Arzu Pınar Demirel

arzudemirel@headlinebpr.com

Yaşam Pinterest Gibi

3 comments

Pinterest kullanıyor musunuz? Boş zamanlarda dekorasyon fotoğraflarına bakmak gibi bir hobim olduğundan, ben ara ara uğruyorum. Pinterest de bir sosyal ağ. Takip ettiğiniz kişilerin yayınladıkları ve sizin ilgi alanınıza giren konularda önerilen görseller önünüze bir ''pinboard'' da sergilenir gibi geliyor. Facebook'tan farkı, kişisel, tatil, çoluk-çocuk fotoğraflarından daha çok estetik paylaşımların olması. Açıkcası sosyal medyada çok aktif olmama rağmen, son dönemde Facebook'tan iyice sıkılarak; sevdiğim alanlarda, keyifli vakit geçirecebileceğim Pinterest ve Instagram'a yöneldim. Kendi kendime sanal bir cennet yarattım sanki. Instagram'dan New York'ta, 5th Avenue'dan fotoğraflarla güne başlıyor, Pinterest'ten muhteşem kıyafetlere göz gezdiriyor; doğanın binbir tonu içindeki ev fotoğraflarıyla avunuyorum. Bunların herbirisi, Türkiye'nin sorunlarından dert yanan, ancak hiç bir çözüm önerisi sunmayan veya sahilde çektiği çıplak ayak fotoğrafını yayınlayanlardan daha çok ilgimi çekiyor.

Herkesin sosyal medya takip anlayışı kendisine has.Çok ilgi çekici bir konu olmadığının da farkındayım. ''Bana ne senin nereyi takip ettiğinden veya sosyal medya hesabının olup olmamasından'' denilebilir kolaylıkla. Yine de hemen yargılamazsanız sevinirim.Bu konuyu paylaşma nedenim, Pinterest'te hayatın önemli bir sırrını bulmuş olmam da olabilir değil mi?

Mısır'ın Ölüler Kitabı,  Tibet'in Gençlik Pınarı, kayıp ülke Şambala falan değil bana ilham veren öngörü.Aslına bakarsanız sır falan da değil; sadece biraz felsefe yaptım. Hayatlarımızın da Pinterest gibi olabileceğini düşündüm.

Şöyle; Pinterest'te önce nelerle ilgilendiğimizi belleğe alan bir altyapı var. Takip ettiklerimize göre sonra bize önerilerde bulunuyor ve bir süre sonra ekranımızda sadece bu konular yer alıyor. Yani ben eğer yemek tarifleriyle ilgili hiç bir etkileşimde bulunmamışsam; önüme yemek fotoğrafları gelmiyor. Ancak ayakkabılara olan ilgim kayıtlara geçmişse; tüm ekran ayakkabı oluyor.

Ailemiz, arkadaşlarımız, ilgilendiğimiz konular, okuduğumuz gazeteler, izlediğimiz diziler hayatımıza ne getiriyor? Çocuğumuz varsa ve okula gidiyorsa; ekranımızda şüphesiz ki bu alan bir yer kaplıyor. Yani ne görüyor, ne yaşıyorsak; acaba tüm olanlar bizim seçimlerimizden doğan sonuçlar mı? Önce biz seçiyoruz, sonra bizden yayılan frekansa göre dikkatimizi yönelteceğimiz kişiler, olaylar hayatımıza giriyor. Kazalar, beklenmedik tesadüflerin de bu zincirleme reaksiyonların sonucu olduğunu söylemek iddialı olabilir. Ancak Pinterest ekranıyla hayat arasındaki benzerlik de göz ardı edilmemeli.

Özetle, burası ''kendim ettim, kendim buldum'' dünyası. Neye önem veriyorsak, o ağırlık kazanıyor hayatımızda. Bir süre sonra; önümüze aslında bize keyif vermeyen, hiç de fayda sağlamayan bir sürü görüntü yığılmışsa, bunun da sorumlusu biziz. Takibi bırakmak ve yeni temiz bir sayfa açmak da elimizde. Özetle hayatın kötü mü sana göre; değiştir. Seçimlerini, takip ettiklerini, senden yayılan frekansı... Ya da ''çok zor, o kadar kolay sanki, sıkıysa sen yap'' demeye devam.

Kapsama alanınıza giriyorsam ve dünyanızda olmamı isterseniz; Pinterest adresim http://www.pinterest.com/arzupinar/ .
Next PostSonraki Kayıt Previous PostÖnceki Kayıt Ana Sayfa

3 yorum:

Aydan Atlayan Kedi dedi ki...

Pinterest'te ben de çok vakit geçiriyorum. Çünkü o fotoğraflara bakarken hem hayal kuruyorum hem de aklımda kendi hayatıma dair yeni planlar beliriyor. Birşeyi farkettim ben de kendi panoma bakarken, orada toplanan fotoğrafların toplamı hayal ettiğim hayatın kocaman bir panosu. Diyorum ki belki o pano hayallerimizdeki hayata kavuşmak için bir motivasyon olabilir, ne dersin?

Arzu Pınar dedi ki...

Evet, ben de o gözle bakayım. Motivasyona, umuda ihtiyacım var zaten. Seni Pinterest'te hangi isimden takip edebilirim?

Aydan Atlayan Kedi dedi ki...

Fulya Gürbüz. Seni takibe aldım :)Sevgiler...