Arzu Pınar Demirel

arzudemirel@headlinebpr.com

Milanyum Kuşağından Sadakat Beklemek

Leave a Comment
Milanyum kuşağı, yani bugünün 24 yaşına kadar olan kesimiyle ilgili uzmanlar bir hayli endişeli. Malum iş dünyasında yerlerini almaya başladılar. Yakında yönetici konumlarına da tırmanacaklar. Ancak biraz değişikler. Sürekli cep telefonu, akıllı cihazları ve laptoplarıyla ilişki halindeler. Yetişkinlerin dünyasından kopuk, dilini kendilerinin anladığı, sosyal ağlarla bezeli başka bir alemde yaşıyor gibiyor. İyi bir iş bulup, hayatları boyunca orada kalmak, kariyer basamaklarını birer birer, kendilerine her söyleneni sabırla yapa yapa tırmanmak istemiyorlar. Ailelerinde, çevrelerinde hayatlarını işe adamış, ancak sonrasında zorunlu emekli, ya da türbülanslı dönemlerde kapı dışı edilmiş yakınlarının yaşadıklarına tanık olmuşlar. Kendilerine sunulana razı olmamaları, körü körüne bir sadakat beslememeleri, asi davranabilmeleri, nasıl idare edilebilecekleriyle ilgili kara kara düşündürüyor. Ancak onları iş hayatına çekmek ve varolan kurallara uymalarını beklemek, bunun için de ''Gençler şunu ister, böyle yapmalı, onlara bol keseden ünvan sunmalı, iş yerlerini  renklendirip, eğlenceli hale getirmeli'' gibi içi boş yaklaşımlar yeterli olmuyor. Esaslı bir husus gözden kaçırılıyor çünkü.

Günümüz iş dünyasının egemenleri üstlerine düşeni yerine getirdiler mi? Üst düzeyde bir sorumluluk ve liderlik gösterdiler mi? Saygın ve güvenli bir yaşam imkanı sunarak; iyi bir maaş paketi, her beş yılda bir kola takılan saat, kıdem vb. uygulamalardan geri kalmadılar, haklarını yememek gerekir. Yine de bu ekiplerini kolladıkları anlamına gelmiyor. Çoğunun vefa gösterdiği söylenemez. Belki mecburdular; şartlar zorlaştı, rekabet çok arttı. Konuya iş veren açısından da yaklaşmak gerek. Ancak konu sadece iş güvenliğiyle sınırlı değil. İnovasyon kültüründen, farklılıklara, çeşitliliğe açık olmaya pek çok alanda dünyadaki gelişmeleri yakalamak, gençlerin beklentilerini ve doğalarını anlamak yerine, kendi kurallarını dayatmaya devam ettiler. Şimdi gençlerin inanç ve güvenlerini kazanmayı nasıl bekleyebilirler? Üstelik dünyayı teknolojinin ustaları yönetmeye başlamış ve gençler bu konuda yetişkinlerden çok daha iyiyken.

Bence düşünüp, planlaması gereken bu kuşağı mevcut iş şartları, emir-komuta zincirine nasıl uyduracağımız değil. Onların peşinden gitmeye nasıl hazırlanacağımız olmalı.
Next PostSonraki Kayıt Previous PostÖnceki Kayıt Ana Sayfa

0 yorum: