günde.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Çok zor oldu.Üzüldüm ama suçluluk duygusu daha ağırdı.Bir şekilde babamın durumunu daha çabuk kabul edebilsem, kalıcı çözümler bulabilsem ve anneme bu kadar yıkılınmamış olsa her şeyin farklı olabileceğini düşünmüştüm. Iş devam ediyordu, iletişimciydim, dolayısıyla çok sosyal bir işti, insanlarla içiçe, türlü organizasyonlar, hep istediğim gibi.Ama ben keyif almıyordum artık, bir yanda babam, hastabakıcıların dertleri, diğer yanda rekabet, eleştiriler, görünürde güzel ve başarılı bir konum ve benim suçluluk duygularım.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Babam bu kadar zayıfladığı bir dönemde yine de varlığıyla güç veriyordu bana. Susarak anlaşıyorduk. Sevgisini daha önce hiç o zamanki kadar göstermemişti.Dört yıl sürdü Alzheimer'ı. Sonra onu da kaybettim. Bir süre sonra işsizdim de. Hayatım sakinleşmiş, hareket azalmış. Dolabım bir sürü ceket ve takımla dolu, bir daha giyersiniz giymezsiniz belli değil. Kurumsal yapının dışında, ailenin dışında...Hayatın bana sunduğu B şıkkı oldu.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Okudum, yazdım, bir yıllığına başka bir işe girdim, sonra Amerika'ya gittim, uzun zamandan sonra ilk kez orada eğlendim, gençlerle oldum, metroya bindim, sabah elde kahve ve kuruvasan okula yetişmek için koşturdum, Macy's te saatler geçirdim, Landmark Forum'a katıldım, sınıfta Ingilizce sunumlar yaptım, Brezilyalı, Koreli, Ispanyol, Japon her milletten arkadaşım oldu. Herkes beni olduğumdan 10 yaş daha genç sanıyordu. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sonra döndüm, zaten giderken de niyetim buydu. Burada yükselmiştim, niye herşeye sıfırdan başlamalıydım. Ingilizce düzelmiş, yöneticilik dersleri alınmış, hatta kilo bile verilmişti. Herkeste gözlemlediğim ilk hayal kırıklığı birini bulamamış olmamdı.Anlıyordum arkadaşları, komşuları, akrabaları, yalnız olmamamı istiyorlardı. Orada birini bulacak, evlenecek, Amerikan rüyasında sonsuza kadar mutlu yaşayacaktım. B şıkkı bunu içermiyormuş demek, aşık olmadım kimseye. Şehirdi beni büyüleyen, New York'tu.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Döndüm, değişmişim. Burada herkesin yüzü asık geldi. Bir korku, bir telaş. Olumsuz senaryolar. Iş görüşmelerinde saatlerce bekletilmeler, ülke gündeminin hızına ulaşmak zaten imkansız. Pek çok insanla görüştüm, görüştükçe enerjimi daha çok kaybetmeye başladım, kilo aldım. Sürekli, sürekli iş konusunun ne olduğunu açıklamam gerekti. Iş buldun mu? Hayır. Koca buldun mu? Hayır. Kedi buldun mu? Evet, istediğim an geldi muzır.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Dücane Cündioğlu'nun videolarını çok izledim bu dönemde. Akıllı adamlara bayılıyorum. ''Kadınlar reçel yapmalı'' dedi diye hayatımda ilk kez ayva reçeli yaptım, tarçınlı.Kendimden beklemeyeceğim kadar güzel oldu. Ünsal Oskay, başka bir akıllı adam, gerçek bir adam ''pilav yapmasını bilmeyen kızla evlenmeyin'' derdi; sayesinde pilav yapmasını da öğrendim. Kadınların kadın gibi olmasını istiyorlardı bu insanın, toplumun ruhunu kavramış adamlar.Ben de evde zaman geçirmeyi seviyordum.Işten ayrılmış, çocuklarını büyüten arkadaşlarımı izledim, mutlu görünüyorlardı. Gerçek miydi? Kocaları beş dakika tahammül edemeyeceğim tiplerdi, kızlarsa harika. Bu arada iş kadını olmaktan daha zor anne olmak, daha büyük bir sorumluluk ve daha çok emek istiyor, beceri gerektiriyor. Oysa iş kadınları içten içe küçümserler ev kadınlarını, kendilerini daha üstün görürler. Annem ''aman kızım çalış'' diye büyütmüştü beni, babamsa ''kızım başbakan olacak'' derdi.Benden bir kere su istemedi, ama tek çocuk olmanın da şansıyla biri meyva getirirdi bana, diğeri çay. Ne güzel günlerdi :)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Özetle benim pilav ve reçel yapmayı öğrenmem de 30'umdan sonrasına rastlar.Kedimle sakin bir dönem geçiriyorum. Mezarlığa gitmedim, NY'tan geldiğimden beri. Işe de girmedim. Bir hocam mail atmış, ''size öğrettiklerimi işyerinizde kullandınız mı?" diye soruyor. Kitap yazıyormuş, örneklere yer vermek istiyormuş. Türkiye'den bir marka fena olmazdı kitabında, lakin cevap yazamadım.Maili hiç almamış gibi yapmak ayıp, ama kedimle ben mutluyuz diyemiyorum ki.Yalnız New York'un farkı burada. Mezuniyetten sonra da takip ediyorlar.Bir nevi hatırlatma oldu bana, ''öğrendiklerini kullanma zamanı'' der gibi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Artık eskisi gibi hayal kurmuyorum. Felsefe seminerlerinde uykuya dalmıyorum. Insanları daha çabuk tanıyabiliyorum.Tepki vermiyorum, ilişkilerimi belli bir seviyede tutuyorum, ancak hayatıma aldıklarım güzel insanlar. Tüm apartman yönetici olmamı istiyor ve sorunları benim çözmemi bekliyor. Çözüyorum da... Pastanede çalışan çocuk ''abla sen ülkeyi yönetmelisin'' diyor.Gülümsüyorum, ama hiçbir kimliği almıyorum üzerime. Kedili ev kızı, başarılı iş kadını, fedakar anne...A şıkkı - seç beğen al, B şıkkı - sen hiçbirisin. Ve evet dertler insana en büyük nimet, anlamak zaman alıyor yalnız. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-2908342309711100967?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/2908342309711100967/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=2908342309711100967' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/2908342309711100967'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/2908342309711100967'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2012/01/zamanla.html' title='Zamanla'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-4431094260664867936</id><published>2012-01-06T00:23:00.000-08:00</published><updated>2012-01-19T01:25:27.219-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yasam'/><title type='text'>Çalışma</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.authorsden.com/ArticlesImage/21092.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 380px; height: 265px;" src="http://www.authorsden.com/ArticlesImage/21092.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div&gt;Byron Katie'nin youtube daki kayıtlarını izledim dün gece. Çalışma ismini verdiği dört sorudan oluşan bir sistem geliştirmiş Byron Katie. Uygulaması kolay, her durum için geçerli, yüzde yüz sonuç veriyor. Gerçek bir zeka ürünü. Şu soruyla başlıyorsunuz:&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;1-&lt;b&gt;Bu gerçekten doğru mu?&lt;/b&gt;&lt;div&gt;Örneğin sevgilim bana değer vermiyor. Son zamanlarda iyice emin olmaya başladım. Bir benim yaptıklarıma bak, bir de onun.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;2-Bunun doğru olduğunu hakikaten bilebilir miyim? &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;Onun düşüncelerini okuyabilir miyim? Yargımı kanıtlayacak onlarca olay geliyor gözümün önüne, ancak acaba ben onları seçip ayıkladığım için başka şeyleri göremiyor olabilir miyim? Yok canım ben hep haklıyımdır.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;3-Bunu düşündüğüm zaman nasıl bir reaksiyon gösteriyorum?&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Üzüntü, kırgınlık, öfke.Ona çok kızıyorum ama bırakıp gidemiyorum.Ona delicesine bağlıyım, bağımlılık gibi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;4-Bu düşünce olmazsa ben kim olurdum?&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hafiflemiş, daha mutlu biri.Gerçi bilemiyorum, uzun zamandır benim bir parçam sanki. Taahhül bile edemiyorum. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ben hikayemle, hikayelerimle varım.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Işte işin özeti. Hikayeler uyduruyoruz. Onlara bağlanıyoruz. Bir parçamız oluyorlar. Nereye gidersek gidelim, kime bakarsak bakalım gerçeği filtreliyor ve bize öyle ulaştırıyor.Her yeri o bildiğimiz, tanıdık oda haline getirdiği için rahat hissettiriyor belki de. Diğer türlü herşeye yepyeni gözlerle bakmak,  yeni deneyimler edinmek, güvenceden uzak, sürekli bir keşif ve macera duygusuyla yaşamak.Kulağa hiç te fena gelmiyor aslında.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu yüzden yaşam cesurların işi. Diğerleri hikayeleriyle mutlular. Ne kadar 'mutsuzum, sevgilim bana değer vermiyor' deseler de aslında istedikleri bu. Ahmet, olur Mehmet olur, fark etmez. Yazdıkları hikaye bu aslında. Şimdi altyazısını geçelim, gerçeklere gelelim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;'' Ben sevgilime değer vermiyorum. Mutlu olup olmamasının en ufak bir önemi yok benim için. Benimle ilgilensin, hayatındaki herşeyin önünde ben olayım, gerekirse hepsinden vazgeçsin eğer ben istersem.Ben ben ben ben...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ben asıl kendime değer vermiyorum. O yüzden hissettiğim bu boşluk.O doldurmalı bunu.Sevgi? Bilmiyorum, istediklerimi karşıladığı sürece var hayatımda.O zaman sevgi mi bu?Ben sevgiye laik miyim?Değerli değilim ki.''&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Tüm sorunlar için geçerli bu. Önce yazın sizi sinir eden kişinin tüm özelliklerini. Sonra sorun ''bu gerçekten doğru mu'' diye.Sonra tersine çevirin ve iç dünyanıza yolculuk yapın. Sadece siz ve siz varsınız. Sadece kendinizi görüyorsunuz. O size sizin bastırdığınız herşeyi yansıtıyor.O yüzden bu kadar öfkelendiriyor sizi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ancak üstünü örtmek te nereye kadar? Yok saymak, farkına varmamakta direnmek. Bir yerde, bir zaman ortaya çıkacak, hayatımızı karartacak. Kaçış yok, şimdi çalışma zamanı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;O yüzden hep aklımızda olsun. "Bu doğru mu? Bu gerçekten doğru mu?'' Hikayelerimizin esiri olmamak için.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://bbalintilar.blogspot.com/2008/08/ik-menderes-byron-katie.html"&gt;http://bbalintilar.blogspot.com/2008/08/ik-menderes-byron-katie.html&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.thework.com/index.php"&gt;The Work&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.youtube.com/results?search_query=byron+kaie&amp;amp;oq=byron+kaie&amp;amp;aq=f&amp;amp;aqi=&amp;amp;aql=&amp;amp;gs_sm=s&amp;amp;gs_upl=68l950l0l2324l9l4l0l0l0l0l249l921l2-4l4l0"&gt;Byron Katie- Youtube&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://kitap.antoloji.com/varolani-sevmek-kitabi/"&gt;Varolanı Sevmek kitabı&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-4431094260664867936?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/4431094260664867936/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=4431094260664867936' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/4431094260664867936'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/4431094260664867936'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2012/01/calsma.html' title='Çalışma'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-2342158437793631395</id><published>2011-12-28T03:40:00.000-08:00</published><updated>2011-12-28T08:43:34.767-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yasam'/><title type='text'>2011'in En Güzel Hediyeleri</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-6VPH7i9meuQ/TvsG1npE2DI/AAAAAAAAEVI/6GWdw7SW6C4/s400/207012_10150155350817972_523187971_6724645_4980442_n.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5691150072356853810" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Bu yılın benim için en güzel yanı &lt;b&gt;New York&lt;/b&gt;'ta olmaktı.Daha önce yurtdışına çok çıktım ancak hep güvenli ellerdeydim. Ya tatil için arkadaşlarla gitmiştim ya da iş seyahetlerinde, rezervasyonu yapılmış otellerde, havaalanlarında karşılanıp, bir kaç gün geçirmiştim. Ama yaşamak, soğuğunu, rüzgarını tanımak, yeni bir çevre edinmek bambaşka.Batısıyla, doğusuyla, Manhattan'ıyla New York hayatımın en büyük hediyelerinden birisiydi.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-szd414smTqE/TvsG7uYd1CI/AAAAAAAAEVU/HcTh0qSFpwg/s1600/221864_10150155341462972_523187971_6724567_7684603_n.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-szd414smTqE/TvsG7uYd1CI/AAAAAAAAEVU/HcTh0qSFpwg/s400/221864_10150155341462972_523187971_6724567_7684603_n.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5691150177245451298" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;New York'ta her şey güllük gülüstanlık değildi. Daha ucuz olmasından dolayı şehir merkezine bir saatlik mesafede Bayside'da oturdum ve özellikle geceleri ve kışın eve dönüşte ciddi zorluk çektim. Fotoğraf bir kış günü odamdan çekildi. Manhattan'ın gürültüsü ve endüstriyel görünümünden her gün uzaklaşıp, o hep beğendiğim bir-iki katlı evlerle sahil kasabası görünümünde olan Bayside'da kalmak güzel oldu aslında. Yine de yarım saat arayla hızlı tren olmasına rağmen derslerin yoğunlaştığı zamanlarda Bayside-Manhattan arası mekik dokumak zorluydu. Sabah çıkıyordum, okula gidiyor ve ders aralarında tüm gün şehirde oyalanmak zorunda kalıyordum. Sabrımın iyice azaldığı bir dönemde 2011'in bana güzel bir hediyesi olan &lt;b&gt;Gül &lt;/b&gt;evinin anahtarını verdi. ''Uyursun, tuvalete girersin, zorluk çekme, istediğin zaman gel, git'' dedi. New York'ta tanıştık Gül'le. Dertleştik, kafa kafaya verdik, güzel kahvaltılar ettik. Evi; önünde bekçilerin beklediği, uzun gökdelenlerin birinde, Empire States manzaralı, hani şu Amerikan dizilerinde sık sık gördüğümüz türde. Apartman koridorları halı kaplı ve asansörde kimsenin birbirinin yüzüne bakmadığı binalarda. Akşam eğlencelerinden dönüşte sık sık onda kaldım. Seyahate gittiğinde, bir kaç haftalığına ona taşındım. Amerika'da insanlar bu kadar kolay samimi olmuyorlar, hele evlerini birbirlerine asla açmıyorlar. Benim için nasıl büyük bir iyilikti anlatamam. Bu arada kapı görevlilerinin de hakkımızda konuştuklarından emindik. Kesin bizi sevgili sanıyorlardı. Gül'ün desteği de dostluğu unutulmaz. Güzel bir insanla yolumun çakıştığı için mutluyum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;2011'de soluğumu kesen iki etkinliğe katıldım. Birisi Radio City Hall'daki &lt;b&gt;Yanni &lt;/b&gt;konseriydi. Ilk iki şarkısında ağlayacak gibi hissettim. Diğeri çok sevdiğim bir caz klubu olan Smalls'daki &lt;b&gt;Johnny Oneil&lt;/b&gt; konseriydi. Efsane arkadaşlarını da davet etmiş &lt;b&gt;Smalls&lt;/b&gt;'a. Pazar akşamı olmasına, ertesi gün okula gitmem gerekmesine ve eve geri dönüşün zorlu olmasına rağmen bir türlü kalkamamıştım. Gece birden sonra öyle bir ortam olmuştu ki, sanki mistik bir olayın parçası olmuştum. En önde oturmuştuk Italyan bir arkadaşla, o oranın sahibini de tanıyordu, dolayısıyla yakın ilgi kapsamındaydık. Caz konusunda bilgim ve uzmanlığım yok, ancak sanırım o gece ülkenin en önde gelenleri, ustaya saygı babında oradaydı ve hepsi teker teker sahne aldı.Müthiş bir geceydi. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-hL1G9RAynk0/TvsGLlu9SkI/AAAAAAAAEUk/iY0PvbQzloE/s1600/Photo%2Bon%2B2011-12-28%2Bat%2B03.38%2B%25232.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-hL1G9RAynk0/TvsGLlu9SkI/AAAAAAAAEUk/iY0PvbQzloE/s400/Photo%2Bon%2B2011-12-28%2Bat%2B03.38%2B%25232.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5691149350290147906" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;2011'de hayatıma bir de &lt;b&gt;Tarçın&lt;/b&gt; girdi. Çok yaramaz, çok tatlı, parkelerimle aynı renkte. Sabah yılbaşı ağacımda az süs olduğu dikkatimi çekti. 'Biraz alayım, çok zayıf kalmış' diyordum, baktım kanepenin altından parıltılar geliyor. 10'un üzerinde top, süs kanepenin altındaymış meğer. Ara ara ağaca tırmanmaya çalışıyor, ancak devirmediği için oynamasına izin veriyordum. Şimdi evin her yerinden ağacın süsleri çıkıyor. Ayaklarımla oynamadığı zamanlar, en büyük eğlencesi onlar.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Tarçın olur da, &lt;b&gt;mandalina kolonyası &lt;/b&gt;olmaz mı? Kedili evlere çok güzel bir hediye, tavsiye ederim.Baktınız çok üstünüze geldi, ya da yemek yerken masaya fırladı; açıyorsunuz kolonyayı, evin en uç köşesine kaçıyor. Evin Bodrum mandalinaları gibi kokması da cabası.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu yıl enler listeme bunlar girdi. 2012'nin sürprizlerle, güzelliklerle, bol hediyelerle dolu olmasını diliyorum. Hepimiz için.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-2342158437793631395?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/2342158437793631395/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=2342158437793631395' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/2342158437793631395'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/2342158437793631395'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2011/12/2011in-en-hediyeleri.html' title='2011&apos;in En Güzel Hediyeleri'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-6VPH7i9meuQ/TvsG1npE2DI/AAAAAAAAEVI/6GWdw7SW6C4/s72-c/207012_10150155350817972_523187971_6724645_4980442_n.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-8806864576801244335</id><published>2011-12-26T02:38:00.000-08:00</published><updated>2011-12-27T00:36:12.239-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='isimiletisim'/><title type='text'>İyi Bir Kariyer İçin Online İtibar</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Büyük şirketler ve markalar online itibarlarını yönetmeye önem veriyor. Internet siteleri, sosyal medya sayfaları, blogları, seo çalışmaları vb. aracılığıyla. Bizde dijital pazarlama müdürleri görev almaya başladı; dünyada işi sadece bloggerlarla iletişim kurmak olanlar, içerik sağlayıcılar, online itibar yöneticileri şirketlerde yerlerini aldılar.&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Kurumsal kimliğin dijital mecralarda doğru yansıtılması o kadar önemli ki; çalışanlara da sık sık kurumun birer temsilcileri oldukları ve sosyal medyada yanlış bir izlenim bırakmamaları gerektiği hatırlatılıyor. Yine de zaman zaman inanılmaz gaflar milyon dolarlık reklam ve PR kampanyalarını atlayarak şirketin kültürünü gözler önüne serebiliyor. Müşterilerle dalga geçen videolar, "tüketiciler bizi anlayamıyor; bir de üstüne özür mü dileyeceğiz?'' konulu açıklamalar, twitter'da küfreden Genel Müdürler kriz başlatabilir nitelikte. Günümüzde iletişimin Internet sayesinde ulaştığı hız ve erişim gücünü kimse inkar etmese de, bu işin kolay kolay yönetilemediği de ortada.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Peki siz? Siz online itibarınızı yönetiyor musunuz? Bir forumda hakkınızda yazılan bir yorum Internet'te ömür boyu kalabilir. Bir zamanlar sizi gülümseten çılgın fotoğraflar çok istediğiniz bir işi kaybetmenize neden olabilir. Özetle günümüzde sadece kurumlar, markalar ya da ünlü kişiler değil, iyi bir kariyer yapmak isteyen herkes dijital mecralarda nasıl yer aldığını sadece takip etmekle kalmamalı, online itibarını yönetmeli de. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Neler yapabilirsiniz? &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;- İşe arama motorlarında&lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt; isminizi arayarak&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt; başlayabilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Sadece google değil, aramayı geniş bir platformda gerçekleştirmek gerekir. Ancak bu işe bütçe ayırmadığınız, spesifik araçlar kullanmadığınız göz önünde bulundurulursa önde gelen platformlarla ilerleyebilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;- Eğer hakkınızdaki &lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;negatif haberler &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;pozitiflerden daha fazlaysa veya Internet'te bir karalama kampanyasının kurbanıysanız; profesyonel bir hizmete ihtiyacınız olabilir.Tek tek hepsinin kaldırılması için webmasterlarla görüşülmesi gerekebilir. Sosyal ağlarda veya youtube, flickr, picasa vb video ve fotoğraf paylaşımlarının olduğu ortamlarda &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;suistimalleri rapor ederek, içerikleri kaldırtabilirsiniz. Aramalarda ilk sıralarda çıkan ancak sizi yansıtmas&lt;/span&gt;ını istemediğiniz yorumların, fotoğrafların silinmesi önemli.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;- Sosyal mecrada&lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt; nasıl bir izlenim &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;oluşturmuşsunuz? Tarafsız bir gözle kendinizi değerlendirin. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Neler &lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;paylaşıyorsunuz&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Kullandığınız &lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;dil&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;? Kurumsal olmasını kimse beklemiyor, ancak küfür ya da imla hatalarıyla dolu olmamalı.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Facebook'ta farkına varmadan verdiğiniz bir izin sonucu,  sizin isminizden sürekli &lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;reklamlar&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt; mı gönderiliyor?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Twitter'daki &lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;özel paylaşımlarınız&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;; linkedin'de iş çevrenize de ulaşıyor mu?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sürekli &lt;b&gt;Foursquere&lt;/b&gt; uygulamasını kullanarak; gittiğiniz her yerin sosyal ağlarda yayınlanmasıyla takipçilerinizi bıktırıyor musunuz?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Unuttuğunuz hesaplarınız&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt; var mı? Örneğin twitter'da 10 takipçiyle kalmış olabilir misiniz? &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Dijital ortamda &lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;hiç mi yoksunuz&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;? Uzmanlık alanınızla ilgili aramalarda çıkmıyor; iletişim bilgilerinize ulaşılamıyor mu?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Mevcut durumunuzu&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt; net olarak belirledikten sonra hedefleriniz üzerinde düşünmeden ilerlememenizi önerebilirim. Belki bu konuda daha önce düşündünüz, çok büyük bir hayaliniz var ve neler yapmanız gerektiğini biliyorsunuz. Ancak eğer net değilseniz; odaklanmanız, hedeflerinizi belirlemeniz ve bundan sonraki adımlarınızı sizi o hedefe ulaştıracak şekilde atmanız gerekiyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;- Kariyer &lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;hedefiniz &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;nedir?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Bu hedefe ulaşmak icin hayatınızdan neleri çıkarmalı, hangi becerileri kazanmalısınız? &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Hedefinize ulaşmış rol modelleri kimler? Onlar dijital ortamda nasıl yer alıyor? (&lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Benchmarking&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Dijital ortamda &lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;nasıl algılanmak&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt; istiyorsunuz? &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Gerçeğinden çok farklı olmanızı önermem. Iletişimin başarısı gerçekleri çarpıtmasında değil, hedefe kendini en doğru şekilde ifade ederek ulaştırmasında yatar. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;- Bunları belirledikten sonra &lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;eylem planınızı &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;oluşturabilirsiniz. Hedefinize ulaşmak için dijital ortamda &lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;neler yapmalısınız&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Örneğin tüm profil&lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt; fotoğraflarınızı&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt; yeni çektirdiğiniz, sizi harika gösteren fotoğraflarla değiştirebilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Eğer yoksa kariyer bağlantıları için &lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Linkedin&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;'de bir sayfa oluşturabilirsiniz.Networking açısından da önemli.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Mesleğinizle ilgili önde gelen &lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;ağlara &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;kayıt olabilir; bilgi ve görüşlerinizi paylaşabilirsiniz. Ancak paylaşımlarınızın değer yaratmas&lt;/span&gt;ına dikkat edin.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;E-mailinizin olduğu gmail, yahoo, hotmail vb. ile kariyer sitelerindeki &lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;profillerinizi&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt; güncelleyin.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Blogunuz varsa görünümünü ve içeriğini gözden geçirebilirsiniz. Sadece mesleğinizle ilgili değil, &lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;hobilerinizle&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt; de Internet'te yer almanızda bir sakınca yok bana göre. Artık günümüzde yöneticilerin de meslekleri dışında ilgi alanlarının olması artı bir değer olarak görülüyor. Tabi  hobinizle ilgili &lt;/span&gt;tüm forumlara giriyor, zamanınızı tamamen buna harcıyorsanız işverenleri şüphelendirebilirsiniz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kullanmayacak olsanız bile kendi isminizin Internet adresini  satın alabilirsiniz. Böylece bu adresten yayın yetkisi sadece sizde olabilir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Hakkınızda yanlış izlenim veren herşeyi kaldırmanızı hatırlatmama gerek var mı?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Laubali değil ancak &lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;yakın ve samimi&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt; olabilirsiniz. Sizi başarılı göstereceği için Internet'teki paylaşımınızın sadece ödül aldığınız fotoğraflar ya da mesleki makalelerle sınırlı kalması güvenli ancak ıssız bir yol olabilir. Takipçi sayısının en az olduğu sitelere bakın.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Ulaşılabilir&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt; olup, en azından mail adresinizi paylaşabilirsiniz. Size gelen mailleri cevapsız bırakmamanız kaydıyla.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Ara ara isminizi aramayı, hakkınızda yayınlananları &lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;takip etmeyi&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt; unutmayın.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;Bu konuyla ilgili bir sunum yapmıştım;  paylaşmak istedim. Faydalı olmasını umarım.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Arzu Pınar Demirel&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Linkler:&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.halklailiskiler.com/sosyal-platformlarda-itibarimizi-nasil-koruyacagiz-serdar-kuzuloglu-cevapliyor.html"&gt;Serdar Kuzuloğlu'yla yapılmış ropörtaj&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=rkEQl0GifC4"&gt;Online Reputation Management with Google Dashboard&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://jobmob.co.il/blog/online-reputation-management-resources-tips/"&gt;Online reputation management resources-tips&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.reputation.com/reputationwatch/articles/top-five-online-reputation-management-tips"&gt;Top 5 online reputation management tips&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-8806864576801244335?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/8806864576801244335/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=8806864576801244335' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/8806864576801244335'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/8806864576801244335'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2011/12/iyi-bir-kariyer-icin-online-itibar.html' title='İyi Bir Kariyer İçin Online İtibar'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-1414132636952305559</id><published>2011-12-09T04:18:00.000-08:00</published><updated>2011-12-09T04:38:28.613-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yasam'/><title type='text'>Perşembe Pazarı</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_cDZXvWE3vMs/TG1imqF7poI/AAAAAAAABEo/GsdB_MbfAm0/s1600/Resim+359.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 1280px; CURSOR: hand; HEIGHT: 565px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_cDZXvWE3vMs/TG1imqF7poI/AAAAAAAABEo/GsdB_MbfAm0/s1600/Resim+359.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;İstanbul'da Erenköy civarında, Minibüs Caddesi yakınında her perşembe pazar kuruluyor. Balığından sebze meyvasına; havludan eşofmanına herşeyi bulabiliyorsunuz. Fiyatları marketlere göre daha hesaplı, sebze meyveler de taze görünüyor. Satışçıların yaratıcılıkları da cabası.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Pazarlamacıların arada bir fırsat yaratıp, ofislerinden çıkarak pazarları dolaşmaları gerek. Trendler, tüketici eğilimleri, satın alma alışkanlıkları açısından araştırma sonuçlarından bile daha çok şeyi önünüze getiriyor pazarlar. Ucuz bir malı kapmak için sizi ezip, üzerinizden geçmeye hazır bir ev hanımının hışmına uğrayabilir, herkese başka fiyat söyleyen pazarcı tarafından kazıklanabilirsiniz; ancak bu riski almaya değer. Hem başka nerede çift sap orkideleri 25 TL'ye bulabilir, domatesin fiyatının her hafta zamlandığını bilebilir, kadınların yurtdışında çok yaygın blueberry'ye olan meraklarını gözlemleyebilir ve değişik pazar diyaloglarına kulak kabartabilirsiniz.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Pazarcı :'' Gel gel.Harca kocanın paralarını. O seni annenden, babandan ayırdı. Sen harcamazsan, kadınlar yer. Şırfıntılar yemesin kocanın paralarını. Sen harca.''&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bu şu sıralar gündemde olan replik. En hoşuma gidenler arasında ithal organik elmacılar var.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;- '' Bu elma nereden? İthal yazıyor.''&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;- '' Abla onun cinsi ithal.''&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Gözünüzü dört açarak, fiyatları karşılaştırarak, giysileri almadan defolu mu diye kontrol ederek; hesaplı ve bol esprili alışveriş yapabilirsiniz &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Fotoğraf :&lt;a href="http://mutfakultesi.blogspot.com/"&gt;http://mutfakultesi.blogspot.com/&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-1414132636952305559?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/1414132636952305559/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=1414132636952305559' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/1414132636952305559'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/1414132636952305559'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2011/12/persembe-pazar.html' title='Perşembe Pazarı'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_cDZXvWE3vMs/TG1imqF7poI/AAAAAAAABEo/GsdB_MbfAm0/s72-c/Resim+359.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-925318248896240411</id><published>2011-11-12T03:17:00.000-08:00</published><updated>2011-11-12T03:55:30.764-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yasam'/><title type='text'>Öğrenmek Hayat Kurtarır</title><content type='html'>Kedim Tarçın'ı veterinere götürdüm geçende. Sıramızı beklerken; Tarçın'la aynı renkte, Pudra isimli bir kedinin endişeli ve üzgün sahipleriyle de konuştum. Pudra dördüncü kere dördüncü kattan düşmüş, ancak kırık çıkık yokmuş şansına. Kızıyorlardı Pudra'ya, ''ah Pudra hiç öğrenmedin ya, nasıl düştün yine?''.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Balkondan düşmüş. Sahipleri çok üzgündüler. ''Madem düşüyor neden balkon kapısını, pencereleri açık tutuyorsunuz'' demedim.Kediden öğrenmesini bekliyoruz, ama biz düşünmüyoruz. Neyi farklı yaparsak aynı şeyler tekrar tekrar başımıza gelmez diye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ülkemiz deprem bölgesinde ve kumdan yapılan binalardan dolayı ciddi kayıplar verdik 1999'da. Aradan yıllar geçti, yine büyük bir deprem oldu, yine büyük acı. Yardım geldi, istemedik, performansımızı görelim dedik, sonra baktık ihtiyacımız var kabul ettik.Aynı yerde bir daha deprem olmayacağını söyleyerek, az hasarlı binalara girilebileceği yönünde açıklama yaptı yetkililer, 5.6 şiddetinde deprem oldu.Tuzla buz olan otellerde deprem için yardıma gelen Japon doktor ve basın şehitleriyle birlikte 20'nin üzerinde kişiyi daha kaybettik. Mekanları cennet olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnatla öğrenmemeye ve hatalarımızı tekrar etmeye devam ediyoruz. Hadi kediler 7 canlı, sahiplerinin hatalarında bile hayatta kalabiliyorlar; ancak insanlar öyle değil. Hatalarımızdan ders almak, gereken önlemleri almak, denetimleri doğru yapmak, tüm sorumluları cezalandırmak ve bundan sonrasında da deprem yönetmeliği dışına çıkanlara ciddi yaptırımlar uygulamak yerine neden duruyoruz? Cevabı bilen var mı?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-925318248896240411?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/925318248896240411/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=925318248896240411' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/925318248896240411'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/925318248896240411'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2011/11/ogrenmek-hayat-kurtarr.html' title='Öğrenmek Hayat Kurtarır'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-8768550600111177340</id><published>2011-11-02T05:53:00.000-07:00</published><updated>2011-11-02T06:38:26.334-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yasam'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='isimiletisim'/><title type='text'>Komşu İlişkileri ve Mesleki Çıkarımlar</title><content type='html'>Son hafta gecelerim apartman toplantılarında geçti. Birbiriyle konuşmayan, hatta tanışmayan apartman sakinleri bir araya geldi, ilk defa anlaştı ve yaşadığımız yeri daha iyi bir yer haline getirmek üzere kolları sıvadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her ne kadar blogun başlığı doktora tezi kıvamında olsa da, şu son haftaki tecrübemi sıkılmadan okuyacağınızı umarım. Lakin sadece komşularla ilişkilerinizi düzeltmekle kalmayıp, halkla ilişkilerinizi de etkileyebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herşey apartman girişindeki pastanenin tadilatıyla başladı. Apartmandan izin almadan ortak alanı kış bahçesi olarak düzenleyip, yan kapımızı iptal edince tepkimi belli ettim. Pastaneci ve görevli mimarın ekibinden oluşan 10'a yakın erkek bana şiddetle karşı çıktı, aslında üstüme yürüdüler, kim olduğumu sorup, izin aldıklarını iddia ettiler, sadece benim istemediğimi söyleyerek susturmaya çalıştılar. İşlerin öyle yürümediğinini, apartman yöneticisinden yazılı izin almaları gerektiğini, hak ve hukukun olduğunu söyledim. ''Burası Türkiye'' dediler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yöneticiyle görüşmemişler ve diğer komşular da şikayetçiymiş.Sadece herkes işin çözülmesini birbirinden bekliyormuş. Türkiye'de bu işin yasal boyutunu ve sürecini araştırdım. Daire sahiplerinin onayı olmadan ortak alanın cafe vs olarak kullanımı yasal değil. Tüm apartmanın onayıyla noterden ihtarımızı resmi olarak gönderdik. Pastane sahibini de davet ederek toplantı yaptık, sıkıntımızı paylaştık ve girişin bizim istediğimiz şekilde düzenlenmesiyle ilgili olarak anlaştık. Toplantılarda pastanenin ikramları, içtiğimiz çaylar tatlı yiyip tatlı konuşmamızı sağladı; birbirini tanımayan komşular birbirleriyle tanıştılar ve diğer sorunları da görüşüp kararlar aldık. Bu arada apartmanda bir iç mimar, bir peyzaj mimarı, bir de inşaat mühendisi olduğunu öğrendim. Kendi kaynaklarımızdan habersizmişiz; şimdi onların bilgi ve tecrübelerinden de faydalanacağız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pastane ilk başta apartman yönetimiyle görüşüp izin alsa, inşaat sırasında gürültü ve çevreye verilen rahatsızlıktan ötürü bir özür yazısı assa hiç bir sorun olmayacaktı aslında. ''Halkla ilişkiler'' le konu sorun haline gelmeden çözülmüş olacak, ilişkiler zedelenmeyecekti.İletişim eksikliği komşuları ''adamdan sayılmadıklarını'' düşündürerek rahatsız etti. Sorunu yine iletişimle çözdük.Mesleğimi seviyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki tarafın da birbirini dinlemesi, karşılıklı olarak haklarına saygı göstermesi ve anlayışla pek çok sorun büyümeden çözülebilirdi. Ancak maalesef ''sadece benim istediğim, kendi istediğim şekilde olsun'' anlayışıyla ortak bir dil yakalanamıyor, halkla ilişkiler gözardı ediliyor. Bu bir apartmanın komşuları arasında olduğu gibi, şirketlerle halk arasında, ülkelerle kamuoyu arasında, milletler arasında da aynı prensipler doğrultusunda gerçekleşiyor. Herkes kendince haklı, kendi istediğinin olmasında ısrarlı ve de öfkeli. Oysa tatlı yiyip tatlı konuşsak hayat çok daha güzel olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üstelik burası Türkiye. Biz sohbeti, dostluğu, yarenliği severiz, değil mi?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-8768550600111177340?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/8768550600111177340/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=8768550600111177340' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/8768550600111177340'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/8768550600111177340'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2011/11/komsu-iliskileri-ve-mesleki-ckarmlar.html' title='Komşu İlişkileri ve Mesleki Çıkarımlar'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-7939618973643873881</id><published>2011-09-23T21:56:00.000-07:00</published><updated>2011-09-23T23:17:40.550-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yasam'/><title type='text'>Nar Fast Food'a Karşı</title><content type='html'>&lt;a href="http://static.guim.co.uk/sys-images/Guardian/Pix/pictures/2011/1/31/1296476930773/A-pomegranate-007.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 460px; height: 276px;" src="http://static.guim.co.uk/sys-images/Guardian/Pix/pictures/2011/1/31/1296476930773/A-pomegranate-007.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://ustagiremez.blogspot.com/"&gt;Ustagiremez &lt;/a&gt;isimli blogumu takip edenler, dekorasyonda sadeliği sevdiğimi biliyorlar. Bir yıl boyunca Evim Dergisi'nde de ''Evinizdeki fazlalıkları verin, etrafınızı temiz ve düzenli tutun. Dışınız sizi yansıtır'' türünde yazılar yazmıştım. Herkes eve bu kadar düşkün olmayabilir. Kimisi gelirinin büyük bir bölümünü giysilere yatırabilir. Kimisi gezmeyi sever, kimisi yemeyi, bazıları da kendini geliştirmeyi. Bende hepsinden biraz bulunduğundan, yüksek bir gelire ihtiyacım var demek ki :). Aslında doğru bir planlamayla her şeyi yapabiliyorsunuz, neyse konudan uzaklaşmadan, bir yandan yazarken bir yandan da kendi hayatıma uygulamaya çalışıyordum. O kadar çok eşya verdim ki, evim neredeyse boşaldı.Salonda orta sehpam yok, aslında evin hiçbir yerinde orta sehpa yok. Vitrin, avizeler, kullanmadığım yemek takımları; hepsi gitti. Evde boşluklar olmaya başladıkça evin içi de büyüdü, daha ferah ve rahat oldu. Çok güzel kutular aldım, küçük tuvaleti iptal edip, ayakkabılık yaptırdım. Her şey kutuların içinde, düzenli ve aradığında kolaylıkla bulunabilir oldu. Sabah işe giderken takmak istediği fuları bulamayan ya da bir çanta için bütün dolabı boşaltanlar bunun hayat boyunca ne kadar zaman kazandıracağını anlayabilir. Etrafta çok fazla biblo, ufak tefek süsler olmadığından evin temizliği de kolay oluyor. Yaptığım tek hata kütüphaneyi açık almak oldu. Camlı kapaklı olsa, daha az tozlanırdı.Yine de salonumdaki kocaman kırmızı kütüphanemi seviyorum. Hala kitaplarıma bağımlılığım var, bir sonraki etapta onları da dağıtmaya başlayabilirim belki.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sadeleşme konusunu neden hayatımın diğer taraflarına taşımıyorum diye düşündüm geçende. Gözümde sadeliğin karşısında az ve öz yiyen, incecik, zarif bir bayan fotoğrafı beliriyordu. Beni tanıyanların bildiği gibi az ve öz yemenin yanından bile geçmeyen birisiyim. Öğlene pizza ısmarlar, ardından içtiğim kahvenin yanına çikolatayı eksik etmem. Zeytinyağlıların tadına bayılsam da, uzun uzun hazırlamaya üşendiğimden, hazır yemekler, Ingilizce tabiriyle fast food da çok kolay ulaşılabilir olduğundan güzelim enginarlar başka bahara kalır her seferinde. Hayatı ne ekersen onu biçtiğin bir program gibi algılamaya başladım artık iyice. Zeytinyağlıları hazırlamaya zaman ayırmamanın bedeli de, eritemediğiniz fast food'ları göbeğinizde sizinle birlikte her yere taşımanız oluyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Eğer başarabilirsem, ki bu konuda kendime çok güvenim olduğu da söylenemez, artık mutfağımı da sadeleştireceğim. Güzel yemek tarifleri deneyecek, bunları da küçük porsiyonlarda yiyeceğim.Yemek ailelerin, arkadaşların bir araya geldiği güzel zamanlar benim için. Ailemle böyle anılarım olduğu için kendimi çok şanslı hissediyorum. Annem harika yemek yapardı, babamsa tam anlamıyla mangalın ustasıydı.Pirzolasız, köftesiz, mangalda çevrilmiş biber ve domatessiz tatiller düşünülemezdi bizim için. Onları diğer aleme uğurladım ve hayata tek başıma devam ediyorum artık. Arkadaşlarımı özenle hazırladığım sofralarda ağırlasam da ara ara, yalnız yaşamın yemek kültüründeki izdüşümü fast food oluyor genellikle. Çünkü kolay ve hızlı... Özensiz, yağlı ve kilo yapıcı da aynı zamanda.Estetik değil.Işlevsiz. Dekorasyon stilimle tamamen zıt. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Öğrenme biçimim, görsel kategorisine giriyor. Karşımdaki insanla konuşmayı severim örneğin. Üç stil var. Işitseller görmese de olur, uzun uzun anlatabilirler. Dokunsallar da var, adından anlaşıldığı gibi fiziksel temasta olmayı severler. Görseller görecek. Ilk iş mutfağa enginar resmi asmayı düşündüm zaten. Estetik çekilmiş domates, biber fotoğrafları görmüştüm ama bakalım enginar bulabilecek miyim? Enginar, bakla vs... Nar resmi de asabilirim, o da doğallığı hatırlatır bana. Aynı zamanda da özeni. Geleneğimizde nar cennet meyvesi olarak bilinir. Tek bir narı dökmeden, ezmeden soymak gerekir. Çok sayıdaki taneleri bereketi çağrıştırır. Nar kırmızısı harika bir renktir. Estetik, özenli, taze. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Fast food'uysa tazelikle bağdaştırabilir misiniz? Hele gençlikle? Oysa artık çocukların anılarında anneleriyle gittikleri, MD palyaçolarıyla eğlendikleri beklemiş yağla hazırlanmış fast foodlar yer ediyor. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yine de seçim bizim. Ben tıklım tıkış bir evde yaşamayı red ettim. Çoğunluğun evinde var diye vitrin koymadım salonuma. Herkes yiyor  diye fast food da yemek zorunda değilim. Nar yemeyi seçiyorum. Tazeliği hayatıma davet ediyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-7939618973643873881?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/7939618973643873881/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=7939618973643873881' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/7939618973643873881'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/7939618973643873881'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2011/09/nar-fast-fooda-kars.html' title='Nar Fast Food&apos;a Karşı'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-5099498876938985768</id><published>2011-09-14T08:25:00.000-07:00</published><updated>2011-09-14T08:26:18.894-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sanat'/><title type='text'>Elif Safak - Kurgunun Politikası</title><content type='html'>&lt;!--copy and paste--&gt;&lt;object width="526" height="374"&gt; &lt;param name="movie" value="http://video.ted.com/assets/player/swf/EmbedPlayer.swf"&gt; &lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt; &lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt; &lt;param name="wmode" value="transparent"&gt; &lt;param name="bgColor" value="#ffffff"&gt; &lt;param name="flashvars" value="vu=http://video.ted.com/talk/stream/2010G/Blank/ElifShafak_2010G-320k.mp4&amp;amp;su=http://images.ted.com/images/ted/tedindex/embed-posters/ElifShafak-2010G.embed_thumbnail.jpg&amp;amp;vw=512&amp;amp;vh=288&amp;amp;ap=0&amp;amp;ti=917&amp;amp;lang=tur&amp;amp;introDuration=15330&amp;amp;adDuration=4000&amp;amp;postAdDuration=830&amp;amp;adKeys=talk=elif_shafak_the_politics_of_fiction;year=2010;theme=the_creative_spark;theme=a_taste_of_tedglobal_2010;theme=master_storytellers;event=TEDGlobal+2010;tag=Culture;tag=novel;tag=politics;tag=storytelling;tag=women;&amp;amp;preAdTag=tconf.ted/embed;tile=1;sz=512x288;"&gt; &lt;embed src="http://video.ted.com/assets/player/swf/EmbedPlayer.swf" pluginspace="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" bgcolor="#ffffff" width="526" height="374" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" flashvars="vu=http://video.ted.com/talk/stream/2010G/Blank/ElifShafak_2010G-320k.mp4&amp;amp;su=http://images.ted.com/images/ted/tedindex/embed-posters/ElifShafak-2010G.embed_thumbnail.jpg&amp;amp;vw=512&amp;amp;vh=288&amp;amp;ap=0&amp;amp;ti=917&amp;amp;lang=tur&amp;amp;introDuration=15330&amp;amp;adDuration=4000&amp;amp;postAdDuration=830&amp;amp;adKeys=talk=elif_shafak_the_politics_of_fiction;year=2010;theme=the_creative_spark;theme=a_taste_of_tedglobal_2010;theme=master_storytellers;event=TEDGlobal+2010;tag=Culture;tag=novel;tag=politics;tag=storytelling;tag=women;&amp;amp;preAdTag=tconf.ted/embed;tile=1;sz=512x288;"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-5099498876938985768?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/5099498876938985768/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=5099498876938985768' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/5099498876938985768'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/5099498876938985768'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2011/09/elif-safak-kurgunun-politikas.html' title='Elif Safak - Kurgunun Politikası'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-372001116880531532</id><published>2011-09-07T23:04:00.000-07:00</published><updated>2011-09-08T00:57:26.400-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='liderlik'/><title type='text'>Apple Elma Marmeladı mı Çıkaracak?</title><content type='html'>&lt;a href="http://assets.lifehack.org/wp-content/files/2007/05/20070501-stevejobs.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 223px; height: 320px;" src="http://assets.lifehack.org/wp-content/files/2007/05/20070501-stevejobs.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;Sizce neden büyük bir çoğunluk Steve Jobs'tan sonra Apple'ın biteceğini düşünüyor? Twitter'da konuyla ilgili en yaratıcı yorumlardan birisi Digital Age Dergisi Genel Yayın Direktörü Yurtsan Atakan'ındı. '' &lt;b&gt;&lt;i&gt;Steve Jobs'sız Apple'ın bundan sonraki ürünü elma marmeladı olur&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;'' diyor Yurtsan.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Aynı görüşteyim. Rakip firmalar swot analizlerinde fırsatlar kısmına ''Steve Jobs gidici'' yazmışlardır diye düşünüyordum. Sonra kendimi ayıplayıp, aklımı neden  daha verimli kullanmadığımı sorgulamaya başladım. Apple'da 46.000 kişi çalışıyor. Içlerinden birinin daha Steve Jobs kadar yetenekli olmadığına eminiz.''Steve Jobs yoksa, Apple da batar'' diyoruz. Başa onun gibi, hatta daha da iyi birisini getirebileceklerini düşünmüyoruz. Kuruma güvenmiyoruz, Steve Jobs'a güveniyoruz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Dün de tam tersi bir durum gerçekleşti. Yahoo'nun CEO'su, telefonla kovulduğunu açıkladı. Şirketin insan ilişkilerine verdiği daha doğrusu vermediği önemi de gösteren bu durum üzücü. Yüzyüze bile konuşulmamış. Ancak Amerika tam anlamıyla vahşi kapitalizmin merkezi. Dünkü durumdan sonra yahoo hisseleri değer kazandı. Yatırımcılar Carol Bartz'a güvenmiyorlardı. Yahoo'ya? Hala ümitleri var demek ki.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu kadar sistem, teknoloji, sermaye, ekipler bir yana,  şirketlerin başarısı günümüzde liderlere bağlı gibi görünüyor. CEO'lar dünyanın parasını boşuna kazanmıyorlar anlaşılan. Ancak sorun pek çok liderlik gelişim programı varken; üniversiteler, şirketler bu konuyla ilgili inanılmaz  projeler geliştirirken binlerce kişinin arasından bir Steve Jobs çıkmaması.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Liderlerin bir kurumda yetişip yetişemeyeceğinden şüpheliydim. Ne de olsa biraz değişik tipler. Kimsenin göremediklerini görüyorlar, yaratıcılar, ısrarcılar, risk almayı seviyorlar, hataları fark ettiklerinde söylüyorlar, düzeltmek için çabalıyorlar.Yine Steve Jobs'a ve facebook'un kurucusu Marc Zuckerberg'e bakarsak giyimleri de karizmatik işadamı üniformalarından çok uzakta. Kirli sakala ve kolejli çocuk görünümü veren sweetshirte rağmen işe alındılar diyelim, ne kadar kalabilirlerdi? Steve Jobs kendi şirketinden kovulmayı başarmıştı nitekim. Zuckerberg ise ''ben yaptım, niye karı bölüşeyim'' diyerek ikizleri işin içinden çıkarmıştı. Liderleri tutabilmek te, kendi hedefiniz doğrultusunda çalıştırmak ta kolay değil. Belki de bundan dolayı yönetimi daha kolay, ancak şirketi de uçurabilecek kabiliyetten yoksun kişilerle yola devam ediliyor. Ancak artık rekabet o kadar yoğun ki; şirketler sıradan seçimlerle, eski metotlarla, tutkusuz insanlarla hayatlarını sürdüremiyorlar.Liderlikte sürekliliği sağlayabilenler ayakta kalabiliyor sadece. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;General Electrics  20 yıldır dünyanın ikinci en büyük şirketi konumunda. Bunu da sadece efsanevi yönetici Jack Welch'le kalmamasına, sürekli doğru yöneticileri yetiştirmesine, kendi bünyesine katmasına borçlu.Nitekim GE yıllardır liderlik konusunda da en başarılı şirket seçiliyor.Dolayısıyla liderlerin kurumlardan da yetişebildiğine dair örnekler var. (Ancak doğru yerdelerse) Kimileri de akademi çevresinin insanı iş hayatının gerçeklerinden uzaklaştırdığını düşünüyor.Google kurucuları da akademi kökenli bildiğim kadarıyla.Dolayısıyla lider gelişimiyle ilgili kesin kurallar yok. Bir lider okula gitmemiş te olabilir, öğretmen de olabilir, büyük şirketler de çalışabilir, çalışmayabilir de, girişimci de olabilir, olmayabilir de. Hiç bir kesin kural yok.Ancak tek bir şey kesin: CEO olmak demek lider olmak demek değil. Gerçek lider yoksa, bir şirket için gelecek te yok.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hayatımıza çok şey katmış Steve Jobs'a teşekkürlerle. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;iframe width="425" height="344" src="http://www.youtube.com/embed/9Gj-pwYQFKI?fs=1" frameborder="0" allowfullscreen=""&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-372001116880531532?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/372001116880531532/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=372001116880531532' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/372001116880531532'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/372001116880531532'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2011/09/apple-elma-marmeladn-ckaracak.html' title='Apple Elma Marmeladı mı Çıkaracak?'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/9Gj-pwYQFKI/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-5381499686320250969</id><published>2011-09-03T22:14:00.000-07:00</published><updated>2011-09-03T23:21:33.906-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yasam'/><title type='text'>Sağlık Için</title><content type='html'>Doktor olmadığım için sağlıkla ilgili yazmamın  ne derece doğru olduğunu başta bilemedim. Sonra hayatı boyunca kalp, kanser gibi ciddi hastalıklarla boğuşan annemle ilgili, tanıdığım herkese anlattığım bazı anıları sizlerle de paylaşmak istedim. Ben ilkokuldayken hastalanmıştı annem. Doktorlar en fazla üç-beş yıl yaşayabileceğini söylüyorlardı. Yirmi yıl yaşadı. Bunda ''yakında öleceksin'' diyen doktorlara inanmaması  ve sanırım benim onsuz yapamayacağımı düşünerek yaşama iyice tutunmasının etkisi vardır. Kalp krizi geçirdiği ve ameliyat zamanları dışında evde bir gün bile hasta psikolojisinin yaşandığını hatırlamıyorum. Her gün onlarca ilaç alması gerekiyordu ama ilaçları göz önünde tutmazdı. Haftasonları pijamalarıyla evde dolanan bir ben olurdum. Annem hep saçları yapılı, manikürlü ve şık olurdu. Hayattan hiç kopmadı. &lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Moralin iyileşme sürecindeki önemini herkes biliyor. Ancak ''hadi şimdi moralim yükselsin'' demekle olmuyor. Özellikle canınız yanarken, yakınlarınız sizin için üzülürken, korkarken...Hasta değilmiş gibi yapmak ta,  sadece rolse kendinizle başbaşa kaldığınızda, kafanızdaki binbir düşünceyi, evhamı engelleyemiyor. Peki şuna ne dersiniz? Durumu objektif olarak ele almak, duyguları karıştırmamak, en önemlisi çevreyi işin işine katmamak.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Iyileşme sürecinde ilk adım:&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Hastalığın &lt;b&gt;teşhis&lt;/b&gt;i, doktorlarla birlikte &lt;b&gt;tedavi &lt;/b&gt;sürecine başlanması&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt;	&lt;/span&gt;Bu adımda ahlara, vahlara kapılmadan, durum ne kadar ciddi olursa olsun bedeni sanki bir makinenin bir parçası bozulmuş ta onarılacakmış gibi ele alıp, soğukkanlı kalmak gerekiyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Hastalığa yol açan &lt;b&gt;nedenlerin ortadan kaldırılması&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt;	&lt;/span&gt;Hastalığın nedeni her zaman bulaşıcı bir virüs olmayabiliyor. Ancak zehirli ortamlar, kişiler, kendi hastalıklı tutumlarımız...Hepsinin değişmesi gerekiyor. Komşunuz her gün size dert yanıyor ve sizin iyi bir insan olarak onu dinlemesi mi gerekiyor? Dinlemeyin. Hep ezildiğinizi, hakkınızın yenildiğini mi düşünüyorsunuz, düşünmeyin. Olayları değiştiremeyebilirsiniz ancak siz düşündükçe, hayatınızın parçasılar. Dün kadar canlılar. Onlara hayat veren sizsiniz. Bu dönemde diğerlerini beslemek, desteklemek gibi bir lüksünüz yok. Öncelikle iyileşmelisiniz. Enerjinizi kendi kendinizi yemek için harcamayın.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- &lt;b&gt;Mutluluk&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt;	&lt;/span&gt;Sizi mutlu eden neyse onu yapın.Hiçbirşey yapmaya  gücünüz kalmamış ta olabilir.Karşınıza içinizi açan bir resim koyun, güzel müzikler dinleyin, güzel günleri hatırlatan kokuları hayatınıza katın. Beyinde koku ve anıları yöneten yer aynı. Geçende bir plastik kokusu, küçükken ailemle geçirdiğim güzel deniz tatillerini hatırlatıp gülümsetti beni mesela. Plastik kokusu sevmek için değişik bir seçim ancak bana Nivea deniz topumu hatırlattı.Hani şu lacivert-beyaz, sizin de var mıydı?&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt;- &lt;/span&gt;Hastalığın lugattan çıkması&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt;	&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;Bu bir makinenin onarım süreci. O kadar.  &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;Sizinle ilgilenmek isteyen herkes sağlık durumunuzu soracak, konu hastalıklara, felaketlere, ölümlere saplanıp kalacak. Bu durumda hastalığı nasıl geçirmeyi düşünüyorsunuz?Hayatınızın bir parçası olup, kalır. Sahte kimliğin bir parçası. Güne ilaçlarla başlamak, yüz yıkamak kadar doğal; herkesin sizinle ilgilenmesi, sizin için üzülmesi için bir neden.Dikkatli olun. Hastalığı hayatınızın, kimliğinizin bir parçası yapmayın.Anlatacak başka konularınız olsun.&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;- Kimseler bilmesin&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt;	&lt;/span&gt;En yakınlarınızın durumu bilmeleri normal. Ancak onlardan da konuşmamalarını rica edebilirsiniz. Bunun dışında komşular, iş arkadaşları da dahil olmak üzere kimseye söylememek, çevrenizin size sürekli konuyu hatırlatmasını da engelleyebilir. Eğer sözlerden etkilenmeyecek kadar kendine hakim, tam bir savaşçıysanız sorun yok. Ancak değilseniz, bedeniniz iyileşirken, en büyük yardımcınız zihniniz olacak. Zihnin de sağlığa odaklanması gerekiyor, hastalığa değil.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;- Teslimiyet&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt;	&lt;/span&gt;Yaşama sıkı sıkı tutunun. Tedavi için yapabileceğiniz her şeyi yapın ve kontrolu bırakın. Anı kaçırmamanızı sağlayacak tek şey teslimiyet. Iç rahatlığı, huzur. Hayatın hepimize sundukları var; ne kadar, ne kadar süre, nasıl? Hiç birini bilemiyoruz. Sunulanları şükranla kabul edelim.Herşey çok güzel. &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Esenlikler ve sağlık dilerim.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-5381499686320250969?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/5381499686320250969/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=5381499686320250969' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/5381499686320250969'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/5381499686320250969'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2011/09/saglk-icin.html' title='Sağlık Için'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-4066484308293408917</id><published>2011-08-30T18:27:00.000-07:00</published><updated>2011-09-01T00:26:25.678-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='liderlik'/><title type='text'>Kazananlar</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-aS9rb6kmCoI/TWRtIEShA8I/AAAAAAAAA_g/RddWSGPxEN8/s1600/20090127-emperor-penguins.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 468px; height: 337px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-aS9rb6kmCoI/TWRtIEShA8I/AAAAAAAAA_g/RddWSGPxEN8/s1600/20090127-emperor-penguins.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-40uZE4Y9lqE/Tl2f0jkbOXI/AAAAAAAAEOU/6clQV18BY3Y/s1600/wtf-1.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Ne zamandır kazananlarla ilgili gözlemlerimi paylaşacağım bir yazı yazmak istiyorum.Bu yazıyı zamanını ve enerjisini çalışmak yerine olumsuz, insanı yerinde saydıran işlere ve düşüncelere ayıranlar okumasın. Bulundukları noktada kalmak isteyen, etraflarını da kendileriyle birlikte dibe çekmek isteyenler de okumasın. Çünkü gerek okuduğum kitaplardan öğrendiğim, gerekse birlikte çalışma fırsatı bulduğum başarılı yöneticilerde gözlemlediğim, insanlara yarayan ve yaramayan bazı davranış kalıpları var. Bilimsel bir çalışmaya dayanmadığından genelleyemem ancak inanıyorum ve kendim uygulamaya çalışacağım. Umarım size de faydası olur.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;- &lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Olumlu konuşuyorlar.&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt; Gandhi'nin şu sözlerinin öneminin ve gerçekliğinin farkındalar:&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Söylediklerinize dikkat edin, düşüncelerinize dönüşür,&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Düşüncelerinize dikkat edin, duygularınıza dönüşür,&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Duygularınıza dikkat edin, davranışlarınıza dönüşür,&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Davranşlarınıza dikkat edin, alışkanlıklarınıza dönüşür,&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Alışkanlıklarınıza dikkat edin, değerlerinize dönüşür,&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Değerlerinize dikkat edin, karakterinize dönüşür,&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Karakterinize dikkat edin, kaderinize dönüşür.&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: normal; "&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;- &lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Vizyon&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;ları, yüksek hedefleri, o hedeflere ulaşmaları için eylem planları ve stratejileri var.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;- Yapılması gerekenleri o an yapıyorlar, hiçbir işi &lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;ertelemiyorlar&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;- Hiçbirinde '&lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;kurban' söylemi yok.&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;''Bana bunu yaptılar, böyle yaptılar, hayat çok zor, zavallı ben'' gibi insanı aşağıya çeken girdaplara kapılmıyorlar.Geçmişe takılmıyorlar.Ders çıkarıyor, benlik duygularına zarar vermiyor ve devam ediyorlar.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;- Malcolm Gladwell'e göre bir işte başarılı olmak için 10 bin saatlik sıkı çalışma gerekiyor. Kazananlar dışarıdan çok şanslı görülseler de aslında &lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;fırsat&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;ları kaçırmıyorlar, &lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;risk&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt; alıyor ve &lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;çok çalışıyorlar.&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;- Başarılı kişilerin çoğu ciddi anlamda ve düzenli &lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;spor&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt; yapıyor. Örneğin  her sabah beşte kalkıp, buz gibi havada koştuklarından bahseden pek çok işadamı var.Bu insana disiplin kazandırdığı gibi, kendi kendini denetim altına almasını ve güçlü hissetmesini de sağlıyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;- Genellikle &lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;güne erken başlıyorlar&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;. Fazla uyumuyorlar. Zamanı verimli kullanıyorlar.Dakikler.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;- Hangi konumda olurlarsa olsunlar, &lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;öğrenmeye devam&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt; ediyorlar. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;- Insanlar tarafından kolaylıkla yönlendirilemiyorlar. &lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Manipule edilemiyorlar&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;- &lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Insan ilişkileri&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;ne önem veriyorlar, ancak enerjilerini düşürebilecek kimseyle zaman kaybetmiyorlar.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;- Gereksiz yere ve &lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;çok konuşmuyorlar&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;- &lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Enerji&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;lerini hedeflerine yönlendiriyorlar. Odaklanıyorlar.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: normal; "&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;- Einstein ''Sorunlar onları yaratanların mantığı ile çözümlenemez'' diyor.&lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Farklı bakmayı &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;başarabiliyorlar. &lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: normal; "&gt;&lt;div style="display: inline !important; "&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: normal; "&gt;&lt;div style="display: inline !important; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Sorun değil, fırsat görüyorlar.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;- ''Herşeyi ben bilirim'' diyenler değil, &lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;doğru ekip&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt; kuranlar kazanıyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;- &lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Hırslılar&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;. (Bizim kültürümüzde hırs olumsuzluk çağrıştırır, böyle algılanmayan kültürler de var.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;- Kolay &lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;vazgeçmiyorlar&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;- &lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Savaşçılar&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style=" line-height: 19px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style=" line-height: normal;  font-family:Georgia, serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;- &lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Sosyal sorumluluk&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt; tarafları gelişmiş. Topluma bir şeyler vermeye çalışıyorlar. (Bereket vermekle çoğalır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;- &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;En önemlisi &lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;korkmuyorlar. &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Korksalar bile korkularına hakim olmayı başarıyorlar. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;- Kendi yazgılarını oluşturmanın tüm sorumluluğunu üstleniyorlar.&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Maaselef herşey zıddıyla var. Kazananların olmaları, bazılarının da kaybettiği anlamına geliyor. Bizim için maddi, manevi kazanmanın tanımı ne olursa olsun, hayatımızın her anının sürekli zaferle geçmesi mümkün değildir. Yenilgiler  öğreticidir, insanları daha başarılı olmaya hazırlar. Başarılı işadamlarını, sporcuları, sanatçıları hep en parlak dönemlerinde görüyoruz. Sanıyoruz ki, onlar şanslı biz değil. Hayat onlara gülüyor, bize sırtını dönüyor. Belki onlar geceler boyu çalışıyor, didiniyor; biz mışıl mışıl uyuyoruz. Nasıl bir bedel ödediler, bilmiyoruz ki.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Geçmişlerini de görmezden geliyoruz. Kazanan olmadan önce kendilerini nasıl yetiştirdiler? Kaç kere yenilgiye uğradılar? Neler yaşadılar ve nasıl baş ettiler.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Mandela ırkçılığa karşı mücadelesinden dolayı 27 yıl hapiste yattı.Bizim için 27 yıl sözden, sayıdan ibaret. Şartlarını, o dar hücreden  dimdik duran bir lider olarak çıktığını çok azımız düşünüyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Atatürk 24 yaşında tutuklandı, 25 yaşında sürgüne gönderildi.30 yaşında işsiz bırakıldı, 38 yaşında Savunma Bakanı tarafından görevinden alındı.39 yaşında idam kararı çıkarıldı. Bu yıllar boyunca kazanan-kaybeden tanımından hangisine daha yakındı?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hayatı bir bütün olarak görmek, asla yılmamak, fırsatları iyi değerlendirmek;  geri çekilmek, durmak gerektiğinde de şartları hırsla değil olgunlukla karşılamak ve bu dönemlerin de geçici olduğunu bilmek, hedeften şaşmamak çok önemli.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kazanan - kaybeden ikileminin ötesinin de olduğunu düşünüyorum. Zaferin de, yenilginin de insan için bir olduğu. Dücane Cündioğlu öyle bir anlayışa erişmek için kayıpların şart olduğunu söylüyor. Insanın iktidarını kaybetmesinin, dişil yani sezgisel yönünün ortaya çıkması için zemin hazırlayacağını. Benim için gerçek kazananlar bu safhadan da geçenler. Çünkü onlar herşeyin geçici, kırılgan ve değişken olduğunun farkına varabilirler. Büyük güçler alçakgönüllülükle, hoşgörüyle yönetilmeli. Aksi halde paranının, mevkiinin, gücün kölesi olur insan.&lt;b&gt;Özgür insan gerçek kazanandır.&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-4066484308293408917?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/4066484308293408917/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=4066484308293408917' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/4066484308293408917'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/4066484308293408917'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2011/08/kazananlar.html' title='Kazananlar'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-aS9rb6kmCoI/TWRtIEShA8I/AAAAAAAAA_g/RddWSGPxEN8/s72-c/20090127-emperor-penguins.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-2547997035103857100</id><published>2011-08-24T22:34:00.001-07:00</published><updated>2011-09-24T00:00:43.331-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='liderlik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kitap'/><title type='text'>Gönlünü Işe Vermek</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.businessweek.com/the_thread/brandnewday/archives/hschultz.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 356px; height: 293px;" src="http://www.businessweek.com/the_thread/brandnewday/archives/hschultz.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;Howard Schultz'un ''Starbucks, Gönlünü Işe Vermek'' isimli kitabını okuyorum.Starbucks'ın benim için ayrı bir yeri var. New York'ta ders aralarında, hemen hemen her gün gittiğimiz, bazen bir yandan kahvemi içerken, caz müziği eşliğinde uzun uzun ders çalıştığım, çalışanlarının adımı bir türlü anlayamayıp, sürekli harf harf söylettiği, hatta ''senin adın bundan sonra Allison olsun'' diyerek isim taktıkları benim için lovemark olmuş keyif yeri. Kahveleri pahalı, ama lezzetli. Ortamını da seviyorum, hikayesini de.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Howard Schultz fakir bir Yahudi ailenin çocuğu, Brooklyn'li. Spor bursuyla üniversitede okuyor, işe girdiği Starbucks'ı satın alıyor ve dünya markası haline getiriyor. Kitapta bu süreci anlatmış. Hangi motivasyonlarla işe başladığını, vizyonunu, çalışanlara verdiği önemi ve Starbucks'ta oluşturdukları kültürü...Ilk kez bir CEO'nun, patronun bir kitabında bu kadar çok değerlerden, çalışanlardan ve gönülden bahsettiğine rastlıyorum. Gerçi bu gibi kitaplar nitelikli çalışanları şirkete çekmek ve PR amacıyla da iyi araçlar, ancak samimiyetten çok uzak değil. Içinde özellikle Türk patronlarının, başarılı genç girişimcilerin örnek almaları gereken çok şey var. Gönül, vefa bizim Anadolu kültürümüzde olan şeyler. Gel gör ki uygulamalar gönlümüzü işe vermediğimizi, insanları önemsemediğimizi, kültür ve değerleri afişlerde yazan cümleler olarak gördüğümüzü gösteriyor.Sonuç belli bir yere kadar büyüyen, profesyonelleşemeyen ve yabancılara satılan Türk şirketleri. Bunun arkasında ağırlıklı olarak profesyonellere yetki verememe, iç çekişmeler, pazarı anlayamama, dar vizyon, günü kurtarırken uzun vadeli düşünememe ve risk alamama yatıyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kitaptan sevdiğim ve yöneticilere faydalı olacağına inandığım bazı cümleleri paylaşmak istiyorum:&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Akıllı bir yönetici ekip, şirketin başarılı olması bakımından hayati bir öneme sahiptir.Güçlü, yapıcı insanlar sürekli evet efendim diyen insanlardan çok daha uyarıcıdır.Sizden daha az bilen insanlardan ne öğrenebilirsiniz?Bir süre egonuzu tatmin ederler ve kolay emir alırlar ama büyümenize yardımcı olmazlar.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Starbucks çalışanlarının güvenini kazanmanın tek yolu onlara karşı dürüst davranmak, planlarımı ve heyecanımı onlarla paylaşmak, sonra sözümde durmak, verdiğim sözü tam olarak yerine getirmekti. Vaatlerimin boş olmadığını davranışlarımla göstermediğim sürece kimse benim peşimden gelmeyecekti.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Çok hata yaptık.(Hatalarından öğrenmiş)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Partner edinirken, çalışanları seçerken tutkunuzu, bağlılığınızı ve hedeflerinizi paylaşan insanları seçtiğinizden emin olun.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Başarılı insanlar herhangi bir şeyi yapmak için inanılmaz bir güdüye sahip.Kazanmak için enerji harcıyorlar.Bu dünyada çok az insan büyük bir risk altına girmeye heveslidir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Adeta çaldığım her kapıdan tekme tokat dayak yiyip geri çevriliyordum. (Sermaye bulmak için bir sene boyunca 242 kişiyle görüşmüş, 217'si ''hayır'' demiş.)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Bir şirketin dinç kalmak için hayalperest, girişimci, profesyonel yönetici ve lider gibi insan tipleri için canlı ve ilgi çekici bir ortam hazırlaması gerekir. Bunu yapmazsa vasat bir şirket olmayı göze almış demektir. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Starbucks giib bir şirketin müzik işine girmesi anlamlı mı?Buna kayıtsız şartsız evet diyebilirim.Satışlarımız arttı, ama daha önemlisi misafirlerimize bir kahve mağazasında asla beklemeyecekleri ürünlerle sürprizler yapmaya devam edeceğimizi duyurmuş olduk.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Girişimcinin, girişimci ruhun önüne geçmesine izin vermeyin.Pek çok girişimcinin düştüğü bir tuzak vardır:Kendilerini vizyonlarına o kadar kaptırmışlardır ki çalışanlardan biri, özellikle de asıl vizyona uymuyormuş giti görünen bir fikir ortaya attığında daha baştan reddetmek isterler.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;(Frappucino'ya başta karşı çıkmış)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Hayalperest olarak işe başladım.Sonra girişimciye dönüştüm.Bundan sonra şirket büyürken  profesyonel yönetici olmak zorundaydım.Bugün benim rolüm Starbucks'ın lideri, hayalperesti, amigosu ve bekçisi olmak.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Başarı paylaşıldıkça güzelleşir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ilgilenenler için Howard Schulz'un CNN'deki son ropörtajını şu linkten izleyebilirsiniz: &lt;a href="http://www.cnn.com/video/#/video/bestoftv/2011/08/17/piers.starbucks.schulz.economy.cnn?iref=allsearch"&gt;http://www.cnn.com/video/#/video/bestoftv/2011/08/17/piers.starbucks.schulz.economy.cnn?iref=allsearch&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Not: Kitapta, sendika olmaması fikrinin çalışanlardan geldiği konusu uzun uzun açıklanmış.Bana pek inandırıcı gelmedi.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-2547997035103857100?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/2547997035103857100/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=2547997035103857100' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/2547997035103857100'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/2547997035103857100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2011/08/gonlunu-ise-vermek.html' title='Gönlünü Işe Vermek'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-6173193368053937599</id><published>2011-08-13T12:27:00.000-07:00</published><updated>2011-08-13T12:40:49.549-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yasam'/><title type='text'>Yaşlılık Güzeldir</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-HZieb9hNKJM/TkbR-xp79oI/AAAAAAAAELs/P-FsFzEWXhI/s1600/IMG_77023_2.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 266px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-HZieb9hNKJM/TkbR-xp79oI/AAAAAAAAELs/P-FsFzEWXhI/s400/IMG_77023_2.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5640426459739453058" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://advancedstyle.blogspot.com/"&gt;Advanced Style&lt;/a&gt; isimli blogda birbirinden güzel kadınları görebilirsiniz. Kendileriyle, yüzlerindeki çizgilerle, beyaz saçlarıyla barışık kadınları. Stilleriyle, duruşlarıyla çok güzeller. Her yaşın ayrı güzelliği var. Bunu kabul etmek ve yaşanmışlıkları onurlandırmak üzere..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-0tYLCqgnrEk/TkbQoHG3bRI/AAAAAAAAELk/C71hTIN8hVU/s1600/IMG_5702_2.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 266px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-0tYLCqgnrEk/TkbQoHG3bRI/AAAAAAAAELk/C71hTIN8hVU/s400/IMG_5702_2.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5640424970849316114" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-MaTLdvkLggM/TkbPyQKz_ZI/AAAAAAAAELc/FIOMpwBwg78/s1600/IMG_8442.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/-MaTLdvkLggM/TkbPyQKz_ZI/AAAAAAAAELc/FIOMpwBwg78/s400/IMG_8442.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5640424045568851346" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 267px; height: 400px; " /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-RuwDOaUsARo/TkbPoaKgnKI/AAAAAAAAELU/XpvbgLfQxZU/s1600/IMG_3930.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img src="http://2.bp.blogspot.com/-RuwDOaUsARo/TkbPoaKgnKI/AAAAAAAAELU/XpvbgLfQxZU/s400/IMG_3930.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5640423876453244066" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 267px; height: 400px; " /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div style="text-align: left; "&gt;&lt;u&gt;&lt;br /&gt;&lt;/u&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-6173193368053937599?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/6173193368053937599/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=6173193368053937599' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/6173193368053937599'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/6173193368053937599'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2011/08/yasllk-guzeldir_13.html' title='Yaşlılık Güzeldir'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-HZieb9hNKJM/TkbR-xp79oI/AAAAAAAAELs/P-FsFzEWXhI/s72-c/IMG_77023_2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-7817074097537025056</id><published>2011-08-12T22:08:00.000-07:00</published><updated>2011-08-12T23:10:18.103-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='isimiletisim'/><title type='text'>Sinemanın Fendi Sponsorluğu Yendi</title><content type='html'>Sanata ve bilime destekleriyle sponsorluğun ataları olarak bilinen ünlü  ve güçlü bir aile Mediciler. Floransa'nın ilk bankasını kuran, yüzyıllar boyunca sanatçıları ve bilim adamlarını kollayan önemli hamilerden birisi. Böylesi bir desteğin ailenin itibarını yüzyıllar sonrasında bile olumlu etkilemesi beklenir. Nitekim ben de Iletişim Fakültesi'nde okurken, mesenlikle ilgili bilgi verilirken mutlaka Medici Ailesine değinilmiştir. Ancak kimse bu ailenin çevirdiği dolaplardan, katliamlardan, sapıklıklardan bahsetmemişti. &lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Şu anda gösterimde olan &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=_faIFf9mB8o"&gt;Kral Henry&lt;/a&gt; filmine giderseniz, Catherina de Medici'nin tek bir emriyle onbinlerce Protestan'ın katline ve Fransa'daki iktidar mücadelelerine tanık olabilirsiniz. Isabella Adjani'nin oynadığı &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=PtWw2Ha2naE&amp;amp;feature=related"&gt;Kraliçe Margot&lt;/a&gt; filminde de aynı dönem ve aile tüm acımasızlıklarıyla gösteriliyordu.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.slideshare.net/arzupinar1/sponsorluk-presentation"&gt;Sponsorluk&lt;/a&gt;,  itibar kazanmak ve bunu korumak için doğru bir araç.Özellikle de marka veya kurumla ilgili doğru bir alan seçilirse, uzun süreli planlanır ve profesyonel olarak uygulanırsa. Nitekim ülkemizde de örnek gösterilebilecek uygulamaları mevcut. Ancak bu demek değil ki, sponsorluk ya da diğer iletişim araçları gerçekleri tamamen örtebilir. Eğer zalimseniz, etik dışı uygulamalarda bulunuyorsanız gün gelir, her şey ortaya çıkar. En iyi iletişimci, kriz yöneticisi bile gerçeği tamamen değiştirerek yansıtamaz. Iletişimcilerin görevi kurumların, markaların, kişi hatta ülkelerin kendilerini doğru ifade etmelerini sağlamaktır.Bu anlamda sanatı, bilimi, doğayı, tarihi vb. koruyanlar elbetteki halk tarafından takdirle ödüllendirilirler. Hiç yapanla yapmayan bir olur mu?Ancak samimi olmak, Mevlana'nın dediği gibi olduğu gibi görünmek çok önemli. Itibarın kalıcı olması için eylemlerle söylemler birbirini desteklemek zorunda. Aksi halde bir yönetmen çıkıp, filminizi çekiveriyor işte.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-7817074097537025056?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/7817074097537025056/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=7817074097537025056' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/7817074097537025056'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/7817074097537025056'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2011/08/sinemann-fendi-sponsorlugu-yendi.html' title='Sinemanın Fendi Sponsorluğu Yendi'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-1376869917412077656</id><published>2011-08-11T21:08:00.000-07:00</published><updated>2011-08-12T00:02:12.877-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='isimiletisim'/><title type='text'>Abra Kadabra</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.sonic.net/~gralsto/einstein/pictures/newyork.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 490px; height: 276px;" src="http://www.sonic.net/~gralsto/einstein/pictures/newyork.