Arzu Pınar Demirel

arzudemirel@headlinebpr.com

İş Görüşmelerinde Yasak Olan Sorular

5 comments
Türkiye'de iş görüşmeleriyle ilgili yasal bir düzenleme bildiğim kadarıyla yok; ancak Amerika'da bazı sorular yasaklanmış. Yaşınız, ırkınız, cinsiyetiniz, medeni durmunuz ve cinsel tercihinizle ilgili sorular sorulamıyor. Hatta adaylara çocuklarının olup olmadığının sorulması da yasalara aykırı. Aksanlı konuşabilirsiniz, ancak size İngilizce'nin ikinci diliniz mi sorusu yöneltilemez, çünkü bu da ırk nedeniyle ayrımcılık yapılması anlamına gelebilir. Diğer yasaklar arasında; ''okulu hangi yıl bitirdiniz, borcunuz var mı, sosyal içici misiniz, hangi dini bayramları yapıyorsunuz, hiç tutuklandınız mı, hangi klüplere üyesiniz, boyunuz ve kilonuz'' gibi sorular yer alıyor. Size kaç yıldır çalıştığınızın sorulmasına da izin yok.Ancak belli bir endüstrideki uzmanlığınızın kaç yıl olduğu sorulabilir.

Gelelim Türkiye'ye: Evlilik ve çocuk planlarınızın olup olmadığı soruluyor, nasıl oldu da orada çalıştınız denebiliyor. Bazen karşınızdaki kariyerinizle ilgili seçimlerinizi açık açık yargılayabiliyor. Amerika'da ayrımcılığa yol açabileceğinden gerek yaş, gerek dış görünümle ilgili hiç bir bilgi özgeçmişte veya işe başvuru formlarında istenmiyor. Hatta pek çok ilk görüşme telefonda gerçekleştiriliyor.Oysa bizde iş ilanlarında bile ''erkek tercih edilir'', ''fotoğraflı başvurular kabul edilecektir'' ''30 yaşından gün almamış'' gibi ibareler yer alıyor. Fiziksel kondisyon gerektiren işler olduğu gibi; sadece işverenin tercihi o yönde olduğu için de elemeler adayların yetkinlikleri bazında değil başka kriterlerde yapılabiliyor.

ABD dünyanın her yerinden gelen göçmenler tarafından kuruldu ve tarihinde rasistizmi ve ayrımcılığı en şiddetli yaşayan ülkeler arasında. Bu yasaklar yıllar boyunca insanlar aşağılandıktan, işsiz bırakıldıktan ve bu kötülüklerin genel olarak topluma da bir faydası olmadığı iyice anlaşıldıktan sonra çıkarıldı.Amerika'da durum böyle de, Türkiye tek bir ırk ve mezhepten mi oluşuyor? Biz de kültürel, ırksal, dinsel olarak çok çeşitliyiz. Ancak hala bu çeşitliliği yönetebilmeyi öğrenemediğimiz de ortada. Şirketler de son günlerde çeşitli ayrımcı uygulamalarından, rasist mesajlar taşıyan reklamlarından dolayı krizler yaşıyor ve toplumun ciddi tepkisiyle karşılaşıyor. Durum henüz işe alım politikalarına yansımadı. İşsizliğin de fazla olmasından dolayı, adaylar ne sorulursa cevaplıyor, alttan alıyor ve tepki vermiyorlar. Ancak iş görüşmesinde yapılan yanlışlar o şirketin başkanı olabilecek bir adayı uzaklaştırmaktan, bir müşteri kaybetmeye, sosyal medyada alay konusu olmaya kadar uzayabilir.Şirketin itibarı zedelenebilir.

İşe alımlarda ayrımcılığın önüne geçilmesi bizde hukuksal boyuta ne zaman varacak bilemiyorum. Ancak itibarına önem veren şirketlerin iş görüşmesi yapan tüm yetkililerine bu konuda eğitim vermesi, iş başvuru formlarını ve ilanlarını gözden geçirmesi, adaylara görüşme sonrasında memnuniyet anketi yapmasını önerebilirim. Kapınızdan içeri giren kişi misafirinizdir ve kendisini kesinlikle ayrımcılığa uğramış, yargılanmış ve aşağılanmış hissetmemelidir.
Next PostSonraki Kayıt Previous PostÖnceki Kayıt Ana Sayfa

5 yorum:

Enis Diker dedi ki...

1990 ya da 91'di sanırım. Akbank müfetişlik sınavına başvurmak için Fındıklı'daki merkez binaya gitmiştim. Başvuru formunu almak için birebir görüştüğüm yetkili hemofili olduğumu öğrenince formu vermekte nazlanmıştı, bunun sorun olacağını hissettirmişti. Bende çok fazla üstelememiştim. Galiba o zamanlar onların böyle bir şeye hakları olduğunu düşünüp mevzuyu unutmayı tercih etmiştim. Neticede onlar işverendi kimle, nasıl çalışmaya hakları vardı gibi düşünmüştüm.

Yazınızı okuyunca bu aklıma geldi:)

Arzu dedi ki...

Üzüldüm mü desem bilemedim. Türkiye gerçeği işte.Nasıl tüketiciler gittikçe bilinçleniyor, çalışanlar da haklarını daha çok bilecekler sanırım. Aslında insanlığı baz alsak, hiç böyle saçmalıklar yaşamayacağız.

Enis Diker dedi ki...

Daha sonra bir vesileyle öğrendim ki, bu tarz geçmişi büyük şirketlere girişde,terfi almada sadece sağlık ön planda olmuyormuş. Boypos, görünüş, ilerki dönemlerde sağlığın bozulması da önemli bir kritermiş. 90'larda bunlar konuşulurdu. Bir söylenti miydi, gerçekse hala böyle mi bilmiyorum. Esasen burda bu iş en altta görüşmeyi yapanın üzerinde de bir baskı oluşturuyordur. Şirket politikasında böyle bir açıklık yoksa ya da kanun burda koruyu değilse iş görüşmesini yapan kişi daha sonra laf işitmemek için daha katı olabilir.

Deli Anne dedi ki...

"hala bu çeşitliliği yönetebilmeyi öğrenemediğimiz de ortada." ne çok doğru ve ne acı!

ben de Kanada için bu türden bilgilere ulaşmış ve ne çok iç geçirmiştim.. bizde çok kötü işler ama umarım düzelir.

Sevgiler:)

Arzu dedi ki...

Ben CEO olsam iş görüşmesi yapan herkese, sadece IK'cilar değil, birim müdürlerine de görüşme eğitimi aldırırdım. Resmen bazı görüşmelerden o kadar kötü izlenim edindim ki, o şirketin ürünlerini almayı bıraktım. Kanada, Amerika'da işi yasalarla çözmüşler, bize de lazım.