Arzu Pınar Demirel

arzudemirel@headlinebpr.com

Cunda Yolunda..."Tanrı Apollon'dan Dinlerin Birliğine..."

2 comments
Cunda'ya Assos üzerinden geldim. Cumartesi ve pazar Assos'ta konaklamış, Assos'a yarım saat uzakta Gülpınar'daki Apollon Smintheus Tapınağı'nı gezmiş, Milattan Önce 5000 yıl öncesinden günümüze ulaşan tabletlere dokunmuş, İlyada'yı konunun uzmanlarından dinlemiştim.

Appollon Smintheus Tapınağı frizlerinde İlyada'daki Akha-Troia savaşının anlatıldığı dünyadaki tek tapınak. Homeros'un dizelerini okumayanlar da, Brad Pitt'in başrolünde oynadığı Truva filminden öğrenmişti bu ünlü savaşın öyküsünü. Yarısı kırık mermer işlemeler savaşın ayrıntılarını, Hector'un ölümünü, karısının hüznünü hayal gücümüze bırakıyor, filmin aksine.M.Ö.150 yılında inşa edilen bu Tapınak, kadim dönemlerin kehanet merkezi de aynı zamanda, Apollon'a ithafen yapılmış. Apollon suya bakarak, kehanette bulunduğundan, adım başı pınarların fışkırdığı bir bölgede inşa edilmiş. Üçüncügözü açtığı söylenen bu sudan ben de içtim, anlarız yakın bir zamanda böyle bir etkisinin olup olmadığını.

Yunanlar'ın sahiplendiği, mitolojide ismi geçen Tanrılar'dan çoğunun Egeli olduğundan bahsetti arkeologlar Tapınağı gezerken. Apollon da bu şahsına münhasır Tanrılar'dan birisiymiş. İsmine eklenen Smintheus ise fare anlamına geliyormuş. Çiftçilerin azılı düşmanı fareleri öldürdüğü için, Smintheus denmeye başlanmış Apollon'a.O dönemde sadece rahiplerin ve rahibelerin ayak basabildiği, Tapınak'ın avama, halka kapalı bölümlerinde rahatlıkla yürüyorduk. Ömrünü Apollon'a ibadete adamaya, bakire olmaya gerek yoktu, aradan geçen binlerce yıl Tapınak'ı toprağın altına gömmekle kalmamış, adetleri, inançları, değerleri de değiştirmişti.İnsanların güçlerini teslim ettiği, gelirlerinin bol olması için adaklar adadığı, Tapınaklar inşa ettiği Çok Tanrılı dönemi geride bırakmış, tek Tanrılı döneme girmiştik. "La ilahe, illallah" her müslümanın en azından bir kez söylediği bu cümle; "ilah yok, Allah var" anlamına geliyordu.Evrimleşmiş, gelişmiştik. Afrika'da aç çocuklar için bağış kampanyaları düzenliyor, komşularımızla didişmiyor, baktık bir problem var anlaşamıyoruz, konuyu avukatımıza iletiveriyorduk. Bağrış, çağrış dövüşmüyorduk artık sokaklarda. En azından medeni muhitlerde.İyi de, savaş sürüyordu hala bu dünyanın topraklarında. Birebir yaşamasak ta, haberimiz oluyordu komşularımızın başına gelen felaketlerden. Gazetelerde bombalanan çocuk cesetlerinin resimlerine bakıyor, askerlerin yüzünde pişmanlık ve acının izlerini görüyorduk. Yine de birileri savaşı başlatan komutları verebiliyordu Milattan Sonra 2000'lerde. Gerçi artık, Petrol Tanrısı, Güç Tanrısı gibi isimler taktığımız İlahlar yoktu. Kimimiz Hıristiyan, kimimiz Yahudi, kimimiz Müslüman, kimimizse Ateist'ik.Çok Tanrılı dönemleri çok gerilerde bırakmıştık.

Cunda yolunda, ki uzaktı Asos'a bir hayli, hayal kurdum her zamanki gibi. Bir merkez düşledim, içinde çeşitli dinlerin, erdem ve bilgileriyle örnek gösterilen üstatlarının çalıştığı. Rahiplerin, imamların, hahamların birlikte, barış içinde yaşadığı. Çevresi yeşillik, bembeyaz, büyük bir bina düşledim, bahçesinde beyaz güvercinlerin olduğu.İçinde ne yapıldığı bilinmeyen, arada bir gazetecilere mutlu pozların verildiği, insanlardan uzak, halka kapalı bir yer değildi burası. Her dinden insanın, kimi zaman bilgilenmek, kimi zaman rahatlamak için, hiç bir engelle karşılaşmadan kolaylıkla girebileceği bir merkez olmalıydı. Yıl boyunca, aralıksız olarak etkinliklerin düzenlendiği; sanatla, bilimle dolu bir merkez. Adını koyamadım bir türlü, yerini belirleyemediğim gibi...Hat ve ebru kursları, sema gösterilerinin olduğu gibi, ayinler de düzenlenecekti. Uzak diyarlardan Budist rahipler de gelecek, toplu meditasyonlar yaptıracaklardı. Hurafelerin kökü kazınacak, kutsal metinlerin gerçek manaları anlatılacaktı "workshoplar"da.Ben barışı böyle düşledim Cunda Yolu'nda.Birazdan zeytin ağaçlarıyla dolu Cunda Adası'na varacaktım. Gazeteleri bir köşeye atacak, denizin soğuk sularına dalacaktım.Kimbilir orada hangi düşlere dalacaktım?

Arzu Pınar
Next PostSonraki Kayıt Previous PostÖnceki Kayıt Ana Sayfa

2 yorum:

frekans dedi ki...

Merhaba Arzu,
Hoşgeldin...
Assos izlenimlerinden sonra Cunda'yı daha çok merak ediyorum şimdi... Bakalım neler yazacaksın.Ben çok kısıtlı zaman içinde gezmiştim Cunda
'yı ve duraklarım çok hoş yerlerdi. bunu söylemekte çok geç kaldım biliyorum ama Cunda'da Hayat Bahçesi'ne uğramanı isterdim. Sakin, sade ve özelbir mekandı menüsünde özel şarapları da olan.. :)
sevgilerle,

Arzu Pınar dedi ki...

Selamlar,
Bugün Cunda'da son günüm. Hayat bahçesine gideceğim birazdan, teşekkürler :)
Cunda'yla, Ayvalık'la ilgili haftasonu yazacağım. Burası gerçekten çok güzelmiş.
Görüşmek üzere.
Seviler

Arzu