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Küçükken dinlediğimiz masallardan duymuşluğumuz vardır ''Abra Kadabra''yı. Belki biz de oyunlarımızda sihirbaz kılığına bürünüp, ''Abra Kadabra, Abra Kadabra'' diyip dururduk. Bana hep anlamsız bir söz gibi gelmişti ancak çocukluğumuzda dinlediğimiz tüm masallar gibi onun da hayatımıza rehberlik edebilecek bir manası varmış. ''Söylediğim gibi yaratacağım'' anlamına gelirmiş.&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Bu yıl katıldığım Landmark eğitimi, herşeyin dilde varlığını sürdürdüğü ana fikrine dayanıyordu. Bir şeye iyi dediğimizde o iyi oluyor, kötü dediğimizde kötü.Aynı şeyin herkes tarafından farklı algılandığı kolaylıkla anlaşılabilir bir durum. Dolayısıyla her birimizin farklı söylemleri ve kendimize özgü farklı dünyalarımız var. Gerçek bir yerlerde ancak hepimiz kendi algımız kadarını görebiliyoruz.Etki alanı geniş insanlar kendi gerçekliklerini diğerlerine empoze edebiliyorlar. Mesleğim iletişim olduğundan propoganda, tanıtım ve bilimum iletişim tekniklerini ayırt edebiliyorum. Hepsinin amacı bir mesajı diğerlerine kabul ettirmek. Ne kadar çok kişi sizin istediğiniz yönde düşünürse, sizin gücünüz artıyor. Bir ürünün reklamı yapılıyor diyelim, ne kadar satarsa üreticisi o kadar çok kazanır. Bir siyasi parti lideri ne kadar çok kişiyi etkilerse, o kadar çok oy alır. Bir erkek ne kadar çok kadınla beraber olursa, skoru o kadar yükselir. Bir kadın? &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Konu dişiliğe geldiğinde kurallar tersine dönüyor ve çokluk değeri azaltıyor. Kadınlardan yüksek skorlar beklenmiyor. Her şeyin ikilik üzerine, dişil ve eril güçler arasında oluşturulduğu dünyamızda demek ki tüm yaşam felsefemizi ''daha çok'' üzerine kuramayız. Şu anda bunun sonuçlarını ekonomik krizler şeklinde yaşıyoruz zaten. Bir tarafın daha fazla alması, alanını genişletmesi, diğer tarafların borçlarını artması dünya dengelerini bozdu. Kadınları güçsüzleştirirken, bir yandan dişil prensipleri de gözardı ettik. Uyum, estetik, anlayış gibi. Şu anda eril bir dünyada, doğal kaynakları tüketirken, paramızı savaşlara ayırıp, silah endüstrisini zenginleştirirken, kapitalizmle insanları işsiz bırakıp, onlardan sürekli tüketmelerini beklerken ciddi sorunlarla başetmek zorunda kaldık.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Oysa sürekli başkalarından almak zorunda değiliz. Tüm güç zaten bizde.''Abra kadabra'' demek yeterli, değil mi? Tabi eğer sihire inanıyorsanız.Dünyanın sözlerle nasıl yaratıldığını anlayabiliyorsanız. Bu size çok anlamsız geliyorsa, başarılı insanların röportajlarını dinleyin. Sözlerini nasıl kullandıklarına dikkat edin. Hata da yapsalar, kendileri hakkında olumsuz bir yargıda bulunmadıklarını, hatalarından ders çıkarıp, yılmadan, yola devam ettiklerini, enerjilerini başkalarını kıskanmakla tüketmediklerini, hedeflendiklerine odaklandıklarını görün. Hiç istisnasız hepsinin vizyonu var, sözleri eylemleri hepsi bu yönde. Dünyalarına başka bir şey sokmuyorlar. Sözleriyle yaratıyorlar.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Atatürk " &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Türk çetin işler başarmak için yaratılmıştır.&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Bizim başka milletlerden hiç bir eksiğimiz yok. Cesuruz zekiyiz çalışkanız.&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Yüksek amaçlar uğrunda ölmesini biliriz.&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style=" color: rgb(255, 0, 0); font-family:verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Büyük şeyleri büyük milletler yapar.&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Türk kuvvet ve zekasının yenmediği ve yenemeyeceği güçlük yoktur.&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;'' &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:Georgia, serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;dedi.Parçalanmak üzereyken, inanılmazı başarmadık mı?Kullandığı sözlere bakın: Kesin, net, güçlü. Hedefi, nasıl olmamız gerektiğini gösteriyor.Zafere bu sözlerle, bu vizyon doğrultusunda götürüyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="  color: rgb(255, 0, 0); font-family:verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:Georgia, serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="  color: rgb(255, 0, 0); font-family:verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:Georgia, serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Başarılı bulduğunuz kişilerden sonra kendinizi gözlemleyebilirsiniz. Bir gün boyunca neler diyorsunuz? Size çevrenizdekiler neler  diyorlar: ''Senden hiçbir şey olmaz. Bunu da başaramadın. Bak o ne kadar iyi yapıyor, bir de sana bak.'' Tüm gün kendiniz hakkında neler duyuyorsunuz? Belki de onlara inanıyorsunuz.Bu cümlenin başındaki ''belki''yi çıkarabiliriz.Inanıyorsunuz. Yine iletişim tekniklerine dönersek, belli frekansta sürekli aynı mesajı duyduğumuzda, inanmaya başlıyoruz. Size sürekli akıllı olduğunuz söylensin, ''ben akıllıyım'' edasıyla ortalarda dolaşırsınız. IQ'nuzu bilemeyiz, ancak kendinize güvendiğinizden aptal olduğunu sanan birine kıyasla çok daha akıllı davranacağınız kesin.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="  color: rgb(255, 0, 0); font-family:verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:Georgia, serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="  color: rgb(255, 0, 0); font-family:verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:Georgia, serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Bu durumda bazı konularda eksik, kötü, beceriksiz vs olduğunuzu söyleyen herkes size kötülük yapıyor. Maalesef en yakınlarınızdan bile olabilir. Karısına ''eksik etek''  diyen erkek, çocuklarını güçten düşürdüğü, yetkin olmayan birine baktırdığının farkında mı? Ya o kadın eksik etek olmadığının?Kendi kapasitesini anlasa belki de ilk iş o adamı bırakacak.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="  color: rgb(255, 0, 0); font-family:verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:Georgia, serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="  color: rgb(255, 0, 0); font-family:verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:Georgia, serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Zor ama gerekli üçüncü adımsa yakınlarınızla farkettiklerinizi paylaşmanız. Onlardan size zarar vermemeleri için sözlerine dikkat etmelerini istemeniz.Aptal olmadığınızı, dedikleri gibi olmadığınızı onlara söylemeniz. Siz sizsiniz, elinizden geleni yapıyorsunuz ve her halinizle çok güzelsiniz. Bu güzelliği görebilenleri, size değer verenleri hak ediyorsunuz.Sizi sürekli aşağılayanları değil. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="  color: rgb(255, 0, 0); font-family:verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:Georgia, serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="  color: rgb(255, 0, 0); font-family:verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:Georgia, serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Aslında onlar da sizi kendi algılarıyla değerlendiriyorlar. Yani aslında sadece kendilerini görüyorlar.Sizi değil. Hepimiz kendi gerçekliğimizde yaşıyoruz ya. Karşımıza Einstein gelse, onun deha olduğunu nasıl anlayabiliriz? Görecelik vs dese, ''adam üşütmüş'' deriz. Çapkın bir adammış, bakışlarından da okunuyor, muhtemelen bana asılıyormuş gibi gelirdi. Bir başkasına dağınık saçlı.Bir fizik profesörüneyse deha. Özetle kendi çapımız kadar algılıyoruz.Fazlasını görebilmemize imkan yok.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="  color: rgb(255, 0, 0); font-family:verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:Georgia, serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="  color: rgb(255, 0, 0); font-family:verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:Georgia, serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Bu arada Einstein iyi ki kendisini aptal bulan  öğretmenine inanmamış. Einstein'ın okuldan alınmasını ve bir işe çırak verilmesini önermiş öğretmeni. Aptal olan kim?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style=" color: rgb(255, 0, 0); font-family:verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:Georgia, serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Bunun gibi örnekler o kadar çok ki.Walt Disney yaratıcı fikirleri ve hayal gücü olmadığı gerekçesiyle işten kovulmuş.Michael Jordan lisede okulun basketbol takımına alınmamış.Antrenörü yeteneksiz olduğunu düşünüyormuş. Ne yazık ki sistem aptal birini öğretmen, yaratıcılıktan yoksun birini şef, yeteneksiz birini antranör yapabiliyor. Otorite konumundaki herkesin her dediği doğru değil.Öyle olsa ne e=mc2 formülümüz olurdu, ne de Mickey Mouse'umuz. Sadece bu kişiler hayallerini gerçekleştirememiş değil, hepimiz çok şey kaybetmiş olurduk. Kendilerine söylenenlere kulaklarını tıkayarak, kendilerine inanarak insanlığa çok büyük bir hediye verdiler. Söyledikleri gibi yarattılar, başkalarının söylediği gibi değil.Kendilerini gerçekleştirdiler. Gerçek sihir bu.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-1376869917412077656?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/1376869917412077656/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=1376869917412077656' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/1376869917412077656'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/1376869917412077656'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2011/08/abra-kadabra.html' title='Abra Kadabra'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-225407540445663706</id><published>2011-08-08T01:54:00.000-07:00</published><updated>2011-08-08T01:55:17.260-07:00</updated><title type='text'>Embracing Others, Embracing Myself</title><content type='html'>&lt;!--copy and paste--&gt;&lt;object width="526" height="374"&gt; &lt;param name="movie" value="http://video.ted.com/assets/player/swf/EmbedPlayer.swf"&gt; &lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt; &lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt; &lt;param name="wmode" value="transparent"&gt; &lt;param name="bgColor" value="#ffffff"&gt; &lt;param name="flashvars" value="vu=http://video.ted.com/talk/stream/2011G/Blank/ThandieNewton_2011G-320k.mp4&amp;amp;su=http://images.ted.com/images/ted/tedindex/embed-posters/ThandieNewton-2011G.embed_thumbnail.jpg&amp;amp;vw=512&amp;amp;vh=288&amp;amp;ap=0&amp;amp;ti=1193&amp;amp;lang=eng&amp;amp;introDuration=15330&amp;amp;adDuration=4000&amp;amp;postAdDuration=830&amp;amp;adKeys=talk=thandie_newton_embracing_otherness_embracing_myself;year=2011;theme=a_taste_of_tedglobal_2011;theme=the_creative_spark;theme=master_storytellers;theme=new_on_ted_com;event=TEDGlobal+2011;tag=Arts;tag=Culture;tag=Entertainment;tag=art;tag=psychology;&amp;amp;preAdTag=tconf.ted/embed;tile=1;sz=512x288;"&gt; &lt;embed src="http://video.ted.com/assets/player/swf/EmbedPlayer.swf" pluginspace="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" bgcolor="#ffffff" width="526" height="374" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" flashvars="vu=http://video.ted.com/talk/stream/2011G/Blank/ThandieNewton_2011G-320k.mp4&amp;amp;su=http://images.ted.com/images/ted/tedindex/embed-posters/ThandieNewton-2011G.embed_thumbnail.jpg&amp;amp;vw=512&amp;amp;vh=288&amp;amp;ap=0&amp;amp;ti=1193&amp;amp;lang=eng&amp;amp;introDuration=15330&amp;amp;adDuration=4000&amp;amp;postAdDuration=830&amp;amp;adKeys=talk=thandie_newton_embracing_otherness_embracing_myself;year=2011;theme=a_taste_of_tedglobal_2011;theme=the_creative_spark;theme=master_storytellers;theme=new_on_ted_com;event=TEDGlobal+2011;tag=Arts;tag=Culture;tag=Entertainment;tag=art;tag=psychology;&amp;amp;preAdTag=tconf.ted/embed;tile=1;sz=512x288;"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-225407540445663706?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/225407540445663706/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=225407540445663706' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/225407540445663706'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/225407540445663706'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2011/08/embracing-others-embracing-myself.html' title='Embracing Others, Embracing Myself'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-7875838152600825843</id><published>2011-07-31T00:45:00.001-07:00</published><updated>2011-07-31T01:05:53.387-07:00</updated><title type='text'>Amerika Sonrası</title><content type='html'>&lt;div&gt;Tom Hanks'le Julia Roberts'n başrollerini paylaştıkları ''Larry Crown'' filmi Amerika'nın şimdiki halini çok güzel gösteriyor. Banka kredisini ödeyemeyen ve evinden olan Larry, mutsuzluktan ölmek üzere olan öğretmen Mercedes bana çok tanıdık geldiler. NYU'da dersleri bir saat önce bitirmeyi teklif eden öğretmenler aklıma gelince gülümseyerek, hafif bir özlemle izledim filmi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;New York'tan döneli iki ay oldu, ancak bana yıllar öncesinde kalmış gibi gelmeye başladı bile.Otuzumdan sonra, hatta kırka yakın New York'a gitmiş, oda kiralamış, yeniden öğrenci olmuş, Korelisinden Brezilyalısına pek çok milletten arkadaş edinmiştim. New Yorker'ların yalnız ve savaşçı yaşam tarzlarını gözlemlemiş, karlı ve keskin rüzgarlı havalarla baş etmek zorunda kalmış, Central Park'ta uzun uzun yürümüş, sürekli Uzakdoğu yemekleri yemiş, kahve tiryakisi olmuştum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-O3YkoA9dAkE/TjUF9Kw3QPI/AAAAAAAAEK8/6825ZUfUAeo/s1600/51744_441734667971_523187971_5364711_2137816_o.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/-O3YkoA9dAkE/TjUF9Kw3QPI/AAAAAAAAEK8/6825ZUfUAeo/s320/51744_441734667971_523187971_5364711_2137816_o.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5635417057143505138" style="float: left; margin-top: 0px; margin-right: 10px; margin-bottom: 10px; margin-left: 0px; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px; " /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 0); -webkit-text-decorations-in-effect: none; "&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 0); -webkit-text-decorations-in-effect: none; "&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 0); -webkit-text-decorations-in-effect: none; "&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 0); -webkit-text-decorations-in-effect: none; "&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;Ailemi kaybettikten sonra tamamen içime attığım konuları ilk kez Gana kökenli arkadaşım Nana'yla paylaşmış, Gül'le birbirimize terapi uygulamış, uzun uzun birinin gözlerine bakmayı, o mavilikte kaybolmayı New York'ta yaşamıştım. Kapitalist, uzak, soğuk, acımasız görünen New Yok'ta.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;Bir arkadaş bloga şu yorumu bırakmıştı: ''Sen orada kendine yakınlaştın." Kesinlikle çok doğru bir tespit.Kendime yakınlaşırken, insanlara da yakın oluyordum. Isimleri, deneyimleri, görüşleri önem kazandı benim için. Zamanları da öyle Artık geç kalmıyorum, randevulara zamanında gidiyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Eskiden sık görüşmediğim pek çok kişi beni aramaya başladı. Görüşünce sohbetlerinin ne kadar güzel ve pek çok ortak noktamız olduğunu gördüm. Çeşitlilik sever oldum. Pek çok kişiyle görüşmek, yeni yerlere gitmek, yeni deneyimler elde etmek...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yakın görünüp, sözleriyle yaralayanlarla, geleceğe dair hep olumsuz tablo çizenlerle de görüşmemeye başladım.Daha önce nasıl dikkatimi çekmediğine şaşırdım.Ancak çevremiz, kafamıza aldığımız düşünceler, vizyonumuz çok önemli.Aşağıya çekenler var, faydası dokunanlar da.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Daha iddialı konuşmaya başladım. Tipik Amerikan tarzı :) ''Amerika'dan yeni dönen herkes te böyle neşeli, canlı konuşuyor'' dedi eskiden yanında çalıştığım Genel Müdürüm. Telefonda cıvıldıyordum. "Şöyleydi de, böyleydi de. Kış zordu ama okul iyiydi de...''Bir yılı üç beş dakikaya sığdırmak ve olabildiğince çok şey paylaşmak istiyordu&lt;/div&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/-eDxs2sX7Uxo/TjUFzCd9myI/AAAAAAAAEK0/jU1Hn_jSHJo/s320/200911_10150228026936719_620086718_8655901_4109363_o.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5635416883118054178" style="float: right; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 10px; margin-left: 10px; cursor: pointer; width: 239px; height: 320px; " /&gt;&lt;div&gt;m.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Başkalarının haklarına saygılı davranmayan insanları çok sert uyarır oldum. Amerika'da sırada beklerken, önünüzdekine yapışmıyor, biraz mesafe bırakıyorsunuz. Burada öyle bir yer olunca, gelip önünüze geçiyorlar."Ilk ben geldim, sonra siz, sonra siz, sonra da siz.Şöyle geçin lütfen.'' diyerek adamları sıraladım geç&lt;/div&gt;&lt;div&gt;ende. Adamlar şaşkınlıktan dediğimi yaptılar.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Amerika'da yeme-içme çok pahalı ama karşılığını alıyorsunuz. Burada en gözde mekanlarda, lezzetsiz yemekler, kötü servis, aşırı pahalı içkilerle şok yaşadım. ''Nasılsa herkes geliyor'' havasındalar. Eskiden hep gittiğim yerleri hayatımdan çıkardım, daha önce hiç bilmediğim Beyoğlu'nda Fransız Kültür'ün cafesi gibi yerlere takılmaya başladım. NY'u ne zaman özlesem bir Çin lokantasına girdim, ancak hüsran oldu.Orada bana en normal gelen yemekler Çin, Tai, Japondu ve çubuklarla yemeye alıştım. Ama burada maalesef oradaki tadı bulamadım. Hele favorim General Tzo tavuğunu hangi Çin'in tarifine göre yapıyorlar hiç anlamadım.Çin salatası diye de bildiğimiz marul salatası getiriyorlar.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Nedensiz alışveriş te yapmıyorum artık. Özellikle tekstil burada oraya göre çok pahalı. Eskiden can sıkıntısının üstesinden mağazaları dolaşarak geliyordum.Şimdi Macys'i, Union Square'i özlemiyor değilim ama çivi çiviyi söktü sanırım ve alışveriş tutkumun üstesinden geldim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Türkiye'ye döndüm döneli gündem o kadar hızlı ki.Sabah flaş bir olay oluyor, öğlene başkası, akşama bir başkası. Haber müdürü çok yakın bir arkadaşım var. Her olayda ''bu akşam yine gazetede kalacak, hayatta çıkamaz'' diye düşünmeden edemiyorum. Ancak bu olayların bir kısmıysa tamamen manipulasyon. Kriz çığırtkanlığı, arada bir sürekli gündeme taşıdıkları deprem haberleri gibi.Amerika'da ''action'', eylem önemlidir. O yüzden gelişmişler. Deprem riski var, tamam. Ne yaptın? Hangi önlemleri alıyorsun? Pıssss.Bizde sadece konu var. En çok kaybetmemek istediğim çözüm odaklı eylemde bulunmak. ''This is the fact. These are the actions I am taking.'' That's all.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/-x2vDFr0H1N0/TjUBaHmlapI/AAAAAAAAEJk/H-fyQJeG_Qg/s320/33550_10150288124805422_829945421_15049333_62154_n.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5635412056953154194" style="float: left; margin-top: 0px; margin-right: 10px; margin-bottom: 10px; margin-left: 0px; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px; " /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ingilizce hocalarımı da özledim. Birinin bebeği oldu. Bir de Bally ile Charlie gözümde tütüyor.Evsahibimin iki köpeği olur kendileri.Biri küçük ve şişko; Charlie Brown diye takılırdık. Yatağıma atlarken zorlanıyordu, ben kaldırıp, koyuyordum. Diğeri büyük, siyah, bildiğiniz sokak köpeği görüntülü, Labrodor, Rotweiler karışımı.Az çektirmedi bana.Her evden çıkışımda, önüme geçip havlayan, beni korkutan Bally.Ev sahibim Alman, çok disiplinli. Köpeklerin, onun yanında çıtı çıkmazdı. Ama Bally'nin yanlız kalma fobisi varmış, dişi bana geçiyordu. Evden çıkabilmek için evin bir köşesine yemini atıyor, koşa koşa kaçı&lt;/div&gt;&lt;div&gt;yordum.O da yemi yer yemez, arkamdan kovalıyordu. Giderken, iki köpek uğurladılar beni. Havlamadı Bally, sessiz sessiz homurdandı.Sanki anladılar temelli gideceğimi, değişikti halleri, durgun durgun gözlerime baktılar. Beni ağlattılar. New York'tan en çok o köpekleri özlüyorum.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Istanbul'unsa sokak kedilerine bayılıyorum. New York dünyanın en çok fare olan şehri. Yine de sokakta kedi yok, sokak hayvanlarını barınaklara koyuyorlar. Ama insan tembel tembel patilerini yalayan kedileri özlüyor o şehirde.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-7875838152600825843?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/7875838152600825843/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=7875838152600825843' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/7875838152600825843'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/7875838152600825843'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2011/07/tom-hanksle-julia-robertsn-basrollerini.html' title='Amerika Sonrası'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-O3YkoA9dAkE/TjUF9Kw3QPI/AAAAAAAAEK8/6825ZUfUAeo/s72-c/51744_441734667971_523187971_5364711_2137816_o.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-4736647117611342973</id><published>2011-07-24T01:49:00.000-07:00</published><updated>2011-07-24T02:08:11.873-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sanat'/><title type='text'>Hoşçakal</title><content type='html'>&lt;iframe width="560" height="349" src="http://www.youtube.com/embed/TJAfLE39ZZ8" frameborder="0" allowfullscreen=""&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;''&lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;Amy Winehouse her şeye rağmen trendlere göre üçüncü dünya ülkesinden çocuk evlat edinen, kiminle evleneceğine kariyer danışmanlarıyla karar veren pek çok dünya yıldızından daha samimi geliyor bana...&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;''&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style=" color: rgb(102, 102, 102); line-height: 18px; font-family:'Lucida Grande', Arial, Verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="  color: rgb(102, 102, 102); line-height: 18px; font-family:'Lucida Grande', Arial, Verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;diye yazmıştı Mehmet Tez Milliyet'te. Ne diyeyim, bana da daha samimi geliyor. Bu dünyanın en çok samimiyete, yeteneğe ihtiyacı var. İşbilir insanlardan oldukça çok sayıda var.Ancak ne acı ki, onlar dayanabiliyor.Gençler 27'sinde gidiyorlar. Belki de şöhretli bir yaşamın bedelini, torunlarla, huzur içinde, mutluluk içinde geçirilebilecek bir ömürle ödüyorlar. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;Kimilerine göre de acımasız müzik endüstrisinin kurbanı oluyorlar. Satışları düşmeye başlayınca, öldürülüyor ve efsane oluyorlar. Bu da yatırımcılarına nakit olarak geri dönüyor. Merak ediyorum son konserinde sahnede ayakta duramayan Amy'i yuhalayan kaç kişi şimdi koşa koşa albümünü satın alacak? Göz göre göre kaç kişi daha ölecek? Bağımlılıklarıyla mücadele edemeyecek? Biz daha ne kadar kendi çıkarı uğruna barış elçisi olanları melek ilan edip, ''Türkiye'yi seviyorum, lokum harika, Türk erkekleri harika'' diyenlerle gururumuzu kabartacağız?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-4736647117611342973?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/4736647117611342973/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=4736647117611342973' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/4736647117611342973'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/4736647117611342973'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2011/07/hoscakal.html' title='Hoşçakal'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/TJAfLE39ZZ8/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-3266844182556770464</id><published>2011-07-22T22:39:00.000-07:00</published><updated>2011-07-22T22:40:34.476-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tweet'/><title type='text'>Günün Tweeti</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span"   style="color: rgb(68, 68, 68); line-height: 27px; font-family:Georgia, Palatino, 'Helvetica Neue', Helvetica, Arial, sans-serif;font-size:21px;"&gt;'&lt;i&gt;'Sabah onlar için pencerenin önüne koyduğum su kabını "boş göndermek olmaz" diye küçük meyvelerle doldurmuş mahallenin kuşları.''&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"   style="color: rgb(68, 68, 68); line-height: 27px; font-family:Georgia, Palatino, 'Helvetica Neue', Helvetica, Arial, sans-serif;font-size:21px;"&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"   style="color: rgb(68, 68, 68); line-height: 27px; font-family:Georgia, Palatino, 'Helvetica Neue', Helvetica, Arial, sans-serif;font-size:21px;"&gt;&lt;i&gt;&lt;a href="http://twitter.com/#!/hakankoksal"&gt;Hakan Köksal&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-3266844182556770464?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/3266844182556770464/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=3266844182556770464' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/3266844182556770464'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/3266844182556770464'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2011/07/gunun-tweeti.html' title='Günün Tweeti'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-8485965668388258957</id><published>2011-07-20T13:42:00.000-07:00</published><updated>2011-08-08T01:57:07.644-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yasam'/><title type='text'>Öneriler, Öneriler, Öneriler...</title><content type='html'>&lt;a href="http://images4.wikia.nocookie.net/__cb20090410175557/carnivora/it/images/8/81/Lgph0183%2Blion-leopard-tiger-wild-big-cats-poster.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 452px; height: 320px;" src="http://images4.wikia.nocookie.net/__cb20090410175557/carnivora/it/images/8/81/Lgph0183%2Blion-leopard-tiger-wild-big-cats-poster.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;Bir arkadaş dert yanıyordu. ''Iyi niyetle öneriyormuş ama onu dinlemiyorlarmış.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;Oysa o onların iyiliğini istiyormuş.''&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;Boşuna ''cehenneme giden yol iyi niyet taşlarıyla bezelidir'' dememişler. Karşındakini düşünüp, ona hayatsal konularda bile onun için neyin en iyi olduğunu söylemek, kendi görüşünü kabul ettirmeye çalışmak aslında doğaya aykırı bir davranış.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;Örneğin aslan da, leopar da, kaplan da hepsi kedigillerden ama farklılar birbirlerinden, insanlar gibi.Bir kedi için en önemlisi evdir. Leopar içinse öyle değil. Düşünsenize kedinin leopara bir sahip bulup, eve kapanmasını önerdiğini.Kedinin dünyasında doğru budur, söylediğinde kendi açısından sorun yoktur. Leoparın dünyasını bilemez ki. Oysa sonuç o sahibin leopar tarafından yenmesi olur.Zaten hayvanlar aleminde böyle saçmalıklar olmaz. Kedi leopara ne yapması gerektiğini söylemez.İnsanlar aleminde herkes herkese akıl verir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;Çocuklarının iyi, güvenli bir geleceğe sahip olmasını düşünen ve onu memur yapmaya çalışan anne babalar olmuştur.Çocuk sanatçı olmak istiyor, yetenekli, tutkulu. Ancak ailesi çocuğu ikna etti ya da kandırdı diyelim: ''Aç kalırsın yavrucum. Yetenekli olduğunu mu sanıyorsun, senin gibi binlercesi var.Güzel maaşlı bir işin olsun, yanında istersen sanatını da yaparsın.Seninle kimse evlenmez bak''  diyerek.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;Bu o çocuğa yardım mıdır? Belki de hiç doyum almayacağı bir hayat geçirecek çocuk. Ama anne babalar iyi niyetlidir değil mi? Bundan şüphe olmaz. En iyisini isterler çocukları için. Sorun şu ki bilmiyorlar. Bu kadar basit, bilemezler geleceği, o an olmakta olan her şeyi, tüm olasılıkları. Çocuklarından daha iyi bildiklerini düşünürler sadece. Birisi kendisini başkalarına göre daha üstün görüyorsa, daha akıllı olduğunu düşünüyorsa, bunun ardında yatana ne denir? Kibir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;Aslını, astarını, o konuyla ilgili herşeyi bilmeden, karşındakini tanımadan, özlemlerini, düşlerini bilmeden bir kişiye neye göre ne yapması gerektiği söylenebilir ki?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;Çocuk sanatçı mı olmak istiyor? Bir desteğinin olmasını istiyorsan çocuğuna, git gerçek sanatçıları bul. Çocuğunla bir araya getir. Diyelim ki hepsi 'bu çocuktan bir şey olmaz'' dedi, sen yine de çocuğuna güven. Onun hayallerini yıkma. Bu dünyada en büyük güç düşleme becerisidir. Onu öldürme.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;Bir arkadaşına yardım mı etmek istiyorsun? Bir sor istersen önce onun ne istediğini. Sonra yapabileceğin bir şeyler varsa onu öner. Ne karamsar bir gelecek tablosu ser önüne, ne de onun değerini düşür. Senin aklına ihtiyacı olup olmadığına o karar versin.Belki senden daha tecrübeli, belki alanındaki en ustalara ulaşıp, onları dinlemek, onları örnek almak istiyor.Belki sen kedisin, o leopar.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;Yoksa olanca iyi niyetine karşın  neden anlaşılmadığından dert yanabilirsin. Sen öneriyorsun ama dinlemiyorlar.Bak sen.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-8485965668388258957?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/8485965668388258957/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=8485965668388258957' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/8485965668388258957'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/8485965668388258957'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2011/07/cehenneme-giden-yol-iyi-niyet-taslaryla.html' title='Öneriler, Öneriler, Öneriler...'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-3023698302996482140</id><published>2011-07-11T02:36:00.000-07:00</published><updated>2011-07-11T02:37:50.089-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='liderlik'/><title type='text'>Simon Sinek: Mükemmel liderler  nasıl ilham verirler?</title><content type='html'>&lt;object width="446" height="326"&gt;&lt;param name="movie" value="http://video.ted.com/assets/player/swf/EmbedPlayer.swf"&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;param name="bgColor" value="#ffffff"&gt; &lt;param name="flashvars" value="vu=http://video.ted.com/talks/dynamic/SimonSinek_2009X-medium.flv&amp;amp;su=http://images.ted.com/images/ted/tedindex/embed-posters/SimonSinek-2009X.embed_thumbnail.jpg&amp;amp;vw=432&amp;amp;vh=240&amp;amp;ap=0&amp;amp;ti=848&amp;amp;lang=tur&amp;amp;introDuration=15330&amp;amp;adDuration=4000&amp;amp;postAdDuration=830&amp;amp;adKeys=talk=simon_sinek_how_great_leaders_inspire_action;year=2009;theme=a_taste_of_tedx;theme=not_business_as_usual;theme=unconventional_explanations;event=TEDxPuget+Sound+;tag=Business;tag=bullseye;tag=entrepreneur;tag=leadership;tag=sales;tag=selling;tag=success;&amp;amp;preAdTag=tconf.ted/embed;tile=1;sz=512x288;"&gt;&lt;embed src="http://video.ted.com/assets/player/swf/EmbedPlayer.swf" pluginspace="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" bgcolor="#ffffff" width="446" height="326" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" flashvars="vu=http://video.ted.com/talks/dynamic/SimonSinek_2009X-medium.flv&amp;amp;su=http://images.ted.com/images/ted/tedindex/embed-posters/SimonSinek-2009X.embed_thumbnail.jpg&amp;amp;vw=432&amp;amp;vh=240&amp;amp;ap=0&amp;amp;ti=848&amp;amp;lang=tur&amp;amp;introDuration=15330&amp;amp;adDuration=4000&amp;amp;postAdDuration=830&amp;amp;adKeys=talk=simon_sinek_how_great_leaders_inspire_action;year=2009;theme=a_taste_of_tedx;theme=not_business_as_usual;theme=unconventional_explanations;event=TEDxPuget+Sound+;tag=Business;tag=bullseye;tag=entrepreneur;tag=leadership;tag=sales;tag=selling;tag=success;"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-3023698302996482140?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/3023698302996482140/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=3023698302996482140' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/3023698302996482140'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/3023698302996482140'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2011/07/simon-sinek-mukemmel-liderler-nasl.html' title='Simon Sinek: Mükemmel liderler  nasıl ilham verirler?'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-5062745556881097359</id><published>2011-07-03T02:22:00.000-07:00</published><updated>2011-07-03T03:39:07.955-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yasam'/><title type='text'>Arkadaş=Friend, Dost=?</title><content type='html'>Pazara Dücane Cündiğlu'nun videolarını izleyerek başladım. Ilgileniyorsanız TRT'de yayınlanan Beyaz Sayfa programına şu &lt;a href="http://www.izlebizle.net/ducane-cundioglu-beyaz-sayfa-programlari/"&gt;linkten&lt;/a&gt; ulaşabilirsiniz. Onu dinlemek o kadar güzel geliyor ki, program sunucusu ne zaman söze karışsa ''sussa ya, hadi çok konuştu ama''  diye düşünmeden edemedim. Dücane Hoca ''dost''tan bahsetti. Insanın çok sayıda arkadaşı olabileceğinden, ancak o kadar çok dostunun olmayacağından. ''Insan arkadaşlarına her şeyini söylemeyebilir, ailesine, hatta eşine de. Ama dosta sır olmaz.'' dedi. &lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bekar biri olarak eşten ayrı gayrı nasıl oluru anlayamasam da, bana göre de dost ile arkadaş arasında farklılık var. Kaldı ki; googledaki kaynaklara göre arkadaş kelimesi de ''arka taştan'' gelme.Eski Türkler'de askerler savaşırken arkadan gelebilecek herhangi bir saldırıyı kontrol edebilmek için sırtlarını ağaca, kayaya veya taşa vererek ok atarlarmış.Arka taş; arkadaş olarak dilimize yerleşmiş.Arkadan vurmayacak, samimiyetine güvenebileceğiniz kişi anlamında. Bir de bundan da ötesine dost demişiz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ingilizce ve Almanca'da dostun da arkadaşın da karşılığında tek kelime var: Friend - Freund. Bizdeki gibi dost, arkadaş, ahbap, yaren diye farklı önemler verilerek, ayrı kelimeler kullanılmamış.Dil kültürün en temel göstergesi. Bir konu hayatımızda çok yer tutuyorsa, dilimizde de daha az önemlilere göre daha çok yeri oluyor. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Batı kültüründe herkes bir; dost ta, arkadaş ta. Hepsi bir derken; herkes dost mertebesinde anlamına gelmiyor.Kimseye kolay kolay güvenmiyorlar.Birliktelikler genelde çıkar temeline dayalı.Sırları paylaşmak, açık olmak onlara göre değil. Komşuluk ilişkileri yok.En ufak bir anlaşmazlıkta hemen birbirlerine dava açıyorlar örneğin. Tabii genelleme yaparsak. Istisnalar her zaman, her toplumdan çıkıyor. Kültürümüzde dostluk var diye, vefa var diye; bizde hiç çıkarcı, kazanırken yanından ayrılmadığı kişilerin yanından şartlar değişince hemen kaçanlar yok mu? Var.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;''Güneş doğudan doğacak'' diyorlar. Güneşin her sabah doğuşunun yanısıra, aydınlanmanın dünyaya doğudan yayılacağı anlamında. Nitekim bilinç ve ahlaktaki yükselmeden önce, ekonomideki seyir doğuya doğru kaymaya başladı. 2025'lerde Çin'in dünyadaki bir numaralı güç olmasına artık kesin gözüyle bakılıyor. Amerika her ne kadar liderliği kaptırsa da, geri kalmış memleketler gibi olmayacak tabi ki. Ancak Hindistan'ın arkasına düşebilir. Bu iki ülke dışında en hızlı büyüme kaydeden ülkeler Brezilya ve Türkiye.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Brezilya batıda bile olsa, Latinliğinin verdiği sıcakkanlılıkla insanları dostane tavır içinde. Bizim de son dönemde kapmaya çalıştığımız ''ne olursa olsun mutlaka kazan'' mottosunu bir yana bırakırsak; azmimizle, değerlerimizle; her şeyden önemlisi gönlümüzle dünya arenasında önemli bir yer elde edeceğimize inanıyorum. Batılılaşmazsak tabi. Yoksa arkamızı dönebileceğimiz arka taşlar kalmayacak. Dostlar olmazsa, can damarları olmazsa ne olur bilemem.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-5062745556881097359?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/5062745556881097359/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=5062745556881097359' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/5062745556881097359'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/5062745556881097359'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2011/07/dost-arkadas-friend.html' title='Arkadaş=Friend, Dost=?'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-33411939296066227</id><published>2011-06-23T03:58:00.000-07:00</published><updated>2011-07-01T23:35:11.666-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gen Y'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ders notlari'/><title type='text'>Bizim Eleman ''Y''</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.ndtv.com/news/images/gadgets/sarko-mark.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 295px; height: 200px;" src="http://www.ndtv.com/news/images/gadgets/sarko-mark.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;İş hayatının başındakilerin aşina olduğu tanımlar; eleman, sorumlu, uzman, uzmanın yardımcısı, personel. 15 yıl önce Junior Project Manager'dım ben de mesela. İşim projeden ziyade müşteri temsilciliğiydi ancak o zamanlar trendler o yöndeymiş. Günümüzdeyse, özellikle Y kuşağının iş hayatına dalmasıyla açılış Manager'la (müdür) başlayıp, Vice President'le bitiyor. İnsanlar ''head of everything'' (herşeyin başı) olmak için girdikleri yarışta, kendilerini kimi zaman sahanın dışında, üç çocuklu ve evli ya da okula geri dönmüş, unvansız bir şekilde de bulabiliyorlar.Ya da unvanlı ve çok mutsuz olabiliyorlar.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sonuçta ne kadar başarılı olursak olalım,  sonumuz belli; ne unvan götürebileceğiz buradan, ne de mal mülk. Ancak girişi buradan yapmak, ''ha sorumlu olmuşsun, ha müdür'' demek Y kuşağını ikna etmek için iyi bir yöntem değil. Çünkü algıları, hayata bakış açıları her şeyden önce hayattan beklentileri farklı. Bu beklentiler arasında yetki, insiyatif, özgürlük ve takdir de yer alıyor. Durum böyle olunca da yurtdışında ilk iş olarak unvanlara revizyon getiriliyor.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bilmeyenler için Y kuşağı 1982 ve sonra doğumlular. (1995'e kimi kaynaklara göre de 2000'e kadar)  NYU'daki yönetimle ilgili aldığım tüm derslerde mutlaka Y kuşağına zaman ayrıldı. Hocalar neredeyse dersleri ''Generation Y, Generatation X'' şeklinde açıyorlardı.Bizdeki gibi ''asarım, keserim, elamanlarım benim dediğimi yaparlar'' şeklindeki otoriter yönetim anlayışı tarih olmuş. Yöneticiler olarak kendimizi Y kuşağına nasıl hazırlarız? Onlardan maksimum faydayı nasıl alırıza odaklanmış durumdalar.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Önceki kuşaklara göre en önemli farkları dijital alanda. Sürekli bağlantı halindeler. Ailelerin dağıldığına, ekonomik krizlere tanıklık ettiler. Dışarıdan kolaylıkla saygısız olarak damgalanabilirler, oysa hayatın iplerini başkasına vermemekte kararlılar.Işte eğlence arıyorlar ve sık iş değiştirme taraftarılar.Asıl arzuları kendi işlerini kurmak.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Genel müdürler karşısında ceket ilikleyip, başı hafif öne eğik duranlardan çok farklılar. Facebook'un patronu Marc Zuckerberg gibi başbakanın önünde el cepte, çok rahat durabiliyorlar.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Şimdi böyle birine ''eleman'' unvanını verebilir misiniz?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Türkiye'de hala veriliyor. Uzun uzun işe giriş formları doldurtulup, özgeçmişte yazan bilgiler tekrar yazdırılıyor. Iş görüşmelerinde bir saat bekletiliyor, üç-dört kere görüşmeye çağrılan adaylara cevap bile verilmiyor.Korku kültürüyle yönetilmeye çalışılıyor. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bunu söylemek için kahin olmaya gerek yok.Bu sistem yürümez. Kurumlar; yaratıcı, kendine güvenen kişileri  bu şekilde çekemez. Nitekim kurumsal şirketler trendleri takip etmek ve işveren markası yaratmak için ciddi çalışmalarda bulunuyorlar. Diğerleriyse bu işsizlikte adam bulamamaktan yakınıp, yeni nesli suçlamakla zaman öldürüyorlar.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-33411939296066227?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/33411939296066227/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=33411939296066227' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/33411939296066227'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/33411939296066227'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2011/06/bizim-eleman-y.html' title='Bizim Eleman &apos;&apos;Y&apos;&apos;'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-419646584878441827</id><published>2011-06-21T03:11:00.001-07:00</published><updated>2011-06-21T03:32:58.026-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yasam'/><title type='text'>Oyuncu - Izleyici</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.iyye.net/wp-content/uploads/2011/06/derya-buyukuncu.