Arzu Pınar Demirel

arzudemirel@headlinebpr.com

Michael Eisner'dan Liderliğin İpuçları

Leave a Comment

Başbakan'la birlikte Amerika'da olan 100 işadamı dışında, ülkemizin VIP'lerinin çoğu Turkcell'in düzenlediği Liderler Konferansı'nda, Michael Eisner'ı dinlediler bugün. Eisner, Walt Disney'in eski CEO'su. Walt Disney'in değerini 20 yılda, 20 kat artırdı, dünyanın en yüksek ücret alan CEO'ları arasında da ilk sıralarda yerini aldı. Artık o bir girişimci; kendi şirketini kurdu, kitaplar yazdı ve liderlikle ilgili konferanslara katılıp, deneyimlerini paylaşmakta. Bugün bizlere anlattıkları da oldukça ilgi çekici ve değerliydi. ''Ölü atlarınızdan kurtulun'' dedi. Herkes yaratıcılığı ''kutu dışında düşünmekle'' birleştirmeye başlamışken; o kutu içine dikkat çekti. Yaratıcılığı koydu ilk olarak kutuya, ardından da mikro yönetimi. Mikro yönetimle, detaylara değindi, iyi bir markanın küçük  noktacıklardan oluştuğuna. ''Bu noktalar verilen tüm hizmet ve sunulan tüm ürünlerden oluşur; birleşerek büyük resmi ortaya çıkarırlar. Üst yönetim kadrosu ise her noktacığa, her düzeydeki işleyişe hakim olmalı'' dedi.


İşbirliği, ortaklık, güven, hatalara toleranstan da bahsetti.Farklı fikirlerin ifadesine izin verilmeyen, hataların affedilmediği bir ortamda kimse risk almaz, bu da zamanla başarısızlığı doğurur diye sözlerine ekledi.

Sunumu,  Walt Disney'den filmler, fotoğraflarla ilgi çekiciydi. Bir ara, Indiana Jones'tan ünlü bir sahneyi gösterdi.Hani Indiana Jones'un, karşısında gösterişli bir şekilde kılıç hareketi yapan bir doğuluyu tabancasıyla vurduğu sahne. Aslında finansal tasarrufla ilgili bir örnek verirken gösterdi, izleyip, tüm salon hep birlikte güldük gülmesine de; aklıma değerli hocam Ünsal Oskay'ın bu sahnenin alt metniyle ilgili yorumu da gelmedi değil.''Batının doğuyu küçümsemesi'' demişti hocam.Biz Harrison Ford'a da, canlandırdığı karaktere de hayrandık o zamanlar, metaforlardan da pek anlamıyorduk.Ancak sonraları Rocky Rus boksörü yendi, Araplar filmlerde terörist oldu ve büyük beyaz adam üstünlüğünü her fırsatta dünyaya gösterdi. Zamanla bu tip eğlenceli sahneleri izlerken güldüğümde, bir parça burukluk hissi de eşlik etmeye başladı. Ne bilsin Eisner, İstanbul'da, doğuyla batının tam ortasında sunumunu yaparken bu sahnenin bu şekilde de yorumlanabileceğini.



İyi ki hocam, Fransa'da Disneyland açıldığında, halkın protestosunu yorumlamamış ta; Eisner'ın bu örnekle vermek istediği derse odaklanabildim. ''İçgüdülerinizi dinleyin ve aksilikler de olsa inandığınız yolda devam edin.1989'da Fransa'da Disneyland'ı kurduğumuz zaman kafamıza yumurta atarak karşıladılar bizi. Şu anda Paris'teki Disneyland tüm Avrupa'nın en çok ziyaret edilen noktası.'' dedi Eisner.

Eisner'ın diğer önerisiyse doğru bir partner bulmamız yönünde oldu.Zıt kutupların birbirini çektiği, iyi anlaşan zıt partnerlerin de mutlaka başarıya ulaştığı fikrinde Eisner.Bu konuda yazdığı kitabını ilk fırsatta okuyacağım. ''Working together''  kitabının ismi.

Liderlik ve Sanat

Konferans, Nilüfer'in kısa bir performansıyla başladı. Bir gitarist eşliğinde, bir kaç parçasını söyledi Nilüfer. Kısa saçları, elbisesi ve harika sesiyle konferans salonuna baharı getirdi. Sanat bambaşka bir boyut; liderlik ve yönetimse apayrı gibi görünüyor ilk başta değil mi? Ancak bugün olduğu gibi; aslında birbirini içeriyor. Michael Eisner, Walt Disney'i yönetti.Kayıp Balık Nemo'sundan Oyuncak Hikayesi'ne; Pochantos'undan dünyanın en sevimli faresine; bu karakterler hayal dünyamıza yön verdiler.Filmlerle, müziklerle, sanatın büyüsüyle bir parça uzaklaştık hayatın gerçeklerinden, çocukluk düşlerimizi anımsayıp,  geleceğe öyle ilerledik.

Liderler Konferansı'na müzikle, sanatla başlamak kimin fikriyse özellikle tebrik etmek isterdim. Basit bir program akışı gibi gözükse de; güne çok güzel uymuş. Önce müzik, ardından liderlik sunumu. Eisner ne kadar güçlü, ciddi bir CEO olsa da; yaptığı iş  sanattan hiç te uzak değildi. ''Hayallerin gerçek olduğu'' yeri, Walt Disney'i yönetti. Sanırım başarısının sırrını da çok doğru özetledi. Kutusuna ilk olarak yaratıcılığı koydu. Walt Disney'i yaratıcılık olmadan düşünmek mümkün mü? Mikro yönetimi de ekledi.Ve partnerliğin önemi üzerinde durdu.

Next PostSonraki Kayıt Previous PostÖnceki Kayıt Ana Sayfa

0 yorum: