Arzu Pınar Demirel

arzudemirel@headlinebpr.com

Bir İnsanı Tanımak

6 comments

Yeni tanıştığımızda birisiyle; ismini öğrenir, mesleğini sorar; sohbet ilerlerse okullar veya ortak arkadaşlar hakkında konuşmaya başlarız genellikle. Bir insanı tanımak istiyorsan onunla seyahat et ya da yemek ye derler. İstedikleri olmadığında takındığı tutum da çok şey gösterir bana göre. Çünkü özellikle de menfaati varsa bir kişi, doğasında olmasa bile çok tatlı bir maske takabilir, eğer yol yordam öğrenmişse. Ancak bir çıkarı kalmadığında, hatta hayal kırıklığına uğradığında bile nezaketinden, ilgisinden bir şey kaybetmiyorsa; farklı ve ince bir ruhla karşı karşıya olduğumuzu anlayabiliriz. O yüzden, kimse hakkında hemen peşin hüküm vermiyor ve zaman içinde tavırlarını gözlemliyor, sözleriyle eylemlerinin birbirleriyle tutarlı  olup olmadıklarına bakıyorum. Çevresindeki herşeyle, herkesle ilişkisine, komplekslerine, kalıplarına,  değerlerine ve ilgisine.

Bilge bir Kızılderili birini  gerçekten nasıl tanıyabileceğimizin yolunu göstermiş aslında.


''Geçinmek için ne yaptığın beni ilgilendirmiyor. Özlediğin, arzuladığın şeylerin hayalini kurmaya cesaret edip edemediğini bilmek istiyorum.

Kaç yaşında olduğun beni ilgilendirmiyor. Aşk için, hayallerin için, yaşıyor olma serüveni için aptal gibi görünme riskini göze alıp alamayacağını bilmek istiyorum.

Saklamaya, azaltmaya ya da düzeltmeye çalışmadan, kederlerimizle yüzleşip yüzleşemeyeceğini bilmek istiyorum.

Yüreğin doğanın ritmi ve yaşama sevinciyle dolu bir sevdanın sınırlarına vardığında, o sınırları feda edip edemeyeceğini bilmek istiyorum.

Anlattığın hikâyenin doğru olup olmaması beni ilgilendirmiyor. Kendi ruhuna ihanet etmemek için bir başkasını hayal kırıklığına uğratıp uğratmayacağını bilmek istiyorum. İhaneti göze aldığın her seferinde, sonuçlarını ayakta karşılayıp karşılayamayacağını bilmek istiyorum.

“Güven” kelimesinin senin için ne ifade ettiğini bilmek istiyorum. Bazen sana karanlık gibi görünse bile, gelen günün içindeki o büyülü ışığı görüp göremeyeceğini bilmek istiyorum.

Hatalarımıza fırsat verip vermeyeceğini, bir gölün kenarında durduğumuzda gümüş aya benimle birlikte “Evet!” diye bağırıp bağırmayacağını bilmek istiyorum.

Nerede yaşadığın ya da neye sahip olduğun beni ilgilendirmiyor. Keder ve umutsuzlukla geçen bir gecenin ardından, kırılmış, yorgun ve bitap, ayağa kalkıp kalkamayacağını; “çocuklar” için yapılması gerekenleri yapıp yapamayacağını bilmek istiyorum.

Kim olduğun, buraya nereden ve nasıl geldiğin beni ilgilendirmiyor. Birlikte bir ateşin ortasına düştüğümüzde, gerektiğinde yanmayı göze alıp alamayacağını bilmek istiyorum.

Yalnız kalmaya katlanıp katlanamadığını bilmek istiyorum. İçinde yüreğinden başka tutunacak hiçbir şeyin kalmadığında, o amansız varlığını sevmeye devam edip, edemeyeceğini bilmek istiyorum.

Bugüne kadar ne öğrendiğin, ne okuduğun beni ilgilendirmiyor. Diğer her şey bittiğinde seni ayakta tutan şeyin ne olduğunu bilmek istiyorum...''

Oriah Mountain Dreamer*

* ''Düşünüyorum'' dan alınmıştır.



Next PostSonraki Kayıt Previous PostÖnceki Kayıt Ana Sayfa

6 yorum:

Deli Anne dedi ki...

gözlerim doldu... ben konuşmayı unuttum biliyor musun giderek... insanlar karşılıklı bir araya geldiklerinde sanki öylesine konuşuyor sadece.. kendimi o noktada görmeye dayanamıyorum sanırım.. yüzeysellik, gereksizlik, nedir, ne yaptın off off.. garip görünüyorum artık bilyorum

Adsız dedi ki...

genel anlamda bizim toplum yapısına yabancı bir tarif olmuş,Oysa bizler birini tanımak için ne marka araba kullandığına, evinin yerine ve kendisine ait olup olmadığına bakarak hemen bir katagoriye sokuveririz kişileri.

Arzu Pınar Demirel dedi ki...

O yüzden yaşamayı unuttuk.

Unknown dedi ki...

Samimiyetimizin bize sağladığı inanç yüzünden başkalarının samimiyetsizligi bize.acı geliyor...

Unknown dedi ki...

Samimiyetimizin bize sağladığı inanç yüzünden başkalarının samimiyetsizligi bize.acı geliyor...

Arzu Pınar dedi ki...

Samimiyetsiz başkaları olmasalar samimi insanların nasıl da değerli olduklarını nasıl anlayabilirdik?