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 188px;" src="http://www.iyye.net/wp-content/uploads/2011/06/derya-buyukuncu.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;''Oyuncular - Izleyiciler''&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Amerika'da katıldığım bir eğitimde bu örnekten bahsedilmişti. Oyuncular çıkar sahaya oynar, kazanır veya yenilir, hayatını yaşar. Bir de onlar ve oyun hakkında konuşanlar vardır. Çıkardıkları sesten en çok emeği onların harcadığını sanabilirsiniz. Konuyu çok iyi bilirler, sahiplenirler, konuşup dururlar, kibirlenirler. Nefretleri de ilgileri de çok yoğundur. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Dün akşam Survivor finalinde aklıma geldi bu örnek. Nihat'ın yaptığı tüm ajitasyonlar gözüme batarken, profesyonel sporcular arasından sıyrılıp, beden gücü ve dayanıklılık isteyen bu yarışmada finale kalması hoşuma gitmişti. Taner tam bir deli, gençken yazları gittiğim Narlı'yı ve güzel günleri hatırlattı bana.Büyümeyen çocuklar gibi ve çok eğlenceli. Derya yakışıklılığı ve başarılarıyla lise dönemimde meşhurdu hatırladığım kadarıyla. Başka bir memlekette yaşasa kimbilir ne kadar zengin olurdu. Eşiyle birlikte böyle düşünmüş olmalı ki, profesyonel bir sporcunun yapmayacağı, şöhret peşinde adımlarla rotasını değiştirmiş.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ekrana bakıp, yurdumun kadınlarının gözleri şenleniyor bu yakışıklılarla diye düşünürken; kulaklarımda yankılanmaya başladı. Izleyiciydim. Hayatı ıskalıyordum. Amerika'da bir kere bile ne bir yarışma programı, ne de dizi izlemiştim. Orada da herkesin konuştuğu Superstar gibi yarışmalar var, ama benim zamanım yoktu takılmaya. Belki de ondan oradaki her günüm yaşamın icinde gecmisti. Ben de oyuncuydum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bugün twitter da takip ettim. Zeynep Tunuslu'ya erkek benzetmesi yapılıyor, Nihat küçümseniyor, Derya beyaz Türkler'in sembolu olmuş durumda. Okuyarak zaman kaybediyorum ama ilgileniyorum ki okuyorum. Tamamen saha dışındayım.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Acilen oyuna dalmam lazım. Bu onların yaşamı; ne kazandıkları paradan bana bir fayda var, ortalıkta dönen dedikodudan hayatıma değer katacak bir bilgi de edinmiyorum. Başta Acun, Nihat, sonra Taner,  Derya ve diğer tüm katılımcıları kutlayıp, en kısa zamanda aklıma başıma almayı diliyorum.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-419646584878441827?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/419646584878441827/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=419646584878441827' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/419646584878441827'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/419646584878441827'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2011/06/oyuncu-izleyici.html' title='Oyuncu - Izleyici'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-894928872439413926</id><published>2011-06-12T03:21:00.001-07:00</published><updated>2011-06-12T03:48:35.298-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='istanbul'/><title type='text'>Seçim Sabahı</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.antoriumcicek.com/urunresim/SAKSI%20ORK%C4%B0DE%204.gif" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 250px;" src="http://www.antoriumcicek.com/urunresim/SAKSI%20ORK%C4%B0DE%204.gif" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.florist54.se/images/POT06_01.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 0); -webkit-text-decorations-in-effect: none; "&gt;Seçimler bana annemle babamı hatırlatıyor. Aslında Istanbul'da ne hatırlatmıyor ki? Ne de olsa çocukluğumun, gençliğimin geçtiği evde oturuyorum hala. Tüm mobilyalar değişmiş olsa da; kristal avizeler verilip, vitrin kaldırılıp, salonun ortasına kocaman kırmızı bir kütüphane konsa da ev ailemle yaşadığım aynı ev. Seçimlerin hatırlatma sebebiyse, annemle babamın uzun yıllar önce Suadiye'de seçim sandığının başında tanışmış olmaları. Babamın beklemeyi sevmemesinden dolayı oy kullanmak için erkenden kalkardık. Saç baş dağınık, eşofmanlarla sabahın köründe oy kullanmaya giderken, annem belli ki anılarının etkisiyle ''makyaj yapsan ne olur'' derdi. Ben de kulak arkası ederdim. Ne mi oluyor? Düz mantık kullanırsak, annem evlenmiş, ben hala bekarım.&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hayat derslerini öğrenmem uzun zamanımı alıyor. Yine makyajsız gittim sandık başına. Erkenden, ben de beklemeyi sevmiyorum çünkü. Ama en azından saçlarım, üstüm başım daha düzgün artık. Giysilerime daha çok özen gösteriyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ilkokulumda kullandım oyumu. O kadar ilginç ki; Istanbul'a geldiğimden bu yana hayatımın geçtiği yerleri tavaf ediyor gibiyim. Ben planlamıyorum, kendiliğinden oluyor.Cuma eski iş yerimin önünden geçtim. Geçen hafta yirmi yıl önce mezun olduğumuz lisenin önünden geçiyorduk, akşam dokuzda kendimizi okulun içinde bulduk. Bu sabah ilkokulda; bir zamanlar ront ve bilumum müsamere gösterilerine çıktığım, şimdi gözüme çok küçük görünen, alçak tavanlı sahneye bakıp gülümsüyordum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Mekanlar değişmemiş. Lisenin dar sokağı aynı, taşındıkları için tabelası durmasa da eski işyerim aynı, patronun kocaman siyah Mercedes'i kapının önünde park etmemiş o kadar. Ilkokulum aynı. Arkadaşlarım da aynı. Bir arkadaşım bebekleriyle meşgul, tüm hayatı onlar doğal olarak.Biz ayda bir görüşebiliyoruz. Başka bir arkadaşım hala randevu verip, son dakika bozuyor ve sürekli kendi ayağına çağırıyor, bir başkası aşk acısı çekiyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ben farklıyım.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sekiz ay yurt dışında yaşamak etkisini göstermiş. Iş görüşmelerinde çok rahat ve hatta karşımdakilerden de iyi Ingilizce konuşmak dışında, huylarım da değişmiş. Geç kalmıyorum, hatta hep erken gidiyorum. Kendime daha saygılıyım. Bencilleri tolere etmiyorum. Insanları gözlemliyorum ve davranışlarına göre hayatımda yer veriyorum. Kendimi de gözlemliyorum. Çünkü hepsinde benden birşey var. Hatalı, kusurlu, eksik. Beni mutsuzluğun kıyısına getiren, New York'un güneş ışığı girmeyen, kalabalık sokaklarında tekrar canlanana kadar sürekli benden alan bir şeyler.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Artık geride kaldı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ailemi hala özlüyorum. Ama orkideli, turkuaz perdeli evimde de mutluyum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hayatın karşıma ne çıkaracaklarını merak etmiyorum. Kendimin neler yapacağımı merak ediyorum. Çünkü alışık olmadığım bir ben var artık. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ve bu da çok güzel ve sürprizlerle dolu.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-894928872439413926?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/894928872439413926/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=894928872439413926' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/894928872439413926'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/894928872439413926'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2011/06/secim-sabah.html' title='Seçim Sabahı'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-5077854358243216600</id><published>2011-06-07T03:25:00.000-07:00</published><updated>2011-07-11T02:41:59.211-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='liderlik'/><title type='text'>Madeleine Albright: Kadın ve diplomat olmak üzerine</title><content type='html'>&lt;object width="446" height="326"&gt;&lt;param name="movie" value="http://video.ted.com/assets/player/swf/EmbedPlayer.swf"&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;param name="bgColor" value="#ffffff"&gt; &lt;param name="flashvars" value="vu=http://video.ted.com/talks/dynamic/MadeleineAlbright_2010W-medium.flv&amp;amp;su=http://images.ted.com/images/ted/tedindex/embed-posters/MadeleineAlbright-2010W.embed_thumbnail.jpg&amp;amp;vw=432&amp;amp;vh=240&amp;amp;ap=0&amp;amp;ti=1078&amp;amp;lang=tur&amp;amp;introDuration=15330&amp;amp;adDuration=4000&amp;amp;postAdDuration=830&amp;amp;adKeys=talk=madeleine_albright_on_being_a_woman_and_a_diplomat;year=2010;theme=master_storytellers;theme=women_reshaping_the_world;theme=celebrating_tedwomen;event=TEDWomen;tag=Business;tag=Foreign+Policy;&amp;amp;preAdTag=tconf.ted/embed;tile=1;sz=512x288;"&gt;&lt;embed src="http://video.ted.com/assets/player/swf/EmbedPlayer.swf" pluginspace="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" bgcolor="#ffffff" width="446" height="326" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" flashvars="vu=http://video.ted.com/talks/dynamic/MadeleineAlbright_2010W-medium.flv&amp;amp;su=http://images.ted.com/images/ted/tedindex/embed-posters/MadeleineAlbright-2010W.embed_thumbnail.jpg&amp;amp;vw=432&amp;amp;vh=240&amp;amp;ap=0&amp;amp;ti=1078&amp;amp;lang=tur&amp;amp;introDuration=15330&amp;amp;adDuration=4000&amp;amp;postAdDuration=830&amp;amp;adKeys=talk=madeleine_albright_on_being_a_woman_and_a_diplomat;year=2010;theme=master_storytellers;theme=women_reshaping_the_world;theme=celebrating_tedwomen;event=TEDWomen;tag=Business;tag=Foreign+Policy;"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-5077854358243216600?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/5077854358243216600/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=5077854358243216600' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/5077854358243216600'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/5077854358243216600'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2011/06/madeleine-albright-kadn-ve-diplomat.html' title='Madeleine Albright: Kadın ve diplomat olmak üzerine'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-1615493807663347122</id><published>2011-06-04T01:58:00.000-07:00</published><updated>2011-06-04T03:22:58.795-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yasam'/><title type='text'>Güzel Diyelim Güzel Olsun</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-tP0dKSI_W8U/TenztEkYfhI/AAAAAAAAEGk/QZyMilhFEnM/s1600/audrey-hepburn-bike-yorkie-dog%2Bcopy.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 284px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-tP0dKSI_W8U/TenztEkYfhI/AAAAAAAAEGk/QZyMilhFEnM/s400/audrey-hepburn-bike-yorkie-dog%2Bcopy.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5614286366140038674" /&gt;&lt;/a&gt;Döndüm memlekete. Biber gazları, makama taşıtılan sultan tahtları, seçim curcunası ve Fenerbahçe'nin şampiyonluğu karşıladı beni. Özlediğim Türk yemeklerini tattım, Istanbul'un sevdiğim sokaklarında yürüdüm, arkadaşlarımla, kuzenlerle görüştüm.Komşular hayal kırıklığına uğradı. ''Biz seni yalnız beklemiyorduk'' dediler.Ben de ''kimseyi bulamadığımı ama New York'a bayıldığımı'' söyledim.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Perşembe pazarına gittim hemen, eve menekşeler, papatyalar, orkideler aldım. Çamaşır makinesini her çalıştırdığımda, ''bak bunun değerini bil, çamaşırlarını dışarıda yıkadığın 'laundry' e gitmek zorunda değilsin'' dedim kendi kendime.Iş görüşmelerim de başladı. Saçlar fönlü, üstümde ciddi takımlarla kendimi 50 yaşında gibi hissettim. Tüm yılı gençlerle geçirince böyle giyinmeyi unutmuşum. Amerika'dan yadigar babetlerden vazgeçemedim pek. Sivri topuklu ayakkabılar BJK Plaza'nın asansöründe giyildi alelacele, görüşmeden sonra hemen çıkarıldı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bilgisayarım bozuktu, New York kazığı yemeyelim diye bekletiyordum. Istanbul geri kalmadı.250, 300 Euro gibi bir ana kart masrafı çıktı, yaptırmadım, laptopu 1 parmak açık, ekranı aralık, daha da beter durumda geri aldım. NY-Istanbul arası fiyat farkları inanılmaz dikkatimi çekti. Örneğin Apple Mac Air'in burada fiyatı 3200 TL, Amerika'da 1000 USD. Türk kazığı yememeye, herşeyi ucuz satılan yerden ısmarlamaya karar verdim. Örneğin çocuğum olursa, Küba'da doğurabilirim. Tüm sağlık harcamaları ücretsizmiş, dün doktor bir arkadaşım söyledi. Bir  arkadaşımın da ucuza strawberry.com'dan ısmarladığı kozmetikleri gümrükte takılı kalmış. Insanlar kazıklanmaya devam etsinler diye şikayet etmişler strawberry'i, mallar gümrükten çıkamıyormuş. Kozmetikleri de Türkiye'den almamaya karar verdim, fiyat farkı çok yüksek.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hintli biriyle tanıştım, iş için üç yıllığına Istanbul'a gelmiş. Amerika'da ortak bir arkadaşımız var, sanal olarak o tanıştırdı, fiilen Istiklal'de buluştuk. O da Istanbul'un çok pahalı bir şehir olduğunu, insanların nasıl yaşayabildiğini sordu. Bilemedim, politikacılara mı sorsak bunun cevabını? Yoksa her şey güllük gülüstanlık diyip, çevremize pembe bir duvar mı örsek?Çünkü rotayı olumsuzluklara çevirmek, sürekli yanlışları görmek insanın enerjisini tüketen bir durum.NY'da aldığım eğitimlerde dili doğru kullanmanın, lider olmanın, eylemde bulunmanın üzerinde çok duruldu. Dili doğru kullanmak olumlu kelimeleri lugata almak anlamında. Bizim kültürümüzde de vardır. Eskiden Anadolu'da hanımlar son yemek için, ''bundan sonrası yok'' demek yerine ''arkası yufka'' derlermiş.Nasıl bir özen; ''yok'' bile demiyorlar. ''Yok'' demek, yokluğu çoğaltan bir durum çünkü. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ben de bunun için içime mutluluk veren Audrey Hepburn'un fotoğrafını koydum, 3.Selim'in tahtını taşıyanların görüntüsüne yer vermek yerine. Aslında o resim maalesef şimdiki Türkiye'nin durumunu tam olarak gösteriyor.Yine de ben rotayı Audrey Hepburn'e, evdeki menekşelere, papatyalara, orkidelere çevirdim. Yoksa halimi sormayın, mahalledeki, azarlar gibi konuşan Çinli bayanın 'laundry'sini bile özledim.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-1615493807663347122?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/1615493807663347122/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=1615493807663347122' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/1615493807663347122'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/1615493807663347122'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2011/06/guzel-diyelim-guzel-olsun.html' title='Güzel Diyelim Güzel Olsun'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-tP0dKSI_W8U/TenztEkYfhI/AAAAAAAAEGk/QZyMilhFEnM/s72-c/audrey-hepburn-bike-yorkie-dog%2Bcopy.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-7726961634369849878</id><published>2011-05-06T19:40:00.001-07:00</published><updated>2011-05-06T19:44:37.542-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='new york'/><title type='text'>Central Park'tan Kış Manzaraları</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-00E0xgmD0K0/TcSyBbxEC7I/AAAAAAAAEGQ/GMd2FZpXa58/s1600/1.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-00E0xgmD0K0/TcSyBbxEC7I/AAAAAAAAEGQ/GMd2FZpXa58/s400/1.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5603799574058896306" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-D4DUfKTjJiY/TcSxlo4JyYI/AAAAAAAAEGI/emHsI5MO3H0/s1600/2.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-D4DUfKTjJiY/TcSxlo4JyYI/AAAAAAAAEGI/emHsI5MO3H0/s400/2.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5603799096541956482" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-o8lcaXiVORc/TcSxeJ5h6mI/AAAAAAAAEGA/Nl-7kfpTBhA/s1600/3.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-o8lcaXiVORc/TcSxeJ5h6mI/AAAAAAAAEGA/Nl-7kfpTBhA/s400/3.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5603798967967148642" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-7726961634369849878?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/7726961634369849878/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=7726961634369849878' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/7726961634369849878'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/7726961634369849878'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2011/05/central-parktan-ks-manzaralar.html' title='Central Park&apos;tan Kış Manzaraları'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-00E0xgmD0K0/TcSyBbxEC7I/AAAAAAAAEGQ/GMd2FZpXa58/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-1402052640544490337</id><published>2011-05-05T20:56:00.000-07:00</published><updated>2011-05-06T19:32:36.205-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sanat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='new york'/><title type='text'>That Championship Season</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.stage-rush.com/wp-content/uploads/2011/03/That-Championship-Season-poster.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 432px; height: 360px;" src="http://www.stage-rush.com/wp-content/uploads/2011/03/That-Championship-Season-poster.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;24'ten Kiefer Sutherland, Sex and the City'den Chris Noth, Lost Boys'dan Jason Patrick, Braveheart'tan Brian Cox ve ilk kez bu gece gördüğüm Jim Caffigan'ı bir araya getiren That Cahmpionship Season'ı izledim Broadway'de.15 yıl önce, Pensilvanya'da basketbol şampiyonu olan oyuncular koçlarıyla bir araya gelip, içip dertleşiyorlar. Ama ne dertleşme. Tüm gizlenenler ortaya çıkıyor. Amerika'nın ''ne olursa olsun, kazan'' anlayışına dem vuruluyor.Izlenmesi gereken bir drama.Oyuncular da çok iyi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kadınlar arasında Mr.Big olarak bilinen Chris Noth çok yakışıklı.Kiefer Sutherland onun yanında ufak tefek kalıyor.Amerika'da oyundan çok Jason Patrick ile Kiefer Sutherland'in aynı sahneyi paylaşmaları hakkında konuşuluyor. Çünkü Julia Roberts Kiefer ile nişanlıyken Jason'a kaçmıştı.Oyunda da iki dost arasında buna benzer bir ihanet sahneleniyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bugün benim için güzel başladı.Times Square'e yakın bir yerde eğer bir saat kadar beklemeyi göze alırsanız, indirimli Broadway biletleri alabiliyorsunuz. Ben de yarı fiyatına çok güzel bir yerden izledim oyunu. Gündüz de bir seminere kaydoldum.Kayıttaki kız önce indirim yapmayacaktı.Erken kayıtlara 100 USD indirim vardı, bense süreyi geçmişim. Aslında seminer yarın, yer bulabilmem bile mucize. Neyse kız Pakistanlı, ben de Türk olunca iki milletin dostluğu faydasını gösterdi, ben de indirimi aldım. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Her şey güzeldi, taki eve dönerken istasyonda zenci, sokaklarda yaşayan bir adamın tüm dişlerini dökecek kadar dayak yediğini, yüzü kanlar içinde, inleye inleye ağladığını görünceye kadar. Elleri kelepçeliydi ve başında polisler vardı. Ben ne olduğunu anlamaya çalışırken, zayıf, agresif bir adam bana doğru koşmaya başladı. Ben sağa çekildim, yanımdaki kız sola, bize bir şey olmadan adamı yakaladı polisler. Sanırım o dövmüş evsiz barksız zenciyi. Çok üzücü bir görünümdü.Kötülüğü anlamak güç.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-1402052640544490337?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/1402052640544490337/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=1402052640544490337' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/1402052640544490337'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/1402052640544490337'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2011/05/that-championship-season.html' title='That Championship Season'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-6927070676288962912</id><published>2011-04-19T18:16:00.000-07:00</published><updated>2011-04-20T10:06:45.535-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gezi'/><title type='text'>Washington DC</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.ysop.org/images/Capitol.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 401px; CURSOR: hand; HEIGHT: 301px" alt="" src="http://www.ysop.org/images/Capitol.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-RMxxLdvaa4E/Ta46wbhF77I/AAAAAAAAEFo/vpFvDdd1C7I/s1600/042.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5597475990562795442" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/-RMxxLdvaa4E/Ta46wbhF77I/AAAAAAAAEFo/vpFvDdd1C7I/s400/042.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="webkit-text-decorations-in-effect: none"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_0"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_0"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;Pazar&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;günü&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_2"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_2"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;Washington'dayd&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;ık. New &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_3"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_3"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;York'un&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_4"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_4"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;güneş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_5"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_5"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;görmeyen&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;, tıklım tıkış &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_6"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_6"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;sokaklar&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_7"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_7"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;ndan&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_8"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_8"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;sonra&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; Washington &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_9"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_9"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;çok&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_10"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_10"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;güzel&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_11"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_11"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;geldi&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;. &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_12"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_12"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;Binalar&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;ı Washington Anıtı'&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_13"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_13"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;ndan&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_14"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_14"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;yüksek&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_15"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_15"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;değil&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;. &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_16"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_16"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;Dolay&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;ısı&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_17"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_17"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;yla&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; bu &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_18"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_18"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;şehir&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_19"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_19"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;gökdelenlerden&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_20"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_20"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;oluşmuyor&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;.&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_21"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_21"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;Parlamento'ya&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_22"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_22"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;da&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;, &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_23"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_23"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;Beyaz&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_24"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_24"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;Saray'a&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_25"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_25"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;da&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_26"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_26"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;yaklaşabilmek&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;, bu &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_27"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_27"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;kadar&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_28"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_28"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;ulaş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_29"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_29"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;labilir&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_30"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_30"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;olmalar&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;ı &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_31"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_31"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;insanda&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_32"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_32"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;değişik&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_33"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_33"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;bir&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_34"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_34"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;duygu&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_35"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_35"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;uyand&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;ırı&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_36"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_36"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;yor&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;. &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_37"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_37"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;Devasa&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; Abraham Lincoln &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_38"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_38"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;heykeli&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_39"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_39"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;çok&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_40"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_40"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;etkileyici&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;. Aynı &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_41"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_41"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;büyüklükte&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; Thomas &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pIM7NtD_mjM/Ta457xnwRpI/AAAAAAAAEFY/cG1SpBgaNMM/s1600/042.JPG"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;Jefferson &lt;/span&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_42"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_42"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;heykeli&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_43"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_43"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;de&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; var, &lt;/span&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_44"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_44"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;ancak&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; Lincoln &lt;/span&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_45"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_45"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;heykeli&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_46"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_46"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;kadar&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_47"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_47"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;çok&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_48"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_48"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;kişi&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_49"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_49"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;taraf&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_50"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_50"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;ndan&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_51"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_51"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;ziyaret&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_52"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_52"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;edilmiyor&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;.&lt;/span&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_53"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;Şehirde&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_54"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;genel&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_55"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;olarak&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_56"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;sakin&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_57"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;ve&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_58"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;dingin&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_59"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;bir&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_60"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;hava&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_61"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;hakim&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;. &lt;/span&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_62"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;Halk&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;ı, New &lt;/span&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_63"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;Yorkerlar&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;'ın &lt;/span&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_64"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;aksine&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; yardı&lt;/span&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_65"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;msever&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;. Her &lt;/span&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_66"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;ne&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_67"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;kadar&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_68"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;çiçek&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_69"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;açm&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;ış &lt;/span&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_70"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;kiraz&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_71"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;ağaçlar&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;ını &lt;/span&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_72"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;bir&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_73"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;haftayla&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_74"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;kaç&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;ırmış &lt;/span&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_75"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;olsak&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; ta, &lt;/span&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_76"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;güzel&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_77"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;bir&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_78"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;bahar&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_79"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;gününde&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; Washington'ı &lt;/span&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_80"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;gezebildiğimizden&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_81"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;dolay&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;ı &lt;/span&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_82"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;mutluyum&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;.&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_83"&gt;Eğer&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_84"&gt;müze&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_85"&gt;seviyorsan&lt;/span&gt;ız, Washington DC tam &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_86"&gt;gitmeniz&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_87"&gt;gereken&lt;/span&gt; yer. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_88"&gt;Müze&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_89"&gt;girişleri&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_90"&gt;ücretsiz&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_91"&gt;ve&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_92"&gt;hepsi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_93"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_94"&gt;arada&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_95"&gt;Amerikan&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_96"&gt;Tarih&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_97"&gt;Müzesi'nde&lt;/span&gt; first &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_98"&gt;lady'lerin&lt;/span&gt; kı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_99"&gt;yafetlerini&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_100"&gt;gördük&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_101"&gt;Onca&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_102"&gt;tarihi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_103"&gt;eserin&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_104"&gt;yan&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_105"&gt;nda&lt;/span&gt; en &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_106"&gt;çok&lt;/span&gt; first lady &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_107"&gt;giysilerinden&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_108"&gt;etkilenmem&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_109"&gt;ilginç&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_110"&gt;ama&lt;/span&gt; Jackie &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_111"&gt;Kenedy'nin&lt;/span&gt;, Michelle &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_112"&gt;Obama'n&lt;/span&gt;ın &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_113"&gt;tuvaletlerini&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_114"&gt;görmek&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_115"&gt;hoştu&lt;/span&gt;.&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_116"&gt;Amerikan&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_117"&gt;Başkanlar&lt;/span&gt;ının &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_118"&gt;eşlerinin&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_119"&gt;hepsinin&lt;/span&gt; kı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_120"&gt;sa&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_121"&gt;saçl&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_122"&gt;olmas&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_123"&gt;da&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_124"&gt;ilginç&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_125"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_126"&gt;tesadüf&lt;/span&gt;. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;En &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_127"&gt;çok&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_128"&gt;Doğal&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_129"&gt;Tarih&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_130"&gt;Müzesi'ni&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_131"&gt;beğendim&lt;/span&gt;.&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_132"&gt;Müze'yi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_133"&gt;gezerken&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_134"&gt;dinazorlarin&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_135"&gt;sonunun&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_136"&gt;tükenmesine&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_137"&gt;şükredip&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_138"&gt;durdum&lt;/span&gt;. O &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_139"&gt;kadar&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_140"&gt;büyük&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_141"&gt;ve&lt;/span&gt; yırtıcı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_142"&gt;görünüyorlard&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_143"&gt;ki&lt;/span&gt;.