Arzu Pınar Demirel

arzudemirel@headlinebpr.com

Bembeyaz, karlar altında

2 comments

Özlediğim her şeyi bu şehirde yaşıyorum. Her yer bembeyaz bu sabah, yoğun tipi durdu.bendeki kırgınlık, boğaz ağrısı ve hafif ateş devam ediyor, ancak inatla ilaç kullanmıyorum. Bir süre daha geçmezse başlarım sanırım. Çevreyi böyle karlar altında görmenin ve portakal, nar gibi meyvalar yemenin sanırım sadece psikolojik olarak olumlu etkileri var. Virüs kaptıysanız, ilaçsız geçmiyor.

Sabaha annemi özleyerek başladım. Rüyamda gördüm dün gece.Bana bir konuda yol göstermeye çalışıyordu. Ne kadar akıllı olduğunu ve ona hep ihtiyacım olduğunu düşündüm.Geceki konu gerçek hayatımdan bir sorun değildi, apayrı bir kurguydu. Belki sembolikti ama o sembolleri yorumlayabilecek bilgiye sahip değilim. Keşke tüm hayatım boyunca benimle birlikte olsaydı diye düşündüm sabah.Kendini hiç düşünmeden, menfaatsiz seven insanın bir annesi var herhalde.

Anne özlemiyle başlayan sabahıma mı cevap oldu kar? Her yer bembeyaz ve ben bunu yıllardır görmemiştim.Öyle çamurlu, bir kısmı tutmuş, yollar arabalardan dolayı ıslak değil. Her yer karla kaplanmış durumda. Yollar da, evin karşısındaki kilise de, bahçe de. Öyle güzel ki.

Burası o kadar ilginç ki.Tipi yağıp, yollarda yürüyemeyince ve feci üşüyünce, ''mutlaka memleketime döneceğim'' diyorsunuz. Sonra birden burada birşey de çekmeye başlıyor. ''Acaba burada iş bulabilir miyim'' diye düşünür buluyorum kendimi. Herkesin derdi vize ama ben nedense o gibi konuların hemen çözülebileceğini ama işinse hayati olduğuna inanıyorum.Bir kaç ay sonra döneceğini bilmek te insanın hiçbir şeyi hayatının merkezi yapmamasına yol açıyor. Yorgun bile olsanız ''hadi çıkayım, şunu da göreyim, belki daha sonra fırsatım olmaz'' düşüncesi hakim.Türkiye'den de kopmuş değilim, facebook, skype sağolsun.Hala Türkiye'nin gazetelerini okuyorum, oradan haberler alıyorum. Burada dünya umrumda değil; Amerika'nın ekonomisi neymiş, yeni vergi yasası neleri kapsarmış, insanlar nelerin dedikodusunu yaparmış...Hiçbir şekilde çevre baskısının olmaması ve bu özgürlük çok güzel... Yıllardır Türkiye'de tek başıma yaşıyorum, kimsenin bana bir şey dediği yok ve bende arda kalan duygu sadece ''baskı''. Türkiye'den öylesine sıkılmışım ki...Onu anladım.Bir ülkenin bir insanı sıkma yetisi var mıdır? Nedir ülke? Topraklar mı, insanlar mı?Insan kendi kendini sıkar; sonra da dışa yansıtır: ''Beni bu ülke sıktı, şu şehir sıktı, şu insan sıktı.'' Niye aynı insan başkasına aynı tesiri yapmıyor? Mutlaka insanın kendi içindeki bir şeyden dolayı olmalı.
Next PostSonraki Kayıt Previous PostÖnceki Kayıt Ana Sayfa

2 yorum:

Sinan Toydaş dedi ki...

Buralarda hala pek kar yok Arzucum... Erzurum'da bile yok... Üniversitelerarası Kış Olimpiyatları yapılacak ama kar yağmamış Palandöken'e. Kar makinaları da hava sıcak diye çalışmıyormuş.

Daha bunları düşünme ama ben senin yerinde olsam NYC'de kalırım. Amerikan hayranlığından değil benimki. Hayran da değilim ayrıca. Ben de Türkiye'den çok bıktım. Hatta 0 Türk nüfusunun olduğu bir yer aradım kendimce. Güney Kutbu'nda Türk yokmuş öğrendiğime göre. :S

A. dedi ki...

gel sen de sinan . temelli olmasa bile, kisa sureligine de insan yenileniyor.

mutlu yillar