Arzu Pınar Demirel

arzudemirel@headlinebpr.com

Bizi Neler Bekliyor?

2 comments

Dücane Cündioğlu'nun Akşam Gazetesi'ne verdiği röportajı okuduğumda Amerika'nın yolunda gittiğimizi iyice anladım. ''Insanların daha yalnızlaşacağını, ilişkilerin haz temelli olacağını, bunun eşcinselliği artıracağını'' söylüyor Cündioğlu. Daha geçende New York'ta ne kadar çok eşcinsel olduğundan bahsetmiştik arkadaşlarla. Ispanya'dan bir arkadaşın ''ülkelerinde de nüfusun onda birinin eşcinsel olduğunu'' söylemesine şaşırmıştım.Bizde tutucu bir toplum görünümünde olduğumuzdan mı aşikar değil, gerçekte sayıları fazla mı bilmiyorum ama New York'ta çok yaygın.

Pek çok konuda Amerika'nın yolunda gidiyoruz. Ifade özgürlüğü, yasaklanmayan bloglar, tutuklanmayan gazeteciler ya da teknolojik buluşlar konularında olmasa da, benzerliğimiz yalnızlık ekseninde çakışıyor.

Çekirdek aile sayısında artış var. Tanıştığım Amerikalılar arasında ''üvey annem, üvey babam'' şeklinde konuşmayan bir kişiye bile rastlamadım. Babasını tanımayanlar, tanışmayı düşünmeyenler de var. Belki bizden bir sonraki nesil böyle olabilir. Boşanma burada bir nesil öncesinde yaygınlaşmış.

Ev hayvanları sektörünün geleceği çok parlak görülüyor. Yalnızlıktan olsa gerek çoğunluğun bir ev hayvanı var.Köpeklerine çocuk muamelesi yapan insanlarla dolu sokaklar. Giydiriyorlar, gezdiriyorlar...

El kadar evlere hazır olun. Özellikle New York gibi büyük şehirlerde, kirasi 2500 dolar olan daireler küçücük bir oda ve salondan oluşuyor.Çok sıkı bir geliri olmayanların dışında halk, küçük evlerde yaşıyor. Evde fazladan bir oda varsa, onu kiraya veriyor.

Iş ve özel hayatları birbirinden ayrı.Işteki arkadaşlarıyla dışarıda görüşmüyorlar. ''Time is money'' anlayışı hakim. Direk işe odaklılar.Çok çalışıyorlar.Bir işiniz çözülmüyorsa, mutlaka yazılı isteyin. Kurallar çok sıkı, üç buçuk atıp hemen yardımcı oluyorlar.

''Biz Avrupa'daki sırtımızı devlete dayamıyoruz'' diyerek övünüyorlar. Gençler de her şey önlerine serilerek şımartılmıyor. ''Git çalış'' deniyor. Gerçi ekonomik kriz sonrası gençlerin evden ayrılma yaşı ilerlemiş. Krize rağmen, aşırı tüketime devam edilmesiyse maalesef göze çarpıyor. Sanki reklamların içinde yaşıyorsunuz.Hayat tüketim üzerine kurulu gibi.

Amerika'yı çok eleştiririz. Özellikle de Orta Doğu'yu karıştırıp durmaları iyice nefretimizi kabartır.Derslerde de Amerikalı hocalara hislerimizi açık açık ifade ediyoruz. Yiğidin hakkını yiğide vermek gerekir. Bizde, hocalara karşı böyle konuşsak ne yaparlar? Konuşabilir miyiz?
Bu da farklı olduğumuz ve gelecekte de olacağımız alan sanırım.Yılmaz Özdil'in bu yazısından da açıkca görüldüğü gibi basın daha özgür.Yankee's Klubu'nden 4 adet bedava bilet istemesi Obama'nın has adamlarından olan valiyi koltuğundan edebiliyor Amerika'da.

Next PostSonraki Kayıt Previous PostÖnceki Kayıt Ana Sayfa

2 yorum:

neval dedi ki...

benzemeyelim amerikaya bekarlar ve yalnızlar ülkesine.

Arzu dedi ki...

insallah