&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_144"&gt;Binlerce&lt;/span&gt; yıl &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_145"&gt;öncesinden&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_146"&gt;kafataslar&lt;/span&gt;ını &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_147"&gt;da&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_148"&gt;sergilemişler&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_149"&gt;Üç&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_150"&gt;yaş&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_151"&gt;nda&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_152"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_153"&gt;çocuğun&lt;/span&gt; başını &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_154"&gt;atmaca&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_155"&gt;gagalam&lt;/span&gt;ış, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_156"&gt;birinin&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_157"&gt;ayağ&lt;/span&gt;ını &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_158"&gt;timsah&lt;/span&gt; ısırmış. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_159"&gt;Şehirleşmiş&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_160"&gt;olmam&lt;/span&gt;ız &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_161"&gt;ve&lt;/span&gt; yırtıcı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_162"&gt;lara&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_163"&gt;kurban&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_164"&gt;gitmememiz&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_165"&gt;de&lt;/span&gt; şans. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_166"&gt;Atalar&lt;/span&gt;ımı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_167"&gt;za&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_168"&gt;minnettar&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_169"&gt;kald&lt;/span&gt;ım.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_170"&gt;Akşam&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_171"&gt;da&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_172"&gt;Georgetown'da&lt;/span&gt; Vietnam &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_173"&gt;yemeği&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_174"&gt;yedik&lt;/span&gt;. Georgetown &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_175"&gt;bizim&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_176"&gt;yazl&lt;/span&gt;ık &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_177"&gt;şehirlerimize&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_178"&gt;benziyor&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_179"&gt;Hava&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_180"&gt;çok&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_181"&gt;güzeldi&lt;/span&gt;, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_182"&gt;paltosuz&lt;/span&gt; dı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_183"&gt;şar&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_184"&gt;da&lt;/span&gt;, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_185"&gt;ince&lt;/span&gt; kı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_186"&gt;yafetlerle&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_187"&gt;dolaşmay&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_188"&gt;özlemişiz&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_189"&gt;Herkes&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_190"&gt;özlemiş&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_191"&gt;olmal&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_192"&gt;ki&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_193"&gt;sokaklar&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_194"&gt;çok&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_195"&gt;kalabal&lt;/span&gt;ıktı. Yanımızdan geçenler arasında Bakanlar, dünya politikasında söz sahibi kişiler var mıydı bilemiyorum. Muhtemelen vardı.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Washington'da insan Amerika'nın gücünü daha iyi anlıyor.Kısa tarihlerine bu kadar sahip çıkmalarını, çevre düzenlemelerini, müzelerini takdir ettim.Darısı başımıza.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-6927070676288962912?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/6927070676288962912/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=6927070676288962912' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/6927070676288962912'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/6927070676288962912'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2011/04/washington-dc.html' title='Washington DC'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-RMxxLdvaa4E/Ta46wbhF77I/AAAAAAAAEFo/vpFvDdd1C7I/s72-c/042.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-8728464328775384776</id><published>2011-04-16T05:01:00.000-07:00</published><updated>2011-04-16T09:30:44.817-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ders notlari'/><title type='text'>Kopyayla Başlıyor</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.ileadchildrenshealth.com/wp-content/uploads/2010/11/cheating-spouse.png" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 320px;" src="http://www.ileadchildrenshealth.com/wp-content/uploads/2010/11/cheating-spouse.png" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div&gt;Okulda kopya çekmekten konuştuk. Italyanlarla, bizde kopya okul hayatının doğal bir parçasıyken, Japonlar hiç kopya çekmiyorlarmış mesela.Bunu söyleyen Japon arkadaş gayet asi görünüyor, o bile bir kere bile kopya çekmemiş.Ben geçende bir sınavda, sırf meraktan cevaplarımı yanmdakiyle karşılaştırmak isterken yakaladım kendimi. Süper notlar almam gerekmiyor, sonuçta üniversite sonrası, kendimi daha geliştirmek için alıyorum bu eğitimi. Ama yine de alışkanklıktan mıdır bilmiyorum yandakinin cevaplarına kaçamak bir bakış attım. Sonra da ''saçmalama bu yaşta rezil olacaksın, zaten çok iyi bildiğin bir konu, ne gerek var'' dedim kendi kendime.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;Şeref Oğuz 'Biraz  Japon ol Japon' başlıklı yazısında, deprem sonrasında Japonların birbirlerinin haklarına nasıl saygılı davrandıklarının, toplumda kargaşa yaşanmadığının örneklerini vermiş.Bir süpermarkette elektrikler kesilince kasa çalışmayınca, müşteriler aldıkları malları götürüp raflara yerleştirmişler mesela. Bizde olsa; birbirimize verdiğimiz hasar depremden daha çok olurdu herhalde. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Her şey kopya çekmekle mi başlıyor, nedir? &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Neden bu kadar önemsendiğini bu hafta anladım. Kişisel bütünlüğü bozuyor çünkü. ''Basit bir göz atma, herkes yapıyor, bir kereden bir şey çıkmaz'' gibi bahanelere sığınmamak gerekiyor. Insan böyle böyle yoldan çıkıyor çünkü. YGS, KPDS ve diğerleri...Bu yıl cevapları sızdırılmayan tek bir sınav oldu mu memleketimizde? Çok ayıpladık, şaşırdık. Neden? Kopya çeken çocuklar büyüdüler, etki alanı daha geniş usulsüzlüklere devam ediyorlar. Neresi şaşırtıcı bu durumun.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Amerika'da kapitalist, acımasız bir dünya var ve benim etik anlayışımın yeniden burada şekillenmesi ne kadar ironik değil mi? Kopya çekmek mübahken bu haftadan sonra artık değil.. ''Başkalarının hakkına saygılı olmak için'' demişti Avrupalı bir öğrenci. ''Başkaları için değil. Kendin için.'' dedim. Kişisel bütünlüğün ve ortak yaratılan hayatın kalitesi için.Aldatırsan aldatılırsın, kandırırsan kandırılırsın.Sen nasılsan hayatın geri dönüşü de sana öyle olur. Bunun için.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu arada ufak bir not. Ingilizce'de kopya çekmek, eşini aldatmak ve gelir vergisini kaçırmak için tek bir kelime yeterli; ''cheat''. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-8728464328775384776?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/8728464328775384776/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=8728464328775384776' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/8728464328775384776'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/8728464328775384776'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2011/04/hersey-kopyayla-baslyor.html' title='Kopyayla Başlıyor'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-4682502082163834614</id><published>2011-04-10T04:35:00.000-07:00</published><updated>2011-05-05T21:16:18.698-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sanat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='new york'/><title type='text'>Yanni</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;iframe title="YouTube video player" width="480" height="390" src="http://www.youtube.com/embed/M7d-G1Q8neg" frameborder="0" allowfullscreen=""&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Dün akşamki Yanni konseri harikaydı. Yanni'nin müziği de, müzisyenlerin soloları da, Radio City Hall'un ortamı da büyüleyiciydi.Tüm biletler satılmıştı, seyircilerin geneli 50+ olsa da, Yanni kendini yenilemiş. Kestiği bıyıkları, sahnedeki ışık şovu, dinamizm, 20 yıl öncesinin konser görüntülerinden oldukça farklıydı. Müzikse aynı; enerjisi yüksek, ayaklarınızi yerden kesen, hayallere sürükleyen.Kendimi çok şanslı hissediyorum. &lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-4682502082163834614?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/4682502082163834614/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=4682502082163834614' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/4682502082163834614'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/4682502082163834614'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2011/04/yanni.html' title='Yanni'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/M7d-G1Q8neg/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-4746001832160057784</id><published>2011-03-31T19:08:00.000-07:00</published><updated>2011-03-31T19:47:24.949-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ders notlari'/><title type='text'>Soft Power, Hard Power</title><content type='html'>&lt;iframe title="YouTube video player" width="640" height="390" src="http://www.youtube.com/embed/RZY8c_a_dlQ" frameborder="0" allowfullscreen=""&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Ince  güç, sert güç ya da kaba kuvvet.Gücün iki yolu. Kaba kuvvetin bildiğimiz dayağın dışında ülke yönetimine yansıması bir ülkenin silah zoruyla ele geçirilmesi, ekonomik olarak bağımlı kılınması olarak gösterilebilir. Kaba kuvvet korku yoluyla, baskın olarak daha güçlü olanın hükmetmesi. Ince güçse etki yolunu kullanıyor.Kaba kuvvetin de,  ince gücün de neler olabileceğini tek tek listeledik. Ince gücü  sanat, spor, dil, fikirler vb olarak düşünebiliriz. Hitler, Stalin kaba kuvvete örnek gösterilen liderler. &lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Gandhi, Mandela ise ince güce;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;- Kitleleri etkilediler mi? Evet.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Halklarının kaderlerini değiştirdiler mi? Evet&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Çok güçlüler miydi? Evet&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Kaba güç mü kullandılar? Hayır&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Onları bu kadar güçlü kılan neydi?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ince gücün ne olduğu bu sorunun karşılığı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Askeri gücünün, insanların, parasının olmadığı bir ülke varlığını bağımsız olarak sürdüremez. Ya ince  gücün olmadığı  bir ülke birlik ve beraberliğini sürdürebilir mi?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ince gücü daha iyi anlayabilmek için yönetmenliğini Clint Eastwood'un yaptığı Invictus filmini izledik. Ağır aksak temposuna rağmen hikayesinin gücü filmi izletiyordu. Mandela'ın yaklaşık 30 yıl süren hapis döneminden sonra iktidara geldiğinde Milli Rugby takımına olan desteği gösteriliyordu filmde. Takım ağırlıklı beyazlardan oluşuyor ve siyahlar değil takımlarının kazanmasını, yenilmesini istiyorlar. Durum buyken  Mandela takımı değiştirmiyor, beyazlarla siyahları bir araya getirecek bir araç olarak kullanıyor. Takım herkesi şaşırtarak dünya şampiyonu oluyor. Tüm dünyanın gözleri Güney Afrika'ya çevriliyor. Tam da Mandela 'gelin buraya yatırım yapın' derken. Işte ince güç ve dahi bir lider.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ince güçten, fikirlerden neden bu kadar korkulduğunu daha iyi anladım. Çünkü en az kaba kuvvet kadar kuvvetliler. Bende daha başka çağrışımlar da yaptı. Kadınlar ince gücü kullanırken, erkekler kaba kuvvetin simgesi olarak beliriverdiler gözümün önünde. Görev başına gelince eski elemanları kovup, kendi ekibiyle çalışan liderler kaba kuvvet; kalastan yönetici yaratan liderlerse ince güce sahip oluverdiler bana göre. Amerika'dayım ya, burada agresif olmak destekleniyor. Agresiflikle kastedilen kimsenin gözün&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ün yaşına bakmadan, kazanmak illa kazanmak, en tepeye çıkmak. 'Ince güç olmadan olmaz' dedim.Sınıf bana inanmadı. Pek çok örnekleri olduğunu söylediler. 'Yükselseler de kalıcı olmazlar' dedim. 'Sadece kaba kuvvetle olmaz, etkileyici de olmalılar' günümüzün liderleri. Sonra hocaya şunu sordum:&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Mandela kendini nasıl bu kadar iyi bir lider olarak yetiştirdi? &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-4746001832160057784?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/4746001832160057784/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=4746001832160057784' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/4746001832160057784'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/4746001832160057784'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2011/03/soft-power-hard-power.html' title='Soft Power, Hard Power'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/RZY8c_a_dlQ/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-787354384455982278</id><published>2011-03-30T19:05:00.000-07:00</published><updated>2011-05-05T21:16:31.215-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sanat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='new york'/><title type='text'>Johnny O'Neal, Robin Williams....Bu hafta harika geçiyor.</title><content type='html'>&lt;a href="http://farm5.static.flickr.com/4116/4811725708_649e15e6ff.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 500px; height: 333px;" src="http://farm5.static.flickr.com/4116/4811725708_649e15e6ff.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;&lt;a href="http://www.dailycasserole.com/wp-content/uploads/2011/03/Robin-Williams-Bengal-Tiger-Baghdad-Zoo-300x228.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Bu hafta Manhattan'ın, merkezinde kalıyorum. Türk bir arkadaşım, 2 haftalığına iş seyahatine çıkarken evini bana bıraktı. Bana da filmlerdeki gibi, kapısında, özel kıyafetli görevlinin olduğu, gökdelen misali apartmanlarda kalmak kısmet oldu&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;.&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:Helvetica;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;a href="http://www.dailycasserole.com/wp-content/uploads/2011/03/Robin-Williams-Bengal-Tiger-Baghdad-Zoo-300x228.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:Helvetica;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Ders programım çok yoğunlaştı, üstüne günlük 3 saat yol da ağır gelmeye başlamıştı. Buradan okula yürüyerek gidip geliyorum. Arkadaşıma ne kadar minnettar olduğuma anlatamam.Bu hafta  şehir merkezinde olmanın avantajından oldukça faydalandım.Ödevlere rağmen, hemen her akşam  bir de etkinliğe de katıldım.Çünkü gecenin bir vakti, tren beklemek yerine eve yürüyerek gitmek Manhattan'da süper bir lüks.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; font: 12.0px Helvetica; min-height: 14.0px"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; font: 12.0px Helvetica"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Pazar gecesi Smalls Bar'da jazz gecesiydi. Johnny O'neil efsanevi bir isim.Her pazar, gece 12.30'da Smalls'da çıkıyor. Ray filminda Art Tatum'u canlandırmıştı. Çok çok yaşlı olmamasına rağmen, sanırım sağlığı bozuk. Çünkü herkes ''sakın kaçırma, belli olmaz saonrası'' dedi. O kadar güzel bir geceydi ki. Smalls'ı zaten seviyorum, ama sanırım ustanın hatrına bir sürü sanatçı da oradaydı. Sırasıyla hepsi sahne aldı. Biz en önde oturduk, müziğin içindeydik. "Aura harikaydı'' derler ya, bu gece anladım nasıl olduğunu. Small'ın sahibi Spike ta piyano çalıyormuş, sanırım beraber gittiğim Italyan arkadaşımla ilgili, biraz çevremizdeymiş gibi geldi. Smalls küçük bir yer ama New York'ta jazzın yaşamasında önemli bir yere sahip. Bazı çevrelere göre Spike tam bir kahraman.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; font: 12.0px Helvetica; min-height: 14.0px"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; font: 12.0px Helvetica"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Ertesi gün benim için nostaljikti. Üniversite dönemimizde, Kemancı günlerine gittim Rock of Ages müzikalini izlerken. Adı üstünde rockın altın günlerini konu almışlar. Kostümler, müzikler 90'lardandı. %40 indirimli aldığım bilet için görevli ortalarda olduğunu söylemişti, ama en arkada çıktı. Üstelik gişeden alsam daha da ucuza alabilirmişim. Kendimi kandırılmış hissederken, bana v&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; font: 12.0px Helvetica"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;erdiği numarada koltuk yerine spot olduğundan dolayı, yeni bir bilet alma hakkım oldu. Önlerde 140 dolarlık yerde. 80 dolara izlemiş oldum. Genel fikrim fena olmadığı yönünde, ama çok etkilendiğimi söyleyemem.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; font: 12.0px Helvetica; min-height: 14.0px"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 228px;" src="http://www.dailycasserole.com/wp-content/uploads/2011/03/Robin-Williams-Bengal-Tiger-Baghdad-Zoo-300x228.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; font: 12.0px Helvetica"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Dünse yine Broadway'de, bu sefer müzikal yerine tiyatroya gittim. Bilin, başrolünde kim oynuyordu? Robin Wiliams. Filmlerini çok severim.Hayranlığım Ölü Ozanlar Derneği ile başladı, diğer filmleriyle  devam etti. Bengal Tiger at the Baghdat Zoo'da, kaplani canlandırıyordu Robin Williams. Oyun Irak'ta geçiyor, hayatın anlamını sorguluyor. Ağır ve felsefe hatta mistizmle ilgilenmeyenler konusunu anlayabilirler mi bilmiyorum. Bilet alırken yine şanslıydım. En fazla 90 dolar verebilirdim ve bu fiyata olan yerler 2. balkonda, yani tavana yakın yerlerdeydi. Ama gişedeki adam halimden anlamış olacak, 130 dolarlık yerden bilet verdi. En önlerdeki fiyatlar  250 dolar civarında. Robin Williams farkı olsa gerek.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; font: 12.0px Helvetica; min-height: 14.0px"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; font: 12.0px Helvetica"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Johnny Oneil'i dinlemek ve Robin Williams'ı canlı izlemek New York'taki en önemli deneyimlerden oldu. Diyebileceğim tek şey '&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; font: 12.0px Helvetica"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;'vaav''. Bu cuma, cumartesi ve pazar NYU'da tam gün dersim var. Sonraki haftasonu da öyle.Içim dışım liderlik oldu. Böyle sanatla dengelenmesi çok iyi geliyor. Sırada Southpark'ın yazarlarının müzikali ''The Book of Mormon'' ile Sex and the City'den Mr. Big ile Kiefer Sutherland'in oynadıkları Championship Season var.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-787354384455982278?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/787354384455982278/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=787354384455982278' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/787354384455982278'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/787354384455982278'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2011/03/johnny-oneal-robin-williamsbu-hafta.html' title='Johnny O&apos;Neal, Robin Williams....Bu hafta harika geçiyor.'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://farm5.static.flickr.com/4116/4811725708_649e15e6ff_t.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-3576955070992610331</id><published>2011-03-25T14:07:00.000-07:00</published><updated>2011-03-25T14:10:06.899-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ders notlari'/><title type='text'>Akışta Olmak</title><content type='html'>&lt;div&gt;''Yüksek performanslı çalışma ortamı yaratmak'' dersinde izlediğimiz video.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;object width="446" height="326"&gt;&lt;param name="movie" value="http://video.ted.com/assets/player/swf/EmbedPlayer.swf"&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;param name="bgColor" value="#ffffff"&gt; &lt;param name="flashvars" value="vu=http://video.ted.com/talks/dynamic/MihalyCsikszentmihalyi_2004-medium.flv&amp;amp;su=http://images.ted.com/images/ted/tedindex/embed-posters/MihalyCsikszentmihalyi-2004.embed_thumbnail.jpg&amp;amp;vw=432&amp;amp;vh=240&amp;amp;ap=0&amp;amp;ti=366&amp;amp;introDuration=15330&amp;amp;adDuration=4000&amp;amp;postAdDuration=830&amp;amp;adKeys=talk=mihaly_csikszentmihalyi_on_flow;year=2004;theme=how_the_mind_works;theme=the_creative_spark;theme=unconventional_explanations;event=TED2004;&amp;amp;preAdTag=tconf.ted/embed;tile=1;sz=512x288;"&gt;&lt;embed src="http://video.ted.com/assets/player/swf/EmbedPlayer.swf" pluginspace="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" bgcolor="#ffffff" width="446" height="326" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" flashvars="vu=http://video.ted.com/talks/dynamic/MihalyCsikszentmihalyi_2004-medium.flv&amp;amp;su=http://images.ted.com/images/ted/tedindex/embed-posters/MihalyCsikszentmihalyi-2004.embed_thumbnail.jpg&amp;amp;vw=432&amp;amp;vh=240&amp;amp;ap=0&amp;amp;ti=366&amp;amp;introDuration=15330&amp;amp;adDuration=4000&amp;amp;postAdDuration=830&amp;amp;adKeys=talk=mihaly_csikszentmihalyi_on_flow;year=2004;theme=how_the_mind_works;theme=the_creative_spark;theme=unconventional_explanations;event=TED2004;"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-3576955070992610331?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/3576955070992610331/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=3576955070992610331' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/3576955070992610331'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/3576955070992610331'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2011/03/aksta-olmak.html' title='Akışta Olmak'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-597810093632615659</id><published>2011-03-14T18:22:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T21:02:34.906-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='isimiletisim'/><title type='text'>Spin Doctors; Sözde Doktorlar</title><content type='html'>&lt;iframe title="YouTube video player" width="480" height="390" src="http://www.youtube.com/embed/EnSauj2855M" frameborder="0" allowfullscreen=""&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her iletişimcinin izlemesi gereken bir film Wag the Dog. 1997 yılı çekimi olsa da, güncelliğini hala koruyor. Robert de Niro ve Dustin Hoffman'ın harika oyunculukları ile keyifli ve akıcı bir film olmasının yanı sıra algı yönetiminde iletişim araçlarının nasıl kullanıldığını ve politik senaryoları da açık açık gösteriyor. Filmde bir skandalı örtmek için bir ''spin doctor'' ve Hollywood yönetmeni sahte bir savaş senaryosunu gerçek olarak halka sunuyorlar. &lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bazı halkla ilişkiler uzmanlarının ''sözde doktor'' olarak aşağıladıkları ''spin doctor'' tanımı bizde fazla yaygınlaşmasa da, özellikle yurt dışında ''spin'' iletişimcilerin çok kullandıkları bir kelime.''Significiant progress in the news'' in baş harflerinden oluşuyor. Çevirisi haberde belirgin gelişme/seyir. Manipulasyonu akla getiriyor, değil mi?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Iletişimde önemli bir geçiş aşamasındayız. Ya hedef kitleleri ikna etmek, başka bir tabirle istenilen davranışta bulunmalarını sağlamak için manipulatif teknikleri kullanacak, ya da daha aydınlanmış metodlarla, kazan -kazan ilişkisine dayalı iletişime geçiş yapacağız. Her iki tarafın da sesini duyurabildiği, diyaloga dayalı bu metod daha zahmetli olsa da, hem daha sağlıklı, hem de uzun vadeli. Raffaele Morelli isimli psikologa göre manipulatif teknikler bir süre işe yarıyor. Ancak daha sonra bu tekniklerle ikna edilen kişiler tepki duymaya başlıyor ve kendilerini yönlendirmeye çalışan kişi ve kuruluşlardan uzaklaşıyorlar.Internet ve sosyal medyanın yaygınlaşmasıysa herhangi bir tepkinin çok kısa sürede kitlelere etki etmesini sağladığı gibi, artık çok az bilgi gizli kalabiliyor. Dolayısıyla günümüzün ''spin doctorlar''ı ya bu riski göze alarak gündem yaratmaya devam edecekler, ya da evrim geçirecekler. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-597810093632615659?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/597810093632615659/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=597810093632615659' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/597810093632615659'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/597810093632615659'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2011/03/wag-dog.html' title='Spin Doctors; Sözde Doktorlar'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/EnSauj2855M/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-3330996097267480025</id><published>2011-03-09T20:02:00.000-08:00</published><updated>2011-07-11T02:39:33.003-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='liderlik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ders notlari'/><title type='text'>Ders Notları - Liderlik; Kendini Kontrol, Her Zaman Kontrol</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_yqqceaP4wog/TP21TjPM5nI/AAAAAAAACrU/bE3dia8_QaY/s400/General%2BGeorge%2BPatton%2BFamous%2BQuotes.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 336px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_yqqceaP4wog/TP21TjPM5nI/AAAAAAAACrU/bE3dia8_QaY/s400/General%2BGeorge%2BPatton%2BFamous%2BQuotes.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;Bugünki liderlik ve yönetim dersi çok düşündürücüydü. &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/George_S._Patton"&gt;General George Patton&lt;/a&gt;'la ilgili bir film izledik.General Patton 2. Dünya Savaşı sırasında Amerikan Ordusu'na liderlik eden general.Orduya yaptığı ünlü bir hitabını izleyip,  konuşma stilini, liderlik anlayışını analiz ettik. Coppola'nın generalle ilgili çektiği filmde, ileride kariyerine mal olacak, bir askeri tokatlamasını gösteren sahneyi de izletti Profesör.Askerin ağlamasına öfkelenip, tokatlamış General. Konu basına sızmış, general görevden alınmış.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;Basınla ilişkiler ve itibar yönetimi benim alanım. Tek bir hatanın nelere mal olabileceğini biliyorum. Yine de çok önemli konumlarda bulunan yöneticilerin strese girebileceklerini, herşeyden önce onlar da  insan olduklarından dolayı hata yapabileceklerini de biliyorum.Ancak eğer liderseniz kendinize hakim olabilmeniz çok önemli. ''Ben böyleyim'' diyemiyorsunuz. Generalin ''savaş vardı'' diyememesi gibi.Rakipleriniz sizi güçten düşürmek için en ufak bir hatayı aleyhinizde kullanabilirler.En insafsız kişileri baz alıp, hata bulamayacakları bir davranış modeli geliştirmek gerekiyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sınıfta 15 kişiyiz. Çeşitli sektörlerden ve mesleklerden yöneticiler öğrenci profilini oluşturuyor. Konu yönetim olunca sınıfta benim gibi iletişimci de oluyor, insan kaynaklarcı da, bankacı da, IT'ci de. Ders çıkışında, tecrübeli bir Insan Kaynakları Müdürü olan zenci bir bayanla biraz Amerikan başkanlarından, biraz da bu konudan konuştuk. Bana iş yerinde, 25 yıl tecrübesi olan, sektöre de çok şey katmış  bir yöneticinin başına gelenden bahsetti. Emekliliğine 2 hafta kala, bir bayan kendisine söylemiş olduğu bir sözden dolayı taciz şikayetinde bulunuyor. Konu basına da yansıyor ve kişi gün içinde, kimseyle vedalaşmasına bile izin verilmeden işten çıkarılıyor. Kimse ''2 haftaya emekli olacak, konunun üstünü kapayalım, bunca yıllık emeği var'' demiyor. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Tek bir söz, 25 yıl...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bir tokat, Nazileri yenen general...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Düşündürücü değil mi?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-3330996097267480025?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/3330996097267480025/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=3330996097267480025' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/3330996097267480025'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/3330996097267480025'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2011/03/ders-notlar-liderlik-kendini-kontrol.html' title='Ders Notları - Liderlik; Kendini Kontrol, Her Zaman Kontrol'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_yqqceaP4wog/TP21TjPM5nI/AAAAAAAACrU/bE3dia8_QaY/s72-c/General%2BGeorge%2BPatton%2BFamous%2BQuotes.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-9149232735331585402</id><published>2011-03-06T07:41:00.000-08:00</published><updated>2011-03-14T20:06:53.382-07:00</updated><title type='text'>Bizi Neler Bekliyor?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://graphics8.nytimes.com/images/2008/08/31/realestate/31habi_600.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 600px; height: 310px;" src="http://graphics8.nytimes.com/images/2008/08/31/realestate/31habi_600.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://memois.com/wp-content/uploads/2010/11/A-Sloping-bed-apartment.jpeg"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 0); -webkit-text-decorations-in-effect: none; "&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.aksam.com.tr/seytanla-el-sikismadan-iktidar-olunmaz--24426h.html"&gt;Dücane Cündioğlu'nun Akşam Gazetesi&lt;/a&gt;'ne verdiği röportajı okuduğumda Amerika'nın yolunda gittiğimizi iyice anladım. ''Insanların daha yalnızlaşacağını, ilişkilerin haz temelli olacağını, bunun eşcinselliği artıracağını'' söylüyor Cündioğlu. Daha geçende New York'ta ne kadar çok eşcinsel olduğundan bahsetmiştik arkadaşlarla. Ispanya'dan bir arkadaşın ''ülkelerinde de nüfusun onda birinin eşcinsel olduğunu'' söylemesine şaşırmıştım.Bizde tutucu bir toplum görünümünde olduğumuzdan mı aşikar değil, gerçekte sayıları fazla mı bilmiyorum ama New York'ta çok yaygın.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Pek çok konuda  Amerika'nın yolunda gidiyoruz. Ifade özgürlüğü, yasaklanmayan bloglar, tutuklanmayan gazeteciler ya da teknolojik buluşlar konularında olmasa da, benzerliğimiz yalnızlık ekseninde çakışıyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Çekirdek aile sayısında artış var. Tanıştığım Amerikalılar arasında ''üvey annem, üvey babam'' şeklinde konuşmayan bir kişiye bile rastlamadım. Babasını tanımayanlar, tanışmayı düşünmeyenler de var. Belki bizden bir sonraki nesil böyle olabilir. Boşanma burada bir nesil öncesinde yaygınlaşmış.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ev hayvanları sektörünün geleceği çok parlak görülüyor. Yalnızlıktan olsa gerek çoğunluğun bir ev hayvanı var.Köpeklerine çocuk muamelesi yapan insanlarla dolu sokaklar. Giydiriyorlar, gezdiriyorlar...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;El kadar evlere hazır olun. Özellikle New York gibi büyük şehirlerde, kirasi 2500 dolar olan daireler küçücük bir oda ve salondan oluşuyor.Çok sıkı bir geliri olmayanların dışında halk, küçük evlerde yaşıyor. Evde fazladan bir oda varsa, onu kiraya veriyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Iş ve özel hayatları birbirinden ayrı.Işteki arkadaşlarıyla dışarıda görüşmüyorlar. ''Time is money'' anlayışı hakim. Direk işe odaklılar.Çok çalışıyorlar.Bir işiniz çözülmüyorsa, mutlaka yazılı isteyin. Kurallar çok sıkı, üç buçuk atıp hemen yardımcı oluyorlar.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; ''Biz Avrupa'daki sırtımızı devlete dayamıyoruz''  diyerek övünüyorlar. Gençler de her şey önlerine serilerek şımartılmıyor. ''Git çalış'' deniyor. Gerçi ekonomik kriz sonrası gençlerin evden ayrılma yaşı ilerlemiş. Krize rağmen, aşırı tüketime devam edilmesiyse maalesef göze çarpıyor. Sanki reklamların içinde yaşıyorsunuz.Hayat tüketim üzerine kurulu gibi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Amerika'yı çok eleştiririz. Özellikle de Orta Doğu'yu karıştırıp durmaları iyice nefretimizi kabartır.Derslerde de Amerikalı hocalara hislerimizi açık açık ifade ediyoruz. Yiğidin hakkını yiğide vermek gerekir. Bizde, hocalara karşı böyle konuşsak ne yaparlar? Konuşabilir miyiz?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu da farklı olduğumuz ve gelecekte de olacağımız alan sanırım.&lt;a href="http://www.yilmazozdil.com/ileri-demokrasi/"&gt;Yılmaz Özdil'in bu yazısından&lt;/a&gt; da açıkca görüldüğü gibi basın daha özgür.Yankee's Klubu'nden 4 adet bedava bilet istemesi Obama'nın has adamlarından olan valiyi koltuğundan edebiliyor Amerika'da. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-9149232735331585402?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/9149232735331585402/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=9149232735331585402' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/9149232735331585402'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/9149232735331585402'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2011/03/bizi-neler-bekliyor.html' title='Bizi Neler Bekliyor?'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-5193820585681159875</id><published>2011-02-27T06:22:00.000-08:00</published><updated>2011-03-14T21:08:24.891-07:00</updated><title type='text'>Türk Öğrenci Modeli</title><content type='html'>New York'ta iki okula birden gidiyorum. Birisi dünyanın her bir yanından, yaşları genelde 20'lerinde öğrencilerin devam ettiği bir dil okulu. En çok Güney Kore, Türk, Brezilya, Italyan ve Rus öğrenciler var. Arada benim gibi, akranları ofislere kapanıp çalışırken, ya da evde çocuk bakarken veya ikisini birden yaparken tekrar öğrenci olanlar da yok değil. Ama toplasan sayıları 10'u geçmiyor. Ortak özelliğimiz, yaşımız sorulduğunda 'thirty something' diyor olmamız. Bir kaç sene daha 'otuz küsur' diyerek idare edeceğim, sonrasına çareyi zamanı geldiğinde düşünürüm.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Diğer okulum NYU. Yönetim sertifika programına katılıyorum. Belli bir iş tecrübesine sahip, ağırlıklı Amerikalılar'dan oluşan bir öğrenci profili var. Her zaman değil ama. Dersler seçmeli, geçende 'gerçek liderlik' dersine katılan 10 kişiden 7'si başka ülkelerdendi. Her derste hiç istisnasız Kore ve Brezilya'dan mutlaka  birer öğrenci oluyor. Türkiye'den de ben varım. Çok küçük bir örneklem olacak ama bundan bu ülkelerin gelişmekte olduğu sonucunu çıkardım ben. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Dil okulunda ya hepimiz yabancı olduğumuzdan, ya da gençlerin sıcak kanlılıklarından olsa gerek hemen kaynaşıyoruz. Dışarıda da görüşüyor, birlikte program yapıyoruz. Yönetim eğitiminde  öğrenciler sınıfa geliyor, blackberry'ler hemen masaya konuyor, notlarını, kitaplarını karıştırıyorlar. Özellikle Amerikalı kadınlar derslerde de kendilerini hemen gösteriyorlar. Hırslı bir profil sergiliyorlar. Bu arada hırsın  Amerikan Ingilizcesi'nde sadece olumlu bir anlamı var. Bizdeki gibi negatif algılanmıyor. Her soruya cevap veriyorlar, en yeni çıkan kitapları okumuşlar, kendilerini açık ifade edebiliyorlar. Ben aksanımdan dolayı sessiz kalır mıyım diye düşünmüştüm ama tam tersi oldu. Benim de çenem durmuyor pek.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bazı ırklarsa daha sessiz. Japonlar örneğin. Son dönemde değişmeye başlasa da, sessizlik kültürlerinde takdir edilen bir durummuş. Amerikalılar atılgan, Japonlar sessiz ve cool, Brezilyalılar dışa dönük, Ruslar vakur, Güney Koreliler saygılı. Gelelim Türkler'e.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Dil okulunda ders arasında ne zaman öğretmenle yalakalık modelinde konuşan bir öğrenci görsem Türk çıktı. Havadan sudan bahanelerle yaklaşılıyor, hoca bol miktarda konuşturuluyor, yakınlık kurulmaya çalışılıyor. Yanına Rus veya Ukraynalı bir kız oturduğunda, yüzünde güller açan da sadece Türk erkek öğrenciler oluyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bir de 'salla belki tutar' durumumuz var. Ona da kendimden örnek vereyim. Profesör mesleğimizle ilgili en son yenilikleri sordu. Benim alanım iletişim. Dijital iletişimin çok geliştiğini söyledim. Tabi bu son 10 yıllık bir durum olduğundan tatmin edici bir cevap olmadı. 'Ben buraya zaten o yenilikleri öğrenmeye geldim' mi diyeyim? 'Birebir pazarlama' diye cevap verdim. Sonra ardından bir güzel, uzun uzun anlattım tamamen iç güdüsel olarak. Öyleymiş, birebir pazarlamaya doğru gidiliyormuş gerçekten. Bir yerden duyduysam, kaynağı hatırlamıyorum, ama Profesör sonra bu konuyla ilgili kitap isimleri verdi, alıp okumayı düşünüyorum :)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-5193820585681159875?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/5193820585681159875/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=5193820585681159875' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/5193820585681159875'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/5193820585681159875'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2011/02/turk-ogrenci-modeli.html' title='Türk Öğrenci Modeli'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-5413883679170615269</id><published>2011-02-09T15:56:00.000-08:00</published><updated>2011-02-09T17:13:52.308-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='new york'/><title type='text'>7 Treni</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.queenstribune.com/upload/images/Qconf_102810_SubwayStare.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 500px; height: 289px;" src="http://www.queenstribune.com/upload/images/Qconf_102810_SubwayStare.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;New York'a gelirseniz, Manhattan'ın dışına da çıkmanızı öneririm. Özellikle 7 trenine binmenizi. &lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hayatınızda tıklım tıkış bir otobüse binmediyseniz, rahatsız olabilirsiniz ama NYC'te hayat sadece Sex and City dizisindeki gibi değil, orası kesin.7 treni ise bir fenomen.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;7 treni Quens'ten Manhattan'a giden tren. Orient Express olarak ta adlandırılıyor.Quens en fazla göçmenin oturduğu yer NYC'te. 7 treni de günde yaklaşık 117 milletten kişi taşıyormuş.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_HifFEnmUsaY/SqVjnPZO65I/AAAAAAAABv0/A4dFViexr5U/s320/tn_7+Train+music.jpg" border="0" alt="" /&gt;Ayda 200 dolar ödeyerek, Penn Station'dan daha kısa sürede giden başka bir tren daha var Manhattan'a. Hem manzarası daha güzel, hem oturuyorsunuz, hem de fenalık basmıyor.'' 200 dolar bana kalır, bir ayakkabı alırım her ay, 7 treninin nesi varmış'' dedim önce ama bir ay zor dayandım. Beş dakika otobüs beklemek yerine bir saat yürümeyi tercih eden biri olarak, 40-50 dakika trende oturabilmek kabus benim için.Şimdi nadiren, sadece  geç saatlerde beklememek için 7 trenini kullanıyorum. Sağımda bir Hintli oturuyor, solumda bir Meksikalı, başı omuzuma düşmüş uyuyor, Türk bir kız anladığımdan habersiz bar bar, telefonda, beğendiği erkeği anlatıyor. Arada bir Meksikalı bir grup trene binip, şarkı söyleyip, para topluyor. En çok ta Çinliler oluyor.Böyle bir ortamı var 7 treninin.Her gün çekilmese de, kesinlikle görmeye değer.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=nuOcC9Eod9A"&gt;Tıklayarak&lt;/a&gt;, izleyebilirsiniz. Enteresan bir video.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu arada 7 trenine sadece gelir düzeyi düşük, arabası olmayan kişilerin bindiğini sanmayın. NYC'te trafik te, park ta ciddi bir sorun o yüzden metro ve tren herkesin hayatının bir parçası. Hatta ünlü bir beyzbol oyuncusunun, antremana gitmek için bindiği 7 treniyle ilgili sözleri başına iş aşmış ve halkın büyük bir kısmının nefretini toplamıştı.&lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/John_Rocker"&gt;John Rocker &lt;/a&gt;, 7 treninde kendini Beyrut'ta gibi hissettiğini, sağında Aidsli birinin, solunda 4 çocuklu, 20 yaşında bir kızın oturmasından endişe duyduğunu söylemiş; bu yabancıları ülkeye kimin aldığını sormuştu. Bu sözlerinin   ardından çıktığı ilk maçta Rocker'ı 700 polis korumuş.Kıssadan hisse ünlü bir sporcuysanız boş boş konuşmayın. Örneğin eklenme sebebi 7 treninde her kesimden, gelir ve ün durumundan insan var.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-5413883679170615269?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/5413883679170615269/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=5413883679170615269' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/5413883679170615269'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/5413883679170615269'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2011/02/7-treni.html' title='7 Treni'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_HifFEnmUsaY/SqVjnPZO65I/AAAAAAAABv0/A4dFViexr5U/s72-c/tn_7+Train+music.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-264866724124753008</id><published>2011-02-01T14:28:00.001-08:00</published><updated>2011-03-14T21:10:27.721-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='new york'/><title type='text'>Yaşasın New York Restaurant Haftası</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://66.48.68.90/assets/Images/losangeles/LA1.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 772px; height: 700px;" src="http://66.48.68.90/assets/Images/losangeles/LA1.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.restaurantsinyc.com/wp-content/uploads/2010/07/Nobu-restaurant.jpg"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;New York'ta ''restaurant haftası'' bu hafta. Bu organizasyona dahil olan tüm restaurantlarda; öğle yemeklerine 25, akşam yemeklerine de 35$ fiks menu fiyatı uygulanıyor. Fırsat bu fırsat, 100 dolardan aşağıya çıkamayacağımız restaurantları deniyorum ben de. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;New York yeme kültürü açısından çok zengin. 100 yıl da kalsam, gidemediğim bir çok yer kalır herhalde.Bizde, özellikle son yıllarda çok şık mekanlar açılsa da, dünyanın en iyi restaurantları listesine giren bir tek yerimiz yok bildiğim kadarıyla. Burada çeşitli mutfakları denemek te, gurme yemekleri yemek te, şık mekanlarda birbirinden güzel insanları görmek te gündelik hayatın bir parçası. Çok pahalı, orası ayrı. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bugün Tribeca'da, Robert de Niro'nun ortağı olduğu Japon  restaurantı Nobu'ya gittik Italyan bir arkadaşım Christina'yla birlikte.Yemek te, ortam da iyiydi.Mehmet Yaşin'in Nobu'yu ve suşilerini tavsiye ettiği yazısını okuduğumdan dolayı suşi yesem de, Japon mutfağı aslında çok zengin.Balığın yanı sıra et ve tavuk yemekleri de var. Hiç beklemezdim ama mantar salatası çok lezzetliydi örneğin.Arkadaşım balık sipariş verdi, biraz tattım, balığı da kesinlikle tavsiye ederim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Christina ile yaklaşık bir aydır tanışıyoruz, ara ara sohbet ediyoruz.Ancak bugün Pippa Bacca'nın arkadaşı olduğunu öğrendim. Hangi ülkelere gitmek istediğimizden bahsediyorduk.''Tek başına seyahat etmeyi sevdiğini'' söylediğinde, onu Meksika gibi ülkelerin tehlikeli olduğuna ikna etmeye çalıştım. ''Istanbul'da sorun yaşamazsın, ben varım'' derken konu Pippa Bacca'ya geldi.Barış için Israil'e doğru yola çıkan Italyan sanatçı, Gebze'de tecavüz edilip, öldürülmüştü.Arkadaşıymış Pippa Bacca.Christina bunun  sadece bizim ülkeye özel olmadığını, dünyanın her yerinde olabileceğini söyledi. Ilk fırsatta Istanbul'a gelmek istiyor.Onu takdir ettim, kolaylıkla ''ne geri memleket'' diyebilirdi.Yüksek anlayışa sahip.Pippa Bacca'nın ailesi ve erkek arkadaşı da bir kere olsun Türkler'i suçlamamıştı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Picca Bacca'nın katili müebbet hapis cezası aldı.Evrensel bir projedeki bir sanatçının öldürülmesiyle tüm dünyaya rezil olmamızdan ve konunun medyaya yansımasından dolayı mı; yoksa bu vakalarda herkese bu ceza mı veriliyor bilmiyorum. Bu konudaki cezaların her zaman ağır olmasını ve kadınların ülkemizde de güvenlik içinde dolaşabilmelerini dilerim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;New York' ilk geldiğimde, özellikle ev ararken, tanımadığım insanlarla görüşüp, evlere girince çekinmiştim iyice. Neyse ki o süreci kazasız belasız atlattık. Burada ev arkadaşının erkek olması da çok doğal karşılanıyor. Ben Türk kafasıyla ''eve sarhoş gelir, sapık çıkar'' gibi bilimum konulara takılsam da, insanların genelde gözünü korkutmuyor bu gibi olasılıklar. Yine başlarda hava karardığında, sokaklarda yürürken de, metroda beklerken de çok korkmuştum. Ettiğim duaları ben biliyorum. Ama artık rahatladım, korkularım geçti. Harlem'e gitmiyorum pek, her ne kadar tehlikeli olmadığını söyleseler de. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Olumsuz konuları düşünmek istemiyorum. Ingilizceyi geliştirip, güzel yemekler yemeye devam. Yarın da Koreli arkadaşım Chloe ile Fransız restaurantına gideceğiz. O da normalde sıkı pahalı; Les Halles.Nobu'dan çok memnun kaldım.Içeride Japon restaurantında olduğunuzu anlıyorsunuz.Sade, abartıya kaçmayan bir dekorasyonu var.Servisi de kusursuz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Foto: Nobu Restaurant, 105 Hudson St. Tribeca (kesinlikle tavsiye ederim.)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-264866724124753008?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/264866724124753008/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=264866724124753008' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/264866724124753008'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/264866724124753008'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2011/02/yasasn-new-york-restaurant-haftas.html' title='Yaşasın New York Restaurant Haftası'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-408552438337166083</id><published>2011-01-29T05:06:00.000-08:00</published><updated>2011-01-29T06:13:58.442-08:00</updated><title type='text'>Beyaz, bembeyaz</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.zagasi.com/wp-content/uploads/2010/12/New-York-City-snow.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 474px; height: 356px;" src="http://www.zagasi.com/wp-content/uploads/2010/12/New-York-City-snow.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Hayatımda ilk kez karla kaplı bir kış geçiriyorum. Istanbul'da bir kaç gün yağıp, yerini çamura bırakan kar değil bahsettiğim.Her yerin bembeyaz olmasından, evimin karşısındaki kilisenin bahçesindeki Isa heykeli üstündeki kardan uzun saçların her sabah beni gülümsetmesinden söz ediyorum. Isa her yerde, her zaman o kadar hüzünlü ki; dünyanın sonuna kadar çarmıha gerilmeye hükümlü gibi.Uzun saçlı haliyse umut veriyor bana. Değişimi ve neşeyi müjdeliyor.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Öte yandan  Orta Doğu kaynıyor. Günlerim dünyanın çeşitli milletlerinden insanları tanıyıp, daha önce hiç duymadığım, yeni şeyler öğrenmekle, yeni mutfaklar denemekle, keyifle geçse de; gözlerimi herşeye kapamayı, kulaklarımı sadece müziğe açmayı beceremiyorum. Herhalde her gün en az bir saatim gazeteleri Internet'ten takip etmekle, sevdiğim köşe yazarlarını okumakla geçiriyor. Dücane Cündioğlu farklı sadece, yüksek sanattan bahsediyor, dünya hallerine, siyasete genellikle değinmemeye çalışıyor. Hüzünden en çok o bahsetse de, umut aşılıyor bana haliyle, duruşuyla.Kendi çıkarları peşinde koşmayan, insanlığı aşağılamayan, kendine yenik olmayanların varlığını anımsatıyor. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Diğer haberlerse üzücü.Gerçi eski tamamen süpürülmeden, yeniye yer açılmıyor ama yufka yürek üst bakış açısını örtülüyor; Tunus'taki, Mısır'daki olaylar ''bize de sıçrar mı'' gibisinden yüzeysel endişeleri gün yüzüne çıkarıyor. Her açıdan çok ilginç bir dönemden geçiyoruz ancak şaka gibi görünse de, gerçek şu ki Muhteşem Yüzyıl dizisi gündemimizin başında. ''Padişahlarımız içer miymiş, sevişir miymiş''... Haremleri varmış, daha ne olsun.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kolaylıkla yönlendirilebilen, etkilenebilen, genelimizin genel kültürü zayıf, düşünmeyi öğrenememiş bir halkız, kabul edelim bunu. Fazla duyusalız, hemen dolduruşa geliriz, kandırılmaya çok açığız.Geleceğimiz pek parlak görünmüyor bu durumda. Diğer yandan pratik bir zekamız var. Ailelerin koruyuculuğu bizde ''homeless''ler oluşturmamış.Amerika'da bu çok dikkatimi çekiyor, çünkü sokakta yaşayan, evsiz barksızların hepsi işsiz, alkolik, uyuşturucu bağımlısı değil, büyük  bir kısmı deli. Üniversite mezunu, bir zamanlar işi olan kimseler.Delirip, ev kirasını da ödeyemeyince, sokağa düşmüşler.Ailesi olanlar da var, ama bir kaç ters söze kırılmışlar örneğin, bırakmışlar öylece."Deli bu, sözüne, davranışına bakılıp, kırılınır mı'' desem; sorumluluktan kaçış için buldukları bahaneye çomak sokmuş olurum herhalde.Onları görüce değerlerimiz sahip çıkmanın, Anadolu kimliğimizin önemini daha çok anladım.Gerçi bizde de para tüm putlar arasında baş köşede yerini almaya başladı ama biz putperest değildik, değil mi? Isa heykellerimiz yoktur bizim.Putlarımız yoktur.Padişahlarımıza söz ettirmeyiz, orası ayrı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Neyse çok ciddi bir yazı olmaya başladı birden. Bugün ''gerçekliğin doğası'' konulu bir seminere gideceğim. Aslında daha çok yuvarlak masa konuşması formatında. Farklı disiplinlerden kişiler bir konuyu ele alıp, tartışıyorlar. Bugünku &lt;a href="http://philoctetes.org/Calendar/The_Nature_of_Reality/"&gt;oturumu&lt;/a&gt; &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Deepak_Chopra"&gt;Deepak Chopra&lt;/a&gt; yönetiyor. Mistismin pazarlama tarafında olup olmadığını bilmiyorum, ama bazı kitaplarını sevmiştim. Bakalım bugün yakından göreceğim.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-408552438337166083?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/408552438337166083/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=408552438337166083' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/408552438337166083'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/408552438337166083'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2011/01/beyaz-bembeyaz.html' title='Beyaz, bembeyaz'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-5467386099943602782</id><published>2011-01-24T15:20:00.000-08:00</published><updated>2011-02-27T09:29:10.347-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yasam'/><title type='text'>Balayı, İçki ve İran</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#0000EE;"&gt;&lt;u&gt;&lt;br /&gt;&lt;/u&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.xtdratings.com/wp-content/uploads/2009/02/honeymoon.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 511px; height: 334px;" src="http://www.xtdratings.com/wp-content/uploads/2009/02/honeymoon.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 0); "&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 0); -webkit-text-decorations-in-effect: none; "&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.xtdratings.com/wp-content/uploads/2009/02/honeymoon.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;Balayı kelimesinin İran'dan çıkmış olduğunu duymuş muydunuz? Uzun zaman önce, İran'da, içkinin tüm kötülüklerin anası olarak görülmediği zamanlarda; gelinin babası damada evliliklerinin ilk ayında sınırsız içki verirmiş. Damat sarhoş olsun da, gelinin çirkinliklerini en azından bir ay boyunca görmesin, bu arada da bir çocuk yapmaya zaman olsun diye mi; yoksa adamın teki bir aylık beleş içki uğruna evlenmeye ikna olsun diye mi bilmiyoruz.Malum evlenince kadın kocanın sorumluluğuna geçiyor. Evden bakılması gereken bir boğaz eksildiği gibi, babasız doğma ihtimali olan pek çok çocuktan da kurtulunmuş oluyor. Bu durumda balayı biraz da gelinin babasının kutlama yaptığı bir dönem olmalı. Tabii o zamanlar; insanların günümüzdeki kadar gelişmediği, ilişkilerin aşk ve sevgiyle değil, cinsel dürtüler kimi zaman da politik sebeplerle başladığı, içkininse ne hikmetse serbest olduğu zamanlar. Bilin bakalım Iran'da içki o dönemlerde neden yapılırmış? Baldan. ''Balayı'' kelimesi de  buradan türemiş.Damada evliliğinin ilk ayında sunulan baldan yapılan içkiden, İran'daki bu gelenekten.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-5467386099943602782?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/5467386099943602782/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=5467386099943602782' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/5467386099943602782'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/5467386099943602782'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2011/01/balay-icki-ve-iran.html' title='Balayı, İçki ve İran'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-298939329658520513</id><published>2011-01-18T15:33:00.000-08:00</published><updated>2011-01-18T15:33:38.217-08:00</updated><title type='text'>Hrant Dink</title><content type='html'>&lt;iframe width="425" height="344" src="http://www.youtube.com/embed/ScKk22l6ot0?fs=1" frameborder="0"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-298939329658520513?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/298939329658520513/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=298939329658520513' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/298939329658520513'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/298939329658520513'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2011/01/hrant-dink.html' title='Hrant Dink'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/ScKk22l6ot0/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-1619552884181988437</id><published>2011-01-12T04:50:00.001-08:00</published><updated>2011-01-12T05:51:30.606-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='new york'/><title type='text'>Göçmenler = Aliens</title><content type='html'>Dün yeni bir kelime öğrendim. Göçmenlere ''aliens'' deniyormuş. Uzay'dan gelen yaratıklara da alien deniyor. Kızılderililer dışında tüm nüfusunun göçmen olduğu bir ülke halkının ''diğerleri'' için yaptığı ilginç bir benzetme değil mi?&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Amerika'da  Meksika sınırı ve kaçak girenler büyük bir sorun. Hatta ekonomik kriz onlara bile yıkılmaya çalışılıyor. Amerikalılar'dan iş çalmaları, ücretleri aşağıya çekmeleri, vergileri yükseltmeleri gibi sorunlardan dolayı.Vergi konusuna şuradan geliyorlar: Bu göçmenlerin çocukları olduğunda okula gidiyorlar ya, o yüzden bu gibi toplu konularla ilgili olarak Amerikalılar'ın ödediği vergi yükseliyor. Göçmenlerse yasal olmayarak burada ve vergi  ödemiyor. Buna da kızılıyor.Onları kaçak çalıştıran Amerikalı patronlardan neden hesap sorulmadığını anlayamadım.Kimsenin yapmak istemedikleri işlerde, sosyal hakları olmadan ve de çok düşük ücret karşılığı çalıştıklarını göz ardı ediyorlar. Ülkeyi sömürdükleri, burada kazandıklarını kendi ülkelerine gönderdikleri ve de Amerika'ya hiç bir faydaları olmadıkları görüşü hakim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Aklıma Alamancılar geldi sınıfta bunlar konuşulurken. Nitekim sınıfta, Ingilizcesi mükemmele yakın olan bir çocuk ta Alman. Türkler'den nefret ediyormuş.Neden olarak tanıdığı bir kaç Türk kızının, Alman gençlerle evlenmek istemelerinden dolayı abileri tarafından  öldürülmelerini, ülkesinde yaşayan pek çok Türk'ün Almanca öğrenmemiş olduğunu gösterdi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;''Sizde her şeye abi karar veriyor ya'' dedi. ''Aile her şeyden üstün. Seriat.'' &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Kendisiyle isterse Almanca, isterse Ingilizce konuşabileceğimizi söyleyip, elimden geldiğince Türkiye'nin sadece böyle olmadığını anlatmaya çalıştım. ''Şeriat'ta kardeşin kardeşi öldürmesinin olmadığını, insanların kendi istedikleri gibi yorumlamalarının'' sorun olduğunu söyledim. Kardeş katili abiler hapistelermiş şimdi. Bunun da hukuğun aile kararından daha üstün olduğunu gösterdiğini belirttim.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hızımı alamayıp, hocaya da Almanya ve benzeri ülkelerdeki genc nüfusun az olduğunu ve dışarıdan çalışana ihtiyaç duyduklarını açıkladım. Bir ara konuyu ''Meksikalılar'ın haklarını kim koruyacak''a getirdim ama kimse pek oralı olmadı. Alman çocuk benim çok modern olduğumu söyledi. Türkiye ile ilgili kanısı değişecek gibi değil, Avrupa Birliği'ne girmemizi de istemiyorlarmış. Sonunda gülerek, ''sen zaten Ispanyol'a benziyorsun'' dedi.Ispanyol'a benzemem vicdanını mı rahatlattı bilemem. Sınıfta Türk olduğuma inanmayan ve beni Ispanyol sanan diğer bir kaç kişiye de ''ben çok tipik bir Türk'üm'' diyip durdum dün.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Türkiye'nin çeşitli yüzleri.Bir yanda katledilen genç kızcağızlar; diğer yanda kendi istediği gibi okuyabilen, çalışabilen, bir baba ya da koca himayesi olmadan yaşayabilen benim gibiler. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Amerika: Eskiden siyahların yaptığı işleri şimdi hispanikler yapıyor.Farkı karşılığında ücret almaları.Bir yanda büyük gökdenelenlerin tepelerinde dünyayı yönetenler, diğer yanda bulaşıkcılar.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Her iki ülke de tezatlar ülkesi. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Amerika özgürlükler ülkesi. Gerçekten de geldiğimden beri bunu hissediyorum.Buranın en güzel yanı ''özgürlük''. En kötü yanıysa ''bencillik''.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Türkiye benim için erenlerin, sevginin ülkesi. En kötü yanıysa ''baskı''.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hoca Türkiye'de göçmenlerle ilgili durumun ne olduğunu sordu. Sınıftaki diğer Türk çocuk fikrinin olmadığını söyledi. Bizim için ''öncelikli bir sorun olmadığını'' söyledim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Türk kültüründe kapının herkese açık olduğu, hiç bir kültürü asimile etmemiş olduğumuz konularına girmedim. ''Diğerleri'' ve ''bizler'' gibi ayrımlarla ilerlenemeyeceği, sadece herkesle bir olursak sorunları çözebileceğimizi söylemedim.Ikiliklerin her geçen gün belirginleştiği, ''namus'' adı altında iki yüzlü hayatlar sürüldüğü ülkemizin aslında erenlerin diyarı olduğunu, kapının herkese açık olduğunu söylemedim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;''Gel, kim olursan ol gel.&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Ister kafir, ister mecusi, ister puta tapan ol yine gel.&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Bizim dergahımız ümitsizlik dergahı değildir,&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel.''&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Mevlana&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-1619552884181988437?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/1619552884181988437/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=1619552884181988437' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/1619552884181988437'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/1619552884181988437'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2011/01/gocmenler-aliens.html' title='Göçmenler = Aliens'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-8376868420272218167</id><published>2011-01-10T06:40:00.000-08:00</published><updated>2011-01-10T14:05:36.104-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='new york'/><title type='text'>Kış Ortası, New York Sokaklarında Pantolonsuzlar Ordusu</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_TGaFUPJleS4/S9tpzoI_QGI/AAAAAAAAS6c/st8_0bQr8C4/s1600/no+pants+day+New+York.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 634px; CURSOR: hand; HEIGHT: 422px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_TGaFUPJleS4/S9tpzoI_QGI/AAAAAAAAS6c/st8_0bQr8C4/s1600/no+pants+day+New+York.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Dün ''No Pants'' günüydü.Metroda, sokaklarda pantolonsuz, külotlarıyla dolaşan yüzlerce kişi vardı. Havanın ne kadar soğuk olduğunu belirtmeye gerek yok. Bu gibi olaylarda kültürlerimizin ne kadar farklı olduğunu iyice anlıyorum.Ilgilenenlerin ekteki linkteki videoya bakmalarını tavsiye ederim.  &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=CD2nsuJok_s"&gt;http://www.youtube.com/watch?v=CD2nsuJok_s&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bunun bir ileriki adımı da üniversitelerde görülüyor ara ara. Bu sefer sadece pantolonlar değil, tüm giysiler cıkarılıp, sokaklarda çıplak dolaşılıyor. Bush'un kızının da bu etkinliğe katılmış ve fotoğraflarının basına sızmış olduğunu duymuştum. Bizim Bilgi Universitesi böyle bir durumda ne yapardı merak etmedim değil.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-8376868420272218167?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/8376868420272218167/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=8376868420272218167' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/8376868420272218167'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/8376868420272218167'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2011/01/kis-ortasi-new-york-sokaklarinda.html' title='Kış Ortası, New York Sokaklarında Pantolonsuzlar Ordusu'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_TGaFUPJleS4/S9tpzoI_QGI/AAAAAAAAS6c/st8_0bQr8C4/s72-c/no+pants+day+New+York.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-5425779785917979973</id><published>2010-12-28T02:44:00.000-08:00</published><updated>2011-07-12T10:19:20.119-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='new york'/><title type='text'>Amerika Modeli Uzerinde Iyi Düşünmek Lazım</title><content type='html'>&lt;a href="http://newmediamonthly.co.uk/wp-content/uploads/2011/04/newspaper-man-615.gif" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 615px; height: 346px;" src="http://newmediamonthly.co.uk/wp-content/uploads/2011/04/newspaper-man-615.gif" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;Geldiğimden bu yana, New York mağazalarında satılan her şeyin ''made in China'' oluşu dikkatimi çekiyor. Aralarında  nadiren Vietnam'da üretilmiş mallar da bulabiliyorsunuz. Zara'dakiler Türkiye'de üretilmiş sanırım, bir de Bed&amp;amp;Beyond'da Türk malı havlular görmüştüm.Her şey Çin malı olunca, insan ister istemez kalitesini düşünüyor. Bir de birbirine iki rakip olan ülke arasındaki ticari ilişkileri.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hızlı çıkış yapan Türk şirketlerini takip ediyorum. Wenice Kids de bunlardan. Çin'de üretim yapmayacaklarını, verimli bir sistemle Türkiye'de üretim yaparak, aynı kara ulaşılabileceğini söylüyor şirketin genel müdürü. Çin'i seçmenin işin kolayı olduğunu. Ancak Amerika'ya bakarsak; buranın özü işin derinine inmek değil; hızlı, karlı, en direk olarak hedefe varmak.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kölelik kültürü de yüzünü biraz değiştirerek, hala varlığını sürdürüyor. Kaçak, çalışma izni olmayan Hispanikler çalıştırılıyor çoğu yerde. New York'a çok turist gelmesinden dolayı adım başı olan restaurantlar krizden etkilenmemişe benziyor. Ancak işletme mantığıyla yaklaşınca ucuz işçi çalıştırarak, karı yükseltmek mantıklı.Zenciler yerlerini hispaniklere bırakmışlar, boğaz tokluğuna çalıştırılıyorlar.&lt;/div&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 200px;" src="http://www.ctmentor.org/school_logos/CTMentor/Yale_University/Yale_University1.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Dikkatimi çeken diğer bir konuysa; New Haven'da oldu. New Haven, New York'a iki saat uzaklıkta, küçük ve hoş bir yer. Yale Üniversitesi burada. Tarihi binalarıyla Yale hem &lt;/div&gt;&lt;div&gt;estetik, hem de görkemli; bilginin değerini hatırlatıyor. New Haven zengin bir yerleşim alanı değil.Oysa bir şehire üniversite kurulması ciddi bir gelir anlamına gelir. Herşeyden önce şehire öğrenciler gelir. Bu öğrenciler ev kiralarlar, yemek yerler, alışveriş yaparlar. Bu da ticaretin canlanması demek. Ancak New Haven'da herşey Yale'in içinde olup, bitiyor. Yemekhaneleri içinde, yurtları içinde. Çevre pek yararlanamıyor, tüm gelir Yale'e gidiyor.Neden olmasın tabi?Bu gibi konularda doğru ve yanlışların olmasından ziyade, en verimli yolu zaman ortaya çıkarıyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ancak Amerika'daki kriz bu kadar derinken,  işsizlik rakamlarında hala bir değişiklik yokken, bir yerlerde çok ciddi sistematik yanlışlar yapıldığı da ortada değil mi? Üretimin Çin'e kaydırılması demek, Amerika'da fabrikaların kapanması işçilerin işten çıkarılmaları demek. Servis sektöründe Hispanicler çok ucuza çalıştırılıyor. Her işletme maksimum karı düşündüğünden; kontolü ölçüsünde tüm geliri elde etmeye çalışıyor. Okumak, nitelikli bir meslek sahibi olabilmak ciddi anlamda pahalı. Dolayısıyla niteliksiz nüfus yoğun.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sonuç; işsiz, düşük gelirli dolayısıyla az da harcayan nüfus yoğunluğu.Bunun karşısında inanılmaz pazarlama taktikleriyle halkı sürekli tüketime sürükleyen firmalar. Çok normal tabi, çünkü firmaların var olma sebepleri kar etmek. Üretecek, satacak, pazarlayacak, süsleyecek, püsleyecek ki millet alsın.Sorun milletin kazanmadan, üretim çarkına dahil olmadan; tüketime sürüklenmiş olması.Mortgage, banka kredileri de tuz biber ekmiş.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu arada New Haven'da ziyaretine gittiğim akrabalarımın uzmanlık alanları politika. Obama hakkındaki görüşlerini sordum. Ciddi anlamda çuvalladığını düşünüyorlar.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-5425779785917979973?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/5425779785917979973/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=5425779785917979973' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/5425779785917979973'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/5425779785917979973'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2010/12/amerika-modeli-uzerinde-iyi-dusunmek.html' title='Amerika Modeli Uzerinde Iyi Düşünmek Lazım'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-8975707050957178031</id><published>2010-12-27T04:40:00.000-08:00</published><updated>2010-12-27T05:18:25.536-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='new york'/><title type='text'>Bembeyaz, karlar altında</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://farm4.static.flickr.com/3032/2372033542_fa0185d531_z.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 640px; height: 429px;" src="http://farm4.static.flickr.com/3032/2372033542_fa0185d531_z.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Özlediğim her şeyi bu şehirde yaşıyorum. Her yer bembeyaz bu sabah, yoğun tipi durdu.bendeki kırgınlık, boğaz ağrısı ve hafif ateş devam ediyor, ancak inatla ilaç kullanmıyorum. Bir süre daha geçmezse başlarım sanırım. Çevreyi böyle karlar altında görmenin ve portakal, nar gibi meyvalar yemenin sanırım sadece psikolojik olarak olumlu etkileri var. Virüs kaptıysanız, ilaçsız geçmiyor.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sabaha annemi özleyerek başladım. Rüyamda gördüm dün gece.Bana bir konuda yol göstermeye çalışıyordu. Ne kadar akıllı olduğunu ve ona hep ihtiyacım olduğunu düşündüm.Geceki konu gerçek hayatımdan bir sorun değildi, apayrı bir kurguydu. Belki sembolikti ama o sembolleri yorumlayabilecek bilgiye sahip değilim. Keşke tüm hayatım boyunca benimle birlikte olsaydı diye düşündüm sabah.Kendini hiç düşünmeden, menfaatsiz seven insanın  bir annesi var herhalde.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Anne özlemiyle başlayan sabahıma mı cevap oldu kar? Her yer bembeyaz ve ben bunu yıllardır görmemiştim.Öyle çamurlu, bir kısmı tutmuş, yollar arabalardan dolayı ıslak değil. Her yer karla kaplanmış durumda. Yollar da, evin karşısındaki kilise de, bahçe de. Öyle güzel ki.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Burası o kadar ilginç ki.Tipi yağıp, yollarda yürüyemeyince ve feci üşüyünce, ''mutlaka memleketime döneceğim'' diyorsunuz. Sonra birden burada birşey de çekmeye başlıyor. ''Acaba burada iş bulabilir miyim'' diye düşünür buluyorum kendimi. Herkesin derdi vize ama ben nedense o gibi konuların hemen çözülebileceğini ama işinse hayati olduğuna inanıyorum.Bir kaç ay sonra döneceğini bilmek te insanın hiçbir şeyi hayatının merkezi yapmamasına yol açıyor. Yorgun bile olsanız ''hadi çıkayım, şunu da göreyim, belki daha sonra fırsatım olmaz'' düşüncesi hakim.Türkiye'den de kopmuş değilim, facebook, skype sağolsun.Hala Türkiye'nin gazetelerini okuyorum, oradan haberler alıyorum. Burada dünya umrumda değil; Amerika'nın ekonomisi neymiş, yeni vergi yasası neleri kapsarmış, insanlar nelerin dedikodusunu yaparmış...Hiçbir şekilde çevre baskısının olmaması ve bu özgürlük çok güzel... Yıllardır Türkiye'de tek başıma yaşıyorum, kimsenin bana bir şey dediği yok ve bende arda kalan duygu sadece ''baskı''. Türkiye'den öylesine sıkılmışım ki...Onu anladım.Bir ülkenin bir insanı sıkma yetisi var mıdır? Nedir ülke? Topraklar mı, insanlar mı?Insan kendi kendini sıkar; sonra da dışa yansıtır: ''Beni bu ülke sıktı, şu şehir sıktı, şu insan sıktı.'' Niye aynı insan başkasına aynı tesiri yapmıyor? Mutlaka insanın kendi içindeki bir şeyden dolayı olmalı.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-8975707050957178031?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/8975707050957178031/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=8975707050957178031' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/8975707050957178031'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/8975707050957178031'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2010/12/bembeyaz-karlar-altnda.html' title='Bembeyaz, karlar altında'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://farm4.static.flickr.com/3032/2372033542_fa0185d531_t.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-2073191502852553878</id><published>2010-12-13T04:21:00.000-08:00</published><updated>2010-12-13T07:28:19.313-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='new york'/><title type='text'>New York'tan Bir Arkadaşı Ugurlamak...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_jvBZFX8CqbI/TQY7Dlrs1HI/AAAAAAAAEEA/Bx-TBRjFOws/s1600/54972_460821992971_523187971_5655638_1796651_o.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_jvBZFX8CqbI/TQY7Dlrs1HI/AAAAAAAAEEA/Bx-TBRjFOws/s400/54972_460821992971_523187971_5655638_1796651_o.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5550188523621766258" /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 0); -webkit-text-decorations-in-effect: none; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;Bir kac y&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;l once birlikte bir projede gorev ald&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;g&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;m&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;z bir arkadas&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;mla dola&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;t&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;k New York sokaklar&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;nda. I&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt; nedeniyle iki ayl&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;g&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;na gelmi&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ti. Resmi toplant&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt; salonlar&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ndan a&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ina bir yuzun, bir jazz barda, otantik bir restaurantta, parkta, sokaklarda hayat bulmas&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;n&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt; seviyorum. Herkesle olmuyor payla&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ım, kimisiyle sohbet g&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ü&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ndelik olaylar&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;n, y&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ü&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;zeysel yorumlar&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;n d&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;s&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;na c&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;km&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;yor. Bir iki gor&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ü&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;smeden sonra kopuyor insan. Kimisiyle de  anılar, umutlar, dertler, duygular payla&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;l&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;yor, arkada&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt; olunuyor.Bizde de boyle oldu. Once yemek ısmarlamasındaki comertligi dikkatimi cekti. Culsuz bir durusum var da ac&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;d&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt; m&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt; diye d&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ü&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;s&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ü&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;nm&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ü&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;t&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ü&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;m. Ne de olsa yine cal&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ış&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;madıgım ve para kazanmadıgım bir donemdeydim.Herhalde ondan ''ben ısmarlayayım'' demi&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ti cıktıgımız ilk yemekte.Manhattan'da yemek cok pahalı. Normal maa&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;la cal&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ış&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;anlar icin guzel bir jest ısmarlamak. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;Etiyopya restaurant&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;na gitmistik ilk olarak. Borekleri bizimkilere benziyor; et yemekleri farkl&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;. Bir de her&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ey elle yeniyor Etiyopya restaurantlar&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;nda. Sosyal bir ortamdas&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;n&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;z; masa bas&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;nda oturuyorsunuz ve yemeklere elle dal&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;yorsunuz, kesinlikle degi&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ik bir deneyim.Tavsiye ederim.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;/span&gt;Ikinci olarak dikkatimi ceken  &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;srarla tan&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;d&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;g&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt; herkese hediye almaya cal&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;mas&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;yd&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;. Bana eski zamanlar&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;m&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt; hat&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;rlatt&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;, bir zamanlar kendimden once ba&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;kalar&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;n&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt; dusunurdum hep. Hediyeler, kendisine verilen sipari&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;lerle  New York - Ankara hatt&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;nda faaliyet gosteren Noel Anne gibiydi. Bu durum New York'taki son gununde tum valizleri zorlukla kapatt&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ktan sonra, son sipari&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ler ve hediyeler icin Birlesmis Milletler Binasi'na gitmesiyle devam etti. Buradaki fotograf sergileri de, hediyelikler de cok guzel. Ben de onunla birlikte k&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;sa bir s&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ü&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;re dola&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;t&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;m ama daha sonra tekrar gitmeyi ve rehberli bir tura kat&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;lmayi dusunuyorum.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;Onu yolcu ederken bana cok te&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ekk&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ü&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;r etti, burada yaln&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;z kalmad&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;g&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt; icin. Gerek yoktu asl&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;nda, hic bir &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ey yapmadim sonucta.Birlikte eglendik, buradaki arkadaslar&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;mla tan&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;st&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;rd&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;m.New York'un gece hayat&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;n&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;n farkl&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt; y&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ü&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;zlerini gord&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ü&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;k birlikte.Upuzun limuzinler, ev partileri, clublar, m&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ü&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;zisyenlerin m&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ü&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;thi&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt; yetenekli oldugu el kadar barlar, Broadway muzikalleri vs... Clublar&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt; ya&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;itibariyle gecmisim, en fazla bir saat sonra yoruluyorum, k&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ü&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;c&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ü&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;k bir yerde canl&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt; m&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ü&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;zik dinlemeyi daha cok seviyorum. M&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ü&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;zikaller muhtesem. Limuzinlerse san&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ld&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;g&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt; kadar pahal&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt; degil, hele bir de bizim gibi icine 10-15 ki&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;i dolup, &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ü&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;creti de bol&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ü&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ü&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;nce kar&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;lanabilir bir rakam...Yaln&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;z &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;oforlerin hic ac&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;mas&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt; yok, bir dakika gecirin hemen ikinci saat &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ü&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;cretini istiyorlar. O y&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ü&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;zden kap&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;da bekletmemeli, yolu da iyi hesaplamal&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt; New York'ta.