Arzu Pınar Demirel

arzudemirel@headlinebpr.com

Olimpiyat Ruhu Olmadan Olmuyor

1 comment
Eleştiri yapmanın çok ince bir çizgisi olduğunu ve bu yüzden de uzmanlarına bırakmak gerektiğini düşündüğümden, genellikle düşüncelerimi blogda paylaşmamayı tercih ediyorum. Bazen twitter'da 140 kelime, bazen de derin bir şekilde nefes alıp vermek yetebiliyor.Ancak Olimpiyatlar konusunda kendimi  tutamayacak noktaya geldim. İstanbul'da gerekli alt yapının sağlanıp, sağlanamaması veya bütçenin bizim için çok yüksek olup olmayacağı, kentsel dönüşümde çıkar odaklı kullanılıp, kullanılmaması bir tarafa; ben Olimpiyatların İstanbul'da düzenlenmesini isteyenler arasındaydım. Olimpiyat Ruhu'nun topraklarımıza gelmesi, spora futbolun dışında da hayatımızda yer vermemiz ve gelişmemiz için. Ancak yıllardır ekonomik krizden çıkamamış İspanya ve daha önce Olimpiyatlar'ı düzenlemiş, üstelik bir de yakın bir zamanda nükleer felakete maruz kalmış Japonya ile birlikte aday olmamıza rağmen, seçilemedik. Spor Bakanımız ''kına yaksınlar'' şeklindeki,  pek çok kişi tarafından ciddi bir şekilde eleştirilen tweetiyle duyurdu. Başbakanımızın açıklamaları yerindeydi. Bir sonraki için hazırlanılacağı mesajını verdi. Bir sonrakini almak istiyorsak; nacizane fikirlerimi paylaşmak istiyorum.Bunlar çok yenilikçi, kimselerin düşünemeyeceği tarzda öneriler değil.Ancak şu ana kadar yapılmadı ve sonuç ta ortada.

1- ''Kına yaksınlar'' tarzı sona erdirilmeli. Bakanlarımız'a bu uslup yakışmıyor.Başkalarını suçlamak kolay, sorumluluğu üstlenmek zor yol ancak ilermek için şart.

2- Red edilen sadece İstanbul değildi. Son dönemde tüm dünyaya gösterdiğimiz portre idi. Hala devam ediyor ve itibarımızı zedeliyor, alınabilecek desteklerin önünü kesiyor.

3- Tanıtım filmi için başka bir reklam ajansıyla çalışılmalı. İş dünyasından, en büyük şirketlerin Pazarlama, İletişim Direktörleri'nden bir Kurul oluşturularak, brief de onlar tarafından hazırlanabilinir. Yanlış müzik seçiminden, defalarca aynı şeylerin gösterildiği, ancak köprüdeki Avrasya Maratonu görüntülerinin bile vurgulanmadığı, spor ruhunun olmadığı bir film, bir daha tekrarlanmamalı.İletişimde, bu filmi hazırlayan kişiler, kurumlar, kurullarla devam edilirse bir sonraki de farklı olmayacaktır.

4-Doping konusunda ciddi önlemler alacağımız ve bu konudaki samimiyetimiz tüm dünyaya gösterilmelidir.

5- Sporu hayatımızın bir parçası yapalım. Özel sektör birlikte, bir sonraki  Olimpiyat seçimleri için bir proje başlatabilir. Türk milleti olarak sporu nasıl içselleştirdiğimiz, Olimpiyatlar'ı ne kadar istediğimizi dünyaya gösterebiliriz. Seçimlere bir-iki yıl kala değil. Hemen şimdi başlayarak.

Yapabiliriz. 2024'te bu sefer biz seçilebiliriz.

2020 için tebrikler Tokyo.

Next PostSonraki Kayıt Previous PostÖnceki Kayıt Ana Sayfa

1 yorum:

Adsız dedi ki...

Yoksul çocukların tek kurtuluşu olduktan sonra bu doping meselesi çözülmez gibi geliyor bana.Devlet bu tür sporcuların elinden tutmuyor ki,hadi elinden tutmasından vazgeçtim önüne engeller koymaktan usanmıyor ki?İki tane sporcu yok yere göçük altında mı kalmıştı ne?Bu çocuklar çalışırken hiç bir destek yapmıyor ama kazan sana ev-altın diyor.
Okulumuza harika bir beden eğitimi öğretmeni geldi 6 sene önce.Adam gelir gelmez bir güreş takımı oluşturup il birinciliğini kaptı.İller arasında şimdi hatırlayamadım bir derece aldı.Bu çocukların minderinden,giysisinden her şeyi yumurtadan tüy kırpıp alınmıştı.Ne mi oldu?Meb bu adamı ilçeye çekti.Artık bizim okulda beden eğitimi dersleri boş.Daha bizim okulda adamın bu başarısı çekilemedi.Şimdi hiç olmayacak işlerle uğraşıyor mebte.Hiç mutlu değil.
Paradan puldan değil de bu olimpiyat bizde zihniyetten olmayacak gibi.