Apple Elma Marmeladı mı Çıkaracak?

Sizce neden büyük bir çoğunluk Steve Jobs'tan sonra Apple'ın biteceğini düşünüyor? Twitter'da konuyla ilgili en yaratıcı yorumlardan birisi Digital Age Dergisi Genel Yayın Direktörü Yurtsan Atakan'ındı. '' Steve Jobs'sız Apple'ın bundan sonraki ürünü elma marmeladı olur'' diyor Yurtsan.

Aynı görüşteyim. Rakip firmalar swot analizlerinde fırsatlar kısmına ''Steve Jobs gidici'' yazmışlardır diye düşünüyordum. Sonra kendimi ayıplayıp, aklımı neden daha verimli kullanmadığımı sorgulamaya başladım. Apple'da 46.000 kişi çalışıyor. Içlerinden birinin daha Steve Jobs kadar yetenekli olmadığına eminiz.''Steve Jobs yoksa, Apple da batar'' diyoruz. Başa onun gibi, hatta daha da iyi birisini getirebileceklerini düşünmüyoruz. Kuruma güvenmiyoruz, Steve Jobs'a güveniyoruz.

Dün de tam tersi bir durum gerçekleşti. Yahoo'nun CEO'su, telefonla kovulduğunu açıkladı. Şirketin insan ilişkilerine verdiği daha doğrusu vermediği önemi de gösteren bu durum üzücü. Yüzyüze bile konuşulmamış. Ancak Amerika tam anlamıyla vahşi kapitalizmin merkezi. Dünkü durumdan sonra yahoo hisseleri değer kazandı. Yatırımcılar Carol Bartz'a güvenmiyorlardı. Yahoo'ya? Hala ümitleri var demek ki.

Bu kadar sistem, teknoloji, sermaye, ekipler bir yana, şirketlerin başarısı günümüzde liderlere bağlı gibi görünüyor. CEO'lar dünyanın parasını boşuna kazanmıyorlar anlaşılan. Ancak sorun pek çok liderlik gelişim programı varken; üniversiteler, şirketler bu konuyla ilgili inanılmaz projeler geliştirirken binlerce kişinin arasından bir Steve Jobs çıkmaması.

Liderlerin bir kurumda yetişip yetişemeyeceğinden şüpheliydim. Ne de olsa biraz değişik tipler. Kimsenin göremediklerini görüyorlar, yaratıcılar, ısrarcılar, risk almayı seviyorlar, hataları fark ettiklerinde söylüyorlar, düzeltmek için çabalıyorlar.Yine Steve Jobs'a ve facebook'un kurucusu Marc Zuckerberg'e bakarsak giyimleri de karizmatik işadamı üniformalarından çok uzakta. Kirli sakala ve kolejli çocuk görünümü veren sweetshirte rağmen işe alındılar diyelim, ne kadar kalabilirlerdi? Steve Jobs kendi şirketinden kovulmayı başarmıştı nitekim. Zuckerberg ise ''ben yaptım, niye karı bölüşeyim'' diyerek ikizleri işin içinden çıkarmıştı. Liderleri tutabilmek te, kendi hedefiniz doğrultusunda çalıştırmak ta kolay değil. Belki de bundan dolayı yönetimi daha kolay, ancak şirketi de uçurabilecek kabiliyetten yoksun kişilerle yola devam ediliyor. Ancak artık rekabet o kadar yoğun ki; şirketler sıradan seçimlerle, eski metotlarla, tutkusuz insanlarla hayatlarını sürdüremiyorlar.Liderlikte sürekliliği sağlayabilenler ayakta kalabiliyor sadece.

General Electrics 20 yıldır dünyanın ikinci en büyük şirketi konumunda. Bunu da sadece efsanevi yönetici Jack Welch'le kalmamasına, sürekli doğru yöneticileri yetiştirmesine, kendi bünyesine katmasına borçlu.Nitekim GE yıllardır liderlik konusunda da en başarılı şirket seçiliyor.Dolayısıyla liderlerin kurumlardan da yetişebildiğine dair örnekler var. (Ancak doğru yerdelerse) Kimileri de akademi çevresinin insanı iş hayatının gerçeklerinden uzaklaştırdığını düşünüyor.Google kurucuları da akademi kökenli bildiğim kadarıyla.Dolayısıyla lider gelişimiyle ilgili kesin kurallar yok. Bir lider okula gitmemiş te olabilir, öğretmen de olabilir, büyük şirketler de çalışabilir, çalışmayabilir de, girişimci de olabilir, olmayabilir de. Hiç bir kesin kural yok.Ancak tek bir şey kesin: CEO olmak demek lider olmak demek değil. Gerçek lider yoksa, bir şirket için gelecek te yok.

Hayatımıza çok şey katmış Steve Jobs'a teşekkürlerle.


2 yorum:

Deli Anne dedi ki...

Çok büyük bir numunedir Steve Jobs sahiden de. Ve bir dahi kolay yetişmiyor ya da kolayca doğru işlerin içinde olmuyor mud emeli bilmiyorum..

Arzu dedi ki...

siradan olmak daha kolay geliyor da olabilir. kolay yetismedigine de katiliyorum.