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;New York'ta dogmam&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;, ancak hayatlar&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;n&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;n bir doneminde buraya gelip yerle&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;en insanlar&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;n genellikle ayn&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt; seyden sikayet ettikleri dikkatimi cekti.Burada dostlugun olmamas&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ndan dertliler, ciddi anlamda yaln&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;zl&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;k cekiyorlar. Nitekim a&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;rkadas&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;min evini kiralad&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;g&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt; ev sahibi de Perulu bir kad&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;nd&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;, o da ayn&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;eylerden bahsetti.Kocası Amerikal&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ym&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt; ve 28 y&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;l once buraya yerle&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;mi&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;, ama hala al&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;amam&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;.''Peru'da herkes birbiriyle konu&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ur, aileler geni&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;tir.Burada birisini aray&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;p, cag&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;rsan once program&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ma bakmal&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;y&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;m diyor'' diye anlatt&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;; anahtar&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt; al&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;p, evi kontol edip, depozitoyu geri odemeye geldiginde.Kocas&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;yla birlikte burada ikili bir hayat suruyordu belli ki.D&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;a ac&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;lmayan, dostlarla zenginle&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;meyen.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;Evsahibi sonra dolapta ask&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;lar tam mı diye tek tek sayd&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;, caydanl&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ga yand&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt; gerekcesiyle 60 dolar isteyip, depozitodan dustu. Biz goremedik herhangi bir hasar, k&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;zd&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;k ama belli etmedik. Evde kalan bir s&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ü&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;r&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ü&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt; temizlik malzemelerinin ve daha baska &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;eylerin paras&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;n&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt; istemek te, caydanl&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;g&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;almak ta akl&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;m&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;za gelmedi. Arkadas&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;m bir de &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ü&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;st&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ü&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ne &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ü&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;stl&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ü&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;k kad&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;na, evin anahtarına takm&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;s oldugu cok ho&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;, nazar boncuklu anahtarl&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;g&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt; hediye ettiginde, mizac&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ndaki iyilik yine dikkatimi cekti.Ben vermezdim.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;Kot&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ü&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;l&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ü&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;k, kabal&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;k veya haks&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;zl&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;kla kars&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;la&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;t&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;g&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;m durumlarda ya da art niyet fark ettigimde tepkimi belli ediyorum. Eskiden yapamazd1m ama degi&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;tim simdi de duramıyorum.Bazen ac&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;k ac&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;k konu&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;uyor, bazen de karşımdakinin neyi kaybettigini asla bilemeyecegi şekilde karşılık veriyorum.&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt; Ornegin limuzinde, saati doldugunda, daha gidecegimiz yere varmadan arabayı durduran ''paramı hemen odeyin, hemen cıkın arabadan'' diye tutturan &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ofore; arabadaki hic bir ickiyi yar etmedim gecen aksam. Elbette hizmetinin kar&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ılıgını almal&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;ı,&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt; ama kabaydı adamın davranı&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı. Iyi &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;bir cluba elimde ici icki dolu torbalarla girmeyi goze aldıracak kadar. Limuzinlerin icine dı&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;arıdan yemek, icki vs. getirebiliyorsunuz.Bir dogumg&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ü&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;n&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ü &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;partisinden cıkmı&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;, cluba gidiyorduk ve &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ofor o kadar kaba olmasaydı  partiden arda kalan, s&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ü&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;r&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ü&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;s&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ü&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;yle pahalı icki de arabasında kalacaktı o aksam.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;Ama evden c&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;karken bo&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;luguma geldi.Paras&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;n&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt; fazlas&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;yla odedigi caydanl&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;g&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt; ald&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;rabilirdim mesela. Belki de arkada&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;m gidiyor diye uzgundum, ondan dusunemedim.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;Valizleri taksiye konulurken, ugurlama an&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;nda birlikte g&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ü&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;zel zaman gecirdigimizi d&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ü&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ü&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ndum.S&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;u&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;rekli birlikteydik. Burada ciddi bir sorun yaln&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;zl&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;k.Tek ba&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;şı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;na şehri dolasmak cok ta zevkli degil. Ama Allah'&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;n arkada&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;m gibilerini hic bir yerde yaln&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;z b&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;rakmayacag&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;n&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt; duşundum. Comertlik, iyilik kar&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;şı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;l&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;g&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;n&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt; bulur. Somurenler de c&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;kar kar&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;şı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;n&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;za, ama yaln&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;zlık ceza olmaz, yeteri kadar olur hayatta, ic huzurunuz olur.Bilmedigimiz ne hediyeleri vard&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;r belki de.Maddeye s&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;k&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;s&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;k&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt; sar&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;lmakla ilgili&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt; olabilir mi koca bir toplumda yaln&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;z kalmak? &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;Ev sahibi de hak ettigi ya&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;am&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt; s&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;u&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ruyordur, kimbilir. Soylenip duracag&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;na, ''herkes &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;oyle boyle'' diyecegine, donup kendine bakmak, kendinle y&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ü&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;zle&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;mek gerekmez mi? Belki de seninle olmay&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt; tercih etmiyorlard&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;r, dimi ya? &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;Not 1: Imla yanlısları icin ozur dilerim.Baska bir bilgisayar kullanıyorum, Turkce harfleri uyarlayamadım. Gordugum yerde duzeltsem de, yine de tam olmad&lt;/span&gt;ı.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Not 2: Fotografla ilgili olarak facebookta bir arkadasım Sex and City i hatırlattıgını yazmıstı. Bana da o film hep bir suru valizle seyahati anımsatır.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-2073191502852553878?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/2073191502852553878/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=2073191502852553878' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/2073191502852553878'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/2073191502852553878'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2010/12/new-yorktan-bir-arkadasi-ugurlamak.html' title='New York&apos;tan Bir Arkadaşı Ugurlamak...'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_jvBZFX8CqbI/TQY7Dlrs1HI/AAAAAAAAEEA/Bx-TBRjFOws/s72-c/54972_460821992971_523187971_5655638_1796651_o.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-2371775160344728470</id><published>2010-12-02T15:36:00.000-08:00</published><updated>2010-12-02T15:53:44.688-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='new york'/><title type='text'>İki farklı dünya</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_jvBZFX8CqbI/TPgwOWoeBCI/AAAAAAAAEDo/vo6uzUDkTw8/s1600/1.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 400px; FLOAT: right; HEIGHT: 257px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5546235964258386978" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_jvBZFX8CqbI/TPgwOWoeBCI/AAAAAAAAEDo/vo6uzUDkTw8/s400/1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Amerika büyük bir pazar yeri gibi. Her an promosyon ve reklam bombardımanı altında ezildiğinizi hissediyorsunuz. Filmler iki, üç dakikada bir reklamlar tarafından bölünüyor, sokaklarda her gün başka bir şenlik. O şenliklerin pazarlaması ve indirim furyası. Yok kara cuma, yok başka bir şey. Her şey halkı daha fazla yolmaya yönelik. Kara tuzaklar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halk ta gönülden çok akıl oldaklı görünüyor. Uzaklar, hemen açılmıyorlar, herkes birbirine dava açıp duruyor.Thanksgiving dışında görüşüyorlar mı merak ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu madde odaklı ortamın yanısıra beni şaşırtan, insanlardaki müzik zevkinin çok gelişmiş olması. Çok gözlemledim, istisna aradım ama bulamadım. Bakkalından süper marketine her yerde çalan müzikler harika.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ciddi anlamda jazz dinliyorlar. Başka müzik türleri de var. Ancak en yaygın olanı jazz.Jazz, klasik, rock....Öyle güzel ki her yerde çalan müzikler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok küçük, içine en fazla 30, 40 kişinin sığacağı barlar var. Canlı müzik dinlemeye gidiyorsunuz, her dakika "bir şey için, para harcayın" diye sıkıştıran yok; gündüzlerin sokaklarının aksine. Hatta bir şey ısmarladığınızda, çabuk gelmesi için siz ısrar ediyorsunuz. "Çok kalabalık, birazdan hazır olun" diyorlar. Müzikler harika, müzisyenler harika...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu iki dünyanın da aynı yerde olmasını, aradaki kontrastı çözemiyorum. Bir yanda bir elmayı bile paylaşmayan, promosyonuyla, faiziyle, mortgageiyle hep daha fazlasını almaya çalışan bir taraf var. Diğer yandansa çok ince bir sanat zevki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hangisi Amerika, daha çözemedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Foto: Smalls Jazz Club&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-2371775160344728470?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/2371775160344728470/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=2371775160344728470' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/2371775160344728470'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/2371775160344728470'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2010/12/iki-farkl-dunya.html' title='İki farklı dünya'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_jvBZFX8CqbI/TPgwOWoeBCI/AAAAAAAAEDo/vo6uzUDkTw8/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-2511136024075484721</id><published>2010-10-22T02:16:00.000-07:00</published><updated>2010-10-22T03:41:01.650-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='new york'/><title type='text'>New York'tan Notlara Devam</title><content type='html'>Öncelikle Amerika ile ülkemiz arasında bir uçurum olduğunu söyleyemeyeceğim. Medeniyetsizlik anlamında Amerika bizden ileride olabilir. Yere tükürenler, milletin içinde burnunu karıştıranlar, çarpıp özür dilemeyenlerden burada bol miktarda var. Bu gelişmemişlikle, sanatın güzelliğinin bir arada nasıl barındığına şaşırıyorsunuz. Amerika'da alışveriş yaparken, kulağınızı tırmalayan şarkılarla işkenceye maruz kalmıyorsunuz bizde olduğu gibi. Sadece iyi mağazalarında değil, marketlerinde bile, hemen hemen her yerde çalan müzikler harika. Bazen alışveriş bittiği halde, sırf şarkıyı dinlemek için mağazada boş boş dolaştığım oluyor.Her seferinde aklıma Hande Yener'ler, Demek Akalın'lar "kaldıramazsan, kaldırırlar gülüm" şeklindeki şarkılar geliyor.Arada uçurum var.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kütüphane ve müzeler sayıca çok fazla. Hemen hemen her konuda bir müze bulabilirsiniz. İnsanlar metroda, trende genelde okuyor.Bu durum halkın genelinin kültürlü olduğu anlamına gelmiyor.Okudukları kitaplara baktığınızda, çoğunun boş ve herhangi bir edebi değeri olmadığını görüyorsunuz. Metro gazetelerini okuyanların dünyadan haberinin olması zor, çünkü onlar da suya sabuna dokunmayan, basit içeriklerle dolu.Göze çarpan klasik kitapların yerlerini online'a bırakmış olmaları.Ben gerçek kitap okumayı seviyorum, sayfalarına dokunmayı, kitabın kokusunu. Ancak bu da yakında nostaljik bir durum olabilir.Kitapların yer kaplamaları, pahalı oluşları, yanınızda taşırken ağırlık yapmaları gibi dezavantajları var. Belki öğrenciler için düşünülebilir. Çocuklar sırtlarında bir sürü kitap taşıyacaklarına, küçük bir bilgisayarla hepsine anında ulaşabilirler. Eğitime teknolojinin daha fazla dahil edilmesi konuşuluyor. "Smart education" deniyor. Yine de bilgisayarların öğretmenlerin yerini alacaklarını söylemek için henüz erken. Şimdilik basit bilgisayar oyunları ya da e-learning uygulamaları hayata girmiş durumda.&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_jvBZFX8CqbI/TMFjz23YFuI/AAAAAAAAEDA/R8bn9WW3kSg/s1600/angelina-jolie-brad-pitt-w-magazine-july-2005-domestic-bliss.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5530811559939938018" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 275px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_jvBZFX8CqbI/TMFjz23YFuI/AAAAAAAAEDA/R8bn9WW3kSg/s400/angelina-jolie-brad-pitt-w-magazine-july-2005-domestic-bliss.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bunların yanısıra burada, marketlerde inanılmaz ürün çeşitliği göze çarpıyor. Dünyanın tüm markalarını basit mahalle marketinde bile bulabilmek hoş bir durum."Tam buğday" olayıysa almış başını gitmiş. Organik marketler, organik gıdalar, hazır yemekler...Kadınlar yemek hazırlamaya nokta koymuş gibi.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Hayatın zorluğu ve hızı, zamanın yetmemesi, ailede rol paylaşımının kadınlara doğru ağır bir şekilde kaymasıyla birlikte ailelerin yemek alışkanlıkları ciddi bir değişime girmiş. Çocuklar okul sonrası akşam yemeklerini mikrodalgada kendileri hazırlıyor. Yemekler genelde sandviçlerle geçiştiriliyor. Lokantalarda sağlıksız trans yağın kullanımına karşı yasal önlemler alınmaya çalışılıyor, çünkü insanlar artık çoğunlukla dışarıda yemek yiyor. Amerikalı kadınların yemek yapmaya yaklaşımları "Uf çok zaman alıyor. Bilmiyorum" şeklinde. Başta modern hayatın normal bir izdüşümü gibi görünse de, aslında ciddi bir kültürel değişimin göstergesi. Eve döndüğümüzde, annemizin bize hazırladığı mis gibi gibi kokan kekin tarihe karışması demek. Ciddi bir emek sonrasında yapılan lezzetli yemeklerde ailelerin bir araya gelmesi, keyifli bir akşam yemeğine zaman ayırmak , sağlıklı ve lezzetli yemek yemek...Hepsi çok yakında tarihe karışabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5530811561774343762" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 275px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_jvBZFX8CqbI/TMFjz9su5lI/AAAAAAAAEDI/YNNjb8MnrZA/s400/cess_pitt_jolie_04_h.jpg" border="0" /&gt;Bu duruma çözüm, kadınların çalışmayıp aile hayatlarına daha fazla zaman ayırmaları da değil. Çünkü burada ev kadınları da yemek yapmıyor. Gündelik koşuşturmacadan sonra, çoğununun yemek hazırlamaya zamanı kalmıyormuş. Boşanıldığında, kadın mal varlığının yarısına sahip oluyor. Kolay boşanılmıyor bundan dolayı, ancak adamların gözü dışarıda, kadınlar da mal mülk ve boş şeylerle oyalanıyor gibi. Sevgi yok, birbirine katlanma var. Ya da dışarıdan görünen o. İnsan sevdiğine yemek hazırlar, gömleğini katlar, koklar ve kokusuyla bile mutlu olur. Kalpte sevgi yoksa, yemiş mi yememiş mi, kime ne...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;İstanbul'a dönünce, Türk mutfağı ile ilgili bir yemek kursuna katılmaya karar verdim. "Kadınlar kültür taşıyıcılarıdır" demişti bir gazeteci arkadaşım. Yemek bana göre önemli, çünkü içimize alıyoruz. Enerjimize katıyoruz. Gerçekten zaman ve emek istiyor. Herşeyin paraya endeksli ve hazır tüketime kaydığı bu zamanlarda çok normal, bu işin outsource edilmesi.Gelecek pek iç açıcı görünmüyor bu noktada.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Diğer bir gelişme de, insanların yerlerini belli eden ciplerin artık kullanılmaya başlanmış olması. Yaşlı nüfusun yoğun olduğu bazı kasabalarda, vücutlarına bu cipi koyduruyorlarmış. Alzheimerlı birisi kaybolduğunda mesela, onu bulabiliyorlar. New York'ta baştan sona koşulduğu, halka açık 5 saatlik bir maraton var. Geçen yıl sporcuların ayakkabılarına cip konmuş ve maraton online izlenebilmiş. Örneğin arkadaşınızı takip etmek istiyorsunuz, onca kişi arasından cip sayesinde bulup, onu izleyebiliyorsunuz. Böyle böyle başlayıp, yakında her bebeğe bir cip takılmasından endişe ediliyor. Her an, nerede olduğunuz bilinecek, düşünsenize. "Big brother is wathcing you".&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sadece yer göstermek anlamında değil, kredi kartı bilgileri de yüklenebiliyor. Parmağınızı dokundurup, ödeme yapabilirsiniz. Ya da tüm medikal kayıtlarınız yüklenebilir vs.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;"İşe yaramayan ve bizi gerileten şeyleri bırakmak; ancak değerleri korumak gerek." Bunu da aynı gazeteci arkadaşım söylemişti. Korumak istediğim, paylaşım, karşılık beklemeden vermek. Amerikalılar'ın bilmediği bir şey bu. Öğlenleri çeşitli milletlerden arkadaşlarla birlikte yemeğe çıkıyoruz. Genelde farklı mutfakları deniyoruz. Türk yemeklerine bayıldılar, özellikle Brezilyalılar. Normalde bir kişi sipariş versek 30 dolar ödediğimiz yerlerde; hep birlikte olduğumuzda kişi başına 15 dolar düşüyor. Yemekleri ortaya alıp, herbirini deniyoruz.Hem az ödemiş oluyoruz, hem de o mutfak hakkında daha fazla fikrimiz oluyor. Burdakiler bunu anlamıyor. Ekonominin içine düştüğü duruma şaşmamak gerek. Paylaştıkça, bolluk, bereket de artar. Anadolu kültüründe var bu. Misafire en güzel yer verilir, tekrar yemeğe döneceğim ama, varınla yoğunla yemekler hazırlanır. Burada al gülüm, ver gülüm. Bu durum uzun süredir burada yaşayan Türkler'de bile gözlemleniyor. En çok onlardan uzak kalmak istiyorsunuz, çünkü şark kurnazlığıyla Amerikalılık birleşince tehlikeli bir hal alıyor. Uzak durmakta fayda var.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Özetle yemek yapmaya devam, paylaşmaya devam.Brezilyalı ve Korelilerle iyi anlaşıyorum. Amerikalılar hakkında bir yorum yapmak için erken.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-2511136024075484721?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/2511136024075484721/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=2511136024075484721' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/2511136024075484721'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/2511136024075484721'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2010/10/new-yorktan-notlara-devam.html' title='New York&apos;tan Notlara Devam'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_jvBZFX8CqbI/TMFjz23YFuI/AAAAAAAAEDA/R8bn9WW3kSg/s72-c/angelina-jolie-brad-pitt-w-magazine-july-2005-domestic-bliss.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-1501719216526919713</id><published>2010-10-14T15:10:00.000-07:00</published><updated>2010-10-14T15:39:15.374-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='new york'/><title type='text'>İlk Laundry Macerası</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_jvBZFX8CqbI/TLeDqul3JjI/AAAAAAAAECw/S1KwzX-6178/s1600/ElfaLaundryCenter_xl.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5528031837705152050" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_jvBZFX8CqbI/TLeDqul3JjI/AAAAAAAAECw/S1KwzX-6178/s400/ElfaLaundryCenter_xl.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Facebook'ta bir "ilk ne zaman" geyiği dönüyor. 12, 14 yazanlara pek inandığımı söyleyemeyeceğim. 30+ yazacaktım geçende, ama bu soruya cevapmış gibi anlaşılacağından çekinip yazmadım. Benim 30+ la kastım, hayatımda ilk kez "laundry" ye gittiğim yaş. "Artısı nedir" diye sormazsanız sevinirim, hazır şu sıralar herkes 20'lerinde gösterdiğimi söylerken, biraz bunun keyfine varmak istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Amerikan filmlerinde görmüşsünüzdür mutlaka. İnsanlar çamaşırlarını dışarıda yıkarlar. Dere kenarında değil tabi, otomatik çamaşır makinelerinin ve kurutucularının olduğu yerlerde. "Laundry" denilen bu iş o kadar uzun sürer ki, orada bir adamla tanışmaya, sohbet etmeye ve aşık olmaya bile vakit olur.Nerede mi? Amerikan filmlerinde.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ben aşık olmasam, hatta kimseyle tanışmasam da, New York'ta ilk "laundry" maceram ilginç bir deneyimdi. Bir kere üç saat sürdü. Benim çok az giysim olmasına rağmen, birlikte gittiğim arkadaşlarımın 10 makineyi dolduracak kadar giysilerinin olması işi biraz uzattı. Gerçi herhalikarda önce yıkanmasını, sonra kurumasını beklemek gerekiyor. Orada beklememek, ertesi gün gelip almak gibi bir seçenek te var, ancak iki misli ödemek karşılığı. Bir de "nasıl katlıyorlar, temiz bir yere mi koyuyorlar" gibi çekinceleriniz varsa, hiç seçmeyeceğiniz bir seçenek.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;"Laundry" nin diğer ilginç tarafıysa külotlarınızı bilimum insanların arasında katlamak, bunu da sanki ömür boyu yapmışsınız gibi vurdumduymaz bir havaya bürünmekti. Yan tarafımda bıyıklı bir adam vardı, ama sürekli telefonda konuştu, bana ve bilimum çamaşırlarıma da baktığını görmedim. Yine de garip hissettim elimde külotlarla.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Burada "laundry" kullanılmasının sebebi halkın çamaşır makinesi almaya parasının yetmemesi değil. Evlerin çoğu bu sistemi kaldırmıyor. Binalar eski, sus teşkilatları eski. (Dünyanın başkenti olabilecek bu şehrin bu kadar eski oluşu çok şaşırtıcı zaten. )Bir binada herkesin aynı anda çamaşır yıkayacak olması sanırım ciddi sorunlar doğurur. Bundan dolayı eve çamaşır makinesi alamıyorsunuz. Durum bu olunca da "laundry" lerde saatler geçiriliyor.Üstüne üstlük ne beyazlar bembeyaz oluyor, ne de çamaşırlar Ayşe Teyze'ninki gibi kokuyor. Güzel kokması için kurutucuya burada kağıt şeklinde satılan parçalardan attım ama hiç bir fonksiyonu olmadı. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;Zamanla alışılır belki ama ilk başlarda bana çok zahmetli geldi. Daha önce giysilerimle hiç bu kadar çok zaman geçirdiğimi hatırlamıyorum. Evde çamaşır makinesi olması büyük lüksmüş. Kıymetini bilin lütfen. Herhalde giysilerimi kirletmemek için elimden geleni yapacağım. Ama sekiz ay bu memleketteyim. Laundry ilk olsa da, son olmayacak belli ki. Burada benden daha uzun yaşayacak olan arkadaşlarımaysa içinde laundry rooma bile yer kalacak, kocaman bir ev diliyorum.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-1501719216526919713?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/1501719216526919713/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=1501719216526919713' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/1501719216526919713'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/1501719216526919713'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2010/10/ilk-laundry-maceras.html' title='İlk Laundry Macerası'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_jvBZFX8CqbI/TLeDqul3JjI/AAAAAAAAECw/S1KwzX-6178/s72-c/ElfaLaundryCenter_xl.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-6315960137492084864</id><published>2010-10-10T04:35:00.000-07:00</published><updated>2011-07-12T10:16:21.257-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='new york'/><title type='text'>Junk Food İmparatorluğu</title><content type='html'>&lt;a href="http://files.myopera.com/darkvador69/autres/newyork2.gif" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 615px; height: 336px;" src="http://files.myopera.com/darkvador69/autres/newyork2.gif" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_jvBZFX8CqbI/TLGuYhZqDYI/AAAAAAAAECg/i3s8op80G9I/s1600/junk%2520food%2520logo.jpg"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div&gt;Bir Kızılderili Şefi'nin beyaz adamlarla ilgili kehaneti vardı: "Tabaklarınız dolu olacak, ama hiç bir şey yiyemeyeceksiniz." diyordu. Yıl 2010, yer New York ve durum tam olarak budur.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Amerika Junk Food İmparatorluğu'na dönüşmüş durumda. Marketlerde meyva ve sebze pahalı. Ailece beslenmek için en ucuz yol bir hamburgerciye gitmek. Evde yemek yapmanın bedeli hamburger yemenin çok üzerinde. Çeşitlilik inanılmaz ancak herşey suni. Markette daha askeriyeyi doyuracak boyutta olmayan bir pakette, normal yoğurt bulamadım, meyvalıları var, vanilyalıları var, ama sadesi nerede?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;New York'a geldiğimden bu yana Uzakdoğu yemekleri yiyorum. Özellikle Kore ve Tai yemekleri damak tadımıza yakınlar. Artık hayatı iki çubuk arasında görmeye başlayacağım. Bir kere Fridays'e gittim ve herhalde üç kişilik bir öğün ve litrelik şişe büyüklüğünde bir bardakla cola geldi. Ne geldiyse başıma annemin "hepsini ye, yoksa arkandan ağlar yavrucum" aldatmasıyla geldi ya; o kocaman bardak cola içildi, yemek sonuna kadar yenildi.Tam colayı bitirmenin mutluluğunu yaşarken, garson bir bardak daha getirdi.Burada ilk içecekten sonra bardağınızı da ücretsiz dolduruyorlarmış. Aklınızda bulunsun.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Adım başı 7eleven, Mc Donalds ve Starbucks var. Rusya'da insanların ellerinde içkileri ile yürümeleri dikkatimi çekmişti. Amerika'da da kahve ile yürüyorlar. Sokakta, metroda, parkta sürekli bir şeyler içiyorlar. Genelde kahve ya da buzlu çay. Bu adet çabuk bulaşıyor, her sabah Starbucks'tan bir Mocha almadan güne başlayamaz oldum. Bir kere bunun da pek sağlıklı olmadığını düşünüp, taze sıkılmış portakal suyu aradım ama tek bir yerde vardı. Orada da sıkma makinesi bozulmuş. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Pastahanelerdeki pastalar, kekler inanılmaz çekici duruyorlar. Ancak yiyince fazla şekerli ve abartılı bir tadı var. Bir kere denedim, iyi oldu. Bir daha yemem herhalde.Denemesem aklım kalacaktı, görüntüleri inanılmaz.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Karşı konulması zor, bu çekici görüntüler aklıma şeytanın Adem'le Havva'yı elmayla kandırmasını getirdi. Elmanın yerini junk food almış, ne dersiniz? Yedikçe düşüyoruz. Yaşam enerjimiz düşüyor, sağlığımız etkileniyor, düşünme kapasitemiz daralıyor, otomatik davranan robotlara dönüşüyoruz.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Amerika'da obezite ciddi bir sorun. Özellikle çocuklar için özel kampanyalar başlatılmış durumda.Ancak samimiyetinden şüphe duymamak imkansız. Uygulama tam karşıtı çünkü, her yerde bilimum junk food a ulaşmanız çok kolay. Çocukları bunlar yerine, sebze&amp;amp;meyve yemeye alıştırmak zor gibi görünüyor. Diğer bir zorluksa gitgide yemek yapmaya zaman bulunamıyor olması. Hayat mikro dalga üzerinden dönüyor. Otel odalarında bile mikrodalga bulunuyor. Marketten hazır alınan bir yemeği 5 dakikada mikrodalgada hazırlamak varken, zeytinyağlılara, hem de bu kadar pahalıyken fazla zaman ayrılamamasını anlıyor insan. Hayatın hızı hazır gıdalardaki katkı maddelerini düşünmenin önüne geçiyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Burada şişmanlık aslında fakirlik göstergesi. Manhattan'daki kadınların zayıflığı ve bakımlılıkları dikkatimi çekmişti. Junk food ucuz olduğundan, özellikle gelir durumu düşük kesim tarafından tercih ediliyor. Üst kesimse daha çok organik gıdalalarla beslenip, bol miktarda spor yaptıklarından dal gibiler. Dolayısıyla aslında şişmanlık hor görülen bir durum.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ama bütün ülke el vermiş, halkını şişirmeye çalışıyor gibi. Ne ilginç değil mi?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Minik Amerika olduğumuzdan, burada geleceğimizi görebiliriz. Yemek yapmaya devam etmemiz, sağlıklı gıdaları tercih etmemiz önemli gibi görünüyor. Junk food yalnızlığın da simgesi aslında. Hızlı, tek başına yenmiş bir öğün. Oysa ailece, arkadaşlarla, keyifle yenilen yemekler gibisi var mı?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu arada arkadaşım yanımda hiç bir şey getirmememi, herşeyin burada olduğunu söylemişti. Var, ama arabanız varsa ve çok uzaklara gidebiliyorsanız. Benim gidebildiğim marketlerde ne Türk kahvesi ve ne de çayı var. Demlenmiş çayı, simiti, mis kokulu domatesleri şimdiden özledim. Dün gerçek, el yapımı bir salça için Türkiye'ye gidebileceğimi düşündüm markette, binlerce çeşit arasından, hangisinin sos, hangisinin salça olduğunu anlamaya çalışırken. Chili biberlisi var, tavuk çeşnilisi var, her türlüsü var. Sadesi yok bir türlü.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Görsel:http://fromme-toyou.tumblr.com/&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-6315960137492084864?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/6315960137492084864/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=6315960137492084864' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/6315960137492084864'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/6315960137492084864'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2010/10/junk-food-imparatorlugu.html' title='Junk Food İmparatorluğu'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-8123609110063619512</id><published>2010-09-25T05:35:00.000-07:00</published><updated>2011-07-12T09:47:18.117-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='new york'/><title type='text'>New York'tan İlk İzlenimler</title><content type='html'>&lt;a href="http://28.media.tumblr.com/tumblr_lm4do8AcJq1qzcq51o1_500.gif" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 500px; height: 429px;" src="http://28.media.tumblr.com/tumblr_lm4do8AcJq1qzcq51o1_500.gif" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Salı akşamı geldim New York'a.O zamandan bu yana da oda veya buradakilerin deyimiyle apartment (bizde daire oluyor) arayıp durdum. Buraya bir yıl önce yerleşmiş olan arkadaşım Didem'in sürekli benimle olması büyük şanstı. Çünkü bu şehir çok büyük. Adresleri matematik problemi gibi. 37 W 1999 gibi, alışmak biraz zaman alıyor. Her yere ulaşım tren ve metrolarla yapılıyor. Uptown, downtown derken iyice başım döndü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk izlenimlerim biraz yüzeysel olabilir, zamanla fikrim de değişebilir. Ama unutmamak için, günü gününe, ya da şimdi olduğu gibi haftasında kısa notlar almaya karar verdim:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Türkiye'den en büyük farkı, her ırktan insanın olması. Hayatımda bu kadar çok Çinli görmemiştim.Gerçi Kore ve Japonlar da olmak üzere gördüğüm her çekiği Çinli sanabilirim, ancak sayıca çok fazlalar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2- İngilizce'den çok çeşitli dilleri duyuyorum. İnsanlar kendi aralarında ana dillerinde konuşuyor ve bu ana diller sayıca çok fazla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3- Kafalarının tepesini örten, favorilerini uzatan Yahudiler de sayıca oldukça fazlalar. Yahudi lobisinin güçlü olmasına şaşmamalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4- "Orada herkes obez. Sen iyice zayıf kalırsın" diyen arkadaşlarım fena halde yanılıyorlar. Özellikle Manhattan'da kadınlarda kilo problemi yok. Özellikle çalışan kadınlar hem çok zayıf, hem de fitler. Zenci mahallelerinde kilolulara daha çok raslatnıyormuş. Manhattan'dakiler gayet düzgünler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5- Central Park muhteşem. Bu kadar kalabalık ve yorucu bir şehirde, birdenbire sakin, göletlerin ve sincapların olduğu bir parkın içine girebilmek, orada saatlerce yürüyebilmek olağanüstü. İstanbul'da olmamasına üzüldüm. Park şehir dışında vs değil, şehir onun etrafında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6- New York Şehir Kütüphanesi çok büyük. İlçelerde de hep kütüphaneler var. Ücretsiz etkinlikler, seminerler düzenleniyor.Bu da bizde olmayan bir eksiklik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7-İnsanlar cep telefonlarıya aşk yaşıyorlar. Sürekli telefona yapışan bir kitle var, ağırlıklı Manhattan tarafında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8-Tren hayatın bir parçası. Şu anda Queens'te kalıyorum, şehir merkezine trenle gidiyoruz. Yolun üst tarafında trafik çok yoğun, metroyu kullanmak daha mantıklı. Ancak tüneller sıcak, trenlerin içi soğuk, hastalanmamak için dikkat etmeli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9- Kurallara bağlılık dikkat çekiyor. Kendilerine uymanızı istiyorlar. Bir soru sorduğunuzda örneğin, sorunun cevabına gelene kadar yavaş, yavaş tüm süreci dinlemeniz gerekiyor. Ben fazla hızlı kaçtım. Hızlı konuşuyorum, direk sadede geliyorum, aynı anda bir sürü şey soruyorum. Önce hep geyik; "how you doing..." le başlamak daha doğru burada.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10-Yemek siparişi başlı başına bir alem. Sandiç yaptırıyorsun örneğin, ekmeği ayrı seçiyorsun, sosu ayrı. Neyin ne olduğuna dair en  ufak bir fikrim yok. Deneye yanıla hangilerini seveceğimi anlayacağım sanırım. Örneğin Bombay chicken'ı sevmedim. Hint yemeklerini sevdim. Çinliler'in mishu diye bir tatlıları var. Dondurmanın üstünü nişastayla kaplıyorlar, ısırarak yiyorsunuz. Muhteşem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;11- Marketlerden her çeşit yemeği alıp,  çıkıp parklarda yiyebilirsiniz. Burada işe giderken, yemeğini yanında götürmek te yaygın bir uygulama.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12-Yunan restarurantları var. Biz bir tanesine gittik. Sade bir yer, 1.3 saat bekledik girmek için.Telefonla rezervasyon kabul etmiyorlar. Oraya gidip, bekliyorsunuz. Yemekleri çok lezzeliydi yalnız. 