Hypatia'nın Hikayesi; Asırlar Geçse de, Aynı Oyun Sahnede.



Hypatia; tarihte bilinen ilk kadın matematikçi ve çağının ötesindeki pek çokları gibi katledilerek, öldürülen filozof. Hypatia'nın hayatını filme çeken Şilili yönetmen Alejandro Amenabar'ın aynı zamanda the Others ve Vanilla Sky filmlerinin de yönetmeni olduğunu bugün öğrendiğimde, ışıklar yandı ve aydınlandım. Hayat-ölüm döngüsünü ve ötesini bilen, belli ki inisiye olmuş birisi Amenabar. Çünkü bu üç film de gündelik hayatımızın ötesinde bir farkındalık barındırıyor.

Agora'dan çok etkilenmiştim bir kaç hafta önce izlediğimde, hatta blogda da değinmiştim. Dün akşam Anadolu Aydınlanma Vakfı'nın pazartesi seminerlerinde de bu film hakkında konuşuldu. Filmi izleyenlerin yorumları inanılmaz derindi. Hypatia'nın salt akıl olduğu, ancak sevgiyi bilmediği; onu taşlayarak öldüren Hıristiyanlar'ın da akıldan ırak, tutku sahibi olduklarını söyledi birisi. Benim yorumum "ah vah yavrum, nasıl da katlettiler güzelim kadını" düzeyinde kalırken, insanların bakış açıları hem kendi seviyemle yüzleştirdi beni, hem de hayran bıraktı. Hayranlıktan ağzı açık dinlerken yorumları, üç cümle not alabilmişim: "Akıl öldürüldü." "Tecrübe dışlandı." "Salt akıl köleleştirir."

Filmde birbiriyle savaşan iki kesim vardı. Hıristiyanlığın doğumuna karşı çıkan Pagan seçkinler ve kölelikten kurtulmaya çalışan, eğitimsiz kesim.

Birinci kesim akıl ve bilimin temsilcileriydiler, köleleri vardı. Diğer kesiminse inancı ve dini.

Dindarlar taşlayarak öldürdüler Hypatia'yı. Cadı olduğunu iddia ettiler.Asıl hedefleriyse Hypatia'ya aşık olan Vali'ydi. İktidar mücadelesiydi bütün konu.

Hypatia ise aşkı bilmiyordu. "Ben sadece köpeğimi sevdim" diyordu bir repliğinde. Bilimin ve felsefenin hizmetine sunmuştu yaşamını.

Sonunda taşlayarak öldürdüler Hypatia'yı, derisini midye kabuklarıyla soydular asırlar öncesinde.

Asırlar sonrasında, kadınlara hala akıllarını çalıştırma izni yok. Kocasına itaatkar, sürekli kendini güzelleştirmeye çalışan köle modeli aşılanmaya çalışılıyor.

Dinler hala iktidar mücadelelerine alet ediliyor.

Akıl ve gönül hala bir araya getirilemiyor. Gönülsüz diktatörler, akılsız halka hükmediyor.
Dekor değişse de, oyun hep aynı.

Yönetmen Alejandro Amenabar'sa belli ki görebiliyor. Neler olduğunu yorumlayabiliyor. Hatta daha da ötesinden, metafizikten de anlıyor.

Çünkü diğer filmleri de the Others da, Vanilla Sky da çok mistik filmler. Gerçeklerin burdakilerden çok ta farklı olduklarını sanmıyorum.Tıpkı Agora filminden farklı olmadığı gibi.
Hypatia'nın Hikayesi; Asırlar Geçse de, Aynı Oyun Sahnede. Hypatia'nın Hikayesi; Asırlar  Geçse de, Aynı Oyun Sahnede. Reviewed by Arzu Pınar on Mayıs 04, 2010 Rating: 5

3 yorum

CherrybLossomgirL dedi ki...

bu yorumunuzdan sonra mutlaka izleyeceğim , cidden meraklandım doğrusu

Bana Sıkça Yaz dedi ki...

Bu konuda size bir dergi hediye etmek isterim eğer adresinizi verebilirseniz.

Yazdıktan sonra fark ettim ne kadar spam durduğunu ama değil. Elimde güzel bir dergi var ve içinde Hypatia'yı anlatan bir makale var. Yazınızı okuyunca paylaşmak geldi içimden.

Sevgiler

Didem dedi ki...

Filmi hala seyredemedim Arzucum. Burada tek bir sinemada gösterildi ona da bir türü gidemedik. Artık DVD'sinin gelmesini bekleyeceğim. Yani DVD kiraladığımız dükkana :)