Arzu Pınar Demirel

arzudemirel@headlinebpr.com

Gençler ve Hayaller

4 comments
Parlak, toplumda örnek olarak gösterilen gençlere bakıyorum. Hayalleri soruluyor, gelecekle ilgili planları... Eğitimlerine yurt dışında devam etmek istiyorlar genelde. Sonra çalışmak ve kariyerlerinde yükselmek. Hak vermemek mümkün mü, kim istemez?

Ama bir tanesi de demiyor ki; ''ben dans edeceğim, yıldızları izleyeceğim, benim koşullarıma sahip olmayan gençlere yardım edeceğim...'' Çoğunun hayalleri müdür olmakla, kariyer yapmakla, yükselmekle ilgili. Ne kadarı gerçek, içten, samimi? Programlanmışlar gibi.

Belki onlar da bilmiyorlar ne istediklerini. Eğitim sistemimizin geldiği nokta ortada. Meslek liseleri ihtiyaç duyulan seviyede değil. Üniversitelerden alanlarında uzmanlaşmadan mezun olunuyor. Dört gençten birisi işsiz. Onca yıl okumuş, hele bir de özel okullara gitmişlerse, birer servet harcamış gençler, eğer iş bulabiliyorlarsa, en düşük maaşla bile olsa, kendilerini şanslı hissediyorlar. Bana sorarsanız hayallerine de ket vurulmuş. Öyle olmasa, çoğunun hayali, aynı olabilir miydi? Yüksek lisans yapacağım, sonra müdür olacağım. Ben hep başarılı olacağım...

Olma. Ayağın takılsın, düş. Saplanıp kalma bir patikada. Farklı farklı yolları dene. Baktın sana uygun değil; yönünü değiştir, yeni bir yola sap. Bak bakalım, seni nereye çıkaracak. Neyi seviyorsun, ne yaparken zamanı unutuyorsun? Neye yeteneklisin? Onu bul. Boş ver başkalarının hayallerini. Seni ''örnek, parlak genç'' diye göstermesinler, sahneye çağırmasınlar, alkışlamasınlar. Önemli değil. Kendini tanı, ruhunun yapmak istediğini bul. Belki çakıl toplatacak sana, aylak aylak sahilde dolaştıracak. Aşık edecek sonra. Gözlerin ondan başkasını görmeyecek. Belki günlerce, gecelerce kapanacaksın bir odaya. Araştıracak, çalışacaksın, sonsuz bir merakla. Deli diyecekler sana. Belki fazla popüler olmayacaksın, facebook'a, whats up'a fazla zaman ayıramayacaksın. Adın sanın bilinmeyecek, takipçin de olmayacak pek. Değmez mi hiç; bir düşün... Sonunda kendini bulacaksın. Ezbere konuşmayacak,  aynı tornadan çıkmışcasına, binlercesiyle bir örnek olmayacaksın. Kendi, özgün hayallerin olacak. Hafta sonu ve tatiller için gün saymayacak, hayatının her anını dolu dolu geçireceksin. Sonuçta müdür olup, olmaman umrunda olmayacak. Alkışlanmak, onaylanmak da... Konumun, paran ve gücün için değil; seninle olmak isteyenleri çekeceksin yanına. Çünkü bu yol kolay değil. Risk almanı, belirsizlikle yaşamayı öğrenmeni, kimi zaman azla yetinmeyi gerektirecek. Hayallerini gerçekleştirmeni isteyenler, seni gerçekten, yürekten destekleyenler yanında olacak. Ve her şey tek bir soruyla başlayacak: Ben ne istiyorum?

Previous PostÖnceki Kayıt Ana Sayfa

4 yorum:

Milli Piyango dedi ki...

Ne yazık ki yazıldığı gibi kolay yaşanmıyor.
Kolay olan tek bir şey var. olağanın dışına çıktığınızda yürüdüğünüz yolda
hiç trafik olmadığını fark ediyorsunuz.
diyorsunuz ya yanınıza başkalarını çekeceksiniz. işte öyle bir şey yok.
olağan dışı yolları tercih ederseniz yalnız olacağınızı bir kere başkan kabul
etmek gerekir.

olağandışı derken yasadışı veya gayrimeşru konular anlaşılmasın olağanın dışındaki
başarılmaya cesaret edilemeyen işlerden bahsediyorum.
parmağının ucunda dursan ne olur durmasan ne olur.
ama işler öyle değil işte. o bir hayal.
hayali olan hayalini gerçekleştiren insanlar yeni alanların yaratıcısı olacaklardır.

Teşekkürler.

Arzu Pınar dedi ki...

yalnızlık da göze alınmalı o zaman. zaten hep yalnızmışsınız. otomatik, hayallerinizden uzak ama çevrenizde insan olmuş, olmamış ne fark eder. sizi seven, hayallerinizi de destekler. varsın sonu yalnızlık olsun o zaman...

Milli Piyango dedi ki...

Yazınızı okuduktan sonra bir blog konusu geldi aklıma.
Aslında böyle bir hayali olan insana ne lazımdır konusu...
ilk fırsatta o yazıyı yazacak ve buraya ekleyeceğim.

İlham kaynağı olduğunuz için teşekkürler.

Milli Piyango dedi ki...

Söz verdiğim yazıyı yazdım buraya ekliyorum.
Umarım yazınızın devamı niteliğinde olmuştur.

http://sayisaloyunlar.blogspot.com/2015/03/ucurtma-ask-ve-hava-akmn-yakalamak.html

Teşekkürler.