8 ay yetecek kadar balık yedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;13-Kahve ve buzlu çay tüketimi oldukça dikkat çekici. İnsanlar genelde ellerinde kahveyle yollarda yürüyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;14-  Bu şehire gelirken kesinlikle erken rezervasyon yaptırmak gerekiyor. Son dakikada hem yer bulma sorunu var, hem de yüksek fiyat çekiyorlar. Pazarlık yapabiliyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;15- Kalacak yer bulmak için, craiglist.com diye bir adresi kullanıyorlar. Daha çok öğrenciler ya da uzun süre kalmak isteyenler. Dikkatli olmak lazım."Para yolla, anahatarı gönderelim" gibi mesajlar geliyor. Havuzlu, güzel odalı bir fotoğraf vardı. Aradık, Çinli bir kadınla randevulaştık. Evde verdikleri odaya bir yatak sığıyor sadece. Onda da nevresim falan yok, plastikle örtmüşler. Gece Çinliler mi tecavüz eder, ya da bunlar böbrek mafyası mıdır diye korkup, rezervasyonu iptal ettim.Kadın verdiğim 100 Doları'ı geri verir mi diye endişelenirken, "öğrencisiniz, para sorunu di mi" diyip, acıyan gözlerle bize bakıp hemen verdi. Ben de "evet, o yüzden" dedim. Evi beğenmediğim ve ona güvenmediğimi söylemektense. Hakkında bilimum komplo teorileri kurarken, acınmak insanda garip bir duygu uyandırıyor.Suçluluk diyemeyeceğim. Bu arada herşeyin markasını tercih ediyorum, çünkü daha uzun vadeli ve kaliteli oluyor. Gucci, Prada, Bulgari gibi. Bu tikilik değil, tercih meselesi. Üstümde bunlarla, eski bir yönetici olan benim çulsuz öğrenci sanılmama mı şaşırsam, genç gösterdiğime mi sevinsem, ev ararken yaşadığım korku ve bilimum garip duyguların mı üstünden geçsem bilemedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arzucum endişelenme. Didem hep benimle. Türk, doktor bir bayanla buluşuyorum bu akşam, muhtemelen o ev olacak. Güvenli alandayım, merak etme.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;16- Mortgage insanları bayağı sarsmış. Evlerinin taksitlerini ödeyebilmek için odaları kiralamak burada bayağı yaygın bir uygulama. Hatta günlük bile kiralıyorlar. Tatile çıkarken, 2 haftalığına kiralayanlar da var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;17- Kıytırık hosteller bile pahalı burada. Bir odada 3-4 ranzalı odalara geceliği 60 dolar istiyorlar. Ayda 1800 dolar yapıyor. Bazılarında kızlar ve erkekler aynı odada bir arada kalıyor. Central Park Hostel öyle."Ayarlayamayız onu, nasıl ayarlayalım? Karışık kalınıyor" dediler.Garip bir yerdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;18- Çok şık giyinenler de var. Ancak hiç bir şekilde Avrupa'dakiler kadar tarz değil. Belki daha 5th Avenue'da sadece bir kere dolaştım. Orada daha fazla olabilirler. Moda bizden bir kaç yıl ilerde falan değil. Aynı mağazalar var, aynı stiller. Çok değişiklik yok. Sadece burada pek çok markayı daha ucuza bulabiliyormuşsunuz. Bunun yanında kendi kültürüne göre giyinenler de var, 20 yıl öncesinden giysilerle de dolaşanlar. Şehri tek kelimeyle anlatsam "çeşilililik" derdim. Her çeşit, her tür, her zevk; herşey var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;19- İnsanlarında genel bir soğukluk var. Didem çok bencil olduklarını söylüyor. Kadın-erkek tanışmalarına çok açıklar yalnız.Erkekleri kesiyor, polisleri asılıyor vs. Sanırım cinsel güdüler olmasa çoğu bir başlarına yaşardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;20- Bana yol soruyorlar genelde. Birisi de kuaför sordu. Saç kesimimi beğendi sanırım. İstanbul'a dönünce kuaförüme söyleyeceğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;21-Burada yaşamak pahalı. Tren biletleri vs hiç te ucuz değil. Yemekler de öyle. Ancak ücretsiz pek çok şey bulunabiliyor. Örneğin belli günler ve saatlerde bazı müzelere girişler ücretsiz. Parklarda yoga yapılıyor, şarap ve bira firmalarının tadım günleri var, kütüphanelerde çeşitli seminerler vs. Timeout'tan takip edip, seçtiklerime katılmayı düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;22- New York Film Festivali başlıyor. Gitmek istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;23- Broadway müzikallerine imreniyordum.Önlerinden geçtim. Ama Mama Mia'yla, Phantom of the Opera'ya daha önce gitmiştim. Diğerleri arasından çeken olmadı. Onları da takip edeceğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bol bol yürüdüğüm bir hafta oldu. Bu hafta Didem'de kaldım. Nişanlısıyla ofis arkadaşları dalga geçmeye başlamışlar. "4 ay sizde kalır, hehe" diye. Bu pazar otele geçiyorum. Bu hafta Birleşmiş Milletler'in bir etkinliği olduğu için, otellerde de hiç yer yoktu. "sold out" lafından nefret eder oldum. Bu arada burada oteller inanılmaz pahalı. Lüks oteller geceğiliği 400, 500 dolardan başlıyor.Eski günlerdeki, bilimum iş seyahatlerinde kaldığım 5 yıldızlılarda yorgunluktan uyuduğum günleri hatırladım. Banyo yaptıktan sonra, bornozla yatağa uzanıp, bir kadeh şarap içmeyi severdim. Tadını tam çıkarabildim mi yine de bilmiyorum. Bir koşturmaca içinde ve çok yorgundum. Tekrar yönetici olup, yine o dünyanın içine girer miyim, o da bilinmezler arasında.Öğle tatilinde açık havaya çıkan iş insanlarını izleyip durdum Manhhattan'da. İnsanlar gündelik yaşamda bu kadar bencil ve kapalıyken, iş dünyası nasıldı kimbilir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyük bir duvar reklamında "orada oluyor olman, oraya ait olduğun anlamına gelmiyor" yazıyordu. Bunun gibi eşzamanlılıklar dikkatimi çeker. Algıda seçicilikle de açıklanabilir. Sloganın işaret ettiği gibi; bu şehire ait değilim. Bu cümle "henüz"le mi biter, ya da hep böyle mi gider? Zaman gösterecek.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Görsel: http://fromme-toyou.tumblr.com/tagged/new+york&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-8123609110063619512?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/8123609110063619512/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=8123609110063619512' title='11 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/8123609110063619512'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/8123609110063619512'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2010/09/new-yorktan-ilk-izlenimler.html' title='New York&apos;tan İlk İzlenimler'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><thr:total>11</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-5538566014576662587</id><published>2010-06-02T02:08:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T21:23:49.672-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yasam'/><title type='text'>Köpeklere Fısıldayan Adam</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_jvBZFX8CqbI/TAYlgtO_hMI/AAAAAAAAEBg/57bsgEYzbs4/s1600/dog-whisperer-cesar-millan-300-032707.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5478107240571307202" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 300px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_jvBZFX8CqbI/TAYlgtO_hMI/AAAAAAAAEBg/57bsgEYzbs4/s400/dog-whisperer-cesar-millan-300-032707.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Sabahları işe gitmeden önce National Geographic'te Köpeklere Fısıldayan Adam'ı izliyorum. Her ne kadar programın ismi Robert Redford'un oynadığı Atlara Fısıldayan Adam'dan çalma gibi dursa da, kaliteli bir çalışma olduğunu söyleyebilirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cesar Millan, köpek rehabilitasyon uzmanı. Aslında rehabilite ettiği köpeklerden çok sahipleri oluyor. Köpeklerin, beraber oldukları insanların enerjisine uyumlandığını sık sık tekrarlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sorunlu köpek sahibi olanların evlerine, önceden haber vermeden giden Cesar, köpeklerin saldırganlıklarını, bunalımlarını veya bilimum problemlerini gidermek yönünde taktikler veriyor. Sadece taktik vermekle de kalmayıp, sorunları çözüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak genellikle asıl sorun köpeğin sahiplerinde oluyor.Köpeğe disiplin veremeyerek, kendi alanlarına girmesine izin verenler; içlerindeki bastırılmış öfke biriktirip, saldırgan köpeklere sahip olanlar, yalnızlıklarını hayvan sevgisiyle gidermeye çalışanlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güzel olan hayvanlar uğruna bu kadar çaba sarfedilmesi. Sanki bir insanmışcasına köpekleriyle ilgileniyor ve psikolojik sorunları tedavi edildiğinde inanılmaz seviniyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlginç olan; eskiden fısıltıyla konuşulan, dile getirenlere deli gözüyle bakılan, Quantum fiziğini halka indirerek çekim yasasını lügatımıza yerleştirenler sağolsunlar; artık enerji gibi konuların belgesel kanallarında bile ele alınıyor oluşu. Ceaser bol miktarda enerjiden, ruh halimizden bahsediyor. Dengeli kişiliklerin köpekleri de dengeli oluyor. Köpekler ya da birlikte yaşadığımız ev hayvanları bizim birer uzantımız gibi, birer ayna gibi oluyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İster istemez kedim Ada geldi aklıma. Evime gelenler biliyor, çok arkadaş canlısı olduğu söylenemezdi kedimin. Sadece sevdiği insanlara yanaşır (sadece ben), evin dışındaki herşeyden de çok korkardı. Böyle bir profil dışa dönük, güler yüzlü, kapitalizmin göbeğindeki iletişimci kimliğimle hiç örtüşmüyor aslında. İnsanları severim, çoğuna da katlanırım. Kimbilir belki de gölge yanımın bir yansımasıydı Ada.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ada'nın hayatını yaşamasını istedim, eve kapalı kalmasını değil. Korkularını yenmesini ve dışarı çıkmasını. Kızıştığı bir dönemde çıkardım, çıkarış o çıkarış.Dönmedi bir daha. Bir kaç hafta oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki bizim ülkede de bir Ceaser yaşasaydı, onu çağırır kedimin ilginç psikolojisini çözmesini isterdim.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-5538566014576662587?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/5538566014576662587/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=5538566014576662587' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/5538566014576662587'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/5538566014576662587'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2010/06/kopeklere-fsldayan-adam.html' title='Köpeklere Fısıldayan Adam'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_jvBZFX8CqbI/TAYlgtO_hMI/AAAAAAAAEBg/57bsgEYzbs4/s72-c/dog-whisperer-cesar-millan-300-032707.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-4167584215957103673</id><published>2010-05-04T06:43:00.000-07:00</published><updated>2010-05-04T07:08:40.616-07:00</updated><title type='text'>Hypatia'nın Hikayesi...Asırlar  Geçse de, Sahnedeki Aynı Oyun...</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_jvBZFX8CqbI/S-AoEzmc2rI/AAAAAAAAD_w/r4pUeGOuDWk/s1600/Agora.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5467414010663852722" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 326px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_jvBZFX8CqbI/S-AoEzmc2rI/AAAAAAAAD_w/r4pUeGOuDWk/s400/Agora.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Tarihte bilinen ilk kadın matematikçi olan ve çağın ötesindeki her insan gibi katledilerek öldürülmüş olan Hypatia'nın hayatını filme çeken Şilili yönetmen Alejandro Amenabar'ın aynı zamanda the Others ve Vanilla Sky filmlerinin de yönetmeni olduğunu bugün öğrendiğimde, ışık yandı ve aydınlandım. Hayat-ölüm döngüsünü ve ötesini bilen, belli ki inisiye olmuş birisi Amenabar. Çünkü bu üç film de gündelik hayatımızın ötesinde bir farkındalık barındırıyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Agora'dan çok etkilenmiştim bir kaç hafta önce izlediğimde, hatta blogda da değinmiştim. Dün akşam Anadolu Aydınlanma Vakfı'nın pazartesi seminerlerinde de bu film hakkında konuşuldu. Filmi izleyenlerin yorumları inanılmaz derindi. Hypatia'nın salt akıl olduğu, ancak sevgiyi bilmediği; onu taşlayarak öldüren Hıristiyanlar'ın da akıldan ırak tutku sahibi olduğunu söyledi birisi. Benim yorumum "ah vah yavrum, nasıl da katlettiler güzelim kadını" kapsamında kalırken, insanların bakış açıları hem kendi seviyemle yüzleştirdi beni hem de hayran bıraktı.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hayranlıktan ağzı açık dinlerken yorumları, üç cümle not alabilmişim. "Akıl öldürüldü." "Tecrübe dışlandı." ve "Salt akıl köleleştirir."&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Filmde birbiriyle savaşan iki kesim vardı. Hıristiyanlığın doğumuna karşı çıkan Pagan seçkinler, kölelikten kurtulmaya çalışan, eğitimsiz kesim.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Birinci kesim akıl ve bilimin temsilcileriydiler, köleleri vardı.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Diğer kesiminse inancı ve dini.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Dindarlar taşlayarak öldürdüler Hypatia'yı. Cadı olduğunu iddia ettiler.Asıl hedefleriyse Hypatia'ya aşık olan Vali'ydi. İktidar mücadelesiydi bütün konu.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hypatia ise aşkı bilmiyordu. "Ben sadece köpeğimi sevdim" diyordu bir repliğinde. Bilimin ve felsefenin hizmetine sunmuştu yaşamını.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sonunda taşlayarak öldürdüler Hypatia'yı, derisini midye kabuklarıyla soydular asırlar öncesinde.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Asırlar sonrasında, kadınlara hala akıllarını çalıştırma izni yok. Kocasına itaatkar, sürekli kendini güzelleştirmeye çalışan köle modeli aşılanmaya çalışılıyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Dinler hala iktidar mücadelelerine alet ediliyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Hala akıl ve gönül bir araya getirilemiyor. Gönülsüz diktatörler, akılsız halka hükmediyor.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Dekor değişse de, oyun hep aynı.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yönetmen Alejandro Amenabar'sa belli ki görebiliyor. Neler olduğunu yorumlayabiliyor. Hatta daha da ötesinden, metafizikten de anlıyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Çünkü diğer filmleri de the Others da, Vanilla Sky da çok mistik filmler. Gerçeklerin burdakilerden çok ta farklı olduklarını sanmıyorum.Tıpkı Agora filminden farklı olmadığı gibi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-4167584215957103673?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/4167584215957103673/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=4167584215957103673' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/4167584215957103673'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/4167584215957103673'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2010/05/hypatiann-hikayesiasrlar-gecse-de.html' title='Hypatia&apos;nın Hikayesi...Asırlar  Geçse de, Sahnedeki Aynı Oyun...'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_jvBZFX8CqbI/S-AoEzmc2rI/AAAAAAAAD_w/r4pUeGOuDWk/s72-c/Agora.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-6543709983917814931</id><published>2010-03-29T07:46:00.000-07:00</published><updated>2010-03-29T08:02:26.941-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='film'/><title type='text'>Agora, Hypatia, üzüldüm ben yine</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_jvBZFX8CqbI/S7DARVCmkxI/AAAAAAAAD8w/rgnzzK3HWD4/s1600/agora_poster_1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5454070552684040978" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 280px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_jvBZFX8CqbI/S7DARVCmkxI/AAAAAAAAD8w/rgnzzK3HWD4/s400/agora_poster_1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Yine kırgınım ben, buruk, sıkkın ve suskun. Bin altıyüz yıl önceki olaylara üzülen, insanlığın haline başkaldıran bir deliyim belki de. Saadede gelirsek, haftasonu Agora filmini izledim, ondandır hüsranım. Film çok güzel, filozof, matematikçi ve astronom Hypatia'nın gerçek hayat hikayesini anlatıyor. Rachel Weisz gayet güzel canlandırmış. Köle Davus rolünü oynayan Max Winghella yakışıklığıyla önümüzdeki dönemin en popüler erkeklerinden olacak muhtemelen. 2009 yapımı, İspanyol bu film bizde sinemalarda oynadı da ben mi kaçırdım bilmiyorum, DVD'sini izledim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yazı bir film eleştirisi değil, hüsranım da filmden dolayı değil. Sonu mahfetti beni. Takıldım kaldım, yutkundum, keyfim yerine gelmedi bir daha. Şu tarihimizde akıllı olup, kitlelerin alışageldiği bozuk düzene çomak sokup, üstüne üstlük bir de doğruyu söyleyip te katledilmeyen bir kişi oldu mu? Hypatia da taşlanarak öldürülmüş, s0nra derisi midye kabuklarıyla soyulup, caddelerde dolaştırılmış. Nedeni akıllı bir kadın olup, dönemin erkeklerini etkiliyor oluşuymuş. İnançsızlığını bahane etmişler, "cadı" demişler, katl emrini veren sonradan aziz ilan edilmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarihimizda aslında canavar olan, ama aziz diye sayfalara geçen kaç kişi var acaba?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve kaç masum işkenceyle öldürüldü?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üzülüyorum bu düzene.Çok yavaş değişiyor herşey.Çooook.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Filmi merak edenler için aşağıdaki tanıtım yazısı:&lt;/p&gt;&lt;p&gt;"O, tarihin gördüğü en etkileyici ve ilgi çekici kadınlardan biriydi. Hem belinden aşağıya kadar uzanan saçlarıyla göz kamaştıracak, nefes kesecek kadar güzel, hem de adını matematikçi, filozof ve astronom olarak tarihe yazdıracak kadar zeki bir kadın. Ve ne trajiktir ki ölümüyle bile unutulmayacak bir kadın. Üzerine çullanan onlarca erkeğin darbeleriyle son nefesini veren, cesedi sokaklarda sürüklenip, eti kemiklerinden midye kabukları yardımıyla ayrılan ama ne olursa olsun tarihin unutulmazları arasına giren bir kadın. Yani 45 yaşındayken bu dünyadan göçüp giden İskenderiyeli Hypatia."&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-6543709983917814931?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/6543709983917814931/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=6543709983917814931' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/6543709983917814931'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/6543709983917814931'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2010/03/agora-hypatia-uzuldum-ben-yine.html' title='Agora, Hypatia, üzüldüm ben yine'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_jvBZFX8CqbI/S7DARVCmkxI/AAAAAAAAD8w/rgnzzK3HWD4/s72-c/agora_poster_1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-56595388748669609</id><published>2010-01-26T08:11:00.000-08:00</published><updated>2010-01-26T08:31:01.634-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gezi'/><title type='text'>Rio'da Yaz, İstanbul'da Kış...</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_jvBZFX8CqbI/S18XYQOIxlI/AAAAAAAAD2w/fMT10zFuz9A/s1600-h/1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5431085381070669394" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 306px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_jvBZFX8CqbI/S18XYQOIxlI/AAAAAAAAD2w/fMT10zFuz9A/s400/1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;"Kıskananlar çatlasın" tarzı bir yazı olmayacağını umarak, dün gece döndüğümüz iş seyahatinden bahsetmek istiyorum. İş Rio'daydı, mevsimse yazdı. Gerçi bir ülkeyi, hatta bir şehri anlamak için 5-6 gün çok kısa. Uzun uzun sokaklarında yürümek lazım, sadece zenginlerin oturdukları sokakları değil, köşe mahallelerini de gezmek lazım, bir kaç arkadaş edinmek lazım. Bunlara zaman kalmadı. Çalıştık, denize girdik, ben geri kalan zamanlarda çocuk baktım. Kendimin değil, planlanan da değil; öyle gelişti.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Rio'ya dönersek; kısa kısa notlar:&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;- Kışın ortasında, yazın yaşandığı bir yere gitmek çok güzel. Özellikle geceleri açık havada oturmayı ve açık ayakkabılar giymeyi çok özlemişim.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Brezilyalı kadınlar çok güzeller ve fazla giyinmiyorlar.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Bikininizi alıp gitmekte fayda var. Modeller aşırı küçük. Ben unutmuşum, normal bir mayo bulana kadar, bayağı aradım. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- İşler çok yavaş, insanlar hiç kasmıyor. Sabırsızlar için cehenem gibi bir yer. Özellikle havaalanında ruhunuzu teslim etmek istiyorsunuz.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;- Hayat kaldığımız Copacobano Beach'tan çok farklı. Açlık ve uyuşturucu ticareti çok yaygın.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;- Brezilya'da yaşayan Türk'ün çok az olmasına rağmen Türkler'i çok seviyorlar. Aile kökenleri Türkiye'den göçenlere dayanan çok sayıda insan olduğundan dolayı sorduğunda "ben Türk'üm" diyende çok var.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;- Herşeyi, taşı, tepeyi, statı turizm açısından değerlendiriyorlar. Bu anlamda çok çok gerideyiz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Otell odalarında kulak temizleyici, şampuan vb yanında prezervatif te mutlaka bulunuyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Rio'daki İsa heykeli çok görkemli ve etkileyici.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İlk iki günümüz Sao Paolo'da geçti. Brezilya'nın en büyük şehri. Ancak iş merkezi olduğundan beni fazla etkilemedi. Rehberler güvenlikle ilgili gözümüzü çok korkuttular, ancak grupça fazla abartıldığına karar verdik. Kötü hiç bir şey yaşamadık sonuçta. Fethullah Gülen  Sao Paolo'da da okul açmış.&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yazdan, kışa geldik. Kedim ben yokken 6 gün boyunca bağırmış. Beni cezalandırır, gece oramı buramı tırmalar sanmıştım; ama öyle yapmadı. Sürekli bana yakın durdu, gece üstümde uyudu. Özlemiş canavar. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-56595388748669609?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/56595388748669609/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=56595388748669609' title='10 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/56595388748669609'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/56595388748669609'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2010/01/rioda-yaz-istanbulda-ks.html' title='Rio&apos;da Yaz, İstanbul&apos;da Kış...'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_jvBZFX8CqbI/S18XYQOIxlI/AAAAAAAAD2w/fMT10zFuz9A/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-824555982706662062</id><published>2009-10-18T23:58:00.000-07:00</published><updated>2011-02-19T14:23:40.162-08:00</updated><title type='text'>Yolun açık olsun</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_jvBZFX8CqbI/StwQapLAFBI/AAAAAAAADzw/RdfimoSnbUk/s1600-h/%C3%BCnsal.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5394204503597650962" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 268px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_jvBZFX8CqbI/StwQapLAFBI/AAAAAAAADzw/RdfimoSnbUk/s400/%C3%BCnsal.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Üniversitede bahçede yürüyorduk bir arkadaşımla. Bir yandan da konuşuyorduk, konu nasıl iş bulacağımızdı. Bedavaya staj yapmıştık ama iş ayrı bir konuydu, tecrübemiz yoktu. Arkamızda okulun en sevdiğim hocası varmış, konuşmamızı duymuş, bir arkadaşı reklam ajansı açmış. Bana ismini verdi, onun refaransıyla gittim görüşmeye. Metin yazarı olmak istiyordum ama herhalde eline yüzüne bakılır bir kız olduğumdan, pek te entellektül, hafif bunalım ve cin gibi bir tipim olmadığından beni müşteri temsilcisi yaptılar. Hatırlıyorum da utanmadan maaş pazarlığı bile yapmıştım. "Aaa o kadar ücret az, o zaman part time çalışayım" demiştim, öyle anlaşmıştık. Sonra benim part time ilk günden itibaren full time olmuştu, maaşımı da altı misline kadar çıkarmışlardı. :)) Güzel günlermiş...&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;İlk işimi Ünsal Hoca sayesinde bulmuştum. Ünsan Oskay, Türkiye'nin en meşhur sosyologlarından. Benimse gönlüme girmiş çok az sayıda hocadan birisi. Otoriteyi, birilerinin bana ahkam kesmesini, didaktik tavırları sevemiyorum. Ondan dolayı öğretim kadrosuna hiç yakın durmadım, not için pazarlıklar yapmadım, hocaları övmedim, hatta çoğunu dinlemedim bile. Saygı duyduklarım dışında. Onların her dediğini not aldım, okumamız için önerdikleri kitapları alıp okudum. Ünsal Hoca John Berger'in Görme Biçimleri'ni önerirdi mesela, hala aklımda. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ünsal Hoca'yı kaybettik dün. İletişim Fakültesi'ndeki derslerine doydum dersem yalan olur. Keşke açık üniversite olsa da, biz de böyle değerli kişilerin derslerine ömür boyu devam etsek derdim ara sıra. Televizyonda bazı programlarda görüyordum son yıllarda, onlarla idare etmeye çalışıyordum. Bize sosyolojiyi Türkan Şoray'ın kirpikleriyle, kendi anılarıyla öğretmişti. Sevdirmişti.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Değer yaratan yaşamların sonlarına üzülmüyorum aslında. Pek çok yüreğe dokunmak, beyinlere ışık saçmak, aydınlatmak. Kaç kişiye nasip olur? Ölümün son olduğunu da düşünmüyorum. Bir yolculuk yaşamla, ölüm.Biri görünür, diğeri zahir.Ya da tam tersi.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yolun açık olsun Ünsal Hoca. Seni özleyeceğiz.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-824555982706662062?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/824555982706662062/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=824555982706662062' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/824555982706662062'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/824555982706662062'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2009/10/yolun-ack-olsun.html' title='Yolun açık olsun'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_jvBZFX8CqbI/StwQapLAFBI/AAAAAAAADzw/RdfimoSnbUk/s72-c/%C3%BCnsal.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-3628091193405972974</id><published>2009-05-13T13:02:00.000-07:00</published><updated>2011-02-27T09:25:24.232-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yasam'/><title type='text'>Dost Alınmaz</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://ayorum.com/kyazarlari/metinbobaroglu.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 350px; height: 120px;" src="http://ayorum.com/kyazarlari/metinbobaroglu.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;Pazartesileri malum sürekli dilimden düşürmediğim felsefe seminerlerine gidiyorum. Aslında sadece felsefe denebilir mi bilmiyorum, Frankfurt Okulu ekolu varmış, ezberi değil, düşünmeyi öğretiyormuş insana. Burada da o tarz benimsenmiş. Yani sadece Hegel onu dedi, Sokrat zehiri şöyle yuttu değil, hayatın içinden sorunları da, çözümleri de ele alınıyor. Kadim bilgilelikten de bahsediliyor.Aslında zaten felsefe, hatta dinler hayattan ayrı değil ki. Seni, beni, olanları daha iyi anlayabilmek, zanlardan kurtulmak ve gerçeği net görebilmek, aydınlanmak için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Metin Bobaroğlu veriyor dersleri. Bir seferinde "dostun alınmadığını, nerede alınganlık varsa, orada egonun, nefsin olduğunu" söyledi. "İncinmek, alınganlık benliktir. Benlik derken, bencillik. Biraz izzeti nefsine iğne batır, hemen tüyer. Neren dost senin?Ama efendim alındım.Dosttan incinir mi insan? "&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tanımadığınıza kızarsınız, sadece yakınınız sizi darıltabilir. Ama insan çok sevdiğine darılıp, küser mi? Alınganlık söz konusuysa, kendi nefsiyle karşı karşıyadır. Olmuş bir insan asla alınmazmış, ne olursa olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- ''Birinin davranışları çok kötü, beni çok rahatsız ediyor.&lt;br /&gt;- O bir bütün olarak mükemmel, sen neden rahatsız oluyorsun? Ona odaklan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Şuna sinir oldum.&lt;br /&gt;- O da sana ayna. Neyine sinir oldun?''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herşey, ama herşey seninle ilintili oluveriyor. Şimdi sıkıysa kız, öfkelen, darıl. Bir de üstüne üstlük, gelip sana birilerini çekiştirenleri dinle kolaysa. Sana kendisini anlatıyor açık açık. Tüm kötü özelliklerini döküyor ortaya, sonra da x birisine çok alınmış, darılmış, onu kötüleyerek kendince lobi yapıyor.Nereden başlarsın anlatmaya? Bir, iki kendi egolarına dikkat çekmeye çalıştım, en çok ta bana kırıldılar. Anladım ki, benim işim değil, daha doğrusu başaramıyorum. Hem "gönül kırma" diyorlar; anlayamıyorum ki kırılan gönül mü, ego mu?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-3628091193405972974?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/3628091193405972974/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=3628091193405972974' title='11 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/3628091193405972974'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/3628091193405972974'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2009/05/dost-alnmaz.html' title='Dost Alınmaz'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><thr:total>11</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-8907486558758586376</id><published>2009-04-07T14:08:00.000-07:00</published><updated>2011-05-05T21:26:07.548-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sanat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='film'/><title type='text'>The Guitar</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_jvBZFX8CqbI/SdvKkWexBiI/AAAAAAAAC1Y/RCmIh8OWF-E/s1600-h/TheGuitarPoster.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5322070110527096354" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 300px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_jvBZFX8CqbI/SdvKkWexBiI/AAAAAAAAC1Y/RCmIh8OWF-E/s400/TheGuitarPoster.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Demin, CNBCE'de, The Guitar isimli filmi izledim. Tamamen üşengeç bir modda, ne dışarı çıkmak, ne de kayda değer bir şeyler yapmak istemediğimden, kanepeye kedimle birlikte uzanmışken gördüm filmi. Eskilerden bir sanatçının hayat hikayesidir diye düşündüm başta. Sonra aynı gün içinde başına bilimum felaketler gelen kadını görünce ilgimi çekti. Kanserden en fazla bir - iki aylık ömrü kaldığını öğrendiği gün işinden kovuluyor, sonra sevgilisi tarafından da terk ediliyor. Ölümünün de zorlu olacağı söyleniyor kendisine. Önce sesini kaybedecek, sonra tümör gittikçe nefes almasını zorlaştıracak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tamam intihar hakkıdır diye düşünürken, son anda vazgeçiyor. Tüm parasını çekiyor, kredi kartlarıyla istediği herşeyi almaya başlıyor. Çok güzel, loft bir daireye taşınıyor. Vera Wang'dan yatak alıyor, o kadarla da kalmıyor. Üç ay boyunca, sürekli telefonla sipariş vererek, birbirinden güzel tasarım mobilyalarla donatıyor evi. Sonra sıra küçük bir kızken düşlerini süslemiş olan kırmızı gitara ve amfilere geliyor. Onların da en kalitelisini alıyor. Nasılsa ölecek ve kredi kartından ölene kadar istediği kadar harcayabilir. Bu arada hayatına biri evli bir zenci adam, diğeri genç bir kız, iki kişi de giriyor. Televizyonda kızla öpüştüğünü göstermemişler, sanırım adamla olan sevişme sahneleri de ciddi bir el tarafından sansürlenmiş. Kadın bu süre zarfında evden hiç dışarı çıkmıyor ve gitar çalmayı öğreniyor. Yüzündeki mahzun ifade kayboluyor ve müzikle ruhu doluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gün, telefondan somon balığı ve yanında güzelim bir şarap sipariş ederken, kredi kartlarının kapatıldığını öğreniyor.Aradan üç ay geçmiş ve kadın daha ölümün eğişine gelmek bir yana, sesini bile kaybetmemiş. Apar topar hastaneye koşturuyor ve gırtlak kanserinin tamamen iyileştiğini, bunun milyarda bir görülen bir durum olduğunu söylüyorlar. "Neyi değiştirdiyseniz hayatınızda, tümöre yol açan sebebi de değiştirmişsiniz" diyor doktor. "Herşeyi" diye yanıtlıyor kadın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5322062735430657410" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 261px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_jvBZFX8CqbI/SdvD3EGwJYI/AAAAAAAAC1Q/C5hC5Bw81gQ/s400/1-17-guitar-movie.jpg" border="0" /&gt;Bilmem filmi çok sevdiğim anlaşılıyor mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanırım Tanrı bizlerle bu filmdeki gibi konuşuyor. Baktın ki yanlış yollara sapmışsın, görünmeyen bir el başlıyor senin için en iyi olabilecek rotaya doğru seni yönlendirmeye. Senin felaket olarak gördüklerin aslında ince ayarlar. Anladın anladın, anlamadın en kötü ihtimalle şalteri kapatıyorlar. Hayat kendini gerçekleştirmen için sana sunulmuş bir hediye. En güzel yaşananıysa, gönülden olanı. Hiç bir sevgi fırsatının kaçırılmadığı. Bunları yazıyorum yazmasına da, güvenli bildiğim herşeye sıkı sıkıya tutunmaya devam ediyorum hala. Neyse senaryoyu kim yazdıysa, yaşamın şifresini iyi anlamış.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-8907486558758586376?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/8907486558758586376/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=8907486558758586376' title='9 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/8907486558758586376'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/8907486558758586376'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2009/04/guitar.html' title='The Guitar'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_jvBZFX8CqbI/SdvKkWexBiI/AAAAAAAAC1Y/RCmIh8OWF-E/s72-c/TheGuitarPoster.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-2058432754416881031</id><published>2009-03-24T04:50:00.000-07:00</published><updated>2011-02-27T09:30:59.210-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yasam'/><title type='text'>Bilinçaltı Temizliği</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_jvBZFX8CqbI/ScjPRUkf_HI/AAAAAAAACxI/08wW9Cob1cY/s1600-h/SuperStock_1487R-61032.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5316727256597396594" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 232px; CURSOR: hand; HEIGHT: 350px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_jvBZFX8CqbI/ScjPRUkf_HI/AAAAAAAACxI/08wW9Cob1cY/s400/SuperStock_1487R-61032.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bahar temizliği yapma zamanı. Evimi köşe bucak temizleyeceğim. Kullanmadığım eşyalar birikmiştir yine, vermek istiyorum hepsini. Giysileri de. O kadar çok takım elbise ve ceket almışım ki, işte şık gözükmek uğruna. Hepsi asılı duruyor şimdi dolabın içinde, yüzüne bakan yok. İnsan hayatı nasıl da planlayamıyor değil mi? Şimdiki gibi çalışmayacağımı bilsem, belki de iş giysilerine bu kadar çok para akıtmazdım. Veremiyorum da onları, işe girersem gerekecekler diye.Öyle asılı duruyorlar askıda, hatta dar da gelmeye başladılar.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Tutmuşum giysileri, bırakmıyorum. Zihin çok enteresan, herşeye sıkı sıkıya sarılmak istiyor. Güvenli bir gelecek istiyor. Diğer yandan bilim adamlarının da anlaştıkları tek bir nokta var, dünyanın güvensiz bir yer olduğu. Bunu olumsuz bir anlamda söylemiyorlar, veriler bunu gösteriyor. Güvenlik diye bir şey yok. Depremden korkar millet, yolda yürürken küçük bir ihtimal olsa da başınıza saksı da düşebilir. Her şey olabilir. Hiçbir şey kesin değil.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Korkunun ecele tabi ki faydası yok. Hatta çokça korkanın, herşeyden sakınanın gözüne çöp battığı, felaketleri böyle kişilerin daha çok çektikleri de bilinen bir gerçek. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Tamam bulduk çözümü: Korkmamak.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;"Korkmuyorum" desem, biter mi? Geleceğe, umutla, güvenle bakabilir miyim? Kendimi hayatın tüm olasılıklarına açar, iş giysilerimi ve içlerine nasıl sığacağımı, hatta onları tekrar giyeceğim günlerin gelip gelmeyeceklerini düşünmeden, günümü gün edebilir miyim?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çalışırken boş zamanları özler, hafta arası, mesai saatleri içinde, sahilin nasıl olduğunu düşünür, beş, on dakika bile olsa deniz kenarında yürümek isterdim. Tabi ne mümkün.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Şimdi mümkün, zamanım var, kimseden izin almam gerekmiyor, ama bu sefer de kafamda başka düşünceler var.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ve tüm bunların arkasında yatanı biliyorum: Bilinçaltım.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Çocuklarda 0-5 yaş arası şekilleniyor bilinçaltı. Anne, babalara önemli görevler düşüyor bu zamanlar. Bilinçli olmaları ve çocukların psikolojik yapılarının içine etmemeleri çok önemli. Yoksa korkular bu yaşlarda birer virüs gibi giriyorlar zihine. Değersizlik duyguları da öyle.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Sonra, hayatın ileri aşamalarında; kendilerini gösteriyorlar yavaş yavaş. Kendine değer vermeyen erkeklere aşık olarak, iflas ederek, işini kaybederek. Neden bazı insanların başına gelirken bunlar, bazıları hayatta daha dik durabiliyor? Herşey kader kısmet mi, yoksa insanın mahareti kendi elinde mi?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kadere inansam da, elime de inanıyorum. O eli yönlendiren de bilinçaltımız. Güzel bir yaşam için önce bilinçaltını temizlemek, korkularımızla yüzleşmek gerekiyor. Belki de bahar temizliğinin manevi anlamı buydu hep kültürümüzde. "Köşe bucak, temizleyin bakalım da, gelsin bahar" diyorlardı simgesel bir dille.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Eeee, peki nasıl? Bilgilerini, tecrübelerini paylaşmak isteyen var mı?&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22942633-2058432754416881031?l=birdenbire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://birdenbire.blogspot.com/feeds/2058432754416881031/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22942633&amp;postID=2058432754416881031' title='16 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/2058432754416881031'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22942633/posts/default/2058432754416881031'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://birdenbire.blogspot.com/2009/03/bilincalt-temizligi.html' title='Bilinçaltı Temizliği'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14998873199900586873</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-TErJ1F88-3w/TvY-lA4u3QI/AAAAAAAAERY/YhC0OKG_V-c/s220/adj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_jvBZFX8CqbI/ScjPRUkf_HI/AAAAAAAACxI/08wW9Cob1cY/s72-c/SuperStock_1487R-61032.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>16</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22942633.post-4591730890832298501</id><published>2009-03-18T09:09:00.000-07:00</published><updated>2011-05-05T21:26:39.147-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sanat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='film'/><title type='text'>Özgürlük Yolu</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_jvBZFX8CqbI/ScEgcfwGJ1I/AAAAAAAACo4/dZgC4prAEm0/s1600-h/untitled.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5314564709205550930" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 350px; CURSOR: hand; HEIGHT: 263px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_jvBZFX8CqbI/ScEgcfwGJ1I/AAAAAAAACo4/dZgC4prAEm0/s400/untitled.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; İddia ediyorum, hayat full moron olunca daha kolay. İş bulman da, para ve yükselme hırsı içinde, dört duvara hapsolmuş günlere katlanabilmen de, dinlere inanman da daha kolay. Denileni yapıp, vicdanını rahat tutman da, mutluluğunu para, aşk, seks gibi bir var, bir yok olan şeylere endekslemen de daha kolay. Düşünmezsin çünkü. Yoklamazsın ruhunu. Bir film paramparça etmez seni. Toplumdaki yaralar sarsmaz dengeni.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Belki de tüm eğitim sistemi, çalışma hayatı, evlilik kurumu insanın bu düzene katlanabilmesini sağlamaya yönelik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadece çok zeki insanlar trendlere, gidişata, toplumun saçmalığına uyum sağlamayı red edebiliyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bir kısmı intiharı ya da deliliği bile göze alabiliyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Sonuç ne? Daha mı mutlu oluyorlar? Kutsal kaseyi mi buluyorlar? &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kadınlar, tabi ki istisnalar olsa da geneli, hayatlarının anlamını, asla gelmeyecek, gelse de beş ay içinde değişip Hanzo'nun tekine dönüşecek olan erkeklere endeksliyor. Erkeklerse güçlü olmak istiyorlar, baktılar ki tren kaçtı, ne yapmak lazım, alkolle, maçla geçiriliyor günler. Krizden dert yanılıyor. Omuzlar her geçen gün daha da çöküyor. Komşunun kızı düşleniyor ve lanet ediliyor elden hiç bir şey gelmemesine.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Gelmez mi gerçekten?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu çaresizlik mi çıkardı, bilimum yeni çağ akımlarını, "secret" asparagaslarını, "düşle, olsun, içindeki güce güven" mantralarını?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Var mı içimizde güç?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kontrol mu etmek gerekir o gücü?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yoksa ona inanmamız yeter mi, şu anda, herşeyi değiştirmeye?&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Tüm bu saçmalamalarım vizyonda olmayan, ama DVD ve VCD'lerini bulabileceğiniz, Sean Penn'in yönettiği into the wild filmini
