Arzu Pınar Demirel

arzudemirel@headlinebpr.com

Geç Kalmanın Psikolojik Açılımı

3 comments
Engin Geçtan'ın ''İnsan Olmak'' isimli kitabını okuyorum. İnsanın psikolojisini, katmanlarını yalın bir dille çok güzel özetlemiş Geçtan.Kitaptan paylaşacak çok şey var, ancak bir kısmını yazsam eksik kalır konu, kitabı okumak gerekiyor. Geç kalmak üzerine yazdığı bir bölümü paylaşacağım sadece.Eskiden ben de zamanı yönetemez, insanları bekletirdim. Amerika'dan döndükten sonra bu sorunumun ortadan kalkmasına en çok arkadaşlarım sevindi.Ancak bu sefer ben doğru bir şey yapıp yapmadığımı sorgulamaya başladım, çünkü sürekli ya iş görüşmelerinde, ya da arkadaş randevularında bekler buldum kendimi.Kitap okuyorum, dışarıdaysam bir cafeye girip kahve içerken cepten nete bağlanıyorum, ancak sonuçta hep bekliyorum. Belki geçmiş günlerin acısı çıkıyordur benden. Toleransım yüksek, ''istese zamanında gelirdi'' diyip, çekip gittiğim olmadı hala."Önemli değil, İstanbul trafiği malum'' diyorum genelde. Ancak konu geçiştirilecek kadar basit değil ve ciddi bir insanlık sorununun göstergesi: Özerk olamama.

Psikiyatrist Engin Geçtan'ın yorumuyla:

''İnsanlar vardır bilirsiniz, bir eyleme geçmeyi son dakikaya ertelerler, sonra bir telaş yaşarlar.Kimiyse zamanının denetimi kendi elinde değilmişçesine her yere geç kalır.Böyle insanlar tıpkı çocukken olduğu gibi, baskı ve tehditle güdülenir, zamanlarını özerk bir biçimde kullanamazlar.Üstlerinde bir baskı olmadıkça hareketsiz kalır, başka bir gücün kendilerini eyleme geçirmesini beklerler.İçinde bulundukları durumu ''üşenme'' sözcüğüyle dile getiren bu insanlar, günlük yaşamlarını başkalarının kendilerine verdiği görev gibi sürdürürler.Özerkliği öğrenememiş olmaları kendi sorumluluklarını üstlenebilmelerini engellediğinden, zaman kullanımını kendi dışlarındaki etmenlere bırakarak sürüklenir, üstelik bundan ötürü çevresel koşulları sorumlu tutarlar.Her yere geç kalma eğiliminde olan insanlar, bunun kendi sorumlulukları olduğunu görmezden gelerek, her defasında gecikmelerini haklı gösterecek bir neden bulurlar.''

Kendi üstünlüğünü göstermek için, karşısındakileri bilerek bekletenler de var tabi. Bazı kurumların kültürü bile bekletmek üzerine kurulu. Hiyerarşik olarak kim yukarıdaysa, onun o kadar çok bekletme hakkı var.Otorite kurmak için bilinçli yapıyor olabilirler, ancak bu şekilde saygı kazanılmaz. Bilim ve ticarette ilerlemiş, özetle daha medeni ülkelerde bu durum pek hoş karşılanmıyor.Geç kalmak, kendini yönetemeyen kişililerin göstergesi olarak algılanıyor. Herşeyden önce karşındakinin zamanına saygısızlık.

Bizde çok yaygın. Hindistan'la iş yapan biriyle konuşmuştuk; durum orada daha da betermiş. Kim ne kadar güçlüyse, o kadar çok bekletirmiş karşısındakini. Ne de olsa reerkarnasyona inanıyorlar ve bu yaşamda harcayacak çok zamanları olabilir. Ancak benim yok.
Next PostSonraki Kayıt Previous PostÖnceki Kayıt Ana Sayfa

3 yorum:

Vladimir dedi ki...

Bir yerde zamanında olabilmek benim için çok önemli. Eğer bir arkadaşımla buluşacaksam, mutlaka mesajla o anda nerede olduğumu, trafiğin durumunu, tahminen ne kadar sürede yanında olacağımı bildiriyorum. Sürekli geç gelen insanları sıkıcı buluyorum, hatta bazen sinirleniyorum onlara. Haber vermeyen birisini uzun süre bekleyemeyecek kadar sabırsızım.

Amreikalıların örnek alıncaka bir dakikliği var.

Yazı çok güzeldi, kısa ama bilgilendirici. Teşekkürler.

Arzu dedi ki...

:) ben de yorumun icin tesekkur ederim. sen tam bir profesyonelsin. karsindakine saygi duymak ve zamani yonetmek onemli.

Adsız dedi ki...

Selam;
zor bir cocukluk gecirmis biri olarak, sürekli gec kalma problemi yasiyorum. Engin Bey'den yaptiginiz alinti durumumu tamanlamiyla acikliyor gibi görünüyor. Kaynagi nedir acaba? Kitabi alip okumak isterim.
Tesekkürler.