Arzu Pınar Demirel

arzudemirel@headlinebpr.com

Çelik Orkide; Aung San Suu Kyi

5 comments

Aung San Suu Kyi
Burma'da seçimleri kazandığı halde Başbakanlık görevinin devredilmediği, hayatının 15 yılını ev hapsinde geçiren, demokrasi lideri Aung San Suu Kyi'yle ilgili the Lady isimli filmi yeni izledim. Luc Beson tarafından yönetilen filmde, 40 yaşından sonrası ve mücadelesi gösterilmiş Nobel Barış Ödüllü kahramanın. Filmde petrol açısından zengin Burma üzerindeki uluslararası çaptaki oyunlar, diktatörlük rejimini destekleyenler ve enerji tiranları yer almıyor. Ancak halk arasında ''hanım'' denilen Aung San Suu Kyi'nin kişisel fedakarlıklarına, aile ilişkilerine, hayatına tanık oluyorsunuz.

İki yaşındayken, demokrasi hareketinin lideri babası öldürülüyor, eğitimini İngiltere'de Oxford Üniversitesi'nde alıyor ve akedemisyen Micheal Aris ile evleniyor, iki oğlu oluyor. Siyaset, ekonomi, felsefe okumuş.Annesinin rahatsızlığı yüzünden 42 yaşında tekrar Burma'ya dönenene kadar, bir süre Birleşmiş Milletler'de çalışmış, ancak genellikle  mesleğinin ev kadınlığı olması da dikkatimi çekti.Burma'ya gittiğinde kendisinden babasından kalan görevi devr alması ve demokrasiyi ülkeye kazandırması isteniyor. Katliamlara ve halka karşı yapılan  zulüme şahsen tanık ve belli ki manevi olarak Burma'dan hiç kopmamış olmasından dolayı bir daha İngiltere'ye dönmüyor ve partinin başkanlığını üstleniyor.



Kendisine hayran olmamanız mümkün değil. Her şeyden önce karşısında korkusuzca durduğu, dünyada insan haklarını en çok ihlal ettiği belgelenmiş olan Myanmar askeri diktatörlüğü. İngiltere'de yaşayan eşini, çocuklarını göremiyor, parti arkadaşları tutuklanıyor, kendisi evde hapis. İşkenceyle öldürülmemesinin tek sebebi, babası gibi şehit bir lider seviyesine yükseltilerek, daha da güçlenmesinin istenmemesi.

Myanmar'da yaşanan şiddetin sorumlusu, seçimlerde defalarca kaybetmelerine rağmen, sonuçları tanımayarak, koltuklarını bırakmayan diktatörler 1962'den beri iktidarda. Bu arada Burma diye bildiğimiz ülkenin adını da Myanmar olarak değiştirmişler, Burma'yı unutturmaya çalışıyorlar.İsimler karışıklık yaratabilir, ancak Güneydoğu Asya'daki ülke aynı. Dünyanın en fakir 10 ülkesinden birisi. Sefalet, şiddet, korku... Ve tüm bunların karşısında zerafet, tevazu, sabır ve kararlılığı kendinde birleştiren bir hanım duruyor. ''Evde tutulduğunuz onca yıl ne yaptınız?'' diye sorulduğunda ''kitap okudum'' diyen, saçlarını orkidelerle süsleyen, parti arkadaşlarına şiddet uygulandığında açlık greviyle tepkisini gösteren, her zaman nazik, her zaman barış sever bir hanım.

2011'de serbest bırakıldı Aung San Suu Kyi. Eşinin cenazesine İngiltere'ye gidememişti, çünkü yurt dışına çıksa, bir daha Burma'ya geri dönemezdi.Ancak bu yaz, 24 yıl sonra ilk yurt dışı gezisine çıkacak.


                         "Sessiz Ülke'de kimse duyamaz
                          Cinayetler tarafından susturulup
                          Üzeri korkuyla örtülenleri.
                         Ama bütün o zorbalığa rağmen
                         Öyle bir sestir ki özgürlük,
                         Yalancılar onu aldatamaz
                         Ve o çığlık asla susmaz."

                         Aung San Suu Kyi


Ekler:

- BBC ropörtajı (Ingilizce)

- Elif Şafak'ın yazısı; Küçük Dev Kadın

- Myanmar'da yaşanan büyük petrol oyunu; Ferai Tınç'ın yazısı 

Next PostSonraki Kayıt Previous PostÖnceki Kayıt Ana Sayfa

5 yorum:

mahmut karasu dedi ki...

son link de hata var gibi

Arzu dedi ki...

tesekkurler. kaldiriyorum.

Musa ÇAKMAK dedi ki...

Merhaba, hüznü anlatan güzel bir yazı ve bir insanın kendisininkiyle birlikte ülkesinin de ıstırabını yansıtması... Nilgün Cerrahoğlu'nun geçen günkü yazısı ile bir bütünlük oluşturmuşsunuz.
Aung San Suu Kyi "Zarafet", tevazu, sabır ve kararlılığı belirttiğiniz üzere birleştirmiş; asıl güç de bu kararlılık ve süreklilikten kaynaklanıyor...
Teşekkürler.

Arzu dedi ki...

O yaziyi hemen okuyacagim. Tesekkurler katkiniz icin.

Adsız dedi ki...

Şiir2in kaynağı denir? efsane gibi dolanıyor ortalıkta ama nerden alıntıladınız?